ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
16 sonuç · “besmele”
01Besmele-hân
Besmeleyi güzel ve usulüne uygun biçimde okuyan kimse. Farsça hân eki “okuyan” anlamı verir; terim kıraat veya merasim bağlamında bir okuyuculuk vasfını belirtir.
besmele
“Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla” anlamma gelen “Bismi’llahi’rrahmani’r-rahîm” sözünün kısaltması. Bu sözün başmda okunan “E'ûzü billahi mine’şşetâni’r-racîm” (Allah’ın lânet edip kovduğu şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım. ) sözü ile birlikte her ikisi “besmele”nin ortak adıdır. İslâmî inançta gerek dünya gerek ahret işleriyle ilgili her konuya besmele ile başlamanm fazileti üzerinde durulmuştur. Hz. Peygamber bir hadisinde “Besmele ile başlanmayan her iş bereketsiz ve güdüktür” diyerek bu sözün insan hayatmdaki önemine dikkat çekmiştir. Ayrıca “Nemi suresi” nin 30. ayetinde “besmele”nin Kur’ân-ı Kerîm’in bir ayeti olduğu ifade edilmiştir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’in “Tevbe suresi” dışındaki 113 surenin başmda bulunan besmele sözünün müstakil birer ayet olup olmadığı konusunda din bilginleri arasmda ihtilâf çıkmıştır. Besmele, Kur’ân-ı Kerîm’de en çok kullanılan “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah’ın güzel isimleri)dan “rahmân” (bk. bu madde) ve “rahîm” (bk. bu madde) isimlerinin bir arada kullanıldığı hem faziletli hem de kutsal bir sözdür. Türk kültür ve dinî hayatmın yanında sosyal hayatta da besmelenin önemli bir yeri vardır. Türk insanı her bir işe besmele ile başlamayı âdet hâline getirmiştir. Ayrıca Türkçede yer alan ve besmele ile başlayan atasözleri ve deyimlerin çokluğu bu inancm ne denli köklü olduğunun bir göstergesidir.
İstanbul'da Tasavvufî Hayatın Kurumları
Fetih öncesi Osmanlı mirasından Meşrutiyet yıllarına İstanbul'daki tekke-medrese-devlet ilişkilerini, semâ ve devran tartışmalarını, toplum hizmetlerini ve idarî denetimi birlikte okuyan ana dosya.
İstanbul Zeyniyyesi: Şeyh Vefâ ve İlim Çevresi
Şeyh Vefâ merkezli Zeynî çevrenin tekke, medrese, saray, şiir ve musiki ilişkilerini tarihî sınırlarıyla ele alır.
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
Sayfalar 36–43
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüz mü çevireyim? Hayır!.. Ne kadar kötü ve günahkâr bir kul olsam da, Rabbimle münasebetimi kesmem ve kulluğumu unutmam, der ve oradan uzaklaşır. Bir kaç yıl sonra, Şeyh Şibli haz
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen
Sayfalar 90–96
Muzaffer Ozak Külliyatı · gibi tövbe suyu da, insanda mâ'siyyet, günah ve yüz karası olan kotulüklerı tathır eder. Netekim, Kibar-1 evliya 'ullah: (Tövbe, öyle bir sabundur ki, günahları yıkar ve temizler v
Sayfalar 97–102
Muzaffer Ozak Külliyatı · da içmek, yemek yediği tabağa ve su içtiği kaba üfürmemek, her yudumun evvelinde besmele ve sonunda el-hamdü lillah demektir. Behlül-ü Dâna, kadı efendiyi sabırla ve sükûnetle dinl
Sayfalar 125–132
Muzaffer Ozak Külliyatı · ler. Zira, onlar daha önce dünya hayatında güzel işler işlemişler, iyilik etmişlerdi.) Hasan-ül-Basri hazretlerinin Basra halkına irâd buyurdukları hitabeye devam edelim: — Ey Basr
Sayfalar 133–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · yatıyor ve biraz sonra da onu bu son yolculuğuna hazırlayacaksınız, amel sandığı olan mezarında amelleriyle başbaşa kalacak... Onun haline bakın da ibret alın, bu dünya âleminde bo
Sayfalar 137–144
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üçüncü hicaba HICAB-ÜL-MİNNET adını verdi ve minnet hicabında da ruh-u Muhammediyye'yi on bin sene karar ettir. di. Ruh-u Muhammedi bu hicapta da: SÜBHANE MEN HÜVE DÂ'İMÜN zikriyle