ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “cezâ”
01Ammâriyye
Ammâr Bû Sennâ’ya nispet edilen, doğu Cezayir’den Tunus’a yayılan bölgesel Kādirî kol.
Bû Aliyye
Tunus, Cezayir ve Mısır'da yayılan Bekkâiyye alt hattı.
Menzeliyye
Cezayir ve Tunus'taki yerel Kādirî kol.
Rahmâniyye
Cezayir merkezli Halvetî kol; XIX. yüzyıl Fransız işgaline karşı direniş ve 1871 Mukrânî ayaklanmasındaki zâviye ağıyla öne çıkar.
Ticâniyye
Ahmed et-Ticânî’nin XVIII. yüzyılın sonlarında Cezayir Sahrası ile Fas arasında teşekkül ettirdiği; istiğfar, salavat ve kelime-i tevhid merkezli evrâdıyla Kuzey ve Batı Afrika’da genişleyen tasavvuf yolu.
Ahmed el-Alevî el-Müstegānimî
Ahmed el-Alevî (1869–1934), Müstegānim'de Muhammed el-Bûzîdî'nin terbiyesinde yetişen; Şâzeliyye-Derkāviyye içindeki Aleviyye kolunu Kuzey Afrika, Ortadoğu ve Avrupa'ya taşıyan Cezayirli sûfî müelliftir.
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî
Ali b. Ammâr el-Menzelî eş-Şuaybî, XVIII. yüzyılda adına nispet edilen Menzeliyye koluyla tanınan Kādirî şeyhidir. Menzeliyye Cezayir ve Tunus’ta yayılmış, nispeti sonraki icazet hatlarıyla Batı Afrika’ya kadar taşınmıştır.
Ammâr Bû Sennâ
Ammâr Bû Sennâ (ö. 1193/1779), doğu Cezayir’in Vâdî Zenâtî–Guelma çevresinde yaşamış; adına nispet edilen Ammâriyye’nin Cezayir ve Tunus’ta yayıldığı Kādirî şeyhidir.
Hâcezâde Mahmud Vâkıf Efendi
Hâcezâde Mahmud Vâkıf Efendi (1094/1682-83–Şâban 1137/1725), Bursa ve İznik medreselerinde görev yapan; Vâkıf mahlası, talik hattı ve günümüze ulaştığı doğrulanamayan divanıyla tanınan Osmanlı âlim ve şairidir.
Kâlibî Şeyh Ahmed Efendi
Kâlibî Ahmed Efendi (ö. 1077/1666-67), Cezayir ve Tunus'ta tahsil gören; Bursa'da Seyyid Muslî'nin ardından Ahmed Paşa-yı Fenârî Zâviyesi postuna geçen âlim şeyhtir.
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî
Muhammed b. Abdurrahman el-Gaştûlî el-Curcurî (yaklaşık 1722–1793/94), Ezher’de Mustafa Kemâleddin el-Bekrî’nin halifesi Muhammed el-Hifnî’den yetişen, Cezayir’de Rahmâniyye’yi kuran ve iki makamı sebebiyle ‘Ebû Kabreyn’ diye anılan Halvetî-Şa‘bânî şeyhidir.
Muhammed b. Ali es-Senûsî
Muhammed b. Ali es-Senûsî (12 Rebîülevvel 1202/22 Aralık 1787, Cezayir – 9 Safer 1276/7 Eylül 1859, Cağbûb); Senûsiyye'nin kurucusu . Hac ve ticaret yolları üzerine yirmi iki zâviye kurmuş, Cağbûb'da 8000 ciltlik bir kütüphane tesis etmiş, ictihad kapısının kapanmadığını savunmuştur.
