ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
126 sonuç · toplam 336 · “mürîd” · 2/6
01İlbas-i hırka
Hırka giydirmek. tas. Şeyhin tarikate alacağı müride özel bir törenle hırka giydirmesi. Genellikle bir tarikat geleneğidir. Giydirilen hırka müridin ruhi hallerinin de kıyafeti gibi değiştiğine, alışkanlıklarından koptuğuna, Hakk'ın makbulu…
İnhina
نحناء) (7, Eğilmek, ser-furü, boyun eğmek, tas. Müridin şeyhini veya halifesini veyahut başka bir müridi eğilerek selamlaması (KM 16. bahis). Bu tür selamı secde sayıp, reddedenler “Ne senden bana rüku ne benden sana kıyam, selamün aleyküm,…
Kenz-i mahfi
355) Genci pinhan, gizli hazine, 2, tas. Gaybte gizli olan ahadiyet hüviyeti, Bu hüviyet en gizli şeydir (x1, SM, CT). Bir hadise göre Allah yaratma amacını “Ben bir gizli hazineydim bilinmek istedim, bilineyim diye âlemi yarattım” şeklinde…
MM
و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine…
Yeseviyye’de cehrî zikir
Tevhid ve Hay isimlerinin ses, nefes ve beden ritmiyle topluca icra edildiği Yesevî zikir usulü. Hafî zikir bütünüyle reddedilmez; müridin hâline göre eğitim yöntemi değişebilir.
Yesevî asâsı
Yesevî geleneğinde hırkayla birlikte hilâfet alan müride verilen, irşad sorumluluğu ve yol hizmetini simgeleyen işaret.
Musâhip
Tarikat arkadasi, yoldas, birlikte nasip alan canlar, tarikate yeni giren müride yol gösteren ve erkân öğreten tecrübeli ve kıdemli mürit, |
Nazar
Bakmak, bakış. tas. Şeyhlerin ve ermişlerin müritlere ve sülûk ehline bakışı ki, bu bakış ruhlarına tesir ederek onlara yeni bir şekil verir; gönüllerini feyzle doldurur; ruhlarını olgunlaştırır. Bu nazarın eğitimci ve yetiştrici bir özelli…
Nergis
UF )1. Bir süs bitkisi. 2. tas. Ilmin neticesi ki, amelde daha fazla neşe ve ferahlık şeklinde ortaya çıkar. Nesepi.ar. Soy. tas. Müridin kendisini manevi olarak şeyhinin soyundan bilmesi ve onun evladı sayması; şeyhin de kendisini manen on…
Nispet
Bag, ilgi. tas. İtiraf, sâlikin bağlı olduğu hal ki, o bu hal ile tanınır. Nispet iki türlüdür: Hak nispeti ve halk nispeti. Halk kaybolunca Hak, Hak kaybolunca halk ortaya çıkar. Halk için yapılan halka, Hak için yapılan Hakk'a nispet edil…
Niyaz
Dua, yalvatma, tevazu gösterme, selam, himmet, baş kesmek. Ehl-i niyaz. Unf ile halkı kapından sürme Kimseye dâmen u dest öptürme Nâbi Niyaz ayini — Niyaz mukabelesi Mevlevilikte semâ ayini bittikten sonra semâ etkisinde kalan ve coşan kims…
Rabıta
Bağ, ilişki. 2. tas. Müridin, ruhaniyetinden feyz alacağına inanarak kâmil şeyhinin suretini (şeklini) zihninde tasavvur etmesi. Müridin ilk hedefi şeyhinde fani olmaktır (fena fi’s-seyh); zira şeyhte fani olmak Allah'ta fani olmanın (fena…
Reda’
