Ara
Menü
ذ

Bektaşîlik

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Adını ünlü Türk düşünürü Hacı Bektâş-ı Velî’den alan ve Anadolu’da 13. yüzyılda Kalenderi tarikati bünyesinde oluşmaya başlayan, giderek yayılan ve 15. yüzyıl sonlanna doğru Hacı Bektâş-ı Velî geleneği çerçevesinde olgunlaşan bir tarikatın adı.

Bu tarikat, gerek siyasî konumu, gerek benimsediği ve bünyesinde bir araya getirdiği farklı dinî inançları birleştirebilme özelliği, gerekse 16. yüzyıldan sonra Osmanlı devletinin resmen tanıdığı gayrisünnî yapısı ile dikkatleri üzerinde toplamış bir teşkilât idi. 13.

yüzyıl ortalarmda Anadolu’da oluşan Kalenderiyye, Haydariyye ve Yeseviyye cemaatleri tarafindan benimsendi ve “Abdâlân-ı Rûm” yahut Rum abdalları hareketine dönüşerek yayılmaya başladı; Osmanh ile beraber Rumeli’ne kadar uzandı. Temelde Hacı Bektâş geleneğini benimseyen ve kendilerine mürit olarak seçtikleri Hacı Bektaş-ı Velî’nin ölümünden sonra onun yerine geçen Hatun Ana’nm müridi Abdal Musa’nm faaliyetleri tarikatın hızla tanmmasmı ve yayılmasmı sağladı. Onunla beraber “abdal” adı Anadolu’da hızla yayıldı.

Özellikle 16. yüzyıhn başmda Balım Sultan’ın tarikatın başma geçmesi ile Kalenderîlikten ayrılması ve II. Bayezid tarafindan desteklenmesi bu tarikatın Yeneçeri Ocağı içinde de iyice kökleşmesini sağladı.

Bu oluşum, II. Mahmud’un Yeniçeri Ocağmı kapatmasma kadar devam etti. Bu ocağm kaldırılması ile birlikte Bektâşîlik faaliyetleri ve tekkeleri Nakşibendîlik tarikatının emrine verildi.

Bir süre sonra Abdülaziz zamanmda Bektâşîlik yeniden eski konumuna ve faaliyetine dönüştü. Yeni Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuyla beraber 1925 yılmda tekke ve zaviyelerin kapatılması ile resmen faaliyetine son verildi. Ancak halk arasında Bektâşîlik, günümüze kadar varlığını sürdürmeye devam etmiştir.

Dinî Terimler Sözlüğü

Dinî Terimler Sözlüğü

Evliyânın büyüklerinden Hacı Bektâş-ı Velî hazretlerinin tasavvuftaki yolu.

Bektâşîlik; Hacı Bektâş-ı Velî, Lokman-ı Horasânî, Hâce Ahmed Yesevî, Yûsuf-i Hemedânî ve Ebû Alî Fârmedî, Ebü'l-Hasan-ı Harkânî vâsıtası ile Bâyezîd-i Bistâmî'ye,

ondan Ebû Bekr-i Sıddîk hazretlerine ulaşır. Bektâşîler, Resûlullah efendimizi ve Ehl-i beytini çok sever ve birbirlerini kardeş bilirlerdi. (A. Rıfkı Efendi)

Müslümanları aldatmak için kendilerine kıymetli bir isim takan yalancılardan biri de, Bektâşî tarîkatı adı altında toplanan hurûfîlerdir. Hakîkî Bektâşîlik, bir kaç asırdan sonra

bütün tekkeleriyle berâber sapık hurûfîlerin eline geçerek bozulmuştur... (Tokatlı İshak Efendi) (Bkz. Hurûfîlik)

Sözlüğe dön