Ara
Menü

Manastırlı Hızır Bâlî Efendi

Hızır Bâlî Efendi (ö. yaklaşık 970/1562-63), Manastır'da attarlığı bırakıp Sirozlu Kâtibzâde'nin yanında Halvetî terbiyesi gören ve memleketinde cami ile zâviye kuran şeyhtir.

Vefat
1563
Unvan
Halvetî şeyhi, Manastır zâviyesi ve camisinin kurucusu

Attarlıktan Halvetî terbiyesine

Rumeli'nin Manastır şehrinde doğdu ve ilk yıllarında attarlık yaptı. Bir rüyanın ardından Sirozlu Kâtibzâde'nin yanına giderek Halvetî yoluna girdi. Kaynakta Sirozlu şeyhin başka ayırt edici künyesi verilmediği için mevcut benzer adlı kişilerden biriyle özdeşleştirilmedi.

Manastır'da cami ve zâviye

Şeyhinin işaretiyle Manastır'a döndü; burada bir cami ve zâviye inşa ederek irşada başladı. Yapı faaliyetine yalnız yedi dirhemle giriştiği, tamamlanıncaya kadar yetmiş bin akçe harcandığı nakledilir. Geçimini kendi eliyle diktiği bağ ve bahçelerin mahsulünden sağladığı, hediyeleri kabulde çekingen davrandığı belirtilir.

Vefatı

Yaklaşık 970/1562-63'te vefat etti. Kaynak kesin defin yeri vermediği için Manastır içinde tahminî nokta oluşturulmadı.

Halvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi
BAĞLI YOLUN MADDÎ HAFIZASIHalvetiyye-Uşşâkıyye tâc-ı şerifi

Yeşil kubbeli, dört terkli ve yirmi dallı tâc. Kubbe merkezinde beyaz düğme, lengerinde siyah destar ve üstten sarkıtılmış taylasan bulunur.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Kırklar meclisine davet anlatısı

İlk halvetinde kendisine kırklardan boşalan bir makamın teklif edildiği, onun ise şeyhinin iznine bağladığı anlatılır.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Hızır Bâlî Efendi ilk halvetine girdiğinde hücresini nurlu bir topluluğun doldurduğu anlatılır. Gelenler, “Kırklardan biri göçtü; seni onun yerine ricâl halkasına alalım” dediler.

Hızır Bâlî bu teklifi kendi başına kabul etmedi; şeyhinin rızasına bağlayarak geri çevirdi. Atâyî, onun bu teslimiyeti sayesinde teklif edilen velâyet mertebesine eriştiğini söyler. Daha sonra mürşidinin işaretiyle Manastır'da bir cami ve zaviye kurup irşada başladı.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 410-414.
MENKIBE · GELENEK İÇİ

Hacda görüldüğü ve sırrı sakladığı anlatısı

Manastırlı Mustafa Çelebi'nin onu Mekke'de tavaf ederken gördüğünü söylemesi üzerine bu hâli açıklamamasını istediği nakledilir.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç

Manastır'ın salihlerinden Mustafa Çelebi hacca gittiğinde, Hızır Bâlî Efendi'yi Mekke'de Harem-i Şerif'te defalarca tavaf ederken gördüğünü anlatır. Memleketine döndüğünde kasaba halkı kendisini karşıladı; Hızır Bâlî de ona iltifat etti.

Mustafa Çelebi gördüğünü açıklamak için şeyhin ayağına kapanınca Hızır Bâlî durumu sezdi, onu tenha bir yere çekti ve “İnsan insana benzer; her gördüğünü söyleyen hata eder” diyerek sırrı açmamasını öğütledi.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, s. 410-414.