ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “Kudret”
01Ebüssuûdzâde Şemseddin Ahmed Çelebi
Ebüssuûdzâde Şemseddin Ahmed Çelebi (944-970/1538-1563), Ebüssuûd Efendi ile Taşköprîzâde’nin talebesi, Rüstem Paşa’dan Şehzade medresesine uzanan süratli kariyeri ve Arapça şiirdeki kudretiyle tanınan genç Osmanlı müderrisidir.
Refdî Mehmed Efendi
Refdî Mehmed Efendi (1646-1722), Abdülkerim Sâmiî'nin oğlu; Selânik ve Şam kadılıklarında bulunan, şiir ve inşadaki kudretiyle anılan Dîvân sahibi Osmanlı âlimidir.
Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi
Şeyh Seyyid Muhammed Atâullâh Dede Efendi Galata Mevlevîhânesi şeyhi idi. Pederi mezkûr mevlevîhâne şeyhi Seyyid Muhammed Kudretullâh Efendi; onun pederi Yenikapı Mevlevîhânesi aşcıbaşısı Sahîh Ahmed Dede; onun pederi Ömer Dede ki, Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Ebû Bekir Efendi’nin birâderidir. Hulefâ-yı Mevleviyye’den Ziyâ Bey tarafından zabt u tahrîr edilen terceme-i hâline nazaran 1258 sene-i hicriyyesinde (1842), Kalekapısı Hânkâh-ı…
Tevhîd-i sıfât
tevhîd-i sıfat a. tas. Tasavvuf inancına göre, “hayat, ilim, sem, basar, iradet, kudret, kelâm” gibi Allah’ın sıfatlarınm halkta oluşması.
Adem-i mana
Mana adamı, hakiki insan, her şeyin aslını ve hakikatini bilen, mana âlemine vâkıf, merd-i mana, mana eri. Nüsha-i vahdet âdemdir Nefha-i kudret âdemdir Âdem'den gayri ademdir Gel âdeme er bu deme Şeyh Ibrahim
Âlem
Kâinat; Allah dışında yaratılmış bütün varlıklar. Kelime ayrıca ortak bir niteliğe sahip varlıkların meydana getirdiği topluluk için kullanılır: insanlar âlemi, ruhlar âlemi ve hayvanlar âlemi gibi. Âlem, yaratıcısına işaret eden bir eser ve alâmet olarak açıklanır. Sanatın sanatkâra delâlet etmesi gibi, yaratılmışlar da onları var eden Hakk’ın kudretine delil sayılır. Tasavvufî çerçeve Tasavvuf metinlerinde âlem tek bir sınıflandırmayla ele alınmaz. Dünya ve âhiret; mülk ve melekût; şehâdet ve gayb; cismânî ve rûhânî; ulvî ve süflî gibi karşılıklı kavram çiftleri, varlığın farklı mertebelerini anlatır. Başlıca âlem tasnifleri Âlem-i ceberût İlâhî isim ve sıfatların, kudret ve mâna mertebesinin anlatıldığı âlem. Âlem-i melekût Şehâdet âlemi ile ceberût arasında düşünülen; ruhlar ve gayb ile ilişkilendirilen mertebe. Âlem-i mülk veya şehâdet Madde, zaman ve duyularla kavranan cisimler âlemi. Âlem-i hayal veya misal Maddî sûretlerle sırf mânevî hakikatler arasında bağ kuran ara mertebe. Âlem-i kebîr ve âlem-i sağîr Kâinat büyük âlem, insan küçük âlem kabul edilir. İnsan, maddî bedeni ve mânevî ruhuyla farklı varlık mertebelerini kendinde topladığı için iki âlem arasında bir berzah olarak görülür. Okuma notu Basılı kaynaklarda geçen âlem tasnifleri, bütün sûfîlerde değişmeyen tek bir kozmoloji değildir. Terimlerin kapsamı müellife ve tasavvuf ekolüne göre farklılaşabilir.
