ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
36 sonuç · “Sahâb”
01Şah Abdullah ed-Dihlevî
Şah Abdullah ed-Dihlevî, diğer adıyla Gulâm Ali (1156/1743–1240/1824), Mazhar Cân-ı Cânân’dan sonra Delhi’de Hânkāh-ı Mazhariyye’yi yöneten; hadis ve tefsir dersleriyle tasavvuf terbiyesini birleştiren ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’yi yetiştiren Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Abdülkuddûs Gengûhî
Abdülkuddûs Gengûhî (yaklaşık 1456–1537), Rudevl’de aldığı Sâbirî terbiyeyi Şâhâbâd ve Gengûh’a taşıyan; Rüşdnâme, Mektûbât-ı Kuddûsî ve Envârü’l-uyûn gibi eserleriyle Kuzey Hindistan tasavvufunun başlıca müellif şeyhlerinden biridir.
Muhammed Cân en-Nakşibendî
Muhammed Cân en-Nakşibendî (ö. 1850), Şah Abdullah-ı Dehlevî'nin halifesi; Delhi'den Mekke'ye göç ederek Cennetü'l-Muallâ'ya defnedilen Nakşibendî şeyhidir.
Selmân-ı Fârisî
Selmân-ı Fârisî (ö. 35-36/656), Mecûsî bir âteşkede görevlisiyken din arayışıyla İran'dan çıkıp köle olarak Medine'ye düşen ve Hz. Peygamber'in “Selmân bizdendir, Ehl-i beyt'tendir” dediği sahâbî; Hendek'te hendek fikrinin sahibi, Medâin valisi ve pek çok tasavvuf silsilesinin halkası.
ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ
ŞEYH SA’DEDDÎN-İ CÜVEYNÎ Kibâr-ı meşâyıh u ulemâdandır. Keşfû’l-Mahcûb ve Secencelü’l-Ervâh unvânlı eserleri meşhûrdur. Dîger ba'zı te’lîfâtı varmış. 650/(1252) senesinde âlem-i bakâya rıhlet etmiştir. Sadreddîn-i Konevî hazretleriyle musâhabeti mervîdir. Gâyet müessir tabîat-ı şi’riyyesi vardır: بر اسهب عشق ﭼو سوار آيد دل بر جمله مرام كامكار آيد…
Sahâb
ب) be) 7, Bulut, ebr. 2. tas. Feyz-i mukaddes, ilâhî feyz; sahâb-ı kerem, kerem bulutu (sr), Sahib-i ayet Keramet sahibi, Sahib-i hal ehl-i hal. Sahib-i işaret Sözü nükteler, marifetler ve işaretler içeren sâlik. Sahib-i kalp Rabb-i hal, ehl-i dil. Gönlündeki bilgileri ve duyguları diliyle anlatamayan. Sahib-i makam Sülûk ehlinin kaldığı menzil ve durakların birinde bir süre ikâmet edip o makamın özelliklerini kazanan sâlik. Sahib-i meydan Tarikat piri, Sahib-i zaman An-i dâim müstesna, zamanın etkisinden uzak kalan eşyanın حر Sâki a li De ve Mk mahiyetine vâkıf olan ve kendisinde ilk berzahın cemiyetini gerçekleştiren arif. Zaman, sahib-i zamanın hal, fiil ve sıfatlarına zarf olduğundan o zamanda ve mekânda tasarruf eder. Sahip-kıran Ulu şah, kutup.
sahâbe
Sözlüklerde “Sahipler.” anlamında olan bu terim, Hz. Peygamber’in yakmmda bulunan ve onunla görüşüp sohbet eden kimseler, çoklukla da erkek ve kadm Müslümanlar için kullanılmıştır. Hz. Peygamber’in en yakmında bulunanlar, Hz. Âişe, Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Ali, Hz. Osman olarak nitelenmiş; bunlar, “ehl-i sünnet” (.bk. bu madde) tarafından güvenilir kimseler olarak kabul edilmiş ve onlarm görüşleri ve rivayetleri fıkıh biliminde birinci elden kaynak olarak değerlendirilmiştir.
