ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
60 sonuç · “Zikir”
01Celvetiyye
Üftâde ve Aziz Mahmud Hüdâyî ile belirginleşen; tezkiye, tasfiye, tecliye, zikir, hizmet ve halk içinde Hak ile olmayı öne çıkaran tasavvuf yolu.
Kādiriyye-i Nakşibendiyye
Şeyh Ahmed Hatîb Sambasî’nin XIX. yüzyıl Mekke’sinde Kādirî cehrî zikir ile Nakşibendî hafî zikir, râbıta ve murakabe usullerini müşterek bir terbiye düzeninde buluşturduğu; halifeleriyle Nusantara’ya yayılan çoklu nispetli yol.
Kübreviyye
Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hârizm'deki irşad halkasında şekillenen; zikir, mücâhede, müşâhede ve renk-nur tecrübesini sistemli biçimde yorumlayan, halifeleriyle geniş bir coğrafyaya yayılan tasavvuf yolu.
Mikşâfiyye (Kādiriyye)
Şeyh Abdülbâkī el-Mikşâfî’nin Şekînîbe’de teşkilatlandırdığı; zikir, Kur’an öğretimi, Mâlikî tedris, tarım ve toplumsal hizmeti birleştiren Sudan Kādirî kolu.
Sa‘diyye (Cebâviyye)
Sa‘deddin Muhammed el-Cebâvî'ye nispet edilen; Suriye'den İstanbul ve Balkanlar'a yayılan, kıyamî zikir ve Sa‘dî evrâdıyla tanınan tasavvuf yolu.
Sünbüliyye
Sünbüliyye, Cemâl-i Halvetî'nin halifesi Sünbül Sinân'ın Koca Mustafa Paşa Âsitânesi merkezinde teşkilatlandırdığı Halvetî koludur. İstanbul'da doğan ilk büyük tarikat kollarından biri olarak zikir, halvet, devrân, vaaz, musiki ve edebiyat çevrelerini bir araya getirdi.
Şâzeliyye
Ebü’l-Hasan eş-Şâzelî’nin Kuzey Afrika’da şekillendirdiği; çalışma hayatı içinde zikir, sünnete bağlılık, tevekkül ve hizb geleneğini öne çıkaran tasavvuf yolu.
Yeseviyye
Ahmed Yesevî’nin Yesi merkezli irşadına nispet edilen; Türkçe hikmet geleneği, cehrî zikir, toplu halvet ve Türkistan’daki geniş halife ağıyla şekillenen tasavvuf yolu.
Abdüllatîf el-Câmî
Abdüllatîf el-Câmî (ö. 1555-56), Semerkant ve Buhara’dan İstanbul, Halep ve Hicaz’a uzanan seyahatleri; Kanûnî’ye Kübrevî zikir telkini ve Hazînî’ye verdiği nispetle XVI. yüzyılın hareketli irşad ağını temsil eder.
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî
Abdülmün‘im b. Abdünnebî Ali el-Kādirî el-Mâlikî (ö. 1986), Muhammed Habîbullah eş-Şinkītî’den aldığı Kādirî irşadını Mısır’da Şer‘iyye adıyla düzenleyen; evrâd ve zikir meclisi esaslarını eserlerinde kayda geçiren sûfîdir.
Altıparmak Mehmed Efendi
Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir.
Boyabadlı Sinan Dede
Boyabadlı Sinan Dede (ö. 976/1568-69), zâhirî ilimleri tahsil ettikten sonra Tosyalı Nasuh Efendi’nin yanında Halvetî terbiyesini tamamlayan; Gezencik’te kurduğu zâviyede sohbet ve cehrî zikir meclisleriyle irşadda bulunan XVI. yüzyıl şeyhidir.
Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî
Bursalı Şeyh Mehmed Eşrefî (ö. 1060/1650 civarı), İznik’te Eşrefzâde derviş çevresine katılan, Şeyh Sırrî Ali Efendi’nin kızıyla evlenerek Eşrefiyye’ye bağlanan ve Bursa Eşrefiyye Zâviyesi’nde uzun süre zikir ve tevhid hizmeti yürüten âlim ve zâhid şeyhtir.
