ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
244 sonuç · toplam 244 · “Beden” · 10/11
01Şeyh Vefâ Külliyesi
İstanbul · Türkiye · İstanbul’un bir semtine adını veren külliye; cami / tevhidhâne, medrese, hankah, çifte hamam, imaret, tabhâne, kütüphane, çeşme ve türbeden meydana gelmiştir. Cami ve çifte hamam Fâtih Sultan Mehmed tarafından onun adın…
Kayalar Camii
İstanbul · Türkiye · On iki müridiyle birlikte Atmeydanı'nda boynu vurularak idam edilen İsmâil Ma‘şûkî'nin denize atılan başı ve bedeni Rumelihisarı sahilinde, bugünkü Bebek semti yakınlarında Kayalar denilen yerde kıyıya vurmuş; gördüğü b…
Nazilli Uşşâkī Dergâhı
Nazilli · Türkiye · Vasiyeti gereği önce Nazilli'de şehrin orta yerindeki kabristana defnedilmiş; sonradan bu mezarlık sokağa çevrilince müridleri naaşını buraya nakletmiştir. Sefîne, nakil sırasında bedenin bozulmamış bulunduğunu nakleder.
Bursa
Bursa · Türkiye · Fethine Orhan Gazi ile birlikte katıldığı rivayet edilen ve adına bağlanan iki türbeden birinin bulunduğu şehir; kaynağa göre Abdal Mûsâ an'anesinin doğduğu merkezdir. İlişkili kişi dosyası Abdal Mûsâ : Abdal Mûsâ, tarihî…
Lofça
Lovech · Bulgaristan · Silsilenin Filibe'den sonraki durağı; Lofçavî Ali Fâzıl Efendi'nin tekke açtığı şehirdir. İlişkili kişi dosyası Mestçizâde İbrâhim Edirnevî : Mestçizâde İbrâhim Edirnevî, Mestçi Ali Rûmî’den aldığı Ramazânî aktarımı D…
Kara Ahmed Türbesi çevresi
İstanbul · Türkiye · Bir yön tarifinden doğan kayıt Sefîne-i Evliyâ bu kaydı bağımsız bir tekke olarak değil, Seyyid Halil Efendi’nin mezarını tarif etmek için “Kara Ahmed Türbesi’nin karşı sırasında” ifadesiyle verir. Bu nedenle mekân türü…
Ahmed el-Bedevî Camii ve Âsitânesi
Tanta · Mısır · Türbeden külliyeye Ahmed el-Bedevî 675/1276’da İbn Şuhayt’ın evi diye anılan yerde vefat etti ve buraya defnedildi. Abdül‘âl b. Fakih kabrin yanında ilk halvethaneyi kurdu; yapı zamanla Ahmediyye zâviyesine dönüştü. Memlük v…
Sa‘dî Âyini: Evrâddan Kıyamî Zikre
Başlangıç Dervişler oturarak halka kurar; şeyhin Fâtiha'sı ve özel bestesiyle topluca Sa‘dî evrâdı okunur. Tevhid ve kıyam Kelime-i tevhid, dua ve Fâtiha'dan sonra ayağa kalkılarak kıyam zikrine geçilir. Nefes, beden hareketi, zâkirlerin us…
HAKİKİ HİZMET EHLİ VE ONA BENZEYENLER
Avârifü’l-Maârif · 11. bölüm · Allahu Teâlâ, Hz. Dâvud’a (as) şöyle vahyetmiştir: “Ya Dâvud! Beni taleb eden (benim rızâmın peşine düşen) birisini gördüğün zaman, ona hizmetçi ol.” Hakk yolunda gidenlere hizmet
Sayfalar 638–644
Muzaffer Ozak Külliyatı · tehlikelerle doludur, seni saadet ve selâmet ülkesine ulaştıracak Sırat-ı müstakim denilen rizayı ilâhi yoludur, şaşırmadan, sapıtmadan o yolu takibedenler Allahu talâ'nın has mü'm
Tecribe (tecrübe)
Deneme, sınama, bilgi edinmeyi sağlayan üç yoldan biri. Eshâb-ı kirâm (Peygamber efendimizin mübârek arkadaşları) bir gün Peygamber efendimize sallallahü aleyhi ve sellem gelerek; "Yemen'e gidenlerimiz orada hurma ağaçlarını başka türlü aşı…