sahâbî kavli
sahâbî kavli a. Hz. Peygamber öldükten sonra, Müslümanların karşılaştıkları sorunlar üzerinde fetva verme ve aralarmda çıkan anlaşmazlıkları giderme işinde baş vurdukları delilleri ve fıkhî konulardaki görüş ve düşüncelerini ifade eden terim.
sahâbiyye
Muhammedi görmüş, onunla görüşüp sohbet etmiş ol kadın. sâhâf a. [< Ar. sahhâf] lâm dünyasında kitap alış ver işlerini yürüten kimselere O manlI döneminde verilen ad terim. sahâfî a. bk. musahhaf sâhha a. [Ar.] (Şiddetli se bk. yevm-i kıyâmet sahhâf a. [Ar.] bk. sahâf şahın, -hnı a. [Ar.] “Alan, meydan, göste yeri, saha.” anlamında olan b söz, başka kelime ve terkipler yeni terimler oluşturur.
sahâbî
Hz. Peygamber döneminde yaşamış, O’nu görmüş, O’nun sohbetinde bulunmuş, örfen O’nunla arkadaş veya yakın dost olabilecek kadar uzun süre yakm olmuş ve Müslüman olarak ölmüş kimseler için kullanılan terim. Bu kimliğe sahip kimseler arasmda ve önde gelenler olarak kaynaklarda Hulefâ-i Râşidîn, Hz. Peygamber’in hanımları, Ebû Hureyre, Abdullah b. Mes'ûd, Abdullah b. Abbâs, Zeyd b. Sâbit gösterilmiştir.
Selmânıpâk (türbesi)
Medâin · Irak · Vali olduğu ve vefat ettiği Medâin yakınında, kabri etrafında oluştuğu belirtilen kasaba. Türbesi IV. Murad tarafından yeniden yaptırılmıştır. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Râmhürmüz
Râmhürmüz · İran · Doğduğu ve ilk çocukluk yıllarını geçirdiği şehir; babası burada köyün reisiydi. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · 21 (642) yılında doğduğu şehir. Annesi Hayre, Ümmü Seleme'nin âzatlısı olduğundan çocukluğu Peygamber hanesinin çevresinde geçti; on iki yaşında Kur'an'ı burada ezberledi. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Ceyy (İsfahan)
İsfahan · İran · Küçük yaşta ailesiyle göç ettiği köy; âteşkededeki görevi ve din arayışının başlangıcı buradadır. Hz. Ömer devrinde buraya dönmüştür. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Vâdilkurâ
el-Ulâ civarı · Suudi Arabistan · 120 kadar sahâbî ile görüştükten sonra gidip kendini ilme verdiği yer. Konum vadinin genel hattına göre yaklaşık verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Meysân
Meysan · Irak · Babası Yesâr'ın (Feyrûz), Irak'ın fethi sırasında Medine'ye getirilen esirler arasında bulunduğu, Basra yakınlarındaki kasaba. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Ammûriye (Amorion)
Afyonkarahisar · Türkiye · Hıristiyanlık öğrendiği son durak; buradaki papaz ölüm döşeğinde ona son peygamberin alâmetlerini haber verdi. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Nusaybin
Mardin · Türkiye · Dımaşk ve Musul'dan sonra uğradığı şehir. Burada bir makam türbesi bulunmaktadır. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Kâbil
Kâbil · Afganistan · Mühelleb b. Ebû Sufre kumandasında buraya gönderilen orduya katıldı — hayatındaki iki seferden biri. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Musul
Musul · Irak · Dımaşk'tan sonra din arayışında uğradığı şehirlerden. İlişkili kişi dosyası Selmân-ı Fârisî : Selmân-ı Fârisî (ö. 36/656 [?]), hakikat arayışı İran’dan Hicaz’a uzanan, Hendek Gazvesi’ndeki teklifi ve Medâin valiliğindeki zâhid yaşayışıyla tanınan sahâbîdir.
