Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: terms-6901- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 225
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine bir ikramıdır. Keramet iki çeşittir; birincisi ilimde, irfanda, ahlakta, ibadette, tâatte, amelde, edepte, insanlıkta ve adamlıkta gösterilen üstün meziyetler, hasletler, faziletler olan manevi ve hakiki keramet; “en büyük keramet kişinin kötü huyunu bırakıp, iyi huy edinmesidir,” “istikamet, kerametten üstündür.” İkincisi ise kevni ve suri keramettir; uzun mesafeyi kısa zamanda alma, az gıdayı çoğaltma, su üzerinde yürüme, ateşte yanmama vs. gibi. Süfiler bu tür kerametlere fazla önem vermez, bunun mekr-i ilâhî olmasından korkarlar. Kerameti, çocukları uyutan haşhaşa veya onları eğlendiren oyuncaklara benzetirler. Veli kemale erdikçe kerameti azalır. “Keramet zahir olur, izhar edilmez.” Keramet izhar eden sahtekârdır, kendisinden (iradesi dışında) keramet zahir olan velidir. Bir müminin veli olması için suri kerameti olması şart değildir; belli bir kerameti kabul etmek mecburiyeti yoktur. Kerametin çok olması o velinin en ulu evliyadan olduğunu da göstermez. Uslu değil delidir, halka salusluk satan Nefsini Müslüman etsin varsa kerâmeti Yünus Şeyh uçmazsa kerâmetle eğer Mürid uçurur tâ be-kamer</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için; kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside>
Metin ve neşir kaydı
Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6306- Müellif
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Çevirmen
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Hazırlayan
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Baskı / nüsha
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Bölüm / şiir
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Kaynak
- Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
- Kaynak sayfası
- 225
- Varak
- Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
- Tamlık / kesilme
- İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
- Rivayet türü
- Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma
Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.
Özgün dijital aktarım / ham OCR
CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.
<p>و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine bir ikramıdır. Keramet iki çeşittir; birincisi ilimde, irfanda, ahlakta, ibadette, tâatte, amelde, edepte, insanlıkta ve adamlıkta gösterilen üstün meziyetler, hasletler, faziletler olan manevi ve hakiki keramet; “en büyük keramet kişinin kötü huyunu bırakıp, iyi huy edinmesidir,” “istikamet, kerametten üstündür.” İkincisi ise kevni ve suri keramettir; uzun mesafeyi kısa zamanda alma, az gıdayı çoğaltma, su üzerinde yürüme, ateşte yanmama vs. gibi. Süfiler bu tür kerametlere fazla önem vermez, bunun mekr-i ilâhî olmasından korkarlar. Kerameti, çocukları uyutan haşhaşa veya onları eğlendiren oyuncaklara benzetirler. Veli kemale erdikçe kerameti azalır. “Keramet zahir olur, izhar edilmez.” Keramet izhar eden sahtekârdır, kendisinden (iradesi dışında) keramet zahir olan velidir. Bir müminin veli olması için suri kerameti olması şart değildir; belli bir kerameti kabul etmek mecburiyeti yoktur. Kerametin çok olması o velinin en ulu evliyadan olduğunu da göstermez. Uslu değil delidir, halka salusluk satan Nefsini Müslüman etsin varsa kerâmeti Yünus Şeyh uçmazsa kerâmetle eğer Mürid uçurur tâ be-kamer</p><aside class="term-source-note"><strong>Kaynak işaretleri</strong><p>Basılı sözlükte bu açıklama için; kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.</p></aside>
و
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
و kişide harikulade bir halin zuhur etmesi, Eğer kendisinden bu hal zuhur eden kimse amel-i salih sahibi değilse o harikulade hal istitraç adını alır. Peygamberlerden zuhur eden harikulade hallere mucize denir (cr). Keramet Hakk'ın velisine bir ikramıdır. Keramet iki çeşittir; birincisi ilimde, irfanda, ahlakta, ibadette, tâatte, amelde, edepte, insanlıkta ve adamlıkta gösterilen üstün meziyetler, hasletler, faziletler olan manevi ve hakiki keramet; “en büyük keramet kişinin kötü huyunu bırakıp, iyi huy edinmesidir,” “istikamet, kerametten üstündür.” İkincisi ise kevni ve suri keramettir; uzun mesafeyi kısa zamanda alma, az gıdayı çoğaltma, su üzerinde yürüme, ateşte yanmama vs. gibi. Süfiler bu tür kerametlere fazla önem vermez, bunun mekr-i ilâhî olmasından korkarlar. Kerameti, çocukları uyutan haşhaşa veya onları eğlendiren oyuncaklara benzetirler. Veli kemale erdikçe kerameti azalır. “Keramet zahir olur, izhar edilmez.” Keramet izhar eden sahtekârdır, kendisinden (iradesi dışında) keramet zahir olan velidir. Bir müminin veli olması için suri kerameti olması şart değildir; belli bir kerameti kabul etmek mecburiyeti yoktur. Kerametin çok olması o velinin en ulu evliyadan olduğunu da göstermez. Uslu değil delidir, halka salusluk satan Nefsini Müslüman etsin varsa kerâmeti Yünus Şeyh uçmazsa kerâmetle eğer Mürid uçurur tâ be-kamer
Kaynak işaretleriBasılı sözlükte bu açıklama için; kısaltmalarıyla kaynak gösterilmiştir.