Ara
Menü
ذ

hat, -ttı

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-2141
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
303
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abbasî, Fâtımî, Eyyub Memlûk, Selçuklu, İlhanlı, Safev ve Akkoyunlular döneminde geçerek büyük gelişmeler kay detmiş; Osmanlı devleti döne minde ise en parlak dönemin ulaşmıştır. Bu yükselişte pad şahlann bu sanata büyük değe ve önem vermesi, hatta İkinc Bâyezid, Dördüncü Murad, İkin ci Mustafa, Üçüncü Ahmed İkinci Mahmud, Sulta Abdülmecid ile Sultan Reşad’m bizzat bu sanatla uğraşmalar meşk etmeleri ve mükemme 303 hâtem-i sagîr ür yazı örnekleri ortaya koymalan Al bunu en açık örneğidir. Üstelik n Osmanlı döneminde yetişen hat ci sanatı ustalarmın eserleri, büta tün İslâm dünyasında ilgiyle ve n takdirle karşılanmış; hatta bu n konuda, “Kur’ân-ı Kerîm’in ir Hicâz’da nâzil oldu, Mısır’da z okundu, İstanbul’da yazıldı.” veciz sözü, bu sanatın Osmanh döneminde ne denli ilerlediğinin in ve güzel örneklerin verildiğinin an bir ifadesi olmuştur (bk. hüsn-i in hat). üu hatâbe a. [Ar.] Sözüne güvenilir kimselerden işitilen öğütler ile zan ifade eden delillerden uoluşan kıyas anlamında kelâm in terimi. an e hâtem a. Çili.) [Ar.] (ç. b. havâtim) en</p><ol><li>Mühür (bk. mühür). 2. Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.</li><li>Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.</li></ol>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-999
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
303
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abbasî, Fâtımî, Eyyub Memlûk, Selçuklu, İlhanlı, Safev ve Akkoyunlular döneminde geçerek büyük gelişmeler kay detmiş; Osmanlı devleti döne minde ise en parlak dönemin ulaşmıştır. Bu yükselişte pad şahlann bu sanata büyük değe ve önem vermesi, hatta İkinc Bâyezid, Dördüncü Murad, İkin ci Mustafa, Üçüncü Ahmed İkinci Mahmud, Sulta Abdülmecid ile Sultan Reşad’m bizzat bu sanatla uğraşmalar meşk etmeleri ve mükemme 303 hâtem-i sagîr ür yazı örnekleri ortaya koymalan Al bunu en açık örneğidir. Üstelik n Osmanlı döneminde yetişen hat ci sanatı ustalarmın eserleri, büta tün İslâm dünyasında ilgiyle ve n takdirle karşılanmış; hatta bu n konuda, “Kur’ân-ı Kerîm’in ir Hicâz’da nâzil oldu, Mısır’da z okundu, İstanbul’da yazıldı.” veciz sözü, bu sanatın Osmanh döneminde ne denli ilerlediğinin in ve güzel örneklerin verildiğinin an bir ifadesi olmuştur (bk. hüsn-i in hat). üu hatâbe a. [Ar.] Sözüne güvenilir kimselerden işitilen öğütler ile zan ifade eden delillerden uoluşan kıyas anlamında kelâm in terimi. an e hâtem a. Çili.) [Ar.] (ç. b. havâtim) en</p><ol><li>Mühür (bk. mühür). 2. Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.</li><li>Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.</li></ol>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

îslâm’m doğu şu ile birlikte Arap harflerini yazılış sisteminden kaynaklana ve bütün İslâm kültür ve mede niyetinde önemli bir yer edine güzel yazı sanatı için kullanıla bir terim. “Hüsn-i hat” olara da adlandırılan bu yazı sanat Emevî, Abbasî, Fâtımî, Eyyub Memlûk, Selçuklu, İlhanlı, Safev ve Akkoyunlular döneminde geçerek büyük gelişmeler kay detmiş; Osmanlı devleti döne minde ise en parlak dönemin ulaşmıştır. Bu yükselişte pad şahlann bu sanata büyük değe ve önem vermesi, hatta İkinc Bâyezid, Dördüncü Murad, İkin ci Mustafa, Üçüncü Ahmed İkinci Mahmud, Sulta Abdülmecid ile Sultan Reşad’m bizzat bu sanatla uğraşmalar meşk etmeleri ve mükemme 303 hâtem-i sagîr ür yazı örnekleri ortaya koymalan Al bunu en açık örneğidir. Üstelik n Osmanlı döneminde yetişen hat ci sanatı ustalarmın eserleri, büta tün İslâm dünyasında ilgiyle ve n takdirle karşılanmış; hatta bu n konuda, “Kur’ân-ı Kerîm’in ir Hicâz’da nâzil oldu, Mısır’da z okundu, İstanbul’da yazıldı.” veciz sözü, bu sanatın Osmanh döneminde ne denli ilerlediğinin in ve güzel örneklerin verildiğinin an bir ifadesi olmuştur (bk. hüsn-i in hat). üu hatâbe a. [Ar.] Sözüne güvenilir kimselerden işitilen öğütler ile zan ifade eden delillerden uoluşan kıyas anlamında kelâm in terimi. an e hâtem a. Çili.) [Ar.] (ç. b. havâtim) en

  1. Mühür (bk. mühür). 2. Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.
  2. Son, en an son. 3. tas. Bütün makamları geak çerek olgunluğa erme. tı, bî, § tam. hâtem-i asgar a. (jial vî ^(i) tas. Şeyh Muhiddin-i en Arabî. yhâtem-i ekber a. (^l ^li) etas. Hz. îsa. ne hâtem-i kebîr a. (^ ^L) ditas. Hz. Ali. er ci hâtem-i nübüvvet a. ( 05^ n ^LL) bk. mühr-i nübüvvet, d, nübüvvet mührü an hâtem-i sagîr a. (j^ ^l) m tas. Mehdî Muhammmed. rı, el hâtem-i vekâlet 304 hâtem-i vekâlet a. QJ£j h ^L) bk. mühr-i hümâyûn hâtemü’l-enbiyâ a. (Lû^l^lk) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed. hâtemü’n-nebiyyîn a. (j^l^li) (Peygamberlerin sonuncusu) Hz. Muhammed.
Sözlüğe dön ←