ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
23 sonuç · toplam 23 · “Cehalet” · 1/1
01Cehalet
(4 (جها Bilgisizlik. tas. Yıllarca resmi ve zahiri ilimleri tahsil etmiş olsa bile gerçekleri kavrama yeteneğinden uzak bulunan gönül. Marifete nur-i ilim dendiği gibi anlayışsız kalbe de zulmet-i cehalet denir (sr).
Hayat
Yaşama, zindegi. 2. tas. Sâliki dünya bağlarından ve nefsani arzulardan koparan kutsal ve ilâhî nurun tecelli etmesi, “Hayat, ölümdedir” (sr 489), yani kalbin hayatta olması için nefsin ölmesi gerekir. Cüneyd, tasavvufu “Hakk'ın seni senden…
Tehzib
(تهذ يب) Düzeltme, halis hale getirme, islah etme. tas. İlmi ve ameli, bunlara yakışmayan şeylerden arındırmak, hem bilgi, hem davranış yönünden temiz ve pak olmak; ilmi cehaletten, ameli riyadan arındırmak. Adetle ibadet olmaz. Âdet ikinci…
Telvin - Temkin
(تلو ين - تمكيه) 1, Boyama, renklilik. 2. tas. a Talep ve istikamet yolunu araştırma makamı (cr) telvin, istikamet üzere karar kılma ve iyice yerleşme makamı ise temkin'dir. b Kul yolda olduğu sürece, bir halden diğerine geçtiğinden telvin…
cerh ve ta'dîl
Hadis biliminin en önemli konularmdan olup sahih hadis ile zayıf hadisi ayırt etme işine verilen ad ve bu konuyu araştıran bilim dalı. Bu sorunu râviler “metâ'in-i aşere” [on kusur) veya “ta'n sebepleri” olarak on kusurda incelemişlerdir. K…
Münâzea
Çekişme, anlaşmazlık. Mü'min beş güçlük arasındadır. Karşısındaki mü'min olur, kendisine hased eder (çekemez) ; münâfık (inanmadığı hâlde müslüman görünen) olur, buğz eder; kâfir olursa kendisi ile savaşır; şeytan ise onu saptırmaya uğraşır…
Neşr
1.Âhirette, ölülerin diriltilip, hesâbları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet'e ve cehennemliklerin Cehennem'e dağılmaları. (Bkz. Haşr) Resûlullah efendimizin; kabir ve kıyâmet hâllerinden, haşrdan (ölülerin kabirlerinden kalktıktan s…
Hiddet
Öfke, kızgınlık. (Bkz. Gadab) Bütün kötülüklerin anahtarı hiddettir. (Ca'fer bin Muhammed Firyâbî) Kibir; hiddet ve cehâletten doğar. (S. Abdülhakîm Arvâsî) İslâmiyet'ten, kitaptan olmayıp da, kendi kafasından çıkarıp, sert, hiddetli vâz ve…
Şems Sûresi
Kur'ân-ı kerîmin doksan birinci sûresi. Şems sûresi Mekke'de nâzil oldu (indi). On beş âyet-i kerîmedir. Birinci âyette geçen ve güneş mânâsına gelen şems kelimesi sûreye isim olmuştur. Sûrede; Allahü teâlânın insan nefsine iyilik ve kötülü…
İstinbât
Kur'ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş hükümleri, bilgileri, açıkça bildirilenlere benzeterek, meydana çıkarmak. Eshâb-ı kirâmdan radıyallahü anhüm ecmaîn sonra gelen müctehidlerin en büyüğü İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'dir…
Abdu’l-Bâ’is
El-Bâ’is, ölümden sonra dirilten demekter. Nefsinin, sıfat, hevâ ve heveslerini iradî ölümle (nefis terbiyesi ile) nihayete erdirdikten sonra, Allah’ın, kalbini hakikî hayatla dirilttiği kişidir, işte Allah, bu kulu, el-Bâ’is isminin mazhar…
Umum-Husûs
Arapça, genel-özel anlamında iki kelime. Tasavvuf erbabı umum ve husus konusuna özen gösteregelmişlerdir. Çoğunluğa, toplu özellikler arzetmeleri nedeniyle ehl-i umum derken, herkesten farklı birtakım inceliklere özen gösterenlere de, ehl-i…
Müsteşrik
Doğu memleketlerini, din, dil ve târihleri başta olmak üzere her yönden araştırıp tesbite çalışan batılı ilim adamı. Garplı bilgin, oryantalist, şarkiyâtçı. Meşhûr İngiliz müsteşriki George Sale, Kur'ân-ı kerîmi İngilizce'ye tercüme ettiği…
Cehl (cehil)
İlimsizlik, bilgisizlik, dînî bilgilerden haberi olmamak. (Bkz. Cehâlet)
Dünyâ Hırsı
Dünyâya lüzûmundan fazla meyletmek. Şiddetli mal, mülk arzusu, isteği. On şey insana zarar verir: 1) Terbiye azlığı, 2) Cehâlet çokluğu, 3) Halktan nîmet beklemek, 4) Şehvet azgınlığı, nefis kudurgunluğu, 5) Baş olma sevdası, 6) Dünyâ hırsı…
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
Sayfalar 110–115
Muzaffer Ozak Külliyatı · dir. Dünya zorluğu mukabilinde, dünya ve âhiret kolaylığını ihsan buyurur. Hastalık karşılığı sıhhat ve âfiyyet veya günaha kefaret yahut derecâta nailiyyet kolaylığı verilir. Küfü
Sayfalar 218–224
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ab-ı rûy-i Habib-i ekrem için, Kerbelâ'da dökülen dem için, Şeb-i firkatte ağlayan göz için, Râh-i aşkında sürülen yüz için, Eyle yâ Rab!.. lûtfunu hem-râh... Bakma yâ Rab!.. bizim
Sayfalar 288–294
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allahu tealâ'ya ve onun rızasına talip olan ehl-i aşkın kemâli ise; iymanda, islâmda ve Kur'andadır. Gözleri parada pulda değil, Allahu tealâ'ya kul olmaktadır. Sözleri, hak ve hak
Sayfalar 378–385
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Ey Nebiyyi zişânım!.. Biz, seni kendilerine gönderildiğin insanların tasdik veya yalanlamalarına şahit, iyman edenleri cennetle müjdeleyici, yalanlayanları cehennemle korkutucu ve
Sayfalar 431–437
Muzaffer Ozak Külliyatı · rid olan bu haber, bir öğünme vesilesi değildir. Dünya âleminde iken Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin kadr-ü kıymetini bilemeyenler, onun NIMETULLAH olduğunu akıl edemeyenl
Sayfalar 493–499
Muzaffer Ozak Külliyatı · — «Ey sebeb-i hılkat-i kâ'inat olan Resûller Resûlü!.. Ey Habibim ve kalb-i selimim Ahmed!.. Resûl-ü emcedim yâ Muhammed!.. Âlemlerin Rabbi olan ve seni âlemlere rahmet olmak üzere
Sayfalar 508–514
Muzaffer Ozak Külliyatı · Rahman efendimiz hazretlerine taraf-ı ilâhiden nübüvvetlerini açıklamaları emr-i sübhanisi geldi ve âlemlerin Rabbinden velâyet sıfatı ile telâkki eyledikleri emirleri ve hükümleri