Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-2503- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 392
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden bire gelen felâket ve belâ” için ifade edilmiştir. Bu tür felâketler için başlı başına bir sure, “Kâri'a suresi” (101) nazil olmuştur. Kâri'a suresi a. &lt;^ [&lt; Ar. “Sûretü’l- Kâri'a” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz birinci suresi olup Mekke döneminde nazil olmuştur ve on bir âyetten meydana gelmektedir. Adını ilk ayetteki “kapıyı çarpan, çalan” anlammdaki “el-kâri'a” (^(ill) sözünden almıştır. Surenin özünde kıyamet gününün dehşeti anlatılmaktadır.</p>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-1393- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 392
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden bire gelen felâket ve belâ” için ifade edilmiştir. Bu tür felâketler için başlı başına bir sure, “Kâri'a suresi” (101) nazil olmuştur. Kâri'a suresi a. &lt;^ [&lt; Ar. “Sûretü’l- Kâri'a” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz birinci suresi olup Mekke döneminde nazil olmuştur ve on bir âyetten meydana gelmektedir. Adını ilk ayetteki “kapıyı çarpan, çalan” anlammdaki “el-kâri'a” (^(ill) sözünden almıştır. Surenin özünde kıyamet gününün dehşeti anlatılmaktadır.</p>
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
“Kapıyı vurmak, ansızın gelmek, tenha kalmak.” anlamlarına gelen bu söz, terim olarak ansızın gelen belâ, k felâket için kullanılmıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de “Kâri'a suresi” inde kıyamet k alâmetleri olarak geçerken, “Ra’d suresi” nde “birden bire gelen felâket ve belâ” için ifade edilmiştir. Bu tür felâketler için başlı başına bir sure, “Kâri'a suresi” (101) nazil olmuştur. Kâri'a suresi a. <^ [< Ar. “Sûretü’l- Kâri'a” ] Kur’ân-ı Kerîm’in yüz birinci suresi olup Mekke döneminde nazil olmuştur ve on bir âyetten meydana gelmektedir. Adını ilk ayetteki “kapıyı çarpan, çalan” anlammdaki “el-kâri'a” (^(ill) sözünden almıştır. Surenin özünde kıyamet gününün dehşeti anlatılmaktadır.