Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

43 sonuç · “Rai

01
İlişkili kol

Çelebiler / Bel Evlâdı

Hacı Bektâş'ın biyolojik soyundan geldiklerini ileri süren Çelebiler ailesinin pîr evi, vakıf ve temsil otoritesi çevresi.

02
İlişkili kol

Medeniyye

Muhammed Hasan Zâfir el-Medenî ve Zâfir ailesiyle Trablusgarp, İstanbul ve başka merkezlere yayılan kol.

03
İlişkili kol

Sayyâdiyye

Ahmed İzzeddin es-Sayyâdî'ye nispet edilen; Hicaz, Suriye, Mısır ve daha sonra İstanbul bağlantıları bulunan Rifâî kolu.

04
Şahsiyet

Abdullah-ı İlâhî

Abdullah-ı İlâhî (Molla İlâhî, Simavî; ö. 896/1491), Ubeydullah Ahrâr'a intisap edip Nakşibendiyye'yi Anadolu ve Rumeli'de yayan mutasavvıf; Şeyh Bedreddin'in Vâridât 'ının ilk şârihidir.

05
Şahsiyet

Abdülmelik Atâ

Abdülmelik Atâ, Arslan Baba’nın torunu ve Mansûr Atâ’nın oğludur. Babasının 1197’deki vefatından sonra irşad mevkiine geçmiş; oğlu Tâc Hâce’yi yetiştirerek Zengî Atâ’ya ulaşan Yesevî aile ve terbiye zincirini sürdürmüştür.

06
Şahsiyet

Ahıskalı Hüseyin Efendi

Ahıskalı Hüseyin Efendi (ö. 13 Receb 1135/19 Nisan 1723), Feyzullah Efendi’den mülâzemet aldıktan sonra İstanbul medreselerinde ders veren ve 1719-1720’de Lefkoşa kadılığı yapan Osmanlı âlimidir.

07
Şahsiyet

Ahî Mîrim Halvetî (Molla Ali Melhemî Şirvânî)

Ahî Mîrim Halvetî, yeni araştırmalarda Molla Ali Melhemî Şirvânî olarak tanımlanan; Pîr Ömer el-Halvetî’den sonra İzzeddin Halvetî’ye uzanan erken Halvetî irşad halkasını sürdüren şeyhtir.

08
Şahsiyet

Burûsevî Şeyh Abdülbâkî Efendi

Burûsevî Şeyh Abdülbâkî Efendi (ö. 1121/1709-10), Bursa’da medrese tahsili görüp Karaçelebizâde Abdülaziz Efendi’ye mülâzım olan, daha sonra irşad hizmetine yönelerek Hisar Camii’nde vâizlik yapan Osmanlı şeyhidir.

09
Şahsiyet

Çalık Ali Efendi

Çalık Ali Efendi (ö. 973/1565-66), Mâlûl Emîr Efendi’den mülâzemet alan, Hekimzâde Çelebi Medresesi’nin ilk müderrisi olduktan sonra büyük şehirlerde kadılık yapan ve Konya kadısı iken vefat eden Osmanlı hukuk âlimidir. Ferâiz ve muâmelât alanındaki ta‘likatıyla, ilmi ve hilmiyle tanınmıştır.

10
Şahsiyet

Çerçinzâde Hasan b. Ali Efendi

Çerçinzâde Hasan b. Ali (ö. 976/1568-69), Ahmed Samsunî ve Çivizâde çevresinde yetişmiş; Tuzla, Tire ve Tokat medreselerinden sonra Âmid Mesûdiyye’de müderrislik ve müftülük yapmış, fıkıh ve ferâiz bilgisiyle tanınmış Osmanlı âlimidir.

11
Şahsiyet

Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi

Dürrîzâde Nûreddin Mehmed Efendi (ö. Nisan 1722), şeyhülislâm Dürrî Mehmed Efendi’nin büyük oğlu; 1709’da ilmiyyeye girip Şehid Mehmed Paşa Medresesi müderrisliğine yükselen genç Osmanlı âlimidir.

12
Şahsiyet

Ebû Saîd-i Sânî et-Tebrîzî

Ebû Saîd b. Şeyh Sun‘ullah-i Kûzegerânî (920-980/1514-1572), Nakşibendî bir ailede yetişen; Safevî baskısı altında Tebriz’den ayrılıp Erdebil, Halep ve İstanbul’da ilmî hayat sürdüren tefsir âlimidir.

