Ara
Menü

Kâtip Muhammed Efendi

Kâtip Muhammed Efendi (yaklaşık 1554–1563, ö. 1646-47), yeniçeri kâtipliğiyle tanınan ve 1598'de Yenikapı Mevlevîhânesi'ni açan Osmanlı devlet görevlisi ve Mevlevî muhibbidir.

Doğum
1558
Vefat
1647
Unvan
Yenikapı Mevlevîhânesi'nin kurucusu ve yeniçeri kâtibi

Ailesi ve lakapları

İskender adlı bir kişinin oğludur. Aksaray'daki eski Kâtip Camii'nin bânisi Mustafa Efendi'nin kardeşi olarak kaydedilir. Malkoç ve Muhammed Çelebi adlarıyla; yeniçeri kâtipliği sebebiyle Kâtip, Yeniçeri Efendisi ve Koca Yazıcı lakaplarıyla anıldı. Doğum tarihi kaynaklarda 960–970/1554–1563 aralığına yerleştirilir; yaklaşık 1558 tarihi bu aralığın göstergesidir, kesin yıl değildir.

Yenikapı Mevlevîhânesi

Yenikapı Mevlevîhânesi'nin kurucusudur. Yapıyı 1006/1597-98'de tamamladı ve 1 Receb 1006, 7 Şubat 1598 Pazartesi günü açtı. Bu merkez, sonraki yüzyıllarda İstanbul Mevlevîliğinin en önemli âsitânelerinden biri hâline geldi.

Vefatı

1056/1646-47'de vefat etti. Pazar Tekkesi'nde 1005 tarihli bir sandukanın ona ait olduğu yönündeki eski kayıt kronolojik olarak sorunludur. Muhammed Ziyâ'nın dikkat çektiği üzere bu sanduka başka bir Kâtip Muhammed'e ait olabilir veya kitabe tarihi yanlış okunmuş olabilir; ihtilaf gizlenmeden korunmuştur.

Metin tashihi

Eski kaydın devamına taşan Ümmî Sinan ailesi, Âbide Hatun, Mir Ali Alemdar ve sonraki Sinânî postnişinlerine ait şecere Kâtip Muhammed'in biyografisi değildir ve bu dosyadan ayrılmıştır.

Adı, soyu ve lakapları

Sefîne-i Evliyâ, Kâtip Muhammed Efendi'yi tek bir adla değil bir lakap dizisiyle tanıtır ve her lakabın kaynağını ayrı ayrı gösterir. Mensup olduğu hânedana nisbetle “Malkoç” ve “Muhammed Çelebi”, münselek bulunduğu yeniçeri kitâbetinden dolayı “Kâtib” ve “Yeniçeri Efendisi”, ömrünün sonlarında ise yaşlılığından kinaye olarak “Koca Yazıcı” ve “Koca Bektaşî” diye yâd olunmuştur.

Babası İskender adında bir zâttır. Vassâf, bu bilgileri Muhammed Ziyâ Bey'in Yenikapı Mevlevîhânesi adlı eserinden naklettiğini belirtir. Aynı bölümde, vaktiyle bir camiye “Kâtip Camii” denildiği de kaydedilir; ancak elimizdeki metin bu cümlenin öncesinde kesildiği için hangi caminin kastedildiği belirlenememektedir.

Mevlevîhânenin kuruluşu

Sefîne, kuruluşu iki ayrı işaretle tarihler: tesis 1006/(1597-98) senesi içinde gerçekleşmiş, resm-i güşâd ise Recebin gurresine, yani ayın ilk gününe rastlayan bir Pazartesi icra edilmiştir. Metin bu güne mîlâdî karşılık olarak 7 Şubat 1598'i verir ve aynı günü Nevrûz-ı Sultânî diye anar.

