Köken ve kullanım
i. ar.
جها
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
(4 (جها
- Bilgisizlik.
- tas. Yıllarca resmi ve zahiri ilimleri tahsil etmiş olsa bile gerçekleri kavrama yeteneğinden uzak bulunan gönül. Marifete nur-i ilim dendiği gibi anlayışsız kalbe de zulmet-i cehalet denir (sr).
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
- Bilgisizlik, kibir, bozgunculuk gibi anlamlar içeren ahlâk terimi. Kur’ân-ı Kerîm’de dört ayette bu söz aynen geçerken yirmi ayette de bunun türevleri yer almaktadır. Özellikle, “Bakara suresi” (2)nin 273. ayetinde ve “Hucurât suresi” (49)nin altıncı ayetinde, “Bilmeme ve iyi tanımama.” anlamında kullanılmıştır. Aynca şu ayetlerde de farklı kavramlar ile karşı karşıya kalmaktayız: “Bakara suresi” (2)nin 67. ayetinde, “alay etmek, küçümsemek’, “Âl-i İmrân suresi” (3)nin 154. ayetinde “Allah hakkında kötü zanda bulunmak”, “Nisâ suresi” (4)nin 17. ayetinde “günaha götüren eylemlerde bulunmak.”, “A'râf suresi” (7)nin 138. ayetinde “şirke ve küfre dalmak’, “Hûd suresi” (ll)nin 29. ayetinde “yoksulları küçük görmek’. Hadislerde de bu söz ile birlikte bundan türeyen pek çok sözün zikredilmesi, bilgisizlik ve dolayısıyla cehalet konusunda Hz. Peygamber’in de titizlikle durduğunu ifade etmektedir. 2. Hadis biliminde bir ravînin bilmediği veya duymadığı bir hadisi rivayet etmesi konusu ile ilgili hadis terimi. 3. Dinî hükümleri bilmeme, hukukî işlerde yapılan işlemlerin bilinmezliği anlamında fıkıh teri c mi.
- Hadis biliminde bir ravînin bilmediği veya duymadığı bir hadisi rivayet etmesi konusu ile ilgili hadis terimi. 3. Dinî hükümleri bilmeme, hukukî işlerde yapılan işlemlerin bilinmezliği anlamında fıkıh teri c mi.
- Dinî hükümleri bilmeme, hukukî işlerde yapılan işlemlerin bilinmezliği anlamında fıkıh teri c mi.
Dinî Terimler Sözlüğü
Bilmeme, bilgisizlik. Din bilgilerini bilmeme. Câhillik.
Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki:
Âyetlerimize îmân edenler sana geldiği zaman şöyle de: "Allah'ın selâmı üzerinize olsun. Rabbiniz, size rahmet ve merhamet vaad buyurdu. Öyle ki, içinizden kim cehâletle bir fenâlık yapmış da arkasından tövbe edip (hâlini) düzeltmişse (Allah'ın ona mağfireti vardır.) Muhakkak ki Allah, Gafûr'dur, Rahîm'dir. (En'âm sûresi: 54)
Cehâletten daha şiddetli bir fakîrlik yoktur. (Hadîs-i şerîf-Nisâb-ül-Ahbâr) Bilmediklerinizi sorunuz. Cehâletin ilâcı süâldir (yâni soru sorup öğrenmektir). (Hadîs-i şerîf-Sünen-i Ebû Dâvûd)
Dârü'l-İslâm'da, İslâm memleketinde bulunan bir kimsenin meselâ namazın ve orucun farz, içki, kumar ve zinânın haram olduğu konusundaki cehâleti mâzeret kabul edilmez. (İbn-i Âbidîn)
Câhil, cehâletinden dolayı mâzur sayılsaydı, cehâlet ilimden üstün olurdu. (İmâm-ı Şâfiî)
On şey insanın varlığını öldürür: 1) Terbiye azlığı, 2)Cehâlet çokluğu, 3) Halktan nîmet beklemek, 4)Şehvet azgınlığı, nefis kudurganlığı, 5) Baş olma sevdası, 6)Dünyâya düşkün olmak, 7) Nefisle dostluk kurmak, 8)Çok yemek, 9) Çok uyumak, 10) Kabalık sertlik yapmak. (Bâyezîd-i Bistâmî)
Kişiye ilim olarak Allahü teâlâdan korkması, cehâlet olarak ucub, kendini, yaptığı ibâdetleri, iyilikleri beğenerek bunlarla övünmesi yetişir. Ucb artınca ahmaklık hâlini alır.İnsanın kendi ayıplarını görmesine mâni olur. (Mâcid-ül-Kürdî)