A‘yân-ı sâbite
Varlıkların Allah’ın ilmindeki ezelî ve değişmez hakikatleri. Tasavvuf literatüründe, özellikle vahdet-i vücûd düşüncesinde, eşyanın dış dünyada var olmadan önce ilâhî ilimde bilinen sûret ve hakikatlerini anlatır. İlim ile dış varlık arasındaki yer A‘yân-ı sâbite dış dünyada müstakil birer varlık değildir. “Sâbit” oluşları ilâhî ilimde belirli bulunmalarını, “ma‘dûm” oluşları ise henüz hâricî varlık kazanmamış olmalarını ifade eder. Yaratılış, bu ilmî hakikatlerin ilâhî irade ve kudretle varlık sahasında görünmesi şeklinde açıklanır. Çokluk nasıl açıklanır? Vücûdun birliği ile varlıklardaki çokluk arasındaki ilişki, aynalar ve sûretler yahut tek bir kumaştan farklı elbiselerin kesilmesi benzetmeleriyle anlatılır. Varlık birdir; kabiliyetler ve görünüşler a‘yânın farklılığına göre çeşitlenir. Okuma notu Kavram, bütün tasavvuf ekollerinde aynı anlam ve ağırlıkta kullanılmaz; bilhassa İbnü’l-Arabî sonrası metafizik dil içinde merkezîdir.
Âyin-i şerif
oy İ)1. Mevlevilikte semâa ve mukabeleye verilen diğer isim. 2. Mevlevilerde mukabele ve semâ esnasında okunan besteli şiirler, Mevlevi ilahileri. Semâ meclislerinde okunmak üzere çoğu, Mevlânâ'nın gazel ve rubaileri bestelenerek yapılır. Na'tıdır en mehibi, en derini Vakıa ney kudüm gelince dile Hızlanan Mevlevi semâiyle Yedi kat Arşa çıkmış “Âyin”i Yahya Kemal Aynu'l-âlem ae a EGE SANMA
Bargah
4) veya Bargeh İzinle girilen yüce makam, otağ-ı hümayun, Sultan sarayı. 2. tas. Hakk'ın yüce huzuru. Yogiken ol bârigâh varidi ol padisah Ah bu aşk elinden âh derd oldu derman bana Yünus Bargâh-ı elest Lâhüti makam, Hakk'ın yüce huzurunu ifade etmek için, bargâh-ı izzet, bargâh-ı Hak, bargâh-ı ilâhî, bargâh-ı saltanat-penah, bargâh-ı ezeli, bargâh-ı kudret gibi deyimler de kullanılır (sm). 4 Bâr-ı emanet (& Ul, 4) 1. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet. Emanet yükü. 2. tas. Kâlu bela'da ve elest bezminde Allah’a verilen ahit ve bunun getirdiği sorumluluk, Allah'ın önerdiği ve insanın kabullendigi yükümlülük (sr: KRE 177). Bkz. Emanet.
Bâzû
Kol, pazu. Tasavvufî yorumda kudret ve iradenin mecazı; kulda görünen fiillerin Hakk’ın dilemesi ve kudretiyle meydana gelişini anlatan bir semboldür.
Dest
Farsça el demektir. Tasavvufî metinlerde kudretin, tasarrufun ve mânevî yardımın sembolü olarak kullanılır; “dest-gîr olmak” bir müride yol göstermek ve elinden tutmak anlamına gelir.
Dest-büs
Bkz Base. Dest der kar dil be-yar Eli iste, gönlü Hak'ta olmak, eli işte gönlü oynasta olmak. Neylesin gülzâr-ı âşık olmayınca gülizâr Bostan-ı cennete suret veren didâr imiş Necâti Destegül i. fars Mevlevi dervişlerin tennurenin üzerine 8iydikleri yakasız, göğsü açık, kolları dar ve bileklere kadar, beli kısa gömlek. Dest-gâh; fars. Sermaye, kudret, kuvvet, makam, servet, nüfuz. tas. Bütün kemal sıfatların hasıl olması ve bunların hepsine hâkim olunması.
Engüşt
Parmak. Tasavvufî sembolizmde Allah’ın her şeyi kuşatan ihâta sıfatına işaret eden Farsça kelime. Kalplerin Rahmân’ın kudreti altında oluşunu anlatan rivayet ve ifadelerde parmak mecazı kullanılır; bu anlatım fiziksel organ isnadı olarak anlaşılmaz.
Fikdân-ı his
Duyuların geçici olarak işlemez hâle gelmesi; sûfînin çevresinden habersiz kalması. Gaybet ve Fakd maddelerine bakınız.