Açılışın Receb'in ilk gününe konması tekke geleneği açısından anlamlıdır; Receb üç ayların başlangıcıdır ve yeni bir kurumun kapısı tercihen böyle bir eşikte açılır. Bununla birlikte metindeki iki takvim işareti birbirini tam tutmaz: Nevrûz-ı Sultânî alışılmış kullanımda ilkbahar noktasına denk düşer. Bu ayrım kaynakta olduğu gibi bırakılmıştır.

COĞRAFÎ HAFIZA3 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi3 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 1 kayıt gösteriliyor

GELENEK İÇİ ANLATI

Mevlevîhânenin açılış günü

Sefîne, mevlevîhânenin 1006/1597-98 içinde tesis edildiğini ve güşâd resminin Receb'in gurresine denk gelen bir Pazartesi, 7 Şubat 1598'de yapıldığını kaydeder.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Sefîne, kuruluşu iki ayrı işaretle tarihler. Tesis 1006/(1597-98) senesi içinde gerçekleşmiş, resm-i güşâd ise Recebin gurresi olan, yani ayın ilk gününe rastlayan bir Pazartesi icra edilmiştir. Metin bu güne mîlâdî karşılık olarak 7 Şubat 1598'i verir ve o günü aynı zamanda Nevrûz-ı Sultânî diye anar.

Kaydın değeri, bir tekkenin açılış merasiminin gün ve gün adıyla birlikte tespit edilebilmesinde yatar; Osmanlı tekke tarihinde bu ayrıntıda bir güşâd tarihi çoğu kurum için mevcut değildir.

Çerçeve. Açılışın Receb'in ilk gününe konması tesadüf sayılmaz: Receb, üç ayların başlangıcı olarak tekke takviminin en uğurlu eşiklerinden biridir ve yeni bir kurumun kapısı tercihen böyle bir günde açılır. Ancak metindeki iki takvim işareti birbirini tam tutmaz: Nevrûz-ı Sultânî alışılmış kullanımda ilkbahar noktasına, mart ortasına denk düşerken burada 7 Şubat'a bağlanmıştır. Çelişki burada çözülmemiş, kaynağın verdiği hâliyle bırakılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Eserleri ve metinleri

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Eserleri ve metinleri

Vaktiyle bu ciimie "Katip Camii" denilir imiş. Muhammed Ziya Bey, Yenikapı Mevlevihanesi nam eserinde müşarünileyhten bahs ediyor. lskender namında bir zatın mahdumu imiş. 1006/( 1 597-98) senesi için­ de te'sis ederek Recebin gurresi olan Nevruz-ı Sultani'ye müsiid if Pazartesi günü ( 7 Şubat 1 598) resm-i güşadını icra etmiştir. Muhammed Efendi mensub olduğu hanedana nisbetle "Malkoç" ve "Muhammed Çelebi" ve münseleği bulunduğu Yeniçeri kitabetinden dolayı "Katib", "Yeniçeri Efen· disi" ve evahir·i ömründe dahi yaşlılığından kinaye olarak "Koca Yazıcı", "Koca Bek­ taşi'' lakaplarıyla yad olunmuştur.

Metni gösterMetni daralt

Vaktiyle bu ciimie "Katip Camii" denilir imiş. Muhammed Ziya Bey, Yenikapı Mevlevihanesi nam eserinde müşarünileyhten bahs ediyor. lskender namında bir zatın mahdumu imiş. 1006/( 1 597-98) senesi için­ de te'sis ederek Recebin gurresi olan Nevruz-ı Sultani'ye müsiid if Pazartesi günü ( 7 Şubat 1 598) resm-i güşadını icra etmiştir. Muhammed Efendi mensub olduğu hanedana nisbetle "Malkoç" ve "Muhammed Çelebi" ve münseleği bulunduğu Yeniçeri kitabetinden dolayı "Katib", "Yeniçeri Efen· disi" ve evahir·i ömründe dahi yaşlılığından kinaye olarak "Koca Yazıcı", "Koca Bek­ taşi'' lakaplarıyla yad olunmuştur.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

KAVRAM

Altı lakabın anlattığı hayat

Sefîne onu hânedanına nisbetle “Malkoç” ve “Muhammed Çelebi”, mesleğine nisbetle “Kâtib” ve “Yeniçeri Efendisi”, yaşlılığına nisbetle “Koca Yazıcı” ve “Koca Bektaşî” diye anar.