Çâker Ağa Şeyhi Abdurrahim Celvetî
Çâker Ağa Şeyhi Abdurrahim Celvetî (ö. 1125/1713), Bursa Mecnun Dede Mahallesi imamı Hattat Abdullah Efendi’nin oğlu; Sun‘ullah Efendi’nin hizmetinde yetişen, Bursa Ulu Camii’nde sabah ve akşam zikir halkası kuran ve hac dönüşünde Maân menzilinde vefat eden Celvetî şeyhidir.
Eğirdirli Burhâneddin Efendi
Eğirdirli Burhâneddin Efendi (ö. Safer 970/Ekim-Kasım 1562), Tosyalı Nasuh Efendi’nin terbiyesinde yetişip ailesinin Eğirdir’deki Zeyniyye zâviyesine postnişin olan; tefsir, hadis, vaaz ve zikir meclislerini birlikte yürüten şeyhtir.
Hâce Abdülhâlik Gucdüvânî
Abdülhâlik Gucdüvânî, Yûsuf el-Hemedânî’nin halifesi; hafî zikir, sekiz Hâcegân ilkesi, ilim ve toplum içinde mânevî dikkat anlayışıyla Nakşibendiyye öncesi usulün kurucu şahsiyetidir.
Hâce Alâeddin Attâr
Alâeddin Attâr (ö. 802/1400), Bahâeddin Nakşibend’in damadı ve doğrudan halifesi; hafî zikir, murakabe ve sohbet terbiyesini ilk Nakşibendî kuşağa taşıyan Buharalı şeyhtir.
Hâce Ali Râmîtenî
Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.
Hâce Selîm Sırrî Efendi
Hâce Selîm Sırrî Efendi (ö. 1227/1812), Mehmed Emîn Kerkükî’nin halifesi; Hâtûniye Tekkesi’ni Nakşibendî irşad ve Mesnevî çevresine taşıyan, mûsiki eşliğindeki zikir meclisleriyle tanınan postnişindir.
Hacı Halil Âkif Efendi
Hacı Halil Âkif Efendi (ö. 1894-95), Ankara'da bir mescidi ihya ederek zikir halkası kuran, hac yolculuğu dönüşünde İzmir'de vefat eden Şâbânî şeyhidir.
Bâz geşt
Zikir sırasında niyeti yenileyerek Allah'ın rızasına yönelmek. Hâcegân-Nakşibendî geleneğinin on bir ilkesi arasında sayılır; nispet ve yorumlarda kaynaklar arasında farklılık bulunabilir.
Halvet (Şâbâniyye)
Belirli süre tenhada ibadet ve zikirle meşgul olmanın yanında, Şâbânî yorumda toplum içinde de kalbi Hak ile tutma ve çokluk içinde birlik bilinciyle yaşama ilkesi.
Miyâr-ı tarikat
Mürşid-mürid ilişkisi, günlük vird, zikir, halvet, rüya yorumu, kıyafet ve davranış adabını düzenleyen Şâbânî tarikatnâme geleneği.
Devrân zikri
Toplu zikir sırasında meydanda dairevî hareketle icra edilen Halvetî zikir biçimi; uygulama ve musikisi dönem ve dergâha göre değişmiştir.
Evrâd-ı Settâr
Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî'ye nispet edilen ve Şâbânî gelenekte bazı düzenlemelerle okunan günlük dua ve zikir tertibi.
Erbaîn (Şâbâniyye)
Sâlikin mürşid gözetiminde kırk gün süreyle ibadet, az yemek, az uyumak, zikir ve iç gözleme yoğunlaştığı halvet uygulaması.
Nefy ü isbât virdi
Lâ ilâhe illallah kelime-i tevhidiyle yapılan; olumsuzlama ve yalnız Allah'ı tasdik anlamlarını birleştiren zikir uygulaması.
İsm-i Hû
Allah’a işaret eden Hû zamiriyle yapılan zikir. Celvetî kaynaklarda ileri sülûk mertebeleri ve müntehî zikriyle ilişkilendirilir.
