Ara
Menü

TASAVVUF SÖZLÜĞÜ

ذ

Çehar-yâr-i güzin

جها ريا ركز ين

جها ريا ركز ين

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

Ik dort halife, hulefa-i raşidin. Kasr-ı şer'inde Ebu Bekr u Ömer ol Şâhın Dahi Osmân u Ali oldular erkân-ı bina Biri sıdk ile, biri adl ile bihemtâdır Biri hilm ile, biri ilm ile ferdu yektâ Biri bahr-i atâdır, birisi kulzum-i dâd Birisi kan-i hayadır, birisi genc-i sehâ Nazim Cehre/Cihre i. fars. (جهره)

  1. Yüz, sima, didar. 2. taş Keyfiyeti bilinen ve hakkındaki bilgilerin kalıcı olduğu tecelliler (us). Sâlik Baybet halindeyken vaki olan Hakk'ın tecellileri (sr). Cehre-i gülgün (4 Sus (جهره' 1. Gul Yüz. 2. tas. Kemal sahibi ariflerin gönüllerinde ışıldayan mutlak tecelliler (sr). Sâlikin rüyada veya kendinden Sectigi sırada gördüğü ancak maddi âlemde görülmeyen tecelliler (is), Celebi (orb) 1. Nazik, efendi, edepli. 2. tas. Mevlevilere gore Mevlana soyundan gelen, Bektasilere Böreyse pir soyundan gelen. Çerağ/Çirağ/Çırağ i. fars. (جراغ) 1, Çıra, ışık. 2. tas. a Nur, marifet, b Bektaşilerde bazı gülbang ve tercümanlar; örn. Tercüman-ı Çerağ'da Nur Suresinin 34, ayeti ve başka tercüman çerağları okunur. Gülbang-ı çerağ şöyle başlar: “Allah Allah akşamlar hayr ola, hayırlar feth, şerler def ola.” Kapı delilinin çerağı da soyledir: “Allah dost, Hak dost, erenler; asiklar, sadıklar ve sâkinân-ı ayin-i cem aşkına, Hü eyvallah!” (4m 281, 285, 288), Gel vücudun âteş-i aşk-ı Habibullah'a yak Çeşm-i kalbi ol Ziyâdan feth edip Mevlâ'ya bak Sinen içre nür-i zikr ile uyandır bir çırağ Ol çırağın şu'lesiyle görüne didâr-ı Hak Zekâi Efendi Nâr-ı gam nür-i safâ hep bir çerâğın pertevi Cesm-i irfan ile baksan arada bigâne yok Ah
  2. Gul Yüz. 2. tas. Kemal sahibi ariflerin gönüllerinde ışıldayan mutlak tecelliler (sr). Sâlikin rüyada veya kendinden Sectigi sırada gördüğü ancak maddi âlemde görülmeyen tecelliler (is), Celebi (orb) 1. Nazik, efendi, edepli. 2. tas. Mevlevilere gore Mevlana soyundan gelen, Bektasilere Böreyse pir soyundan gelen. Çerağ/Çirağ/Çırağ i. fars. (جراغ) 1, Çıra, ışık. 2. tas. a Nur, marifet, b Bektaşilerde bazı gülbang ve tercümanlar; örn. Tercüman-ı Çerağ'da Nur Suresinin 34, ayeti ve başka tercüman çerağları okunur. Gülbang-ı çerağ şöyle başlar: “Allah Allah akşamlar hayr ola, hayırlar feth, şerler def ola.” Kapı delilinin çerağı da soyledir: “Allah dost, Hak dost, erenler; asiklar, sadıklar ve sâkinân-ı ayin-i cem aşkına, Hü eyvallah!” (4m 281, 285, 288), Gel vücudun âteş-i aşk-ı Habibullah'a yak Çeşm-i kalbi ol Ziyâdan feth edip Mevlâ'ya bak Sinen içre nür-i zikr ile uyandır bir çırağ Ol çırağın şu'lesiyle görüne didâr-ı Hak Zekâi Efendi Nâr-ı gam nür-i safâ hep bir çerâğın pertevi Cesm-i irfan ile baksan arada bigâne yok Ah
  3. Nazik, efendi, edepli. 2. tas. Mevlevilere gore Mevlana soyundan gelen, Bektasilere Böreyse pir soyundan gelen. Çerağ/Çirağ/Çırağ i. fars. (جراغ) 1, Çıra, ışık. 2. tas. a Nur, marifet, b Bektaşilerde bazı gülbang ve tercümanlar; örn. Tercüman-ı Çerağ'da Nur Suresinin 34, ayeti ve başka tercüman çerağları okunur. Gülbang-ı çerağ şöyle başlar: “Allah Allah akşamlar hayr ola, hayırlar feth, şerler def ola.” Kapı delilinin çerağı da soyledir: “Allah dost, Hak dost, erenler; asiklar, sadıklar ve sâkinân-ı ayin-i cem aşkına, Hü eyvallah!” (4m 281, 285, 288), Gel vücudun âteş-i aşk-ı Habibullah'a yak Çeşm-i kalbi ol Ziyâdan feth edip Mevlâ'ya bak Sinen içre nür-i zikr ile uyandır bir çırağ Ol çırağın şu'lesiyle görüne didâr-ı Hak Zekâi Efendi Nâr-ı gam nür-i safâ hep bir çerâğın pertevi Cesm-i irfan ile baksan arada bigâne yok Ah
Sözlüğe dön