ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
57 sonuç · “sûr”
01Âşûriyye
Sâlih Âşûr el-Mağribî'ye nispet edilen Desûkî kolu.
Sûrsûre Kolu
Tâhâ Harîrî'nin Irak'taki Sûrsûre Dergâhı merkezli halkası.
Bedeviyye (Ahmediyye)
Ahmed el-Bedevî’nin Tantâ’daki irşad halkasından doğan, Abdül‘âl b. Fakih tarafından kurumsallaştırılan; Mısır’dan Suriye, Hicaz ve Osmanlı şehirlerine yayılan ana tasavvuf yolu.
Bekriyye
Mustafa Kemâleddin el-Bekrî'nin eser ve halifeleriyle Suriye, Mısır, Hicaz ve Kuzey Afrika'da büyüyen Şâbânî-Karabaşî hattı.
Cezerî Hattı
Hâlid el-Cezerî'ye ulaşan ve Suriye, Irak ile Güneydoğu Anadolu'da faaliyet gösteren Hâlidî silsile.
Çelebiler / Bel Evlâdı
Hacı Bektâş'ın biyolojik soyundan geldiklerini ileri süren Çelebiler ailesinin pîr evi, vakıf ve temsil otoritesi çevresi.
Dâvûdiyye (Kādiriyye)
Ebû Bekir b. Dâvûd'a nispet edilen Suriye kökenli Kādirî kol.
Geylânî Aile ve Bağdat Hattı
Abdülkādir-i Geylânî'nin oğulları ve torunlarıyla sürdürülen Bağdat merkezli ilim, vakıf, nesep ve irşad hattı.
Haccâciyye
Ebü'l-Haccâc el-Uksurî'nin Yukarı Mısır merkezli kolu.
Halvetiyye
Ömer el-Halvetî'ye nispet edilen; Zâhidiyye çevresinden doğup Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî'nin halifeleriyle Anadolu, Osmanlı coğrafyası, Balkanlar, Suriye, Mısır ve Kuzey Afrika'ya yayılan çok kollu tasavvuf yolu.
Harîriyye
Suriye’de Ebü’l-Hasan Ali el-Harîrî ile yayılan Rifâî kolu.
Melâmîlik
Melâmîlik, mânevî hâlleri gösterişten koruma, kişinin kendi nefsini itham etmesi ve halk içinde sade bir hayat sürmesi etrafında gelişen tasavvufî tavırdır; tarih boyunca üç ana devre hâlinde incelenir.
Sürûrî Mustafa Çelebi
Sürûrî Mustafa Çelebi (ö. 969/1562), Gelibolu doğumlu; Emir Buhârî çevresinde tasavvuf terbiyesi alan, Mesnevî okutan ve Arapça, Farsça, Türkçe yaklaşık otuz eser veren âlimdir.
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi
Abdî Dedezâde Seyyid Halil Efendi (1024/1615–21 Zilhicce 1088/1678), Kasımpaşa Mevlevîhânesi’nin kurucusu Sırrî Abdî Dede’nin oğlu; ilim tahsiliyle Mevlevî terbiyesini birleştirerek zâviyenin postunu yaklaşık kırk altı yıl sürdüren şeyhtir.
Abdurrahman Ali Nûreddin
Abdurrahman Ali Nûreddin, Ahmed el-Bedevî’nin ilk halifesi Abdül‘âl b. Fakih’ten sonra Tanta’daki merkez postunu üstlenen; Bedeviyye’nin kurucu kuşaktan sonraki hizmet ve irşad sürekliliğini temsil eden üçüncü postnişindir.
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi
Abdülahad Nûrîzâde Şeyh Mustafa Efendi (1636-1691), babası Abdülahad Nûrî Sivâsî’nin terbiyesinde yetişen; onun vefatından sonra yaklaşık kırk yıl Mehmed Ağa Zâviyesi postunu taşıyarak Sivâsî-Nûrî irşad ve kurum hafızasını sürdüren Halvetî şeyhidir.
Abdüllatîf en-Nakşibendî
Abdüllatîf en-Nakşibendî (ö. 1563-64), Emîr Buhârî’nin halifesi Hâce Mahmud Efendi’nin müridi, damadı ve Fâtih’teki hânkāhın halefidir; İstanbul’daki erken Ahrârî-Nakşibendî mirasını tekke, sohbet ve kitap hizmetiyle sürdürmüştür.