13
Şahsiyet

Fâzıl-ı Taşkendî Hâce Hâfız

Mehmed b. Kemâleddin eş-Şâşî el-Ferkendî, Hâce Hâfız et-Taşkendî adıyla tanınan; 980/1572-73 haccından sonra İstanbul’da II. Selim ve Sokullu çevresinde eser sunan Orta Asyalı âlimdir.

14
Şahsiyet

Genç Ali Efendi

Genç Ali Efendi (ö. Şâban 1122/Eylül-Ekim 1710), göçebe Türkmen bir aile çevresinden ilim tahsiline geçen; Edirne Selimiye Camii’nde ders, Muradiye’de imamet ve Gazi Mihal Bey Camii’nde hitabet hizmeti yürüten Osmanlı âlimidir.

15
Şahsiyet

Germiyanlı Ya‘kub Efendi

Germiyanlı Ya‘kub Efendi (ö. 979/1571-72), Sünbül Sinan ve Merkez Efendi’nin terbiyesinde yetişen; Yanya’da Sünbüliyye’yi temsil ettikten sonra İstanbul Kocamustafapaşa merkezinde irşadı sürdüren Halvetî-Sünbülî şeyhidir.

16
Sözlük

Arâis-i Hak

Hakkın gelinleri. tas. Başkalarından kıskandığı için Hakk'ın, kimliklerini halka açıklamadığı ve gizli tuttuğu velileri. Hakk'ın harim-i ilâhî'deki has dostları, özel ilgisine mazhar olan kulları. Gerdek gecesi gelini damattan başkası görmediği gibi bunları da ilâhî haremde Hak'tan başkası göremez. “Velilerim kubbelerimin altında olup onları benden başkası bilmez,” sözüyle anlanlan evliya. Bunlara ahfiyâ (gizliler), danâin-i Hak (Hakk'ın kıskandı- 81 özel dostları) denir. Umend (ilâhî sırları tevdi konusunda kendilerine güvenilen evliya); arâisu'llah (evliyaullah, Allah'ın velileri), arâs-u azra (bakire gelinler, dilber gelinler) gibi isimler de verilir. Bkz. Azra, Şeb-i arüs.

17
Sözlük

Erâik-i tevhit

را" تو حيد) ( x. Tevhit koltukları, 2. tas. Hazret-i Vahidiyette zatın mazharları olması itibariyle zati (ilahi) isimler (x1). Erbab-ı keşf Hak hakkında keşf yoluyla bilgi sahibi olanlar, kalp gözü açık olanlar.

18
Sözlük

Kurb-i ferâiz

قرب فى | ض) Farz ibadetleri işlemenin kula sağladığı Allah'a yakın olma hali. Kurb-i feraiz kulun, kendisi de dahil her şeyden fani olması, Hak'tan başkasının şuurunda olmaması hali. Bu halde fail, Hak'tır.

19
Sözlük

Mürâiyye

Riya ile hareket eden, dindarlık veya sûfîlik görüntüsünü insanlar nezdinde itibar kazanmak için kullanan kimseler. Tasavvuf ahlâkında ihlâsın karşıtı olan gösterişçi tutumu ifade eder.

20
Sözlük

Rai

1. Coban, güden, 2, tas. Dünya işlerinin sevk ve idaresi ve düzene konulması hakkında gerekli olan bilgilere sahip bulunan kimse. Kamiller her zaman, özellikle bast zamanlarında edep gözetir ve erkâna riayet ederler. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için KI; kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.

21
Mekân

Koğacı Dede Mescidi Hazîresi

İstanbul · Türkiye · 1006 yılında vefat edince defnedildiği hazîre. İlişkili kişi dosyası Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi : Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi (ö. 1006/1597-98), Sahn, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde görev yapmış; feraiz konularını nazmetmiş Osmanlı âlim ve şairidir.

22
Mekân

Bursa

Bursa · Türkiye · 999 Zilkadesinden 1000 Şâbânına kadar kadılık yaptığı şehir. İlişkili kişi dosyası Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi : Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi (ö. 1006/1597-98), Sahn, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde görev yapmış; feraiz konularını nazmetmiş Osmanlı âlim ve şairidir.

23
Mekân

Halep

Halep · Suriye · 994 Ramazanında kadı olduğu, 995 Şevvâlindeki Kudüs tayinini reddederek ayrıldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi : Remzîzâde İlmî Mehmed Efendi (ö. 1006/1597-98), Sahn, Ayasofya ve Süleymaniye medreselerinde görev yapmış; feraiz konularını nazmetmiş Osmanlı âlim ve şairidir.

