Ara
Menü
ذ

Telkin - Telakkun

يلقيز

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1078
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
380
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(يلقيز - تلقن) Anlatmak—Anlamak, öğretmek-öğrenmek, vermek—almak. 2. tas. Tarikate yeni giren bir müride şeyhin zikir öğretmesine telkin, müridin bunu öğrenmesine telakkün denir (HT 1:3). “Mürit, şeyhin önüne diz çöker; ellerini dizine koyup gözünü yumar; şeyh, kalbiyle ism-i Celal'i müridin kalbine telkin tariki üzere üç kere zikr eder. Ondan sonra mürit dahi kalbiyle üç kere telakkün tariki üzere zikr eder, Sonra her ikisi ellerini kaldırır, şeyh dua eder. Mürit amin der ve ellerini yüzlerine sürerler, Kelime-i tevhidin telkini de ism-i Celal gibidir (NR 22). Süfilere göre zikri, Allah Cebrail’e, Cebrail Hz. Peygamber'e, Hz. Peygamber Hz. Ali veya Hz. Ebü Bekr'e telkin etmiş ve bu zikir silsile ricâli yoluyla kendilerine ulaşmıştır (NM 152; NR X522),</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-6838
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü
Kaynak sayfası
380
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>(يلقيز - تلقن) Anlatmak—Anlamak, öğretmek-öğrenmek, vermek—almak. 2. tas. Tarikate yeni giren bir müride şeyhin zikir öğretmesine telkin, müridin bunu öğrenmesine telakkün denir (HT 1:3). “Mürit, şeyhin önüne diz çöker; ellerini dizine koyup gözünü yumar; şeyh, kalbiyle ism-i Celal'i müridin kalbine telkin tariki üzere üç kere zikr eder. Ondan sonra mürit dahi kalbiyle üç kere telakkün tariki üzere zikr eder, Sonra her ikisi ellerini kaldırır, şeyh dua eder. Mürit amin der ve ellerini yüzlerine sürerler, Kelime-i tevhidin telkini de ism-i Celal gibidir (NR 22). Süfilere göre zikri, Allah Cebrail’e, Cebrail Hz. Peygamber'e, Hz. Peygamber Hz. Ali veya Hz. Ebü Bekr'e telkin etmiş ve bu zikir silsile ricâli yoluyla kendilerine ulaşmıştır (NM 152; NR X522),</p>

Köken ve kullanım

i. ar.

يلقيز

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü

Süleyman Uludağ, Tasavvuf Terimleri Sözlüğü · Süleyman Uludağ

(يلقيز - تلقن) Anlatmak—Anlamak, öğretmek-öğrenmek, vermek—almak. 2. tas. Tarikate yeni giren bir müride şeyhin zikir öğretmesine telkin, müridin bunu öğrenmesine telakkün denir (HT 1:3). “Mürit, şeyhin önüne diz çöker; ellerini dizine koyup gözünü yumar; şeyh, kalbiyle ism-i Celal'i müridin kalbine telkin tariki üzere üç kere zikr eder. Ondan sonra mürit dahi kalbiyle üç kere telakkün tariki üzere zikr eder, Sonra her ikisi ellerini kaldırır, şeyh dua eder. Mürit amin der ve ellerini yüzlerine sürerler, Kelime-i tevhidin telkini de ism-i Celal gibidir (NR 22). Süfilere göre zikri, Allah Cebrail’e, Cebrail Hz. Peygamber'e, Hz. Peygamber Hz. Ali veya Hz. Ebü Bekr'e telkin etmiş ve bu zikir silsile ricâli yoluyla kendilerine ulaşmıştır (NM 152; NR X522),

Sözlüğe dön ←