Isar
Fedakârlık, başkalarının hak ve menfaatlerini kendi hak ve menfaatlerinden önde tutma. 2. tas. Bir insanın, fayda sağlama ve zarardan korunma | konusunda kendisinden çok başkalarını, özellikle dostlarını ve din kardeşlerini düşünmesi ( 122, 141; cr). Diğerkâmlık (alturizm). Ebu'l-Hüseyn en- Nüri'nin tasavvuf anlayışı isan esas alır. Şöyle derdi: “Allah'ım bazı kişilere mutlaka azap edeceksen onların yerine cehennemde beni yak!” Fütüvvet ehli arasında da isâr esastır (: ). Bin can olaydı kas men-i dil sikestede Ta her biriyle bin kez olaydım feda sana Pâre pare dil-i mecrah ü perişânımdan Ser-i kâyunda olan her ite bir pare fedâ Fuzali İsim i ar. (=!) 1. Ad. 2. tas, a İlim ve kudret gibi sübuti, kuddus ve selam gibi selbi sıfatları bulunması itibarile zat (kı). Tasavvufta önemli olan müsemmadır. Fakat zata delalet etmesi ve delil olması itibariyle isim de çok önemlidir (sL 426). Özellikle Allah ismi son derece önemlidir. b Belli bir zamanda kula hâkim Tr en ae ne nee İspat olan ve onu etkisi altında tutan ilâhî isim (ifm). İsimden maksat müsemma ve zattır. Bkz. İsm-i azam, Esma-Müsemma. Sofiyâ esmâda kalma gel müsemma dersin al Bil müsemmâdır gözüm ta'lim-i esmâdan garaz Abdulahad Nüri Ad. 2. tas, a İlim ve kudret gibi sübuti, kuddus ve selam gibi selbi sıfatları bulunması itibarile zat (kı). Tasavvufta önemli olan müsemmadır. Fakat zata delalet etmesi ve delil olması itibariyle isim de çok önemlidir (sL 426). Özellikle Allah ismi son derece önemlidir. b Belli bir zamanda kula hâkim Tr en ae ne nee İspat olan ve onu etkisi altında tutan ilâhî isim (ifm). İsimden maksat müsemma ve zattır. Bkz. İsm-i azam, Esma-Müsemma. Sofiyâ esmâda kalma gel müsemma dersin al Bil müsemmâdır gözüm ta'lim-i esmâdan garaz Abdulahad Nüri
Galata Mevlevîhânesi (Kalekapısı Hânkâhı)
İstanbul · Türkiye · 1258/(1842)’de harem dairesinde doğduğu, babasının ve kendisinin postnişinlik ettiği, matbah tâkındaki kitâbeyi hattıyla yazdığı ve babasının lahdine defnedildiği mevlevîhâne. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Bilâl-i Habeşî Kabri civarı
Şam · Suriye · Şam kadılığı sırasında vefat etti ve Bilâl-i Habeşî'nin kabri civarına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi : Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi (1673-1727), İstanbul’un yüksek medreselerinde müderrislikten Halep ve Şam kadılıklarına yükselen; 107 şair biyografisini içeren Tezkire-i Mûcib’i yazan Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Eyüp — Abdülkerimzâde ailesinin mezarlığı
İstanbul · Türkiye · 1134/1722'de vefat edince Eyüp Sultan civarına defnedildi; oğlu İffetî de aynı aile mezarlığına, Eyüp Hamamı karşısında İdris Köşkü yolu üzerine gömülmüştür. İlişkili kişi dosyası Refdî Mehmed Efendi : Refdî Mehmed Efendi (1646-1722), Abdülkerim Sâmiî'nin oğlu; Selânik ve Şam kadılıklarında bulunan, şiir ve inşadaki kudretiyle anılan Dîvân sahibi Osmanlı âlimidir.
Hısn-ı Mansûr (Adıyaman)
Adıyaman · Türkiye · 1083 Şevvalinde (Ocak-Şubat 1673) babasının bulunduğu Hısn-ı Mansûr beldesinde doğdu; ailenin "Hısn-ı Mansûrîzâde" nisbesi de buradan gelir. İlişkili kişi dosyası Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi : Hısn-ı Mansûrîzâde Mustafa Mûcib Efendi (1673-1727), İstanbul’un yüksek medreselerinde müderrislikten Halep ve Şam kadılıklarına yükselen; 107 şair biyografisini içeren Tezkire-i Mûcib’i yazan Osmanlı âlimi ve divan şairidir.
