ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
42 sonuç · “kâtib”
01Kâtib Müftîzâde Mehmed Efendi
Kâtib Müftîzâde Mehmed Efendi (ö. 1722), Germiyan'ın Şeyhli kasabasından İstanbul'a gelerek medrese tedrisi ve Bâb Mahkemesi başkâtipliği yapan Osmanlı âlimidir.
Akşehirli Abdurrahman Gubârî
Akşehirli Abdurrahman Gubârî (ö. 974/1566-67), Şeyh Hamdullah ekolünden hattat, Şeyh Abdüllatif’in müridi, Irakeyn seferi kâtibi, şehzade hocası ve Mekke’de mahmil kadısı olan Nakşibendî şairdir.
Bolevî Abdullah Efendi
Bolevî Abdullah Efendi (ö. 1729), Bolu’dan İstanbul’a gelerek beş medrese ve dersiyyede görev yapan; fenn-i sakk uzmanlığıyla Mahmud Paşa Mahkemesi’nin yazı işlerini yöneten Osmanlı âlimidir.
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed
Bozanzâde Mahmud b. Ahmed (ö. Şevval 983/Ocak-Şubat 1576), İskilip’te doğan; Ebüssuûd Efendi’den mülâzemet alıp onun fetva kâtipliğini yapan, Rodos ve Manisa müftülüklerinde bulunan, Ebüssuûd fetvalarını güvenilir bir mecmuada toplayan ve kitaplarını Fâtih Camii’nde vakfeden Osmanlı âlimidir.
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi
Hâfız Muhammed Şâkir Efendi (ö. 1879), Rızâeddin Efendi’nin halifesi; Balat Dergâhı postnişini, Sünbül Efendi Âsitânesi sertarîki ve Dâvudpaşa Mahkemesi başkâtibidir.
İstanbullu Hayrullah Hayrî Efendi
İstanbullu Hayrullah Hayrî Efendi (ö. 1135/1722-23), çavuşlar kâtipliği yapan ve kısa şiir örnekleri tezkirede korunan Osmanlı şairidir.
Kākülperîşân Şeyhî Efendi
Kākülperîşân Şeyhî Efendi (ö. 1010/1601-02), Eyüp’te doğmuş; Ebüssuûd Efendi’nin fetva, mektup ve münşeâtını derleyen kâtip olarak çalışmış, ardından medrese ve kadılık görevleri yürütmüş âlimdir.
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi
Kassâm Kâtibi Damad Mehmed Efendi (ö. 1726), Bolu'dan İstanbul'a gelerek medrese görevleri ve Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi kâtipliği yapan Osmanlı âlimidir.
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi
Kassâm Kâtibi Yahyâ Efendi (ö. 1720), medrese tedrisinin yanında ferâiz ilmindeki uzmanlığıyla Kısmet-i Askeriyye Mahkemesi'nde reisülküttaplık yapan Osmanlı âlimidir.
Kâtip Hacı Mustafa Fevzi Efendi
Eğinli Mustafa Fevzi Efendi (ö. 1924), Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddin ve Hasan Hilmi Efendilerin terbiyesinde yetişen; Bahriye’de kâtiplik yapan, vahdet-i vücûd, râbıta, tarikat âdâbı ve menâkıb üzerine eserler yazan Nakşibendî-Hâlidî şeyhidir.
Kâtip Muhammed Efendi
Kâtip Muhammed Efendi (yaklaşık 1554–1563, ö. 1646-47), yeniçeri kâtipliğiyle tanınan ve 1598'de Yenikapı Mevlevîhânesi'ni açan Osmanlı devlet görevlisi ve Mevlevî muhibbidir.
Manastırlı Hızır Bâlî Efendi
Hızır Bâlî Efendi (ö. yaklaşık 970/1562-63), Manastır'da attarlığı bırakıp Sirozlu Kâtibzâde'nin yanında Halvetî terbiyesi gören ve memleketinde cami ile zâviye kuran şeyhtir.
kâtib
UlS) [Ar.] “Kullarının amellerini yazan.” anlamında Allah’ın sıfatı. Bu söz, Kur’ân-ı Kerîm’de “Enbiyâ suresi” nde geçmektedir.
a’nm vahiy kâtibi
Peygamber’in k ni kendisine vahiy yoluyla ulaşan ahiy ayetleri okuyarak yazdırdığı sa nda habeler. Bu konuda ilk kâtip Söz Mekke’de Abdullah ibn Sa'd i (fı Medine’de ise Zeyd ibn Sabi anla gösterilmiştir. Ayrıca o dönemde mine yaşamış kırk civarmda bu tü anla kâtipten söz edilmektedir. yler
kâtibü’l-vahy
Peygamber’e inen vahiyleri yazan hususî yazıcılar
kirâmen kâtibin
LJ İnsanlann hayır ve şer, iyi v kötü bütün yaptıkları iş, eyle ve davranışları amel defterler ne kaydederek onları koruma la görevli melekler. Bu terim Kur’ân-ı Kerîm’de “Kaf sures ile “İnfitâr sures nde geçmektedir
Câmi-i Atîk
Lofça · Bulgaristan · Lofça kadılığı sırasında vakıflarını ihyâ ettiği ve çevresine hayır eserleri inşa ettirdiği eski cami. Vakfın onun ölümünden sonra da işlemeye devam ettiği, 1025/1616’da aynı yere kadı olarak gelen bir sonraki neslin kaydında belirtilir.
Kulaksız Mezarlığı
İstanbul, Kasımpaşa · Türkiye · Nisan 1615'te vefat edip defnedildiği mezarlık. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.
Kefe
Feodosiya · Kırım · Doğduğu, tâcirlik yaptığı ve ilk tahsilini gördüğü liman şehri; nisbesini buradan alır. 1569'da dönüp Mahmud Çelebi'den riyâziyyât ve mûsiki öğrendi. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.
Emîr Buhârî Hazîresi
İstanbul · Türkiye · 979 Cemâziyelevvelinde (Ekim 1571) Fatih semtindeki evinde vefat edince Edirnekapı dışındaki Emîr Buhârî hazîresine defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Nişancı Ramazanzâde Mehmed : Ramazanzâde Mehmed (ö. 979/1571), Merzifonlu divan kâtibi; Halep defterdarlığından nişancılığa yükselmiş ve özlü bir Osmanlı tarihi kaleme almıştır.
İskender Paşa Medresesi (Kanlıca)
İstanbul · Türkiye · İlk müderrislik görevi: 1096 Rebîülevvelinde Keşf Kâtibi Ömer Efendi'nin yerine Kanlıca'daki bu medrese kendisine verilmiştir. İlişkili kişi dosyası Trabzonî (Laz) Osman Efendi : Trabzonî Osman Efendi (ö. 1695), İbrahim Efendi'den mülâzemet alan ve İstanbul medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Muîd Ahmed Efendi Medresesi ve Türbesi
İstanbul · Türkiye · Fâtih Camii'nin Haliç tarafında Kadı Çeşmesi sokağı başında, sağlığında inşasına başlanıp vasiyeti üzerine ölümünden sonra tamamlanan medrese; yanındaki türbeye defnedilmiştir. Bugün odalarından sadece biri ayaktadır. Konum yaklaşıktır.
Köstendilli Ali Alâeddin Türbesi (açık türbe)
Üsküdar, İstanbul · Türkiye · Toygar tepesi Selâmi Ali mahallesindeki yıkık tekkenin yan tarafında, Kâtibim Aziz Bey sokağı ile Ethem Ağa sokağının birleştiği yerdedir. Sol yanında zevcesi Havva Bacı Hatun, onun solunda oğlu Ömer Efendi (ö. 1194/1780) medfundur. Konum yaklaşıktır.
Pîrî Paşa (Soğukkuyu) Camii Kabristanı, Zeyrek
İstanbul · Türkiye · 1698'de İstanbul'a gelince yerleştiği medresenin bulunduğu semt ve 12 Eylül 1745'te vefatında defnedildiği kabristan. Mezar taşındaki tarih beyti müridi Müstakimzâde'ye, hattı Kâtibzâde Mehmed Refî'ye aittir.
Peşte
Budapeşte · Macaristan · Atâî ve Evliya Çelebi onun Tuna kenarındaki Peşte şehrinden olduğunu bildirir; Müstakimzâde de Peşteli olduğunu söyler. Kâtib Çelebi Bosnalı der, Ayvansarâyî ise Makedonya'daki Horpeşte'yi (Hrupişte) gösterir. Kaynak, Bosna–Peşte yazım benzerliği ile XVI-XVII. yüzyıllarda Peşte'nin müslüman nüfusunun çoğunu Boşnaklar'ın teşkil etmesine dayanarak Peşte'de doğmakla birlikte aslen Bosnalı olmasının mümkün olduğunu söyler.
Tırhala
Trikala · Yunanistan · 941 (1534) civarında doğduğu şehir; fakir bir ailenin çocuğuydu. İlişkili kişi dosyası İdrîs-i Muhtefî : İdrîs-i Muhtefî (1534–1615), asıl adı Hacı Ali Bey olan; Hüsâmeddin Ankaravî ve Seyyid Osman Hâşimî’nin terbiyesinde yetişerek İstanbul Bayramî-Melâmîliğinin gizlilik dönemine yön veren şeyhtir.
Kazdağı
Balıkesir · Türkiye · Şeyhî'nin ifadesine göre asıl memleketi olan, Edremit körfezinin kuzeyindeki bölge; kaynakların çoğunda yanlışlıkla Tokat'ın Kazova'sı gösterilmiştir. Konum bölge merkezine göredir. İlişkili kişi dosyası Muîd Ahmed Efendi : Muîd Ahmed Efendi (1648-1725), İstanbul medreselerinden Diyarbakır, Galata ve Edirne kadılıklarına yükselen; Mekke kadılığı yolunda vefat eden Osmanlı âlimidir.
