ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
107 sonuç · toplam 107 · “İrhas” · 1/5
01İrhas
Temellendirmek, sağlamlaştırmak, sıkıştırmak. tas. Peygamber'e vahiy gelmeden evvel ondan zuhur eden harikulade haller (cr). Aynı haller vahiy geldikten sonra zuhur ederse mucize adını alır. İrhas, ilerde peygamber olacak bir şahsa, peygamb…
Emîr Hasan-ı Niksârî
Emîr Hasan b. Sinan Niksârî (ö. 975/1568), Ebüssuûd Efendi’nin yanında yetişen; Sahn müderrisliği ile Halep, Mekke, Bursa ve Edirne kadılıklarında bulunan Osmanlı âlimidir.
Muabbir Hasan Efendi
Mostarlı Muabbir Hasan Efendi (ö. 1097/1686), Bosnevî Osman Efendi'ye yirmi yıl hizmet edip hilâfet alan; Vefa Camii vaizliği ve rüya tabirindeki şöhretiyle tanınan Nakşibendî şeyhidir.
Yûsuf Zâhir Efendi (Hasırcıoğlu)
Hasîrîzâde Yûsuf Zâhir Efendi (1883-1956), Koska Abdüsselâm Tekkesi’nin son postnişini; hadis usulü müellifi, müstensih, Süleymaniye ve diğer yazma eser kütüphanelerinin yöneticisidir.
Fıkıh usulüne dair hâşiyeleri
Hanbelîzâde Mehmed el-Halebî · İbn Melek'in Şerhu'l-Menâr'ına yazdığı Envârü'l-halek adlı hâşiye eserin kenarında basılmış (İstanbul 1306, 1315); ayrıca Zekeriyyâ el-Ensârî'nin Gåyetü'l-vusûl'üne Hâşiye alâ Şerhi'l-Lüb fi'l-usûl'ü kaleme al…
Bostan Mustafa Efendi
Bostan Mustafa Efendi (904/1498-99–27 Ramazan 977/5 Mart 1570), Tireli kıraat âlimi, müfessir ve Rumeli kazaskeridir. Haseki Sultan Medresesi’nin ilk müderrisi olmuş, değirmen davasındaki bağımsız hükmü ve İstanbul teftişleriyle tanınmıştır…
Erzurûmîzâde Abdürrahim Aziz Efendi
Erzurûmîzâde Abdürrahim Aziz Efendi, 1098/1686-87’de mülâzemet alan; Hızır Çelebi, Ali Efendizâde Dârülhadisi, Abdurrahman Paşa ve Nişancı Paşa-yı Atîk medreselerinde görev yapan Osmanlı müderrisidir. 1131/1719’da ağır hastalığı sebebiyle e…
Kuddüsi Abdurrahim Efendi
Kuddûsî Abdurrahim Efendi, Manisalı sûfî ve âlim; Abdülehad Nûrî’nin halifesi, tefsir hâşiyesi ile Şâhidî manzumesi şerhinin müellifidir.
Pir-zâde Mustafa Efendi
MUSTAFA EFENDİ Türbe-i şerifede muallak bir levhada şöyle yazılıyor: "Hz. Pir Hasan Hüsameddin-i Uşşakı (kuddise sırrUhu'l-all) efendimizin sağ tarafın da ya'ni türbe-i pür-nurlarının sokak cihetinde büyük mahdumu olup, İstanbul kadılığında…
Şeyh Ebü’r-Rızâ
Mısır’dan İstanbul’a gelen Şeyh Ebü’r-Rızâ, Kasımpaşa’daki Bedevî âsitânesinin kurucu şeyhi kabul edilir. Hasan Hüsâmeddin Uşşâkî ile karşılaşması gelenek hafızasında yer alır; vefatı için 1001/1592-93 ve 1151/1738-39 tarihleri nakledildiği…
Kalemnâme ve Hâşiye ale'l-Kādî Beyzâvî
Dede Ömer Rûşenî · Yarım kalmış mesnevi ve kaynaklarda adı geçmeyen tefsir hâşiyesi.
Sırr-ı Cânân: 5500’ü aşkın beyit
Bâyezîd-i Rûmî · Fusûsü’l-hikem çevresindeki tasavvuf düşüncesini Türkçe manzum bir hâşiye halinde işler.
Fevâ’id-i Aliyye
Mehmed Sükûnî Efendi · Molla Câmî ve İsâmüddin arasındaki itirazları ele alan bir hâşiye kaleme aldı.
Beyzâvî Tefsiri hâşiyesi
Mahmud es-Sâdıkī el-Gîlânî · Beyzâvî'nin tefsiri üzerine müşkil meseleleri tartışan bir hâşiye yazdı.
Kur’an sûrelerine hâşiye
Suûdîzâde Abdülkādir Kadrî · Bazı sûreler üzerine yazılmış tefsir hâşiyesi.
Beyzâvî hâşiyesi
Abdülkerîmzâde Mehmed Efendi · Envârü’t-tenzîl’in başından Tâhâ sûresine kadar gelen, tamamlanmamış tefsir hâşiyesi.
Kul Ahmed hâşiyesi üzerine hâşiye
Aksarâyî Şeyh Ali Efendi · Kaynak, Kul Ahmed’in hâşiyesi üzerine müdevven bir hâşiyesi bulunduğunu bildirir.
Agyar
(5 (اغيا veya Agyar. t. Gayr Yabancılar, bigâneler, zıtlar, muhallifler, eller, başkaları, yar olmayanlar. tas. a Sûfî olmayan, tasavvufi hayata yabancı, Ah | zıt. Tasavvufi hayata aşina olanlara ehl-i dil veya gönül ehli denir. b Aynı tari…
Hârika
Alışılmış düzeni aşan, olağanüstü olay; hârikulâde. Kelâm ve tasavvuf kaynaklarında mûcize, keramet, irhâs ve istidrâc gibi olağanüstü hadiselerin üst başlığıdır. Olayın olağanüstü görünmesi tek başına sahibinin velî olduğuna delil kabul ed…
Hasta
Hasta-dil, tasavvuf yolunda ve sülükta geri kalan (sr). 2. Bimâr, âşık, sevdalı. Ey her maraz ilâcına hükm eyleyen tabib Bimar-i dert-i aşk olanın yok mu çâresi Fuzüli Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak…
haset, -di
haset, -di a [Ar. ] “Başkalarıanın elde ettiği maddî veya manevî le değerleri, erdemleri veya makam u ve mertebeleri kıskanma, çekeamemezlik. ” anlamında kullanıir lan bir terim. Kur’ân-ı Kerîm’de abu manasıyla “Bakara suresi” u nde geçen b…
ölüm hastalığı
ölüm hastalığı a. Çaresi bulunamamış bir hastalığa yakalanma ve bunun neticesinde ölüm hâlinin yaklaşmış olması durumu, bk. sekerât-ı mevt
cimrilik
Farsça “cimrî” sözünün Türkçeye geçmesi ve bu sözden “-lik” ekiyle yeni bir isim yapılması yoluyla dilimize kazandınlan bir terim. “Elindeki parayı harcamaya kıyamama, eli sıkılık, hasislik, pintilik” anlamındaki bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de h…
Rezîlet
Kötü ve aşağılayıcı ahlâk özelliği; erdemin karşıtı. Kibir, haset, yalan ve zulüm gibi huylar ahlâk literatüründe rezîlet sayılır.