24
Mekân

Askalân

Aşkelon · İsrail · Dolaştığı sahil şehirlerinden ve kabri için zikredilen yerlerden biri. Kabrinin Şam bölgesinde sahile yakın bir yerde olduğu kabul edilir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

25
Mekân

Remle

Ramla · İsrail · Suriye yıllarında bir süre ikamet ettiği şehirlerden biri. İlişkili kişi dosyası Serî es-Sakatî : Serî es-Sakatî, helâl kazanç, güzel ahlâk ve şeriatla mârifetin birlikteliğini vurgulayan; Cüneyd-i Bağdâdî üzerinden Bağdat tasavvuf mektebini derinden etkileyen sûfîdir.

26
Mekân

Behrâiç

Bahraich · Hindistan · Halifesi Naîmullah Behrâiçî'nin şehri; hakkındaki iki menâkıb kitabı burada yazıldı. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.

27
Mekân

Abdurraif Şamadani Efendi En-Nakşibendi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH ABDURRAİF ŞAMADANİ EFENDİ EN-NAKŞİBENDİ” adıyla, NAKŞİBENDİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi EMİNÖNÜ SAHİLİ'NDE, AHİ ÇELEBİ CAMİ YANINDA BEKRİ MUSTAFA HZ. TÜRBESİ BULUNMAKTA.

28
Mekân

Mehmed Raif Keşfi Efendi el-Cerrahi Türbesi

İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH MEHMED RAİF KEŞFİ EFENDİ EL-CERRAHİ” adıyla, CERRAHİYYE çevresinde, ZEYTİNBURNU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi MERKEZEFENDİ KABRİSTANI'NDA MEDFUN. TAM KONUM BİLİNMİYOR. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1307 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.

29
Mekân

Üsküp — Altıparmak Mehmed Efendi’nin doğum ve tahsil şehri

Üsküp · Kuzey Makedonya · Doğum ve ilk tahsil şehri. Biyografideki yeri Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir. Bu mekân dosyası, söz konusu hayat çizgisindeki “Üsküp — Altıparmak Mehmed Efendi’nin doğum ve tahsil şehri” durağını görünür kılar. Nokta kesin bir bina, ev veya mezar parseli iddiası taşımaz; şehir ya da bölge ölçeğindeki tarihî bağı gösterir.

30
Mekân

Fâtih Camii — Altıparmak Mehmed Efendi’nin ders ve vaaz halkası

İstanbul · Türkiye · Hadis, tefsir ve fıkıh dersleriyle vaaz verdiği doğrulanmış merkez. Yapıyla ilişkili kişi Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir. Yapının adı ve biyografik kayıt aynı kişide birleşir.

31
Mekân

Mescidü Altıparmak

Kahire · Mısır · Altıparmak Mehmed Efendi’nin yaptırdığı ve avlusuna defnedildiği mescid; kesin parsel koordinatı ayrıca doğrulanmalıdır. Yapıyla ilişkili kişi Altıparmak Mehmed Efendi (ö. 1033/1623-24), Üsküp’te yetişip Şeyh Câfer vasıtasıyla Bayramiyye’ye intisap eden; Fâtih Camii’nde ders ve vaaz veren, Kahire’de zikir halkaları kuran âlim, mutasavvıf ve velûd mütercimdir. Kayıt, Altıparmak Mehmed Efendi’in hayat güzergâhındaki bu yapıyla ilişkisini izlemek üzere kişi dosyasına bağlanmıştır.

32
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

33
Eser

TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ

Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne

34
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

35
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

36
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

37
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

38
Eser

Sayfalar 13–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme

39
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g

40
Eser

Sayfalar 14–20

Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi

41
Eser

Sayfalar 19–24

Muzaffer Ozak Külliyatı · çimleri dar, vakitleri dar, ömürleri acı bir zarar içinde geçer. Onlar, daha burada hamiym suyundan içer. Her ne ka dar zâhiren, yani dış görünüşleri itibariyle rahat ve huzur için

42
Eser

Sayfalar 21–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · (Cennette, gözlerin göremediği, kulakların işitemediğı ve insan kalbinin idrak ve ilata edemediği ni'metler vardır..) Fazl-ı ilâhi ile cennete girecek bazı zevatı, Allahu sübhanehu

43
Eser

Sayfalar 23–28

Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi