ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
39 sonuç · “Akabe”
01Kādiriyye-i Nakşibendiyye
Şeyh Ahmed Hatîb Sambasî’nin XIX. yüzyıl Mekke’sinde Kādirî cehrî zikir ile Nakşibendî hafî zikir, râbıta ve murakabe usullerini müşterek bir terbiye düzeninde buluşturduğu; halifeleriyle Nusantara’ya yayılan çoklu nispetli yol.
Dâvûd et-Tâî
Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Hâce Alâeddin Attâr
Alâeddin Attâr (ö. 802/1400), Bahâeddin Nakşibend’in damadı ve doğrudan halifesi; hafî zikir, murakabe ve sohbet terbiyesini ilk Nakşibendî kuşağa taşıyan Buharalı şeyhtir.
Hacı Muhammed Zihni Efendi
Hacı Muhammed Zihni Efendi müşarünileyh ( Necib Efen di)'in ehass-ı müridanındandır. Göz yaşlarımla yazdım wrlh-i irtihiılin Zihni Efendi buldu vahdet-sarli-yı vislıli (JL,.. J ı,SI_,... 0.J..>. J ı.S...ly. ı,S...1.:.i \ .)) = ( 1 332/1 914) Tercüme-i hali sfür asarda mükemmelen yazılmıştır. Suret-i intisablarına müteallık vak'a ber-vech-i atidir: Zihni…
Akabe
Yokuş, engel, sarp yerlerden geçen daracık ve tehlikeli yol, barikat. tas, Hakk’a giden yolda karşılaşılan zorluklar ve aşılması gereken engeller. İbrahim Ethem, salihlerin derecesine ulaşmak için şu altı engeli aşmanın şart olduğunu belirtmiştir: refah kapısını kapat, sıkıntı kapısını aç; izzet kapısını kapat, zillet kapısını aç; gevşeklik kapısını kapat, gayret kapısını aç; uyku kapısını kapat, uykusuz kalma kapısını aç; zenginlik kapısını kapat, fakirlik kapısını aç; uzun ömür sürme emeli kapısını kapat, derhal ölüme hazırlanma kapısını aç. Diğer süfilerin de kendilerine göre söz konusu ettikleri akabeler vardır.
Murakabe
1, Denetleme, gözetleme; dikkati belli bir noktaya toplama. 2. tas. a Kulun, ‘Hak, bütün hal ve hareketlerime vakaftir’ şeklinde bir şuur ve idrak içinde olması (cr). b Kalbi, ona zarar veren şeylerden korumak, ‘Allah her an beni görüyor, kalbime bakıyor, anlayışı içinde olmak. c Feyz beklemek. Cüneyd “Sâlik, içinde fare bulunan deliği bekleyen kendinin dikkatiyle feyz beklemelidir,” demiştir. Sürekli murakabe, Nakşbendiyenin esaslarındandır. Mevlevilerde diz üstü oturarak ve gözleri yumarak kalbe yönelmek, içe dönmek, buradan mâsivâyı çıkarmaya çalışmak, şeyhin yüzünü göz önüne getirip ondan feyz beklemek (rabıta); Melami-Hamzevilerde buna gönül beklemek denir. Kaynak işaretleri Basılı sözlükte bu açıklama için MHN 85 kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.
Kûfe
Kûfe · Irak · Ebû Hanîfe'nin yanında uzun yıllar hadis ve fıkıh okuduğu, sonra evine kapanıp zühde çekildiği ve harap evinde Kur'an okurken vefat ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Fırat nehri
Kûfe civarı · Irak · Kitaplarını atarak zühd ve ibadete çekildiği nehir. Konum Kûfe hizasındaki yatağa göre yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Bağdat
Bağdat · Irak · En tanınmış müridi Ma'rûf-i Kerhî'nin yaşadığı ve silsilenin devam ettiği şehir; İmam Ebû Yûsuf'un delâletiyle tanıştığı Hârûnürreşîd'in de başşehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Hârizm
Hârizm · Attâr'ın şeyhinin emriyle seyahat ettiği ve Nakşibendiyye'nin onun vasıtasıyla ulaştığı yer. Attâr'ın ailesi de Hârizm'den Buhara'ya göç etmiş bir tüccar ailesidir. İlişkili kişi dosyası Hâce Alâeddin Attâr : Alâeddin Attâr (ö. 802/1400), Bahâeddin Nakşibend’in damadı ve doğrudan halifesi; hafî zikir, murakabe ve sohbet terbiyesini ilk Nakşibendî kuşağa taşıyan Buharalı şeyhtir.