Metni gösterMetni daralt

Sefîne, Kâtip Muhammed Efendi'yi tek bir adla değil, bir lakap dizisiyle tanıtır ve her lakabın nereden geldiğini ayrı ayrı açıklar. Mensup olduğu hânedana nisbetle “Malkoç” ve “Muhammed Çelebi”; münselek bulunduğu, yani mesleğini edindiği yeniçeri kitâbetinden dolayı “Kâtib” ve “Yeniçeri Efendisi”; ömrünün sonlarında ise yaşlılığından kinaye olarak “Koca Yazıcı” ve “Koca Bektaşî” diye yâd olunmuştur.

Aynı bölümde babasının adı da verilir: İskender adında bir zâtın oğludur. Vassâf, bu bilgiler için Muhammed Ziyâ Bey'in Yenikapı Mevlevîhânesi adlı eserine dayandığını belirtir.

Çerçeve. Lakaplar burada süs değil, biyografinin iskeletidir: soy (Malkoç), meslek (yeniçeri kâtipliği) ve yaş üç ayrı katman olarak üst üste binmiştir. “Koca Bektaşî” lakabı özellikle dikkat çeker; Mevlevîhâne bânîsi bir zâtın ocak mensubiyeti dolayısıyla Bektaşîlikle anılması, yeniçeri kalemindeki bir görevlinin iki tarîkat muhitine birden temas edebildiğini gösterir. Bu kayıt bir menkıbe değil, bir isim-künye tespitidir ve Vassâf kaynağını da adıyla vermiştir.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

İstanbul · TürkiyeYenikapı MevlevîhânesiKâtip Muhammed Efendi'nin 1006/(1597-98) içinde tesis ettiği ve güşâd resmini Receb'in gurresine denk gelen Pazartesi günü (7 Şubat 1598) icra ettiği mevlevîhâne. Sefîne, Vassâf'ın bu bilgileri Muhammed Ziyâ Bey'in aynı adlı eserinden aldığını belirtir. Koordinat semt düzeyinde yaklaşıktır.Tekirdağ · TürkiyeTekirdağ Musallâ KabristanıKaynakta açık şehir ve defin kaydı Sefîne-i Evliyâ, Şeyh Kâtip Muhammed Efendi’nin Tekirdağ’daki Musallâ Kabristanı’na defnedildiğini bildirir. Şehir adı OCR bozulması giderilerek kayda açık biçimde işlendi. Şahsiyet kaydındaki ihtilaf Bağlı kişi dosyasında yeniçeri kâtibi ve Yenikapı Mevlevîhânesi’nin bânisi Kâtip Muhammed Efendi bilgisi bulunur. Ancak bu biyografik kimlik ile Tekirdağ’daki defin kaydının aynı kişiye ait olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir; mekân bağlantısı bu ihtiyatla korunmuştur. Konum güveni Kabristanın tarihî şehir bağlamı açıktır, fakat günümüzdeki parseli ve mezar noktası doğrulanmadığından koordinat eklenmemiştir.İstanbul · TürkiyeŞehremini'nde Cuma TekkesiKaynakta geçen mekân Şehremini'nde Cuma Tekkesi , Sefîne-i Evliyâ içinde 1 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki irşad, postnişinlik, intisap ve defin bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Kâtip Muhammed Efendi.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Hüseyin Vassâf, Sefîne-i Evliyâ
  2. [2]Sefîne-i Evliyâ - Cilt 4
  3. [3]Kişi dosyasının kaynakları — Kâtip Muhammed Efendi
  4. [4]Sefîne-i Evliyâ
Ortak kaynak kataloğunu aç →