Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 481–487 ğil yapıcıdır İslâm, tiksindirici değil, sevindiricidir. İslâm, zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcıdır. Bu dünya âleminde herkesin istidat ve kabiliyeti aynı değildir. Aynı sınıfta, aynı öğretmenden, aynı kitaptan, aynı dersi okuyan elli talebeden birisi birinci, diğeri de ellinci olur. Herkes, birinci olamayacağı gibi, herkes ellinci de olamaz. Kabiliyet ve istidadına, hatta bizim deyimimizle nasibine göre herkes alacağı kadarını alır. Zorlamak, sıkıştırmak, lüzumundan fazla ürkütüp korkutmak hiçbir işe yaramaz. Bizler, ne kaybettikse bundan kaybettik. Yaşları elliyi ve altmışı aşanlar, itiraf ederler ki, vaktiyle sopalı eğitim bir çok kimselerin tahsilsiz ve ilim ni'metinden mahrum kalmasına sebep olmuştur. Halkı uyarınakla görevli bulunanlar nerede, ne zaman, kimleri ve nasıl korkutmaları, kimleri neden ve nasıl sevindirmeleri gerektiğini tayin ve takdir edebilecek kadar irfan sahibi olmazlarsa, hem cemaati dağıtır hem de kendileri gülünç durumlara düşerler. Dinsizlerin ve densizlerin ağızlarında sakız gibi çiğnenir, uluorta alay mevzu'u haline gelirler. Bu risâlemizi okuyanlar bize kızmasınlar, darılmasınlar,…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.