Şam — Refdî'nin son kadılığı
Şam · Suriye · 1126 rebîülevveli gurresinde Edirne pâyesi zamimesiyle Şam kadılığına getirildi, 1127 rebîülevvelinde azledildi; kaynaklar onu "Şam'dan mazulen vefat eden" diye anar. İlişkili kişi dosyası Refdî Mehmed Efendi : Refdî Mehmed Efendi (1646-1722), Abdülkerim Sâmiî'nin oğlu; Selânik ve Şam kadılıklarında bulunan, şiir ve inşadaki kudretiyle anılan Dîvân sahibi Osmanlı âlimidir.
Bayezid Camii
İstanbul · Türkiye · Sudûrdan Kasîdecizâde Süleyman Efendi’nin ders halkasına devam edip icâzet aldığı cami. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · 1843'te hac için gitti; Muhammed İshak Dihlevî ve Seyyid Kudretullah Benâresî gibi âlimlerden istifade etti. 1857 ayaklanmasının ardından iki yıla yakın gizlendikten sonra 1859'da buraya hicret ederek ömrünün sonuna kadar burada yaşadı; Ziyâü'l-kulûb'unu ve Mevlânâ'nın Mesnevî'sini burada okuttu. “Muhâcir Mekkî” nisbesi bu ikametten gelir.
Kılıç Ali Paşa Camii
İstanbul · Türkiye · Tophane’de bulunan ve cenaze namazının merasimle kılındığı cami; namazdan sonra naaşı dergâha götürülmüştür. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Atâullâh Efendi : Seyyid Muhammed Atâullah Dede (1842–1910), Galata Mevlevîhânesi’nde doğup babası Kudretullah Efendi’den sonra yaklaşık kırk yıl postnişinlik yapan; mûsiki, hat ve çok dilli tahsiliyle tanınan Mevlevî şeyhidir.
Mehmed Kudretullah Dede el-Mevlevi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “MEHMED ATAULLAH DEDE EL-MEVLEVİ” adıyla, MEVLEVİYYE çevresinde, BEYOĞLU/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi GALİP DEDE CD. NO:15, GALATA MEVLEVİHANESİ İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 9 RAMAZAN 1328 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
Semâ Mukabelesi: Safhalar ve Sembol Dünyası
Meydanın hazırlanışından dört selâma, Kur'an ve gülbanka. Klasik erkân, tarihî veri ve gelenek içi sembolik yorum birbirinden ayrılarak hazırlanmıştır.
Orhan Gazi Devrinde Âlimler ve Dervişler
Dâvûd-ı Kayserî’den Geyikli Baba ve Abdal Mûsâ’ya uzanan erken Osmanlı ilim ve irşad çevresini, tarihî kayıt ile menkıbeyi ayırarak okuyan kaynak dosyası.
SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI
Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 1–10
Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha
Sayfalar 2–9
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 13–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · tün kâ'inat ve mevcudat, Resûl-ü ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz hazretlerinin yüzü suyu hürmetine halk ve icat buyurulmuş ve Habib-i adib-i Kibriyâ on sekiz bin âleme
Sayfalar 14–20
Muzaffer Ozak Külliyatı · BEtSsü; Ve lekad kerremna beni-Âdeme... El-İsrâ: 70 (Andolsun, biz azim-üş-şân Âdem oğullarını, diğer bütün yarattıklarımızdan üstün kıldık.) sırrına ve tecellisine mazhar olabilsi
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 26–33
Muzaffer Ozak Külliyatı · SEJ prati El Mukaddimü Celle Sanühu İstediğini ileri geçiren, öne alan. (YÂ MUKADDIMÜ ism-i celilini savaş alanında veya korkulacak bir yerde okuyanlara hiç bir zarar gelmez.) El M
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inkarını libas ile örteceklerini zannederler. Aslında, bu gibi ler insan değil, belki muzır bir hayvandan daha aşağı derekededirler. Böyle olan kişiler; terzinin, berberin, elbisen
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,