ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
2382 sonuç · toplam 3232 · “Kül” · 17/100
01zühd
(jaJ [Ar.] tas. Tasavvuf inancma göre, kulun AUah’m dışında bütün varlıkları terk etmesi ve âhirete yönelmesi.
Şarap
Meşrubat, içki, mey, bade. tas. Coşkun aşk halleri ki, sahibini kınanmayı gerektirecek hal ve hareketlerin içine sokar, Bu da sülûkün sonuna gelen kemal ehline mahsustur (us). Tasavvufta şarap aşkı, mahabbeti, şevki ve vecdi temsil eder. Şa…
Şaraphane
Melekat âlemi, kâmil arifin bâtını. Şatah — Sathiye i ar شطحيه) — eles) 1, Hareket, kıpırdama, köpürme. tas. a Üzerinde benlik ve dava kokusu bulunan söz (cr). “Ene'l-Hak”, “Sübhâni mâ a'zame sani,” “Bir denize daldım ki, nebiler sahilinde…
Şâtır
شطر) نه ç. Şuttâr r, Açıkgöz; hilekâr; kurnaz, delişmen; Yüzsüz, arsız; ça- Pulcu, zorba, 2. tas. Nefsi, kendisini bâtıldan uzaklaştıran (sr 45, 182). Fütüvvet ehli, ayyar (sr 45, 182; KR 104), Fütüvvet ehline ve civanmertlere Şâur denmesi,…
Secere
Ağaç. 2. tas. a Tarikat silsilelerini gösteren şema. b Külli cisim kitlesini yöneten kâmil insan (İFM, ct; İbn Arabi Şeceretü”1-kevn). Şecere-i marifet Marifet ağacı; marifetullah ( SF). Şecere bir ağaçtır ki, Hz. Musa o ağacın olduğu taraf…
Şefaat
Aracılık, yardım etmek. Yüce bir makam sahibinin, dileğini kabul etmesini veya suçunu affetmesini sağlamak için bir kimsenin o yüce makam sahibine daha yakın olduğuna inandığı bir şahsı aracı (vasıta-vesile) yapması. Yüce makam sahibinin, a…
Şengî
Güzel, zarif ve çevik kimse. Tasavvufî şiirde Hakk’ın maddî âlemde görünen güzellik ve nur tecellilerini anlatan bir sıfat olarak kullanılır.
Şerbet
İlahi feyz, ilâhî muhabbet, aşk şarabı. Bize ask şerbetinden sun a sakt Bize uçmakta kevser gerekmez Yünus | 327 | Seriat Hak'tan gelen şerbeti içtik elhamdülillah Şol kudret denizini geçtik elhamdilillah Yünus Şerh-i sadr (a (شرح +. Gönül…
Şeyda
0 44) Deli, çılgın. tas. a Şiddetli sevgi ve aşk hisleriyle coşup kendinden geçen. b Cezbe ehli, meczup. Ey hâce eğer kim sen isen âkıl u dânâ Şeydâlığı bin akla değişmez dil-i şeydâ Bağdadi Gerci cânândan dil-i şeydâ için kâm isterem Sorsa…
Şeyh ia
Meşayih, Suyuh, Eşyah. Yaşlı, ihtiyar, pir, bey, önder, kabile başkanı. 2. tas. a Nefsinden fani, Hak'ta baki veli; Hak dostu. b Taliplere rehberlik etmek ve onları irşat etmek ehliyetine ve liyakatına sahip olan insan-ı kâmil; rehber; deli…
Şuhüd ehli
Müşahede eden, gören. 2. tas. Hak talipleri üç kısımdır: Suhad ehli, ashab-ı kulüb. Bunlar Hakk'ı şuhüd ve zevkle tanır, onu her mazhar ve meclâda görür ve her surette kabul eder, hep Hak'la birlikte bulunur, onu her meşhedde me A CEE m (ma…
Şükür
) <3) veya Şükr Teşekkür; nimeti dile getirme. tas. a Yapılan iyiligin makbule geçtiğini dile getirme, iyiliği yapanı övme (cr). Kul, Allah'ın lütuf ve nimetlerini dile getirir ve onu överse şükretmiş olur. b Nankör olmamak di Şürb m << (o…
Taayyün
Belirme, belirlenme, belli olma, ortaya çıkma. 2. tas. Müşahhas hale gelme, birbirinden seçilme, ayırt edilme, ayn olarak ortaya çıkma. Ilk taayyün, vahdet mertebesi; ikinci taayyün ise vahidiyet mertebesidir. Süfilere göre Hakk'ın zatında…
Takdis
Temizleme, arındırma, kutsama, 2. tas. a Hakk'ı, şanına yakışmayan her çeşit kusurdan mutlak olarak tenzih etmek (cr). b Kutsal kılma, kutsallaştırma. “Kaddesellâhu sırrahü,” “kuddise sirruha,” sözleri ölü veliler için Söylenir ve “Allah on…
Tasarruf
Faaliyet göstermek, yetkiyi kullanarak iş yapmak. كما Keramet göstermek, olağanüstü yollardan iş yapmak ve tesir etmek; insanlara ve eşyaya hükmetmek ve onları idare etmek; Allah'ın eşyayı ve bütün varlıkları velisine musahhar kılması. Haki…
Tecelli
Aşikâr olmak, açığa çıkmak, görünmek, zuhur etmek. tas. Gaybten gelen va kalpte zahir olan nurlar. Görünmeyenin (guyab) kalplerde görünür hale gelmesi. Her ilâhî ismin, tecelli ettiği yere ve yöne göre türlü türlü şekilleri vardır. İçinden,…
Tefviz
Teslim, tevekkül. tas. Kulun, tüm işlerini Mevlâ'sına havale etmesi ve O'nun yaptığı her işi gönül hoşluğuyla karşılaması, hiçbir hususta ne dil, ne de kalple O'na itiraz etmemesi, sızlanmaması, içinde bir rahatsızlık dahi | hissetmemesi. T…
Telbis
( Karıştırmak, birbirine katmak. tas. a Gerçeği örtmek, ters yüz etmek, olduğundan başka türlü göstermek (cr). b Kulun Hakk'ın libâsına girmesi. Tecelli edilenin, tecelli edenin elbisesini giymesi, onun sıfatıyla zuhur etmesi. Et ile kemiğe…
Telvin - Temkin
(تلو ين - تمكيه) 1, Boyama, renklilik. 2. tas. a Talep ve istikamet yolunu araştırma makamı (cr) telvin, istikamet üzere karar kılma ve iyice yerleşme makamı ise temkin'dir. b Kul yolda olduğu sürece, bir halden diğerine geçtiğinden telvin…
Tesbih
a Hakk'ı takdis ve tenzih etmek, onun her türlü kusurdan arınmış olduğunu dile getirmek, b Bu maksatla sübhânallah (Allah'ım, seni tenzih ve takdis ediyorum) demek, ¢ Tarikat ehlinin belli sayıda sübhânallah deme. d Tevâcüd Misbâha da denil…
Tevâli
(a! (طوا Pırıltılar, ışıltılar, doğuşlar. tas. Ariflerin kalplerine dogan, huzur veren tevhit nurları olup, bu nurun şaşaasından kalpteki öbür nurlar etkisini kaybeder; tıpkı güneş doğduğu zaman yıldızların ışıklarının kaybolması gibi. Tevâ…
Tevbe
Pişmanlık, nedamet, dönme. tas. a Kalpteki kötülükte ısrar | düğümünü çözüp Hakk’a dönme ve Rabb'in hukukunu gözetme (cr). b Kötü ve | günah işlere pişman olup Hakk’a yönelme, Küfürden imaia dönmek kâfirlerin, kötü işlerden iyi işlere dönme…
Tevfik
Uyumlu kilma; ahenkli hale getirme, başarılı kılma. tas. Allah'ın, kulunun fiilini rızasına ve mahabbetine uygun kılması, iradesine ve rızasına muvafık işler Yapmayı ona nasip etmesi (cr). Kulun iradesi ile Hakk'ın kaza ve kaderi arasındaki…
Tevfik-i ilahi
١ (توفيق İlahi inayet, Allah'ın kuluna başarı ihsan etmesi. 2. Allah'ın velilerini ilâhî sırlara vâkıf kılması. Allah'ın velilerini ilâhî sırlara vâkıf kılması.