Basra
Basra · Irak · Silsilede kendisinden önce gelen Habîb el-Acemî'nin ve Hasan-ı Basrî'nin şehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Mekke (Harem-i şerif)
Mekke · Suudi Arabistan · Yaklaşık iki buçuk yıl kaldığı, tavaf ve murakabe hâlinde el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye'nin kendisine ilham edilmeye başlandığı şehir; Tâcü'r-resâil'i de burada topladı, ikinci evliliğini burada yaptı. İlişkili kişi dosyası Muhyiddin İbnü'l-Arabî : Muhyiddin İbnü'l-Arabî (1165–1240), Endülüs'ten Mağrib, Hicaz, Anadolu ve Şam'a uzanan hayatı; el-Fütûhâtü'l-Mekkiyye ile Fusûsü'l-hikem'i ve tasavvuf düşüncesindeki geniş tesiriyle tanınan sûfî müelliftir.
Akabe (Eyle) yakınları
Akabe · Ürdün · Muhibbî'ye dayanan kayda göre Lekānî hac dönüşü Akabe (Eyle) yakınlarında vefat etmiş ve öldüğü yerde defnedilmiştir . Kaynak kesin bir mevki tarif etmediği için nokta Akabe şehrini yaklaşık olarak işaret eder.
Gayda köyü
Hizan, Bitlis · Türkiye · İrşad faaliyetinin ve son yıllarının merkezi. Talebeleriyle sohbet, teveccüh ve murakabe meclisleri burada kuruldu; Abdurrahmân Tâhî'nin (Tâgî) intisabı, oğlu Behâeddîn'e yaptığı vasiyet ve vefatı öncesindeki hastalık günleri kaynakta bu çevrede anlatılır. Köyün konumu kaynakta tarif edilmediği için koordinat verilmemiştir.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Görüştüğü kimseler arasında sayılan Ca'fer es-Sâdık'ın şehri. İlişkili kişi dosyası Dâvûd et-Tâî : Ebû Süleyman Dâvûd b. Nusayr et-Tâî, Ebû Hanîfe’nin çevresinde fıkıh ve hadis tahsil ettikten sonra zühd, murakabe ve mürüvvet merkezli bir hayatı seçen; Ma‘rûf-i Kerhî üzerinden klasik tasavvuf silsilelerini etkileyen Kûfeli âlim ve zâhiddir.
Avârifü’l-maârif nasıl okunmalı?
63 bölümlük klasiğin kavram, kurum ve gündelik âdâb katmanlarını birbirine bağlayan kapsamlı okuma rehberi.
Sühreverdî terbiyesinde şeyh, mürid, sohbet ve ribat
Tasavvuf eğitimini kişi kültüne indirgemeden, sorumluluklar ve kurumsal mekân üzerinden açıklayan bir inceleme.
Kadirî Âdâb ve Sülûk Haritası
Sohbetten halvete eğitim. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Nehrî Kolunda Tasavvufî Eğitim
Vird, sohbet, rabıta, teveccüh ve hatm-i hâcegân. Mehmet Saki Çakır'ın doktora tezinden hazırlanmış özgün editoryal dosya.
Hasan-ı Basrî: Zâhid, Âlim ve Öncü Sûfî
Kurumsal kuruculuk yerine ahlâkî ve tarihî öncülük. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Hasan-ı Basrî'nin Zühd ve Hüzün Anlayışı
Dünyayı terk etmekten kalbi korumaya. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Muhasebe, Murakabe ve Amel Bilgisi
Bilginin ahlâka dönüşmesi. Tezin bütün ilgili bölümleri karşılaştırılarak hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
Darende Hâlidîliği ve Osman Hulûsi Efendi
İhramcızâde'den Darende'ye irşad, ritüel ve hizmet ağı. Yeni OCR kaynaklarının sayfa ve başlık denetimiyle hazırlandı.