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
TASAVVUFTA EDEB
Avârifü’l-Maârif · 31. bölüm · Rasûlullah (s.a.v) buyurmuştur ki: ‘‘Beni Rabbim terbiye etti ve edebimi de ne güzel yaptı.”272 Edeb; insanın içini ve dışını güzelleştirmesidir. Kulun zâhiri ve bâtını terbiye olu
NAMAZIN EDEBLERİ VE SIRLARI
Avârifü’l-Maârif · 38. bölüm · Namaz kılan kimsenin riâyet edeceği edeblerin en güzeli, kalbinin, az veya çok, hiçbir dünyevî şeyle meşgul olmamasıdır. Çünkü uyanık kalbli akıllı kimseler, namazı kendilerine emr
Sayfalar 18–24
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğunu ileri sürmesine benzerler. Babasının kim olduğu bilinmeyen ve bir fahişeden dünyaya gelen ne idüğü belirsiz bir piçe, böyle bir zat: (Evlâdım...) diyebilir mi, bilmem? Insan,
Sayfalar 108–113
Muzaffer Ozak Külliyatı · O'na da deriz ki: Senin milliyetin, din ile kaimdir. Bulgarlar, Macarlar, Finliler ve bir takım kavimler aslında hep Türk soyundan idiler. Hıristiyan dinine girdikten sonra kendi s
Sayfalar 256–263
Muzaffer Ozak Külliyatı · şahitlik eden dört mel'un, zenci köle, borcundan halâs ederek teşhir olunmak zillet ve mahcubiyetinden kurtardığı halde lasallût eden ve onu gemicilere satan sahtekâr, gözlerini ka
Sayfalar 289–295
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALLÛ ALÂ RESÛLÜNÂ MUHAMMED Sallû alâ seyyidina Muhammed Sallû alâ mürşidina Muhammed Sallû alâ şemsiddûha Muhammed Sallû alâ bedriddûca Muhammed Sallû alâ nurül hûda Muhammed Sall
Sayfalar 319–326
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah yolunda çekilen zahmet, mü'minler için ayn-ı rahmettir. Allahu teâlâ'ya yapılan hizmetler, indallah zâyi olmaz. Ufacık bir amel, küçücük fiil, büyük büyük sevaplara, âli dere
Sayfalar 330–337
Muzaffer Ozak Külliyatı · tiler. Doktor çağırdılar, muayene neticesinde önce diri olduğunu sandı, tekrar ve dikkatle baktı ölü olduğunu tesbit etti, bir mâna veremedi ve yüzündeki örtüyü kaldırarak yeniden
Sayfalar 320–325
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapmış olduğu halde alacaklının kendisine teşekkür etmesi lâzımdır ve insanlık icabıdır. Su halde, seni yoktan var eden Rabbine gerçekten insan isen nasıl teşekkür etmezsin? Sana,
Sayfalar 481–487
Muzaffer Ozak Külliyatı · ğil yapıcıdır İslâm, tiksindirici değil, sevindiricidir. İslâm, zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcıdır. Bu dünya âleminde herkesin istidat ve kabiliyeti aynı değildir. Aynı sınıfta,
Sayfalar 505–512
Muzaffer Ozak Külliyatı · tane vurduracaksın. diye öğütledikleri gibi, nefs doktorları olan mürşid-i kâmiller de. sâliklerine, durumlarına göre tavsiye ve telkinlerde bulunurlar. Hasta, kendi kendisine hapt
Sayfalar 470–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Zikret o günü ki, Allahu teâlâ'nın düşmanları olan müşriklerle münafiklar toplanıp hepsi birden ateşe sevkolunacallardır. Nihayet, oraya geldikleri zaman kulakları işittiklerine,