Ara
Menü
ذ

Namus

ع

Köken ve kullanım

i. ar.

ع

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

1, Iffet, ırz; kanun, hüküm.

  1. tas. Kullarının uymaları ve uygulamaları için Allah tarafından konulan kanun ve hükümler; şeriat (iFH 94, 95; ct). Ashab-ı nevâmis: Din mensupları. Namus-i ekber Peygamberlere ilahi ve şer'i hükümler getiren melek, Cebrail (cr). Nasik
  2. ar. (¢L. b) ع Nüssak Zahit.

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

G^L) [Ar. < Gr. nomos] (ç. b. nevâmîs)

  1. İslâmî kaynaklarda vahyin gelişiyle ilgili rivayetlerde Cebrâil için kullanılan terim. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de doğrudan doğruya geçmemekle birlikte “iffet, muhsanât, muhsinûn, fere, takvâ” gibi kavramlar ile ifadesini bulmuş ve toplum hayatına girmiştir. Zaman içinde bu terim, “cinsellik” çerçevesinde yoğun bir anlam zenginliği kazanmıştır; eşanlamlısı “iffet” [bk. bu madde) 2. Grek kaynaklı felsefî eserlerin Arapçaya çevrilmeye başlanmasmdan sonra “kanun veya İlâhî kanun” [kişinin nefsine hâkim olma, her türlü işte adil davranmaya özen göstreme) anlamında kullanılmış olan terim. 3. Grekçede “Hz. Musa’ya gönderilen şeriat? [Tevrat) için kullanılan terim. § tam. nâmûs-ı ekber a [en büyük namus) Cebrail.
  2. Grek kaynaklı felsefî eserlerin Arapçaya çevrilmeye başlanmasmdan sonra “kanun veya İlâhî kanun” [kişinin nefsine hâkim olma, her türlü işte adil davranmaya özen göstreme) anlamında kullanılmış olan terim. 3. Grekçede “Hz. Musa’ya gönderilen şeriat? [Tevrat) için kullanılan terim. § tam. nâmûs-ı ekber a [en büyük namus) Cebrail.
  3. Grekçede “Hz. Musa’ya gönderilen şeriat? [Tevrat) için kullanılan terim. § tam. nâmûs-ı ekber a [en büyük namus) Cebrail.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Irz, edeb, ar, hayâ.

Kadın, beş vakit namazını kıldığı, nâmusunu koruduğu ve kocasına itâat ettiği zaman, Cennet'e istediği kapıdan girer. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-ül-Metcer-ür-Râbih)

Mîdesini, nâmusunu ve iffetini korumak kadar fazîletli ibâdet yoktur. (Muhammed Bâkır)

Ramazan ayı, İslâm dîninin nâmusudur. Âşikâre oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Bu aya hürmet etmiyen, İslâmiyet'in nâmus perdesini yırtmış olur. (Seyyid Abdülhakîm)

Sözlüğe dön