ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
24 sonuç · “Faide”
01Hacı Bektâş-ı Velî
Hacı Bektâş-ı Velî (ö. muhtemelen 669/1271), Bektaşîliğin pîri sayılan Türkmen şeyhi. Kaynaklar onu Baba İlyâs-ı Horasânî'nin halifesi bir Haydarî-Vefâî dervişi olarak gösterir; adını taşıyan tarikat ise iki buçuk asır sonra kurulmuştur .
Hüseyin Hilmi er-Rifâî
Hüseyin Hilmi er-Rifâî (ö. 1969), Âdem Nûri’nin halifesi olarak Prizren’de babasının kurduğu dergâhı yönetmiş ve 1953’te oğlu Cemâlî Cemâleddin’e hilâfet vermiştir.
Ken‘an Rifâî
Ken'an Rifâî (Selânik – 7 Temmuz 1950, İstanbul); mutasavvıf-şair. Medine'de Seyyid Hamza er-Rifâî'den hilâfet alıp Hırkaişerif'teki Ümmü Kenan Dergâhı'nda postnişin olmuş, XX. yüzyılın ilk yarısına damgasını vuran bir çevre yetiştirmiştir.
Mehmed Âkif Efendi (Babadağlı)
Mehmed Âkif Efendi (d. 1871-72), Babadağ doğumlu; İstanbul Küçükmustafapaşa’daki Şeyh Mustafa Râşid Efendi Dergâhı’na mensup, medrese eğitimi ve kıraat tahsiliyle anılan Rifâî dervişidir.
Şeyh Abdülhalîm Efendi b. Tâhir Efendi
Abdülhalîm Efendi (1825–1896), İstanbullu; Abdullah Efendi’den Rifâî hilâfeti alan, Kozyatağı’nda dergâh kuran ve tanbur, sînekeman ile ney icrasında tanınan şeyhtir.
Şeyh Abdülhalîm er-Rifâî
Şeyh Abdülhalîm er-Rifâî, Unkapanı Yeşil Tulumba civarında kurduğu dergâhla İstanbul Rifâîliğinin İzzeddînî aktarımında önemli bir mekân halkası oluşturmuştur.
Şeyh Cemâlî Cemâleddin er-Rifâî
1969'da Prizren Rifâî Dergâhı postuna geçen Cemâlî Cemâleddin, Balkan tekkelerinin korunması için 38 şeyhten oluşan bir meclise başkanlık etti.
Şeyh Hayrullah Tâceddin Efendi
Hayrullah Tâceddin Efendi (d. 1883), Üsküdar Rifâî Dergâhı meşihatını genç yaşta devralan; medrese tahsili, eserleri, şiirleri ve Hüdâyî Âsitânesi zâkirbaşılığıyla tanınan Rifâî şeyhidir.
Şeyh Mûsâ Muslihiddin er-Rifâî
Seyyid Mustafa Muhyiddin'in halifesi Mûsâ Muslihiddin, 1870'te Yakova'da dergâh kurarak Rifâî-İzzeddînî hattını Balkanlar'da kalıcılaştırdı.
Şeyh Sâdık Rifâî Efendi
Şeyh Sâdık Rifâî Efendi, Şeyh Yâsîn eş-Şâmî’nin üç İstanbul halifesinden biri; Aksaray’daki Alaca Mescid civarında kurduğu dergâh büyük yangında ortadan kalkan Rifâî şeyhidir. 26 Ocak 1812’de vefat etmiştir.
Faide
Feyz, marifet. Bkz. Fevâit. Fail-i hakiki Gerçek fail, Allah. Bkz. Tevhit. Fakd (453) 1. Kaybolma, yitme, yok olma. 2. tas. Vecd halindeki sâlikin hissini ve duyarlılığını yitirmesi. Buna fakd-i his veya fikdan-1 his adı verilir. Safi fakd ile vecd (arayış ile buluş) arasında yaşar. Rabb'ini bulunca kalbini, kalbini bulunca Rabb'ini yitirir.
Ma'nevî Fâide
Rûha, kalbe ve gönüle âit fâide. Oruç, insanlara hem maddî, hem de mânevî faydalar sağlar. Bütün bir sene çeşitli yemekleri eritmek için, yorulan insan mîdesi ve bağırsakları, senede bir ay dinlenerek sağlığını korumuş olur. Bu, orucun maddî faydasıdır. Mânevî faydası da şudur: Oruç tutan insan, aç kalmış bir insanın çektiği ızdırâbı, bizzat hissederek, fakir insanlara yardım etmek ihtiyâcını duyar. Bu da insanların, birbirlerine yardım etmelerine sebeb olur. (Hayri Aytepe)
Sayfalar 17–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · Inned-diyne indallâh-il-islâm Al-i-Imran: 19 Allah katında makbul olan din, Islâmdır. Yüz suhuf, dört kitap, Hazret-i Adem'den beri gelen bütün Enbiyânın talimini ve neş'esini, kul
Sayfalar 35–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · tahhar olan âşıkı sadıklar! Eğer Allah ve Resûlüne iyman edip, Allah ve Resûlünü her şeyimizden ziyade severek îymanımızı kemale eriştirdi isek, hak yolunda da herşeyimizi fedaya h
Sayfalar 57–65
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞAD ONIKINCİ DERS MÜNDERECAT: Ramazana ait mev'ize, âyeti kerime ve hadisi şerifler, meâlleri ile; Oruç ve teravihin faziletiyle verilen ilâhi ecirler ve insanlara ibret verecek
Sayfalar 66–72
Muzaffer Ozak Külliyatı · Halbuki, biz; «Allah'a iyman» ve «Ona ibadet etmek için» halk olunduk. Onu bilen ve ona ibadet kılana, ebedi bir hayat verilir ki, ölümü yok; bir mülk verilir ki, zevali yok, bir g
Sayfalar 73–78
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded
Sayfalar 79–83
Muzaffer Ozak Külliyatı · Resûl aleyhisselâmın son günlerinde idi. Hazreti Bilal'e, bütün eshabın ve ensarın Mescidi nebeviyede toplanmalarını emr eylediler. Hazreti Bilâl radiyallahu anh, nâsı Mescide topl
Sayfalar 94–100
Muzaffer Ozak Külliyatı · cak mahkûma veya kesilecek kurbana ikrâm çoğalır, ama ansızın bıçak boğazına, ip de boynuna geçiverir. Bunların durumları bu misale benzer. Dikkatle oku tekrar tekrar oku. Allah si
Sayfalar 104–110
Muzaffer Ozak Külliyatı · verip, duyma nasibi olanlar hemen bu islâm gemisine iltica eylemede. Bu geminin ipi Kur'an, merdiveni ise âmâli-sâlihadır. Bu misali, sizlere anlatmak için söyledim. Allah celle di
Sayfalar 128–133
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ben sana şartımı söyledim ve sen de kabul ettin. Zannetme ki ben ilmin başının sabır olduğunu sana şu anda ögretmiş vaziyetteyim. Bilâkis, bunu sana öğretmeye tâ bir sene evvelinde
Sayfalar 164–169
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapanlar; ana-babaya âsi olanlarla, kinci olanlar müstesna. Buğz sahibi kimseler, üç günden ziyade mü'min kardeşiyle dargın duranlar bu gece afvı ilâhiyyeye nail olamazlar. Ey âşık
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün
Sayfalar 208–215
Muzaffer Ozak Külliyatı · miz bizim de hanelerimizin harap olmasına, ölmüş bir insanın evini eşyasını almamız bizim de ölümümüzden sonra eşyalarımızın dağılmasına alâmet olduğunu unutmamalıyız. O ne ibret a