Ara
Menü
ذ

MM

و

و

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine bir ikramıdır. Keramet iki çeşittir; birincisi ilimde, irfanda, ahlakta, ibadette, tâatte, amelde, edepte, insanlıkta ve adamlıkta gösterilen üstün meziyetler, hasletler, faziletler olan manevi ve hakiki keramet; “en büyük keramet kişinin kötü huyunu bırakıp, iyi huy edinmesidir,” “istikamet, kerametten üstündür.” İkincisi ise kevni ve suri keramettir; uzun mesafeyi kısa zamanda alma, az gıdayı çoğaltma, su üzerinde yürüme, ateşte yanmama vs. gibi. Süfiler bu tür kerametlere fazla önem vermez, bunun mekr-i ilâhî olmasından korkarlar. Kerameti, çocukları uyutan haşhaşa veya onları eğlendiren oyuncaklara benzetirler. Veli kemale erdikçe kerameti azalır. “Keramet zahir olur, izhar edilmez.” Keramet izhar eden sahtekârdır, kendisinden (iradesi dışında) keramet zahir olan velidir. Bir müminin veli olması için suri kerameti olması şart değildir; belli bir kerameti kabul etmek mecburiyeti yoktur. Kerametin çok olması o velinin en ulu evliyadan olduğunu da göstermez. Uslu değil delidir, halka salusluk satan Nefsini Müslüman etsin varsa kerâmeti Yünus Şeyh uçmazsa kerâmetle eğer Mürid uçurur tâ be-kamer

Sözlüğe dön