Abdülmelik Atâ
Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî
Abdüsselâm eş-Şeybânî es-Sa‘dî (ö. 1165/1752), Şam'dan İstanbul'a gelerek Koska'daki Sa‘dî Âsitânesi'nin postnişini olan; Ayasofya'daki Sa‘dî görünürlüğünde rol oynayan ve oğlu Gālib Behcetüddin ile süren Abdüsselâmiyye/Selâmiyye koluna adını veren şeyhtir.
Ahî Mîrim Halvetî (Molla Ali Melhemî Şirvânî)
Ahî Mîrim Halvetî, yeni araştırmalarda Molla Ali Melhemî Şirvânî olarak tanımlanan; Pîr Ömer el-Halvetî’den sonra İzzeddin Halvetî’ye uzanan erken Halvetî irşad halkasını sürdüren şeyhtir.
Ahmed Celâleddîn Dede (Baykara)
Ahmed Celâleddîn Dede (1853–1946), Gelibolu'da doğup Kahire Mevlevîhânesi'nde yetişen; Üsküdar ve Galata postlarında Mesnevî, mûsiki ve şiir geleneğini sürdüren son dönem Mevlevîliğinin başlıca temsilcilerindendir.
Ahmedü Bamba
Ahmedü Bamba (M'Backé – 19 Temmuz 1927, Tûbâ); Senegal'de en güçlü tarikat olan Mürîdiyye'nin kurucusu . Fransız sömürge yönetimince iki defa sürgüne gönderilmiş, iş birliğini sürekli reddetmiştir.
Ali b. Meymûn el-Mağribî
Ali b. Meymûn el-Mağribî (1450–1511), Mağrib’den Hicaz, Suriye, Lübnan ve Bursa’ya uzanan irşad ağıyla Şâzeliyye’nin Anadolu’daki ilk güçlü temaslarından birini kuran; zühd, sünnete bağlılık ve doğrudan terbiye anlayışıyla tanınan sûfî ve âlimdir.
Ali el-Havvâs el-Burullusî
Ali el-Havvâs el-Burullusî (ö. 939/1532), İbrâhim el-Metbûlî'nin irşad hattını Kahire'de sürdüren; şeriat–hakikat bütünlüğü, Muhammedî terbiye ve ümmî irfan anlayışı Şa‘rânî'nin eserleriyle günümüze ulaşan Mısırlı sûfîdir.
abd-ı me'sûr
abd-ı me'sûr a. fık. Savaşlarda düşmana esir düşmüş köle.
Müzemmil suresi
Müzemmil suresi a. jl>) [< Ar. “Sûretü’l-Müzemmil ] Kur’ân-ı Kerîm’in yetmiş üçüncü, iniş sırasına göre üçüncü suresi olup “Kalem suresi” nden sonra ve “Müdessir suresi” nden önce Mekke döneminde nazil olmuştur ve yirmi ayetten meydana gelmektedir. Admı ilk ayetteki “müzemmil” (örtüsüne bürünen kimse) sözünden almaktadır. Surenin özünde Hz. Muhammed’e peygamberlik görevinin verilmesi, bu görevin ağırlığı ile Hz. Peygamber’in bir rivayete göre evinde bir başka rivayete göre Hira mağarasmda korku ve heyecandan örtüye bürünmesi olayı anlatılır.
Karâfe Mezarlığı
Kahire · Mısır · 13 Cemâziyelevvel 709'da (19 Ekim 1309) Medrese-i Mansûriyye'de vefat ettikten sonra defnedildiği mezarlık; kabri bugün de ziyaret edilmektedir. İlişkili kişi dosyası İbn Atâullah el-İskenderî : Tâcüddîn İbn Atâullah el-İskenderî (ö. 1309), Mâlikî fakihi, vaiz ve Şâzelî şeyhi; amel, ihlâs, tevekkül, fakr ve mârifet öğretisini el-Hikem başta olmak üzere eserleriyle kalıcılaştırdı.