Nurlar, Renkler ve Müşâhede Öğretisi
Kübrevî tecrübe dilinde görüntü, hâtır, latife ve ahlâkî dönüşüm. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
El-Uṣûlü'l-aşere: On Esas
Necmeddîn-i Kübrâ'nın kısa fakat yoğun seyrüsülûk rehberi. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
Zühdden Tarikata: Tasavvufun Tarihî Dönemleri
İlk zâhid çevrelerinden tasavvuf dilinin teşekkülüne ve XII. yüzyıl sonrasında kurumsal yolların yaygınlaşmasına uzanan tarih çizgisi
Ahmed el-Bedevî'nin Vasiyetleri ve Bedevî Âdâbı
Kur'an ve Sünnet Vasiyetlerin ilk ilkesi dinî hayatı Kur'an ve Sünnet ölçüsünde sürdürmektir. Tarikat alâmetleri bu ahlâkî omurganın yerine geçmez. İbadet ve zikir Gece namazı, kalbin Allah'ı anması, murakabe ve tefekkür vurgulanır. Daha sonraki Bedevî çevrelerinde cehrî, ayakta ve oturarak yapılan toplu zikir biçimler
Sayfalar 11–17
Muzaffer Ozak Külliyatı · Aleyküm bis-sünneti ve sünneti hulefâ-ir-râşidiyn. (Sünnetim üzere ve rüşt sahibi halifelerimin sünnetleri üzerine olunuz.) Hadis-i şerifi buna delâlet etmektedir. Resûl-ü zişâna h
Sayfalar 18–25
Muzaffer Ozak Külliyatı · (YA GAFURU ism-i celilini, hummaya ve başağrısına uğrayanlarla, gam ve keder içinde bulunanlar devamlı okurlarsa kurtulurlar.) 3EJE3, Eş Şekûrü Celle Şanühu Kendi rızâsı için yapıl
Sayfalar 23–28
Muzaffer Ozak Külliyatı · bağlayıp, bıçağı onun körpe gerdanına nasıl vuracaksın? Bu güle, oynaya giden yavrunun sence hiçbir değeri yok mu?» dediğinde hak nebi, Allahın Halili, Iblise hitaben şöyle söyledi
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · -- Yâ Resûl.. Benim dostlarım da on sınıf kimsedir: Birincisi, zâlim hükümdar ve beylerdir, halkın üzerine âmir olanlardır. Ikinci dostlarım, kibirlilerdir. Üçüncüsü, zâlimlere uşa
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen
Sayfalar 84–89
Muzaffer Ozak Külliyatı · zamanlar, o da bizim gibi yiyor, içiyor, gezip dolaşıyor, aglıyor, gülüyor, üzülüyor ve seviniyordu. Bir tahta kurusu veya sivrisinek çıksa, tedirgin oluyor, yün veya pamuk döşekle
Sayfalar 106–111
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle bir âlem açılır ki, bu âlemi seyr-ü temaşa ederken ölüm acısını duymazlar. Zira, âşıklara ölüm bâbında vuslât-ı cemal, hayatlarında ise makam-ı kemal vardır. Bunun için, mü'mi
Sayfalar 163–168
Muzaffer Ozak Külliyatı · RÜFA'I EVRÂD-I-ŞERIFI ŞERHI VE TERCEMESI Rahman ve Rahiym olan Allahu teâlânın ismiyle başla- De ki: (0 Allahu teâlâ birdir, büyüklük onda nihayet bulmuştur. Dâ'im ve bâkidir. Her
Sayfalar 169–175
Muzaffer Ozak Külliyatı · le ya erham-er-râhimiyn.. Ehl-i-beyt-i Mustafa hürmetine, rahmet ve bereketinle bizleri islâh eyle ey ulu Allah! Ey Ehl-i-beyt! Allahu teâlâ, sizden bütün kirlilikleri (Günalları)
Sayfalar 235–242
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık, ey hak ve hakikate talip!... Bilmiş ol ki, insanlar dört kısımdırlar: 1. Insan-1 hayvani (yani, insan suretindeki hayvan demektir.) Insan-1 şeytani (Yani, insan su
Sayfalar 289–299
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kevkeben dürriyen şemsen mudiyyen kameren nuriyyen nurâniyyen beşiren neziren sirâcen müniren sallallahu aleyhi ve alâ âlihi ve evlâdihi ve ashabihi ve ezvâcihi ve etba'ihi ve hule