Celvetî devrânı
Celvetî tarihinde farklı yorumlanan zikir hareketi. Erken metinler sükûnu ve sınırlı hareketi öne çıkarırken bazı sonraki çevrelerde devrân görülmüştür.
Esmâ-i Seb‘a
Etvâr-ı Seb‘a terbiyesinde kullanılan yedi ilâhî isim için kullanılan terimdir. Harîrîzâde'nin Halvetî-Bekrî şemasında bunlar Lâ ilâhe illallah, Allah, Hû, Hak, Hay, Kayyûm ve Kahhâr olarak sıralanır. Her isim nefsin bir mertebesi, belirli bir seyr, makam ve mânevî dikkat biçimiyle ilişkilendirilir. Zikir sayısı ve mertebeler arası geçiş, kaynaklarda mürşidin gözetimine bağlanır.
Silsile
Tasavvuf terbiyesi, zikir telkini veya icazet bağını şeyhten şeyhe Hz. Peygamber'e ulaştıran mânevî aktarım zinciridir. Silsile yalnız kronolojik bir isim listesi değildir. Sohbet, sülûk, hilâfet, hırka, teberrük ve rivayet gibi farklı bağ türleri bulunabilir. Aynı şahsiyet birden çok zincirde yer alabildiği için her bağın türü ve dayandığı kaynak ayrıca gösterilmelidir.
Tekke
Bir tasavvuf yolunun sohbet, zikir, eğitim, hizmet ve barınma faaliyetlerinin yürütüldüğü kuruma verilen genel addır. Dergâh, zâviye, hankah ve âsitâne kelimeleriyle örtüşen kullanımları bulunmakla birlikte bunların ölçeği ve işlevi dönemlere göre değişir. Tekke yalnız ibadet mekânı değildir; mutfak, misafirhane, kütüphane, semâhane veya tevhidhane, türbe ve görevli odalarını içerebilir. Tarihî işlevi ile yapının bugünkü durumu ayrı değerlendirilmelidir.
Dımaşk
Dımaşk · Suriye · Cerrâhî silsilenâmesine göre 622/1225'te vefat ettiği şehir; şeyhi Ebü'n-Necîb de 557/1162'de burada hadis ve zikir meclisleri kurmuştu. İlişkili kişi dosyası Kutbüddin Ebherî : Bu kayıt Şeyh Kutbeddin-i Ebheri ana dosyasıyla birleştirildi.
Fenâyî Mescidi (Akbaba Mehmed Efendi Mescidi)
İstanbul · Türkiye · Molla Gürânî Mahallesi’nde Akbaba Mehmed Efendi tarafından yaptırılan mescit. Vefatında bu mescidin yanına defnedilmiş, bu sebeple mescit sonradan Fenâyî Mescidi olarak anılmaya başlanmıştır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Fenâî Efendi : Muhammed Fenâî Efendi (ö. 1728), Ümmî Sinanzâde Hasan Efendi’nin halifesi; İstanbul’da Akbaba Mescidi çevresinde zikir halkası kuran Sinânî-Halvetî şeyhi ve ilâhi şairidir.
Tûbâ
Touba · Senegal · 1886'da Baol'da kurduğu ve 19 Temmuz 1927'de vefat edip defnedildiği yer. 1924'te burayı resmen tarikatın mânevî merkezi yapmak ve bir cami inşa ettirmek istemiş, ancak gerçekleştiremeden ölmüştür. İlişkili kişi dosyası Ahmedü Bamba : Ahmedü Bamba (1850–19 Temmuz 1927), Kādirî terbiyesi üzerinde Senegal Mürîdiyyesini kuran; ilim, zikir, hizmet ve üretimi dara sistemi içinde birleştiren Tûbâ merkezli irşadın pîridir.