Bilâl-i Habeşî Kabri civarı
Şam · Suriye · Şam kadılığı sırasında vefat etti ve Bilâl-i Habeşî'nin kabri civarına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi : Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi (1673-1727), İstanbul’un yüksek medreselerinde müderrislikten Halep ve Şam kadılıklarına yükselen; 107 şair biyografisini içeren Tezkire-i Mûcib’i yazan Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Bandırmalızâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Babası Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin şeyhi olduğu tekkedir; büyük oğul Küçük Hâmid Efendi Selâmi Ali Efendi Tekkesi'nin meşihatını üstlendiğinden, babasının vefatından (1166/1752-53) sonra posta o geçti. Vefatından sonra tekke Hâşimiyye'nin âsitânesi ve pîr evi olarak faaliyet göstermiş, posta önce oğlu Şeyh Mehmed Galib Efendi, sonra onun neslinden gelen şeyhler oturmuştur. Tekkenin yerinde dedesi Hâmid Efendi'nin mütevazi bir evi bulunduğu ve dergâhın bu binanın genişletilip yeniden inşasıyla kurulduğu rivayet edilir. Çoğunluğu ahşap olan tekkenin fevkanî cami-tevhidhânesi sütunlara oturan bir çıkma ile genişletilmişti; harem ve selâmlığa ait odaları vardı. Türbenin bir dizi ahşap direkle ayrılmış kuzey kesiminde, etrafı demir parmaklıklarla kuşatılmış yüksek ahşap sandukası yer alıyordu; daha küçük sandukalar sonraki şeyhlere ve aile efradına aitti. Tekkenin yıkılmasından sonra Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin naaşı Üsküdar'da Çiçekçi Camii hazîresine, Hâşim Baba'nınki aynı arsanın güney ucuna nakledilmiştir. Avlusundaki kabri yol genişletilmesi sırasında kaldırılarak yerine parmaklıklı bir kabir yapılmış, üzerine yeni harflerle "Üsküdarlı Hâşim Baba" levhası asılmıştır. Şeyhi Hasan Baba'nın kabri de bu tekkenin avlusunda bulunmaktaydı.
Ebü'l-Abbâs es-Sebtî Zâviyesi
Merakeş · Fas · Muvahhidî Sultanı Ebû Yûsuf el-Mansûr'un 580'de (1184-85) onun adına Merakeş'te yaptırdığı zâviye. Yanında bir de medrese yaptırılmış, ayrıca kendisine bir ev tahsis edilmiştir; bu tarihten sonra burada ders okutmuş ve mürid yetiştirmiştir.
Keskin Dede Mezaristanı
İstanbul · Türkiye · Sur içinde (Dâhil-i Sûr) bulunan kabristan; 1138 Şevvalindeki vefatının ardından buraya defnedildi. İlişkili kişi dosyası Seyrekzâde Seyyid Mehmed Câzim Efendi : Seyrekzâde Seyyid Mehmed Câzim Efendi (ö. 1726), nakîbüleşraf ailesine mensup, İstanbul medreselerinde görev yapan ve Câzim mahlasıyla şiir söyleyen Osmanlı âlimidir.
Tırhala
Tırhala · Yunanistan · Rumeli'de kadılık yaptığı üç beldeden biri; kaynak Gümülcine ve Silistre ile birlikte "bilâd-ı celîle" arasında sayar. İlişkili kişi dosyası Balıkzâde İbrâhim Çelebi : Balıkzâde İbrâhim Çelebi (ö. 1003/1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Gümülcine, Silistre ve Tırhala’dan Feyyûm ile Mansûre’ye uzanan görev hattında kadılık yapan Osmanlı âlimidir.
Mimar Sinan Mescidi haziresi
Karaman · Türkiye · Kabri bu hazirede, kayınpederi Beyzâde Efendi'nin civarındadır. Kayıt yer olarak yalnız Karaman'ı verir, başka bir ayrıntı bulunmaz. İlişkili kişi dosyası Suûdîzâde Abdülkādir Kadrî : Suûdîzâde Abdülkādir Kadrî (yaklaşık 1572-1596), medrese öğretimi yanında bazı Kur’an sûrelerine hâşiye yazmış, Arapça, Farsça ve Türkçe şiirleriyle tanınmış Osmanlı âlimidir.