(glo DI. Süt emzirme, meme verme. 2. tas, Müridin şeyhin sohbetine devam edip ondan feyz aldığı ve onun tarafından eğitilip yetiştirildiği süre. Bu süre dolmadan şeyh müride ayrılması için izin veremez. Bkz. Fitâm, | Veladet. | Refref i ar,…
Sırr-ı tarikat
Tarikat sim, Müridin bütün بم » hallerini yalnızca mürşidine söylemesi, itirafları, 2, Beka billah makamında Hak ile hak olanların bu makamda yaşadıkları ruhi hazlar. 3. Şeyhin halifesine tevdi ettiği manevi emanet (sME 110; SME 33). Her ta…
Şâkird
(شا كرد) veya Şâgırd Şeyhe üstat, müride şâkird (öğrenci, çömez) denir. Özellikle fütüvvet ehli olan ustalar çıraklarına şâkird derdi. Yetenekli çırak için de “şâkirdi, ustasına peştemal kuşatır,” denir. Şâkirdleri taş yonarlar, yonup üstad…
Telkin - Telakkun
(يلقيز - تلقن) Anlatmak—Anlamak, öğretmek-öğrenmek, vermek—almak. 2. tas. Tarikate yeni giren bir müride şeyhin zikir öğretmesine telkin, müridin bunu öğrenmesine telakkün denir (HT 1:3). “Mürit, şeyhin önüne diz çöker; ellerini dizine koyu…
Temenni
Ezeli takdiri görme. Müridin temennisi değil, emeli olur. Zira temennide nefsi, emelde sebki (takdiri) görür. Temenni nefsin, teemmül kalbin sıfatıdır (si 299). Ben ne hizmetkar ne mahdum olaydım kaşki Gelmeyeydim âleme ma'dum olaydım kaşki…
Teveccüh
Yönelme, öz alaka. tas. a Şeyhin Hakk’a, müridin mürşide yönelmesi, gönlünü ona bağlaması. b Nakşilikte muhabbet râbıtasının bir şekli. Mürit, şeyhin ruhaniyetine muhabbet yoluyla teveccüh eder, teveccüh esnasında öyle bir istiğrak (trans)…
Türbe
Toprak, hâk. tas. Bir ermişin ve yatırın kabrinin bulunduğu üstü kapalı mekân, ziyaret yeri. Buralara adaklar adanır, mumlar yakılır, dilekler dilenir, serili postlarda namaz kılınır, dua edilir, paralar verilir, çaputlar bağlanır. Ermişin…
Vazife
Vezâif Görev. 2. tas. a Süfilerin düzenli olarak icra ettikleri hususlar. b Şeyhin müride verdiği belli miktardaki zikir, hizb. Vecd (+e 3) + Mevacid 1. Bulma, varolma, hasıl olma, buluş. 2. tas. a Ekstaz; kulun herhangi bir kasdı ve çabası…
Veladet
(65 (ولاد >. Doğum. 2. tas. Talibin mürşide intisap etmesi ve tarikate girmesi. Buna çoğu zaman velâdet-i sâniye, velâdet-i maneviye, velâdet-i ruhiye (ikinci doğum, manevi doğum, ruhun doğuşu) gibi isimler verilir. Şeyh ile müridi arasında…
gassâl
“Ölüyıkayıcı.” anlammdaki bu terim, tasavvuf ehli arasmda müritlerin kendi nefislerinin temizlenmesine kılavuzluk eden mürşitleri ifade eder. Burada ölünün gassale, yani ölü yıkayıcıya teslim olmasma kinaye olarak müridin mürşide teslim olm…
Bektaşîlik
Adını ünlü Türk düşünürü Hacı Bektâş-ı Velî’den alan ve Anadolu’da 13. yüzyılda Kalenderi tarikati bünyesinde oluşmaya başlayan, giderek yayılan ve 15. yüzyıl sonlanna doğru Hacı Bektâş-ı Velî geleneği çerçevesinde olgunlaşan bir tarikatın…
sâhib-i nazar
Müridini bakışıyla yönlendiren, etkileyen ve ona güç veren mürşit. sâhib-i rüşd a. ^Ua) Rüşdünü ispat etmiş olan kimse