Şeyh Muhammed-i Sahfî
Şeyh Muhammed-i Sahfî Bursa’da Şehâbeddîn Mahallesi’nde nice zamân tahsîl-i ulûm-ı zâhirî ve kitâb bey’ u şirâsıyla iştigâl etmiştir. Bundan dolayı “Sahfî” (tahallus) eylediler. Hz. Mısrî’den ahz-i feyz edip, nâil-i hilâfet olarak hânkâh-ı şerîfde seccâde-i irşâda câlis olmuştur. 1146/(1733-34) senesinde terk-i hayât-ı müsteâr eyledi. Bursa’da Âsitâne-i Hz. Mısrî’de medfûndur. (Kaddesa'llâhu sırrahû). İlâhî cilve-gâh-ı Şeyh Sahfî'i…
cezâ
[Ar.) Sözlük anlamı “bir şeyin bedeli ve karşılığı” olan bu söz, “İnsanların fiil veya davranışları karşılığında dünyada ve ahirette göreceği maddî veya manevî müeyyide” için kullanılan bir fıkıh terimi. Bu söz, türemiş biçimleriyle beraber Kur’ân-ı Kerîm’de yüzü aşkın ayette geçmektedir. Aynı şeküde hadislerde de yer alan bu terim, Allah’ın günah işleyen kullarma ceza vermesi, iyi amelleri sebebiyle de günahlarmın affedilebileceği mealinde kullandmıştır.
Yevm-i cezâ
Karşılık ve hesap günü; kıyamet. İnsanların iman ve amellerinin karşılığını göreceği âhiret safhasını anlatır. Fâtiha’daki mâliki yevmi’d-dîn ifadesiyle aynı hesap ve karşılık fikrine bağlıdır.
Şâfi‘-i yevm-i cezâ
Hesap gününde şefaat edecek olan anlamında Hz. Muhammed için kullanılan unvan. Şefaatin gerçekleşmesi Allah’ın iznine bağlı kabul edilir.
şefi'-i rûz-ı cezâ
Kıyamet gününde suçlularm şefaatçisi Hz. Peygamber
Şâfi‘-i rûz-ı cezâ
“Hesap gününün şefaatçisi” anlamında Hz. Muhammed için kullanılan övgü unvanı. Na‘t ve mevlid edebiyatında şefaat ümidiyle anılır.
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
SEBEPLERE SARILMADA SÛFİLERİN TUTUMLARI
Avârifü’l-Maârif · 19. bölüm · Sebeplere sarılma ve onları terketme hususunda sûfilerin halleri birbirinden farklıdır. İlâhî fetih ve keşfe mazhâr olanlar, belirli bir rızık kapısına bağlanmaz, sebeplere sarılma
EHLULLAHIN İLÂHÎ HUZURDAKİ EDEBİ
Avârifü’l-Maârif · 32. bölüm · Bütün edebler, Rasûlullah Efendimiz’ den (s.a.v) alınıp öğrenilir. Çünkü Efendimiz (sav), zâhiren ve bâtınen bütün edeplerin kaynağıdır. Allahu Teâlâ, O’nun huzûr-u ilâhiyedeki güz
GECE İBÂDETİNİN TAKSİMİ
Avârifü’l-Maârif · 48. bölüm · Allahu Teâlâ, gece ibadeti hakkında buyurmuştur ki: “Onlar, geceyi Rableri için secde ve kıyamda geçirirler." (Furkan (25), 64.) “İşledikleri salih amellere mükâfaat olarak onlar i
RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz
MAKAMLARIN İZAHI
Avârifü’l-Maârif · 59. bölüm · l-TEVBE MAKAMI Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî, bize, Enes b. Mâlik in (r.a) şunları anlattığını haber verdi: Rasûlullah (s.a.v)’a bir adam gelerek: 435- Ebû Nuaym, Hilye, VIII,
Sayfalar 73–80
Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÛB (Kalblerin Nurları) DERS: 21 MUNDERECAT! El-Bakara sûre-i celilesinin 186. âyet-i kerimesinin tefsiri- Kur'an-ı aziyı, Levh-i mahfuzda olduğu gibi tertip ve tanzim e
Sayfalar 125–132
Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü
Sayfalar 153–158
Muzaffer Ozak Külliyatı · anh Resûlüllah Aleyhisselâmın ayaklarına kapanarak: (Yâ Nebiyallah! Ummetinin menzillerini gördün. Ben kuluna ise cennet makam olmuş) Peygamberimiz Aleyhisselâm da Bilâl'e: «Yâ Bil
Sayfalar 279–287
Muzaffer Ozak Külliyatı · olur?.. Zirâ, zerre miktarı amelimiz dahi, ister kötü, ister iyi, mutlaka önünüze getirilecekdir. Bizlere gösterilecektir. Yazıklar olsun o kimseye ki; yetim malını bigayri - hakkı