ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
51 sonuç · toplam 51 · “Mâhiyet” · 1/3
01Mâhiyet
Mâhiyet a. (cLl) [< Ar. mâ + hüve + t] Bir varlığm veya nesnenin özünü ya da cevherini oluşturan şey anlamında kelâm terimi.
Rehber’in mahiyeti
Şeyh Âdem Nûrî Gjakova er-Rifâî · Kosova Rifâîliğinin âdâb, erkân, silsile ve tekke vazifelerini toplayan hacimli tarikatnâmedir.
TASAVVUFUN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa
RÛH, KALB, AKIL VE NEFSİN MÂHİYETİ
Avârifü’l-Maârif · 56. bölüm · Şeyhimiz Ebu’n-Necib es-Sühreverdî’nin, Abdullah İbn Mesud (r.a)’dan naklederek bildirdiğine göre; es-sâdık ve’l-masdûk olan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Muhakkak ki, siz
Dâvûd-i Kayserî
Dâvûd-i Kayserî (yak. 1260 – 751/1350), Orhan Gazi'nin 1336'da İznik'te açtığı ilk Osmanlı medresesinin ilk müderrisi; vahdet-i vücûdu felsefî mahiyette yorumlayan ilk sûfî müellif ve tabiatı enerjiyle açıklayan bir tabiat filozofu.
Mektûbât: üç defter, 536 mektup
İmâm-ı Rabbânî Ahmed Sirhindî · Mektuplarının derlenmesiyle meydana gelen ve tarikatın mahiyetine dair ilk hacimli doktriner eser sayılan kitap; üçüncü defterin ne zaman ve kaç mektupla derlendiği hususunda kayıtlar ayrılır.
Nihâyetü'l-beyân fî dirâyeti'z-zamân
Dâvûd-i Kayserî · Zamanın mahiyeti üzerine müstakil felsefî eser.
Kelâm ve felsefe risâleleri
Çerkeşşeyhizâde Mehmed Tevfik Efendi · Tevhid, iman, akıl, mümkün varlığın mâhiyeti, âlemin hudûsu ve kader meselelerini işledi.
Nefsü’l-emr ve ilâhî bilgi
Çerkeşşeyhizâde Mehmed Tevfik Efendi · Nefsü’l-emri ilâhî ilimle açıklayarak mâhiyetlerin ilk akıldan önce Allah’ın ilminde sabit olduğunu savundu.
Ayin-i niyaz
uy 1) Niyaz ayini. Bektaşiler Babaya gelip hayır ve himmet istemek için onun huzurunda yüz ve gözlerini yerlere sürerek yalvarırlar, buna niyaz etme ve niyaz ayini adı verilir (AM 220). 2. Mevlevilikte mukabele ayini bittikten sonra istek ü…
Berzah
Farklı iki ortam arasında yer alan ve bu iki ortama tamamen benzemediği gibi tam olarak onlardan farklı da olmayan ara ortam; iki şeyi birbirinden ayıran üçüncü şey, ara bölge. 2. Ölümle başlayıp kıyamete kadar süren zaman, bu zaman içinde…
Hakikat
Gerçek; var olduğu kesin ve açık olarak bilinen şey, bir şeyi a Hakka'l-yakin o şey yapan husus, mahiyet. 2. tas. a Hakk'ın sâlikten vasıflarını alarak yerine kendi vasıflarını koyması (ittisaf bi-evsafillâh). Zira kul ile kulda ve kuldan f…
inşân
“Beşer, insan topluluğu. ” anlamında olan “ins” sözünden gelen bu terim, erkek veya dişi bu türün her ferdi için kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altmış beş yerde aynı anlamda kullanılan bu söz, varlık olarak bütün yön leriyle ifade edil…
İnsaniyet
İnsaniyetin hakikati ve mahiyeti kimsenin senden incinme- mesi, her şeyin seninle ülfet ve ünsiyet etmesidir. Bkz. Âdemiyet. İnsidâu'l-cem (a! «| (انصد Cem yarılması ve açılması tas. Cemden sonra vahdette kesretin zuhur etmesiyle gelen fark…
Kelime
ÇE) ¢. Kelim veya Kelimat İnsan-ı kâmil, bir bütün olarak ilâhî kemali kendi varlığında gerçekleştiren insan. İlâhî isimlerin hepsi bu insanda tecelli ettiğinden yalnızca yeryüzünde değil, bütün kâinatta Allah'ın halifesi olmaya en layık od…
Mestüri
Gizlilik. 2. tas. Ermişler ve peygamberler de dahil olmak üzere kâinatta hiçbir kimsenin idrakının ulaşamadığı ilâhî mahiyetin künhü (115). Gayb-ı mutlak, Zat-ı ahadiyet. Meşârik-i feth (55 5 _ +) veya Meşârik-ı subh 1. Fetihlerin doğuş yer…
Nefs
veya Nefis. ع Nüfus Can, benlik, ruh; aşağı duygular. tas. a Kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, kötü his ve huyların mahalli olan latife, cism-i latif. Bu anlamdaki nefs kişinin en büyük düşmanı olduğundan onu ezmek, kırmak ve mücâhede…
Rüya
ع Düş, uyku halinde zihinde beliren düşünceler ve olaylar. 2. Rüya üç çeşittir. Allah'tan olan rüya, melekten olan rüya, Şeytan'dan olan rüya. Birincisi açık olduğundan yoruma ihtiyaç göstermez, ikincisi rüya-yı sadıka olup yoruma muhtaçtır…
Sahâb
ب) be) 7, Bulut, ebr. 2. tas. Feyz-i mukaddes, ilâhî feyz; sahâb-ı kerem, kerem bulutu (sr), Sahib-i ayet Keramet sahibi, Sahib-i hal ehl-i hal. Sahib-i işaret Sözü nükteler, marifetler ve işaretler içeren sâlik. Sahib-i kalp Rabb-i hal, eh…
Sual
Sorma, isteme, dilek; dilenme. tas. a Bir hakikati talep etme. Bir şeyin hakikatini ve mahiyetini öğrenmek için süfilerin sordukları sorulara sual (es'ile), aldıkları bilgilere cevap (ecvibe), sual konusu olan hususa mesele
Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Zat
Öz, bir seyin kendisi, bir şeyi o şey yapan ve öbür şeylerden ayıran, mahiyet. tas. Zat kendi kendine vardır; isim, naat ve sıfat onunla vardır. Zat olmadan bunlar olmaz. Zatı olan mutlaka müsemmâ, men'üt ve mevsuftur; örn. Kâdir isim, Kudr…
Zıddeyn
İki zıt. Belli bir durumda biri varken diğerinin var olması mümkün olmayan (Hx gor). 2. Allah'ın celal ve cemal sıfatları. Gazap-rıza, ceza-af, kahr-lutf, zahir-bâtın vs. Harraz'ın şu sözü ünlüdür: “Allah'ı iki zıddı bağdaştırarak tanıdım”…