ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
1805 sonuç · toplam 4980 · “hal'” · 24/76
01Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Seb
Gece. tas. a Gayb âlemi, cebergt âlemi, yokluk karanlığından ibaret olmaşı sebebiyle alyan-1 sabite. b Nurlar, ç Beseriyet (kesret-i taayyünata rz, gündüz de denir). Sebangeh ji Sars. Geceleyin; hallere hâkim olma (115). Şeb-i ards / Seb-j…
Secere
Ağaç. 2. tas. a Tarikat silsilelerini gösteren şema. b Külli cisim kitlesini yöneten kâmil insan (İFM, ct; İbn Arabi Şeceretü”1-kevn). Şecere-i marifet Marifet ağacı; marifetullah ( SF). Şecere bir ağaçtır ki, Hz. Musa o ağacın olduğu taraf…
Şefkat
(شفقة) 7, Acimak, merhamet, 2, tas. Halka ihtiyaç duydukları şeyi vermek, güçleri yetmeyecek seyi onlara teklif etmeme; anlayamayacakları dille ken. dilerine hitap etmeme. Bkz. Isfak.
Segaf
+. Kalbin üzerini kaplayan ince zar, 2, tas, Aşk, sevda, Beş derecesi vardır: sevgilinin arzusunu Yerine getirme; içinde ondan başkasına yer vermeme; düşmanına düşman olma; dostuna dost olma; âşıkla maşuk arasındaki halleri giz- li tutma. B…
Semail
Huylar, ahlak, vasıflar; şekiller. tas. a Hz. Peygamber'in tasviri, ruhi ve fiziki portresi; bunu konu alan eser ve risaleler b Bazen mevcut olan bazen mevcut olmayan ve sükün halini bozmayan hafif cezbe. ء Cemal sıfatların celal sıfatlarla…
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Şişe
Tasavvuf şiirinde gönül ve kalbin sembolüdür. Şarap ilâhî aşkı, şişe ise bu aşkı taşıyan gönlü temsil eder. Şişenin kırılganlığı, gönül incitmeme düşüncesiyle ilişkilendirilir: kırılan camın onarılması mümkün olsa bile incinen gönlün eski h…
Şöhret
(شهرة) Ün. Hubb-i câh ve hubb-i riyaset ve tasaddur denilen makam tutkusu, baş olma hırsı ve öne çıkma hevesi, kısaca şöhret hiç hoş karşılanmamıştır. “Ariflerin gönlünden en son çıkan kötü his baş olma tutkusudur. “Kuyruk ol, | baş olma. Z…
Şüh
Nazlı, cilveli, şen şakrak; hal ve hareketleri serbest, neşeli, güzel. tas, İlahi cezbe, ilâhî tecelli (sr). Ey Fuzüli nola ger saklar isen cân-ı aziz Vakt ola kim ola bir sah-1 sitemkâra feda Şuhüd (5443) Görme, müşahede, temaşa, tas. Hakk…
Sor
(شور) I- Tuzlu; karışık; çığlık. 2. tas. Özel hal, Hakk'ın kelamını ve ibret verici bir sözü işiten veya semâ yapan bir sâlike ârız olan hal.
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Takdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah on…
Tams
Silmek, izini gidermek ve ortadan kaldırmak. Tasavvufta sâlikin beşerî sıfatlarının tecelli nuru karşısında görünmez hâle gelmesini, açıklığın ve belirginliğin silinmesini ifade eder. Terim fizikî yok oluş değil, benlik iddiasının etkisizle…
Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatl…
Tasfiye
Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer…
Tecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…
Tecessüd
Tecessüd-i ervâh. Cesetleşme, maddeleşme, bedenlesme. tas. Ruhun ceset ve madde haline gelmesi, bedenleşmesi. a Bir velinin ruhu başka bir yerde, ayrı bir beden ve madde kalıbıyla zahir olabilir. b Ölen bir velinin ruhu eskisinin tıpkısı ol…
Tedebbür
Düşünme, taşınma. tas. İşin sonunu düşünme. Mev'iza tedebbürü: İnsanın nefsi ve hali üzerinde düşünmesi. Hakikat ve mükâşefe tedebbürü: Kur’ân okurken üzerinde düşünmek (Nisa Suresi, 82; Muhammed Suresi, 24; Sad Suresi, 29). Hakikat ve mükâ…
Tedelli-Tedani
لى — 5 | نى) 5) Sarkma — Yaklaşma. tas. a Tedâni ruhani miraçtır, mukarreplerin miracı; tedellâ yollarının sonuna kadar yükselen mukarreplerin bu miraçtan dönüşleri (Necm Suresi, 8), sahv halindeki inişleridir (nüzül). Bunların miracı asale…
Teemmül
Derin düşüncelere dalma. Süfiler ıssız ve kimsesiz yerlere ve halvethanelere çekilerek derin düşüncelere dalar ve düşüncelerini belli bir noktada yoğunlaştırırlar. Böylece ilahi ve ezeli hakikati idrak etmeye çalışırlar (Meditasyon). Buna f…