Kasrıârifân (Bahâeddin köyü)
Buhara · Özbekistan · 718'de (1318) doğduğu ve 1389'da vefat ettiği köy; önceki adı Kasrıhindûvân'dır. Mezarının etrafında geniş bir külliye oluşmuş, köy Buharalıların telaffuzuyla Baveddin adını almıştır. İlişkili kişi dosyası Bahâeddin Nakşibend : Bahâeddin Nakşibend (718/1318–791/1389), Hâcegân mirasını hafî zikir, sohbet, hizmet ve ‘halvet der encümen’ ilkeleri etrafında yeniden biçimlendiren; Nakşibendiyye’ye adını veren Buharalı sûfîdir.
Kadızâde Ömer'ül Halvetî Dergâhı
Tırnova · Bulgaristan · Kuşadalı İbrâhim Efendi tarafından Tırnova'ya gönderilen Kadızâde Ömer'ül Halvetî'nin, şehrin epeyce dışında kalan dergâhı. Ahmed Amîş Efendi burada intisap etmiş, zikir meclislerinde dervişler arasında en çok heyecan gösteren kişi olarak anılmıştır.
Nehrî
Şemdinli (Hakkâri) · Türkiye · Amcası Seyyid Abdullah’ın vefatından sonra Berdesur’dan gelip irşada başladığı kasaba. Kaynak burada kırk iki sene ilim talebesine ve Hak yolcularına ders, feyiz ve sohbet verdiğini kaydeder; halk arasında Seyyid-i Büzürk (Büyük Efendi) diye anılmıştır. Nehrî’nin kendi konumu ayrıca doğrulanmadığı için harita işareti ilçe merkezi ölçeğindedir.
Dîrînî Camii
Dîrîn (Neberuh) · Mısır · Doğduğu ve vefatında defnedildiği, Garbiye vilâyetine bağlı Neberuh’un doğusundaki Dîrîn köyünde yaptırılan ve adına nisbet edilen camidir. Cami ile çevresindeki binalar zamanla harap olmuşsa da çeşitli dönemlerde tamir edilerek ibadete açık tutulmuştur. Bugün de burada cumartesi günleri zikir, safer ayında ise bir anma (mevlid) töreni düzenlenmektedir.
Nuh Efendi Medresesi
İstanbul · Türkiye · Reîsü’l-etıbbâ Nûh Efendi’nin 1200/(1786) tarihinden önce inşa ettirdiği medrese; Hüseyin Hüsnü Efendi 1302/(1885)’te buradaki hizmeti ücret almamak şartıyla kabul etmiş, umumi zikir Cuma günleri ikindi vaktinde medresenin büyük sofasında yapılmıştır.
Cedîde-i Vâlide Sultan Camii
İstanbul · Türkiye · Vefatının ertesi günü naaşı buraya getirilip cenaze namazı kılındı; ardından yine Üsküdar'da babasının yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Kevâkibîzâde Mustafa Efendi : Kevâkibîzâde Mustafa Efendi (1649-1725), Kudüs, Bursa, Halep, Mekke ve İstanbul görevlerinde bulunan; fıkıh ve zikir hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.
Râmîten (Râmeyten)
Buhara · Özbekistan · Doğduğu ve nisbesini aldığı kasaba; Emîr Külâl'in güreşirken Muhammed Baba Semmâsî'nin dikkatini çektiği köy de burasıdır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Hâce Ali Râmîtenî : Ali Râmîtenî (ö. 721/1321), Mahmûd Encîrfağnevî’nin halifesi; dokumacılık, helâl kazanç, cehrî-hafî zikir dengesi ve kabiliyete göre terbiye anlayışıyla Hâcegân yolunu Râmîten’den Hârizm’e taşıyan şeyhtir.
Yahyâ Efendi Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Sultan Abdülmecid'in iradesiyle türbedar tayin edildiği, Perşembe günleri hatm-i hâcegân ve zikir icra ettiği dergâh; sandukası ve levhaları da burada anlatılır. İlişkili kişi dosyası Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi : Muhammed Nûrî Şemseddin Efendi (1801–1864), Kayserili Muhammed Said Efendi’den Nakşibendî terbiyesi alan; Yahyâ Efendi Dergâhı’nda türbedarlık ve irşad hizmeti yürüten vaiz ve müelliftir.