Mekke
Mekke · Suudi Arabistan · Nisan 1600'de kadılığına tayin edildi; Şerh-i Gülistân 'ı burada tamamladı ve 27 Ağustos 1601'de burada vefat edip defnedildi. İlişkili kişi dosyası Kefevî Hüseyin Efendi : Kefevî Hüseyin Efendi (ö. 1010/1601), Kefe’den yetişmiş; medrese ve Haremeyn kadılıklarının yanında hadis hâşiyeleri, Türkçe Gülistan şerhi, Fâlnâme, şiir ve mûsiki eserleri bırakmış çok yönlü Osmanlı âlimidir.
Kübreviyye Silsile Varyantları
Ammâr-ı Yâsir, İsmâil el-Kasrî ve Ehl-i beyt hatlarını birbirine karıştırmadan okumak. Kaynaklar arasındaki farklar ve gelenek içi anlatıların derecesi korunarak hazırlanmıştır.
III. Selim, Mevlevîhâneler ve Musiki
Muhiblik ile şeyhliği ayırmak III. Selim Mevlevî şeyhi değildir. Mevlevîhâneleri ziyaret eden, Şeyh Gâlib’le yakınlık kuran, derviş ve musikişinasları himaye eden bir muhibdir. Bu ayrım, saray ilişkisini silsile bağı gibi göstermemek için önemlidir. Ruznâmedeki ziyaretler Sırkâtibi Ahmed Efendi, padişahın Beşiktaş Mevl
GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,
Sayfalar 48–56
Muzaffer Ozak Külliyatı · bütün bu alâmetler ölen o kimse için rahmet-i ilâhiyyenin nüzulüne işarettir. Haberde vârid olmuştur ki, Allahu teâlâ bir mü'minin ruhunu kabzetmek murad buyurduğunda, Melek-ül-mev
Sayfalar 48–55
Muzaffer Ozak Külliyatı · Hz. Omer, çocuğa cevaben cinayeti işlediğini söyledin. Sana islâm şeriatında kısas lâzım geldi buyurdular. Delikanlı hükmü şer'iye göre öldürülecegini bildigi halde evvelki sükûnet
Sayfalar 73–78
Muzaffer Ozak Külliyatı · — 73 _ Hızır Aleyhisselâm, Cenab-i Allaha münacaat edip: «Yarabbi! Bana bir defter verip, o defterde sevdiklerinin ismini bildirdin. Bu zatın ismi burada yok. Bu kimlerdendir?» ded
Sayfalar 194–208
Muzaffer Ozak Külliyatı · nanenAw ya berrü, yâ tevvâbü, yâ mün'ımü, yâ müntekımü, yâ afüvvü, yâ râ'ufü, ya mâlik-el-mülki, yâ zel-celâli vel-ikrami, yâ Rabbi, yâ muksitü, yâ câmiü yâ ganiyyü, yâ mugni, ya m
Sayfalar 164–169
Muzaffer Ozak Külliyatı · yapanlar; ana-babaya âsi olanlarla, kinci olanlar müstesna. Buğz sahibi kimseler, üç günden ziyade mü'min kardeşiyle dargın duranlar bu gece afvı ilâhiyyeye nail olamazlar. Ey âşık
Sayfalar 221–230
Muzaffer Ozak Külliyatı · dır. Allahu teâlâyı noksan sıfatlardan tenzih ve kemal sıfatları ile tavsif ederim. Ne acep kerim oldu Allahu azim-üş-şân.. Ne acep azım oldu Allahu azım-uş-şan, ne acep halım oldu
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · rerken, Fahr-i Alemin haberi olmadan nâra sevkedilip, adalet yerini bulacaktır. HÛ! Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir anda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sür
Sayfalar 239–247
Muzaffer Ozak Külliyatı · IR$ÂD YEDINCİ DERS MÜNDERECAT: Bu Risalei Şerife Receb ayının indi ilâhideki fazîleti ve Su'ban Radiyallahü anhın bir kabristandan geçerken Resûlullah Sallallabü aleyhi vesellemin
Sayfalar 285–291
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ne mübarek bir ay ki, bu ramazan; bu mübarek ay, bizlere rahmet, magfiret ve lûtfu-keremi-ilâhi oluyor. Resûlü efham efendimizden, Ibni Abbas radiyellahu anh rivayet etmiştir: «Ege
Sayfalar 402–409
Muzaffer Ozak Külliyatı · «RAMAZAN» Jn bir ayın sultanı yıne şevk ile geldı Muhammed bülbülleri hâfızlar dile geldi Melek yüzlü mü'minler dağıldı câmilere, Hak inayet eyledi, affa vesile geldi.. Minareler d