ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
143 sonuç · toplam 143 · “Akçe” · 1/6
01Anadolu Abdalları Çevresi
Bektaşiyye'nin teşekkülünden önce ve sırasında Hacı Bektâş hafızasına bağlanan gezgin derviş, zâviye ve ocak çevreleri.
Füyûzî Mehmed Efendi
Füyûzî Mehmed Efendi (ö. 1135/1723), kırk akçeli medreseden Sakız ve Diyarbekir kadılıklarına yükselen; emeklilik yılları çok sayıda arpalık tahsisiyle izlenebilen Osmanlı âlimi ve şairidir.
Şeyh Fethullah Verkânisî
Şeyh Fethullah-ı Verkânisî (1846, Verkanis, Siirt – 21 Cemâziyelevvel 1317 / 1899, Bitlis); Nakşibendî-Hâlidî şeyhi, Abdurrahmân Tâgî'nin en büyük halifesi. Şeyhinin oğlunu kızak çektirerek yetiştirmesi tarikat çevrelerinde tartışılmıştır.
Yazıcı Muhammed Safvetî Efendi
Yazıcı Muhammed Safvetî Efendi (ö. 1778), Yeniçeri yazıcılığını bırakarak Cemâleddin Uşşâkī'ye intisap eden, Edirne ve İstanbul'da irşad eden Uşşâkī şeyhi ve şairdir.
Salâhî ve Nazîrâ’nın manzumeleri
Seyyid Muhammed Cemâleddin-i Uşşâkî · Abdullah Salâhî ile İbrâhim Nazîrâ’nın şiirleri Cemâleddin-i Uşşâkî’nin pîr-i sânî olarak çevresinde nasıl hatırlandığını gösterir.
Ayn
Göz, öz, kaynak, çeşme, halis, mal, zihnin dışındaki varlık. tas, Bir şeyin Allah'ın ilmindeki sureti.
Câni
Ruhi. 2. tas, Hiçbir zaman fani olmayan ve ebediyen baki olan sıfat (tıs). Cârüb-u Ia i. fars (جاروبلا) 1. La süpürgesi. 2. tas. a Bu deyim “varlıklar üzerinde Allah'tan başka etkili olan yoktur” (Lâ müessir fil-vücud ilallah) cümlesine işa…
Cefa
x, Iskence, azap. 2. tas. Sâlikin, gönlünü marifet ve temaşaya kapatması. Sevgilinin vefasızlığı. Bir dil-rübaya düştü gönül mubtelâsı çok Aşkın safası yok değil amma cefası çok Ş. Yahya Cefâ vu cevr ile mu'tadem onlarsız nolur halim Cefâsı…
Cezbe
بة) +>) 1, Celbetme, çekme, 2. tas. Allah'a koşmak. İlahi inayetin gereği | olarak Cenab-ı Hakk'ın, kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine çekmesi ve yaklaştırması (x1). C…
Çehar-yâr-i güzin
Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi k…
Heyamân
Şaşkınlık, hayret. tas. Coşkun varlık denizinde ve ilâhî tecelli nurlarının pırıltılarında hayrete düşmek, kendinden geçmek ve mahvolmak, cem makamında istiğrak halinde olmak.
Mebna-i tasavvuf
ف) yar el) 7, Tasavvufun temeli. 2, tas. Fakirlik ve ihtiyaç haline sımsıkı sarılmak, cömert ve diğerkâm olma halini gerçekleştirmek, teşebbüs | ve iradeyi terk (: Kİ). Mecâli-i külliye (4.15 «J lees) Varlığın genel tecelli yerleri, tecelli…
Nakip
Şeyhin yardımcısı olan en kıdemli mürit. Bkz. Nükeba, Allah ki mücid-i cihandır Her türlü nikabtan iyandır M. Naci Nâkus i ar. (95 b) r. Can, 2, tas. a Cem makamı. b Sâlikin tevbe edip ibadete ve zühde yönelmesini sağlayan bir uyanış (intib…
Riyazet
5) İdman, eğitme, terbiye ve ıslah etme, boyun eğdirme, çekici ama zararlı şeylerden uzak kalmaya, zor ama faydalı şeyleri yapmaya kendini alıştırma. Süfiler az yemeye, az konuşmaya az uyumaya, yalnız kalmaya, sürekli zikr ve tefekkür etmey…
Takva
ği) Korkma, endişelenme, kaygılanma; dikkatli davranma, sakınma, korunma. tas. a Allah’a boyun eğerek azabından sakınmak, cezayı gerektiren davranışlardan nefsi uzaklaştırmak suretiyle korunmak (cr). b Takva, insanın, kendisini Allah'tan uz…
Vav
لت Ey oğul! İlim, edep öğren, her zaman takva üzere bulun, atalarının ardından Sit, sünnilikten ayrılma, Jikih, hadis oku, câhil süfiden uzak dur. (KRE 27; GEV; MV) Süfilerin, vefat etmek üzereyken verdikleri öğürlere de vasiyet denilir. Va…
ecir, -ri
ecir, -ri a. [< Ar.ecr] Bir iş karşılığmda verilen şey, karşılık, ücret, sevap. Kur’ân-ı Kerîm’de teklik ve çokluk biçimleriyle yüz beş ayette, bazen mükâfat, bazen de ceza karşılığmda yer almaktadır. Bir ayette ise (Nisa suresi, 4 / 24) “m…
cenîn
Anne karnındaki çocuk. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Necm suresi” nde aynı anlamda geçmekte, hadislerde de buna benzer bilgiler verilmektedir. İslâm hukukunda ise cenin doğuncaya kadar anneye bağlı telâkki edilmiş; ancak ceninin oluşumundan so…
tenzîhen mekrûh
tenzîhen mekrûh a. Yapılmaması, yapılmasmdan daha iyi olan iş ve davranışlar. Bu tür fiil ve davranışları yapmak ceza veya kmama gerektirmemektedir. Söz gelişi, cemaat içinde soğan veya sarımsak yemiş olarak bulunmak, ikindi namazından kera…
hat, -ttı
îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abb…
Rûh-ı ilâhî
İlâhî emre nispet edilen ruh. İnsandaki hayat ve idrak cevherini anlatır; Allah’ın zâtından ayrılmış bir parça anlamına gelmez.
bedel-i rakabe
Fıkıh usulünde, bir kölenin özgürlüğüne kavuşabilmesi için kendi kıymeti mukabilinde vermeyi kabul ettiği azatlık akçesi, bk. bedel-i kitâbe
hadd-i bagy
fık. Devlete karşı isyan hareketine katılan kimseye uygulanacak ceza
zü’l-celâl
720 zü’l-celâl a. (JıUljj) Celâl sahibi anlamında Allah’a nispet edilen bir Kur’ân terimi. Zü-l-celâl ve’l-İkrâm a. Çl>^i j ıb^ljj) [Ar.] “Ululuk sahibi olan Allah.” anlamında olan bu söz, “esmâ'ü’lhüsnâ” (Allah’ın güzel istmleri)dan olup A…