Ebü'l-Abbâs es-Sebtî Türbesi
Merakeş · Fas · 3 Cemâziyelâhir 601'de (26 Ocak 1205) Merakeş'te vefat edince Tâğzut Kapısı yakınında defnedildi. XVII. yüzyılın başlarında Sa‘dî Sultanı Ebû Fâris b. Ahmed el-Mansûr kabrini yenileyip yanına bir medrese ile cami yaptırdı; daha sonra Filâlî sultanlarından Muhammed b. Abdullah el-Alevî (III. Muhammed) kabrin üzerine bir türbe inşa ettirdi, türbe 1906'da Sultan Abdülazîz b. Hasan tarafından yenilendi. Kabrinin yanında oğlu Ebû Muhammed Abdullah ile torunu Ebû Zekeriyyâ Yahyâ'nın mezarları bulunur; bölgenin önemli ziyaret mahallerinden biridir.
Çiçekçi Camii Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Tekkenin yıkılmasından sonra naaşının nakledildiği yer. Babası Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin naaşı Çiçekçi Camii hazîresine, Hâşim Baba'nınki ise aynı arsanın güney ucuna taşınmıştır. Daha önce Bandırmalızâde Tekkesi türbesinin kuzey kesiminde, etrafı basit demir parmaklıklarla kuşatılmış yüksek ahşap sandukası bulunuyordu.
Feyyûm
Feyyûm · Mısır · Hac için Mısır'a yöneldiğinde kendisine verilen iki kadılıktan biri; diğeri Mansûre'dir. İlişkili kişi dosyası Balıkzâde İbrâhim Çelebi : Balıkzâde İbrâhim Çelebi (ö. 1003/1595), Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alan; Gümülcine, Silistre ve Tırhala’dan Feyyûm ile Mansûre’ye uzanan görev hattında kadılık yapan Osmanlı âlimidir.
Vidin
Vidin · Bulgaristan · Ailenin Rus istilâsından sonra hicret ettiği ve üç yıl kaldığı şehir. Feyzullah Efendi burada Vidin valisi Molla İdris Paşa'nın isyanı sırasındaki çatışmayı, uzun süre yer altı sığınağında yaşamayı ve ardından çıkan veba salgınını anlatır. Silistre'ye dönüp iki buçuk yıl kaldıktan sonra 1232/1816'da yeniden Vidin'e yerleştiler; babası ve iki kardeşiyle kale neferliğine kaydolurken gündüzleri mektebe devam etti, Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye'nin kurulması üzerine askerî eğitimlere katıldı. 1262/1845'te memleketi olarak Vidin'e döndüğünde üç ay kalmış ve burada pek çok kişinin yola girmesine vesile olmuştur.
Kaygusuz Abdal Bektaşî Tekkesi (Kasrülayn)
Kahire · Mısır · Celvetî âdâb ve erkânını öğrenerek büyüdükten sonra Bektaşîliğe meyledip Mısır Kasrülayn'daki bu tekkenin şeyhi Hasan Baba'ya (ö. 1170/1756) intisap etti, ondan el aldı. Hasan Baba'nın kabrinin Bandırmalızâde Tekkesi'nin avlusunda bulunmasına bakılırsa bu yakınlığın ileri derecede olduğu anlaşılır.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Nûru'l-Arabî'nin Eserleri: 75 Başlıklı Bir Külliyat
Türkçe ve Arapça şerhler, risaleler, tefsirler ve takrirler üzerine iki kaynağın birlikte ve kaynak türleri ayrılarak okunmasına dayalı editoryal dosya.
Nehrî'den Yayılan Kollar
Gayda, Norşin, Sûrsûre, Küfrevî, Arvâs ve Bârzân bağlantıları. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Yesevî Halifeleri ve Türkistan İrşad Ağı
Mansûr Ata, Dânişmend, Hakîm Ata ve Zengi Ata çevrelerinin coğrafî ve metinsel devamı.
Mevlânâ ile Yûnus Emre Arasında Fikir ve Ruh Akrabalığı
Cihan Okuyucu’nun karşılaştırmasından hareketle Mevlânâ ile Yûnus’un şiirlerindeki müşterek irfan dilini, doğrudan tarihî temas iddiasından ayırarak okuyan geniş dosya.
Nakşibendiyye’de Eğitim Usulleri
Müceddidiyye öncesi kaynakların gösterdiği Nakşibendî eğitim dilini birbirinden ayrılan uygulama başlıklarıyla açıklayan dosya.
SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI
Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 1–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 10–15
Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme