ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
712 sonuç · toplam 1128 · “ilâh” · 11/30
01Riayet
(& (رعا Gözetme, koruma, gütme. tas. a Amelleri, halleri ve vakitleri önemle korumak. Sâlik hem amele, hale ve vakte sahip olur, hem de bunlara değil, bunları verene bakar. b İlahi himaye. “Kişi, Rabb'ine varana kadar, ilâhî gözetim altında…
Rih
+. Rüzgâr, meltem, soluk. 2, tas. İlahi rüzgâr, rahmani nefes “A]lah'ın Arş'ta depolanan ve saba adı verilen bir rüzgârı vardır. Seher vakti esen bu yel, yakarışları ve tevbeleri alıp Allah'a götürür” (sr 373),
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Ruh
Can, nefs, Cebrail. tas. a Mücerret insan latifesi (Kn). b Insandaki bilen ve idrak eden latife olup emr âleminden inmiş, (insandaki) hayvani ruha (cana) binmiştir, künhünü idrak mümkün değildir. c Insandaki hayvani ruh. Bu, latif bir madde…
Rüyet
$5) Görmek, görülmek, vizyon, didar. tas. a Ahirette-cennette Allah'ı görmek. b Rüyetullah, Allah'ın görülmesi (cr). İlahi tecellileri bu dünyada temaşa etmek. c İlâhî tecellileri ruh âleminde kalp gözüyle temaşa etmek. Zat-ı Bâri'nin dünya…
Sahâb
ب) be) 7, Bulut, ebr. 2. tas. Feyz-i mukaddes, ilâhî feyz; sahâb-ı kerem, kerem bulutu (sr), Sahib-i ayet Keramet sahibi, Sahib-i hal ehl-i hal. Sahib-i işaret Sözü nükteler, marifetler ve işaretler içeren sâlik. Sahib-i kalp Rabb-i hal, eh…
Sahv
Ayıklık, kendinde olma hali, huşyâri, kendine gelme. 2. tas. Hislerini yitiren ve kendinden geçen arifin hissine dönmesi, kendine gelmesi (cr). Sekr, sarhoş olma ve kendinden geçme; sahv, ayılma ve kendine gelme halidir. Sekri Hak'la olanın…
Savâik
Yıldırımlar. 2. tas. Âdem ve âleme zahir olan bütün tecelli nurları ve ilâhî tecelli parıltıları (sr). Savl — Savlet (صوك — صولة) 1. Hamle, hücum, uzatma. 2. tas, a Mürit ve orta hallilerin, hemcinslerine dil uzatmaları. Sâlik, Allahın kend…
Sema
Dinleme, işitme, kulak verme. 2. tas. a İlahileri dinleme, dini musikiyi dinleme. b Makam ve nagmeyle okunan dini metinleri dinleme. c Raksetme, devran etme, dinlenen dini musikinin tesiriyle coşup dönme. Dinleyene, söyleyene, maksada ve gu…
Sereyân-ı vücüt Ose
يان و dr. Varlığın sirayeti. 2. tas. Rahmani nefes ve mukaddes feyz ki, âlem ve insan 0 tecellinin panlulandir (sr). Serir 1. Taht, padişahların üzerine kuruldukları taht. 2. tas. Mekânet-i ilahiyedeki rahmani mertebe, ilâhî meşhed. Hakk'ın…
Setair
+. Perdeler, hicaplar. 2. tas, Maddi şekiller (suver-i ekvân) Bu sekiller, ilâhî isimlerin mazharlandir (x). Setr (=) Örtme, perdeleme. 2, tas. a Sâlikle muradı arasındaki perde, kulla Hak arasındaki perde (hicap), maddi (cismani, kevni) ör…
Sevda
Sevgi, aşk, çılgınca sevgi. tas, İlahi aşk. Yürekte siyah bir nokta vardır; buna habbetu'l-kalp, sevdaii'l-kalp, suveydâü”-kalb, dâne-i dil gibi isimler verilir. Kalbin en değerli yeri burasıdır. Canın canıdır. “Canımın içi” sözüyle buna iş…
Seyr
veya Seyir Yürümek, yolda gitmek, seyyahat. tas. Hakk’a ermek üzere manevi yolculuk yapmak. Seyr iki türlüdür: Seyr ila’llah, Hakk’a doğru yürümek; sâlik Hakk'ı tanıyınca bu yolculuk biter. Seyr filâh, Hak'ta yürümek; birinci seyr bittikten…
Sırr-ı rububiyet
İlâhî sır. tas. Kayrılana bağlı sır. Rububiyette bir kayıran (Rab), bir de kayrılan (merbup, kul) vardır, yani rububiyet iki müntesibi olan bir nispettir. Bunlardan biri olan merbup âdemdeki a'yân-ı sâbiteden ibarettir. Yok olana bağlı olan…
Sille
Tokat; enseleme, yakalama. tas. İlahi darbe, Allah'ın Kahhâr ve Cebbâr ismiyle tecelli etmesi; manevi tokat (Duhan 16, Burüc 12). Hak sillesinin sadâsı yoktur Bir vurdu mu hiç devâsı yoktur Kam Silsile i ar. Zincir, tas. a Genel olarak halk…
Silsiletu'l-ceres
سللة ا لجرس) 1. Çıngırak sesi, 2, tas. Sülükun başlangıcında bulunan sâlikin, bütün azametiyle birlikte Hakk'ın kadiriyet tecellisine mazhar olma- Sı. Sâliki kahr ve yok eden bu Ses, onun ilahi huzura futursuzca girmeye cüret etmesine engel…
Sîne
Farsça göğüs . Tasavvuf şiirinde gönül ve sırların mahalli; mânevî bilginin ve ilâhî aşkın taşındığı iç merkez anlamında kullanılır.
Şahit
> Tanık, gören, hazır olan 2. tas. a Kalpte hazır olup daha fazla hatırlanan ve sözü edilen. “Falan ilim şahidi iledir,” demek aklı fikri hep ilimle meşguldür, zihninde sürekli ilim konuşu vardır, zihindeki Şey âdeta gözünün önündedir,” dem…
Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Secere
Ağaç. 2. tas. a Tarikat silsilelerini gösteren şema. b Külli cisim kitlesini yöneten kâmil insan (İFM, ct; İbn Arabi Şeceretü”1-kevn). Şecere-i marifet Marifet ağacı; marifetullah ( SF). Şecere bir ağaçtır ki, Hz. Musa o ağacın olduğu taraf…
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Şişe
Tasavvuf şiirinde gönül ve kalbin sembolüdür. Şarap ilâhî aşkı, şişe ise bu aşkı taşıyan gönlü temsil eder. Şişenin kırılganlığı, gönül incitmeme düşüncesiyle ilişkilendirilir: kırılan camın onarılması mümkün olsa bile incinen gönlün eski h…
Şüh
Nazlı, cilveli, şen şakrak; hal ve hareketleri serbest, neşeli, güzel. tas, İlahi cezbe, ilâhî tecelli (sr). Ey Fuzüli nola ger saklar isen cân-ı aziz Vakt ola kim ola bir sah-1 sitemkâra feda Şuhüd (5443) Görme, müşahede, temaşa, tas. Hakk…