Aksaray Şekerci Sokağı Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Yangında yanan Nakşibendî dergâhının arsasına Fahreddin Efendi tarafından yeniden inşa edilen dergâh; Pazar günleri âyin yapılır, zikirden önce hatm-i hâcegân okunurdu. Bahçesine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Fahreddin-i Himmetî : Muhammed Fahreddin-i Himmetî (1849–1915), Nazilli’den İstanbul’a uzanan memuriyet hayatını Uşşâkî hizmetiyle birleştiren; Emin Efendi’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı Dergâhı’nı kuran ve Salâhaddin-i Uşşâkî’nin eserlerini istinsah ederek koruyan şeyh ve şairdir.
Bahâeddin Nakşibend: Hayatı, Yolu ve Kaynakları
Bahâeddin Nakşibend'in hayatını, Hâcegân geleneği içindeki yerini ve öğretisinin ana kavramlarını üç farklı nitelikteki kaynağı birbirine karıştırmadan ele alan kaynaklı giriş.
Nakşibendiyye'yi Okumak: Kaynaklar ve Yöntem
Risâle-i Kudsiyye, Faslü'l-hitâb ve modern Nakşibendiyye araştırmalarının aynı soruya farklı kanıt türleriyle nasıl cevap verdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Altın Silsile: Kırk Halka
Nakşibendî geleneğin kırk halkasını dönem adları, aktarım biçimleri ve farklı silsile tertiplerine dair ihtiyat notlarıyla birlikte okuyan ana dosya.
Vâhib Ümmî Dîvânı ve Elmalı İrfan Çevresi
Vâhib Ümmî'nin dîvânını, silsilesini ve Elmalı'da oluşan şiir-irfan halkasını birlikte okumak için giriş.
Tasavvuf Tarihinin Üç Dönemi
Tasavvuf tarihini zühd, tasavvuf ve tarikat dönemleri üzerinden okuyan; dönemlerin birbirinden kesin duvarlarla ayrılmadığını hatırlatan giriş metni.
Şâbânî Seyr ü Sülûk Haritası
Tevbe ve kelime-i tevhid telkininden İslâm-iman-ihsan mertebelerine üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Halvet, Erbaîn, Zikir ve Devrân
Şâbânî uygulamalarının anlamı, düzeni ve değişen biçimleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Şâbâniyye'nin Edebiyat ve Musiki Hafızası
Nutuklar, divanlar, ilâhiler, bestekârlar ve hat eserleri üzerine eserin bütün ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Hüdâyî'nin Eserleri ve İlâhileri
Yazılı ve musikili miras. Monografiden hareketle hazırlanmış özgün inceleme.
Nısf-ı Kıyam ve Celvetî Musikisi
Zikir, ilâhi ve ritim. Monografiden hareketle hazırlanmış özgün inceleme.
Tarikatlar Bir Hafıza Zinciri Olarak Nasıl Okunur?
Silsile, tekke, sohbet, âyin, eser ve menkıbenin nesiller arası dinî hafızayı nasıl taşıdığını; modernleşmeyle birlikte bu taşıyıcıların nasıl biçim değiştirdiğini açıklayan yöntem yazısı.
Eşrefî ve Rûmî Ayinleri
Kuud, kıyam, devrân ve musiki. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
MUTASAVVIFLAR VE ONLARA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 7. bölüm · Şeyhimiz, Şeyhu’l-İslam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî’nin, Enes b. Mâlik (ra)’den rivayet ettiğine göre; Hz. Peygamber (sav)’e göre bir adam geldi ve: “Kıyâmet ne zaman kopacak?” diye
MELÂMETİLİK VE MELÂMETÎLER
Avârifü’l-Maârif · 8. bölüm · Bazıları melâmetiyi şöyle tarif etmişlerdir: “Melâmetî, iyiliğini açıklamayan, kötülüğünü de gizlemeyen kimsedir.” Bunu şöyle izâh edebiliriz: Melâmetî; damarlarına varana kadar, b
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl