ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
168 sonuç · toplam 168 · “arpa” · 1/7
01Arpaemini Mustafa Efendi Mektebi Hazîresi
İstanbul · Türkiye · Kalenderhâne Camii yakınındaki mektep hazîresi. Kendi yaptırdığı mektebin yakınına defnedildiği kaydedilir; araştırmalar sonucunda mezarının, oğlu Mirzazâde Sâlim Efendi'nin mezarıyla birlikte burada bulunduğu tespit ed…
Arpacılar Camii — Şeyh Muhammed-i Geylânî’nin Kabri
İstanbul · Türkiye · Fetih çevresindeki şahsiyet Sefîne-i Evliyâ, Şeyh Muhammed-i Geylânî’yi Şeyh Nasrullah Efendi ile birlikte İstanbul’un fethi sırasında kapı ve çevresine gelen mücahitlerden sayar. Kabrinin Arpacılar Camii’nin altında bu…
Ümmî Sinan Tekkesi (Şehremini / Arpa Emini)
İstanbul · Türkiye · 958 (1551) yılında kurduğu ve vefatına kadar irşad ettiği tekke; Kanlı Bostan sokağında. Sonradan Zekâî Tekkesi adıyla anıldı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim Ümmî Sinan : İbrâhim Ümmî Sinan (ö. 976/1568), Halvetiyye’nin…
Hırka-İ Hezarpâre
Farsça, bin parçalı hırka demektir. Melâmat (kınama) yolunu tutanların (dervişlerin) giydiği hırkaya denir. Çok sayıda parçaların dikilmesiyle yapıldığı için, bin parçadan yapılma hırka denmiştir. Bu hırka, şöhret değil, zühd gereği idi.
Bedreddin Mahmud el-Hâlî (Bengli Mahmud Efendi)
Bedreddin Mahmud el-Hâlî, “Bengli Mahmud” adıyla tanınan Larendeli Osmanlı müderrisidir; Bursa medreselerinde görev yapmış, 973’teki ilmiyye imtihanına katılmış ve Haydar Paşa Medresesi’nin ilk müderrisi olmuştur.
Edirneli Müsellim İbrâhim Efendi
Edirneli Müsellim İbrâhim Efendi (ö. Şâban 1138/1726), Müslim Efendi’nin terbiyesinde yetiştiği için bu adla tanınan ve Arpaemini Mehmed Medresesi’nden Eski Cami Medresesi’ne uzanan on üç Edirne medresesinde görev yapan Osmanlı âlimidir.
Füyûzî Mehmed Efendi
Füyûzî Mehmed Efendi (ö. 1135/1723), kırk akçeli medreseden Sakız ve Diyarbekir kadılıklarına yükselen; emeklilik yılları çok sayıda arpalık tahsisiyle izlenebilen Osmanlı âlimi ve şairidir.
Kāimî Şeyh Hasan Efendi
Kāimî Hasan Efendi (ö. 1091/1680-81), Öziçeli Muslihuddin'den Halvetî terbiyesi alan; Saraybosna Silahdar Paşa Zâviyesi ve İzvornik çevresinde yaşayan şair ve cifr müellifidir.
Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî
Nûreddinzâde Muslihuddin Mustafa Nûrî (908/1502–Zilkade 981/Şubat 1574), Filibe çevresinde doğmuş; Sofyalı Bâlî'nin yanında yetişerek Tatarpazarı ve İstanbul'da irşad yürütmüştür.
Şeyh Edhem Baba
Edhem Baba, İstanbul'un fethine katıldığı ve Eyüp Nişancılar'daki Arpacı Hayreddin Camii bitişiğinde bulunan türbeye defnedildiği kaydedilen tarihî sûfîdir.
Şeyh Mehmed Kâzım Efendi
Şeyh Mehmed Kâzım Efendi (d. 1864), Üsküdar Paşalimanı’ndaki Yarımca Baba adıyla anılan Kadirî Dergâhı’nın postnişini ve Silahdar Abdurrahman Ağa Camii imamıdır.
Eserleri ve metinleri
Nüzûlî Mustafa Efendi · Pir'den bahs ederken ber-vech-i ati menkulatta bulundular: Kanuni Sultan Süleyman zamanında ulema-yı lslamiyye arasında ebeveyn-i muhteremeyn-i nebeviyye hakkında dur u dıriiz güft ü gı1 zuhura gelip, bunların iman…
Lâiha i ar
ع (لائحه) Levâih I. Parıltı, kıvılcım 2. tas. aParlar parlamaz kaybolan tecelli nuru (si 412; KI). b İçe doğuş, manevi keşif; örn. Hz Ömer'in Sâriye'yi görmesi (İFM; KI; AK 11:380). Bkz Bârika, Hatre
Laiha
¢ Levaih I. Parıltı, kıvılcım, 2. tas. a Parlar parlamaz kaybolan | tecelli nuru. b İçe doğuş, manevi keşif; örn. Hz. Ömer'in Sâriye'yi | görmesi (İFM; KI; AK 11:380). Bkz, Bârika, Hatre. |
Levâmi
(لوا مع) Pırıltılar, parıldamalar, kıvılcımar ilahi yakınlığın ışıltıları ve parıltıları (KR 228).
Sada
i. ar. Pas. tas. Nefsin kötülüklerinden hasıl olan karanlık ve maddi suretler sebebiyle kalbin üzerinde meydana gelen ince perde ki, hakikatlerin kabulüne ve tecelli nurlarının alınmasına engel olur. Bu pas, kirlilik seviyesine ve mahrumiye…
Samt
+. Killet-ı kelâm, Süküt, susmak, hamüş olmak. 2. tas. Tasavvufta süküt etmek ve bir mecburiyet olmadıkça konuşmamak, konuşunca da gerektiği kadar konuşmak esastir. Samt iki türlüdür: zahiri sükat, lisanın konuşmamasıdır; batini süküt, zihn…
Tatavvu
تطوع) ) Nafile ibadetler, farz ve vaciplere ilaveten ifa edilen ibadetler | (cr). Tasavvufta bu tür ibadetlere büyük önem verilir. Tavârık i ar. (55 | se) Vurmak; yürümek; gece gelmek, uğramak. tas, a Hakikat ehlinin geceleyin gönül kapılar…
Yatır
تير) 4) Ermişlerin gömülü olduğuna ve ziyaretçilerine fayda ya da (çarparak) zarar verdiğine inanılan mezarlar. Dede, baba, türbe.
ulûhiyyet
(olt» [Ar. ] “Tanrılık vasfı ve ilâhlık sıfatı. ” olarak tanımlanan bu terim, bütünüyle “Allah’tan başka ilâh yoktur. ” inancınm, tevhit inancının bir ifadesidir. Nitekim bu inanç, kaynağmı Kur’ân-ı Kerîm’in “Tâ-Hâ suresi” nin 98. ayetindek…
karz
GAâ) [Ar. ] fik. İslâm hukukunda, altın ve gümüş benzeri para değerinde bir malı veya buğday, arpa gibi eşdeğer bir malı geçici bir süre için eşdeğerinin geri verümesi ilkesine bağlı olarak birine veya birilerine ödünç verilmesi konusunda k…
kâri'a
“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden…
ahd-i cedîd
öz. a. (Yeni Ahit) Kitâb-ı Mukaddes’in yalnızca Hristiyanlara ait olan kısmına verilen ad, İncil. Bu kitap, “Tarihî kitaplar: Dört İncil ve Resullerin İşleri”, “Ta’lîmî Kitaplar: Pavlus’un Mektupları ile Katolik olarak adlandırılanyedi mekt…
abd-ı âbık
Kaçak köle. Böyle bir köleyi yakalayan kimsenin sahibine haber vermesi yükümlülüğü vardı. Buna karşın o kölenin sahibi de bulan kimseye bir miktar para vermesi gerekiyordu