ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
315 sonuç · toplam 517 · “Ma'nevî” · 6/14
01Rüyet
$5) Görmek, görülmek, vizyon, didar. tas. a Ahirette-cennette Allah'ı görmek. b Rüyetullah, Allah'ın görülmesi (cr). İlahi tecellileri bu dünyada temaşa etmek. c İlâhî tecellileri ruh âleminde kalp gözüyle temaşa etmek. Zat-ı Bâri'nin dünya…
Saba
r. Seher yeli, gül ve çiçeklerin açmasını sağlayan ferahlatıcı rüzgâr, tas. Ruhani âlemin doğusundan esen ve hayra vesile olan nefhalar, manevi esintiler (Kı; TK 1:868, 953). Sabak / Sebek iar. (Sm) Vird, ders, Sâbıka (a5, Usarı, Geçmişteki…
Sadr
Göğüs, sine. tas. Ruh (sr). Kalbin mertebelerinden biri. Safa—Safvet i. ar. صفوة) — lie) 1. Temizlik, duruluk, anhk, zevk, keyf. 2. tas. Hiçbir şey süfiyi kederlendirmez (bulandırmaz); her şey onunla safa bulur, durulur (KR 127, SL 296). Sa…
Sahv
Ayıklık, kendinde olma hali, huşyâri, kendine gelme. 2. tas. Hislerini yitiren ve kendinden geçen arifin hissine dönmesi, kendine gelmesi (cr). Sekr, sarhoş olma ve kendinden geçme; sahv, ayılma ve kendine gelme halidir. Sekri Hak'la olanın…
Sefer
Yolculuk, mesafe katetme, yolda yürüme. tas. Hakk’a yönelmeye başlayan kalbin zikirle seyretmesi ve manevi yolculuk yapması. Dört çeşit sefer vardır: Seyr ile'llâh, yani Allah’a doğru yolculuk. Nefs menzillerinden başlar, ufuk-i mübine kada…
Selamet
>) Emniyet makamı, “Oraya emniyetli olarak selam (selamet) ile giriniz,” mealindeki ayetle buna işaret edilmiştir. 2. Dünyevi huzur ve refah, selamet, terk-i selamettir. Nefsin selameti ona muhalefet etmektir, felaketi ona uymaktır. “Selame…
Seyr
veya Seyir Yürümek, yolda gitmek, seyyahat. tas. Hakk’a ermek üzere manevi yolculuk yapmak. Seyr iki türlüdür: Seyr ila’llah, Hakk’a doğru yürümek; sâlik Hakk'ı tanıyınca bu yolculuk biter. Seyr filâh, Hak'ta yürümek; birinci seyr bittikten…
Sıddık
x, Dürüst, dosdoğru 2. tas, a Derunu hem aydın, hem de aralarında sıkı bir münasebet bulunması sebebiyle Hz, Peygamber'in derununa yakın olduğundan bilgi, söz ve davranışlarıyla Hz. Peygamber'in her getirdiğini tasdikte kemal mertebesinde b…
Sırr-ı tarikat
Tarikat sim, Müridin bütün بم » hallerini yalnızca mürşidine söylemesi, itirafları, 2, Beka billah makamında Hak ile hak olanların bu makamda yaşadıkları ruhi hazlar. 3. Şeyhin halifesine tevdi ettiği manevi emanet (sME 110; SME 33). Her ta…
Sırriyye
İçsel ve gizli hakikatlere yönelen mânevî anlayış. Eski sözlüklerde mistisizm veya tasavvuf karşılığı olarak kullanılmıştır. Belirli bir tarikat adı olan “Sırrıyye” ile genel kavram kullanımı bağlamdan ayrılmalıdır.
Sille
Tokat; enseleme, yakalama. tas. İlahi darbe, Allah'ın Kahhâr ve Cebbâr ismiyle tecelli etmesi; manevi tokat (Duhan 16, Burüc 12). Hak sillesinin sadâsı yoktur Bir vurdu mu hiç devâsı yoktur Kam Silsile i ar. Zincir, tas. a Genel olarak halk…
Sîne
Farsça göğüs . Tasavvuf şiirinde gönül ve sırların mahalli; mânevî bilginin ve ilâhî aşkın taşındığı iç merkez anlamında kullanılır.
Seb
Gece. tas. a Gayb âlemi, cebergt âlemi, yokluk karanlığından ibaret olmaşı sebebiyle alyan-1 sabite. b Nurlar, ç Beseriyet (kesret-i taayyünata rz, gündüz de denir). Sebangeh ji Sars. Geceleyin; hallere hâkim olma (115). Şeb-i ards / Seb-j…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Tarikat
Yol tas Hakk’a ermek için tutulan, birtakım kuralları ve ayinleri bulunan yol. Mutasavvıflara göre tüm insanların, hatta bütün yaratıkların alıp verdiği nefes sayısınca Allah’a yol gider. İlk süfiler, kendilerinden tecrübeli ve yaşlı üstatl…
Tasfiye
Saflaştırma, arındırma, pak ve temiz hale getirme. tas, Şeriat ve marifet esasları dahilinde kalbi temizleme, Mutasavvıflara göre insan ruhu, bu âleme meleküt âleminden tertemiz olarak gelmiş; fakat dünya ve madde kiriyle pislenmiştir. Eğer…
Teferrüc
Seyretmek ve temaşa etmek. Tasavvufta sâlikin mânen yükselerek maddî ve mânevî âlemlerdeki işaretleri ibret gözüyle seyretmesini anlatır. Bir teferrüc eyleyip baktım cihânın yüzüne Her neye baktımsa ibret görünür hep gözüme Teferrüc, yalnız…
Tersâ-beççe
Papazın çocuğu. tas. İlahi cezbe, feyiz yoluyla ruhlar âleminden gönüllere gelen manevi ilaç.
Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Tevhit
Birlik. tas. a Allah'ın zatını, aklen tasavvur edilen ve zihnen tahayyül edilen her şeyden tecrit etmek (cr). “Allah'ı zihninizde dilediğiniz gibi tasavvur edin, ama bilin ki bu tasavvur Allah değildir.” b Tevhit üç türlüdür: Hakk'ın Hak iç…
Tezkiye
Temizlenme. tas. Nefsi, ona bulasan kir ve pastan temizleyerek onu nefs-i emmâre mertebesinden nefs-i mutmainne mertebesine çıkarmak, ruhu manevi kirlerden arındırmak. “Nefsini kirleten hüsrana uğrar, tezkiye eden felâh bulur” (Şems Suresi,…
Türrehât
1, Patika, çıkmaz yol, bâtıl ve boş laf, herze, saçma 562. 2. tas. Bazı mutasavvıfların ipe sapa gelmeyen anlamsız sözleri, Ruveym öğüt isteyen birine, “Bu yolda katlanılacak en aşağı fedakârlık, can feda etmek, bu yola baş koymaktır. Bu şa…
Uzûbet
(عزوبة) Bekarhk. tas. İlk zahit ve süfilerin bazılarında görülen evlenmeme âdeti. “Bu ümmetin rahibi” unvanıyla tanınan Âmir b. Abdullah, Bişr Hafi gibi zahit ve süfiler bekâr yaşamayı tercih etmişlerdi. Ibrahim Edhem, Davud Tai ve Râbiatu'…
Üveysîlik
Bir kişinin yaşayan bir mürşidle fiziksel olarak görüşmeden, Hz. Peygamber’in veya daha önce yaşamış bir velinin ruhaniyetinden terbiye ve feyiz aldığına inanılan mânevî intisap biçimi. Adını, Hz. Peygamber’i görmediği hâlde ona derin bağlı…