Kûfe
Kûfe · Irak · Basra ile birlikte Irak'ın iki büyük ilim merkezinden biri; Emevî valilerinin idare ettiği ve Haccâc'ın Saîd b. Cübeyr'i katlettiği bölgenin merkezi. İlişkili kişi dosyası Hasan-ı Basrî : Hasan-ı Basrî (21/642–Receb 110/Ekim 728), Medine’de sahâbe çevresinde yetişip Basra’da tefsir, hadis, fıkıh, kelâm, vaaz ve zühd geleneğini şekillendiren tâbiî âlimidir; sonraki tasavvuf silsilelerinin ortak erken halkalarındandır.
Eyüp Sultan (Ebû Eyyûb el-Ensârî kabri)
İstanbul · Türkiye · Fâtih'in isteği üzerine sahâbî Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin kabrini keşfettiği yer; sonraki Osmanlı cülûs merasimlerinin mekânı burası olacaktır. İlişkili kişi dosyası Akşemseddin : Şemseddin Muhammed b. Hamza, Akşemseddin (1390-1459), Hacı Bayrâm-ı Velî’nin halifesi, Şemsiyye-i Bayramiyye’nin pîri; âlim, hekim, şair ve İstanbul’un fethinin manevî rehberlerindendir.
Hasan-ı Basrî'nin Tasavvuf Silsilelerindeki Yeri
Tarihî temas, ilmî isnad ve manevî aidiyet katmanları. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
İzzî Tarihi’nde Hırka-i Saâdet Odası’nın 1747 Tezyinatı
İzzî Tarihi’nin 1747 kaydından Hırka-i Saâdet Dairesi’nin yenilenmesini; mekân, emanet, harcama ve hanedan söylemini birbirinden ayırarak inceler.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
SÛFÎ KELİMESİNİN KÖKÜ
Avârifü’l-Maârif · 6. bölüm · Hz. Enes b. Mâlik (r.a) demiştir ki: “Rasûlullah (s.a.v), bir kölenin bile dâvetine gider, merkebe biner ve yün elbise giyerdi.” 31 Sûfîler, bu hadis-i şerife uyarak hem daha yumuş
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
SÛFİLERÎN SEFER VE İKÂMET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 16. bölüm · Sefer konusunda meşâyih-ı kirâm, değişik hâl ve görüşlere sahiptirler. Bir kısmı, sülûkun başında sefere çıkıp nihâyetinde ikâmeti tercih ederken; bir kısmı, hidâyetinde ikâmet edi
SEMÂ HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞÜ
Avârifü’l-Maârif · 22. bölüm · Allahu Teâlâ buyurmuştur ki "Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele! Onlar Allah’ın hidâyete ulaştırdığı kimselerdir. Ve onlar, gerçek akıl sahipleridir.” (Zümer (39),
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
TAHÂRET ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 33. bölüm · Allahu Teâlâ, Ashâb-ı Suffe hakkında şöyle buyurmuştur: "O mescitte (günahlardan ve pisliklerden) temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah güzelce temizlenen kimseleri sever.” (Tev
ABDESTİN EDEB VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 34. bölüm · Abdeste başlarken, önce misvak kullanmalıdır. Bu konuda, Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, bize, Zeyd b. Halid el-Cühenî’den rivâyet ettiği bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a
HAVASSIN ABDEST ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 35. bölüm · Bildiğimiz dinî ahkâmı uyguladıktan sonra, sûfilerin, dikkat ettikleri bir takım edebleri vardır; bu edebler şunlardır: 1-Abdest âzalarını kalp huzuru ile yıkamak. Sâlihlerden biri
YEME-İÇME ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 43. bölüm · 1-Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek. Rivâyet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz, Hz. Ali’ye şöyle buyurmuştur: “Ya Alil Yemeğine tuzla başla ve tuzla bitir. Çünkü tuz
MÜRİDİN MÜRŞİDİNE KARŞI EDEPLERİ
Avârifü’l-Maârif · 51. bölüm · Müridlerin mürşidlerine karşı koruyacakları edeb, sûfilere göre edeblerin en önemlilerindendir. Onlar, bu konuda Hz. Rasûlullah’a (s.a.v) ve ashâbına uymaktadırlar. Bu konuda Cenâb