ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “harp”
01Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şeyh Necib Efendi’ye mensup, Nevrekoplu Ahmed Efendi’nin yanında erbaîn çıkaran; Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn’de ders veren Halvetî-Şa‘bânî âlimidir.
Ali es-Sebtî
Ali es-Sebtî (ö. 1871), Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halifesi olarak Palu’da medrese ve tekke düzenini birleştiren; Harput, Bingöl ve Doğu Anadolu’ya yayılan Hâlidî ağın başlıca kurucu şahsiyetidir.
Hacı Ömer Hüdâyî Baba
Elazığ-Harput çevresinde Hâlisiyye'nin yayılmasında etkili olan mürşid, şair ve Risâle-i Hüdâiyye müellifi.
Hasan Burhâneddin Cihângîrî
Hasan Burhâneddin Cihangîrî (Harput – Rebîülâhir 1074 / Kasım 1663, İstanbul); Halvetiyye-Ramazâniyye şeyhi, Cihangîriyye kolunun kurucusu . Cihangir Camii'ndeki tekkesinde elli iki yıl irşad etti; “Cihangir usulü tevhid” zikrini bir gemi tayfasının sesinden çıkarmıştır.
harp
cihât Hârût ve Mârût a. “Bakara suresi” nin 102. ayetinde geçen ve kimlikleri hakkında pek bilgi verilmeyen iki melek.
Merkezefendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · İstanbul'da vefat eden Abdüllatif Efendi buraya defnedilmiştir. Tıp doktoru olan oğlu Fâik Bey de vefatında babasının kabrinin yanına gömülmüştür. Mezar taşı kitâbesi, vefat tarihi tartışmasında belirleyici kayıt olmuştur.
Beyazıt Camii
İstanbul · Türkiye · Adana dönüşünde tayin edildiği dersiâmlık görevini yürüttüğü cami; burada birkaç defa toplu icâzet vermiştir. İlişkili kişi dosyası Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi : Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şa‘bâniyye-i Halvetiyye sâliki; Zihni Paşa’nın hocası, Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn muallimidir.
Harput
Elazığ · Türkiye · Doğduğu şehir; Celâlî isyanları sebebiyle buradan Bursa'ya hicret etmek zorunda kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya giderek Ya‘kūb-ı Fânî’den hilâfet alan; İstanbul Cihangir Camii yanında tekke kuran Halvetî şeyhidir.
Fâtih medreseleri
İstanbul · Türkiye · Harput'taki ilk tahsilinin ardından İstanbul'a gidip girdiği ve icâzet aldığı medreseler. İlişkili kişi dosyası Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi : Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şa‘bâniyye-i Halvetiyye sâliki; Zihni Paşa’nın hocası, Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn muallimidir.
Medresetü'l-vâizîn
İstanbul · Türkiye · Dârülfünun'daki hocalığının yanı sıra kelâm dersleri okuttuğu medrese. Tenkîhu'l-kelâm'ı da Dârülfünun ile buradaki hocalığı sırasında kaleme almıştır. İlişkili kişi dosyası Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi : Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şa‘bâniyye-i Halvetiyye sâliki; Zihni Paşa’nın hocası, Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn muallimidir.
Harput
Harput, Elazığ · Türkiye · Eyalet merkezi olan ve kaynağın anlatımına göre halkı tasavvuf ehline mesafeli duran şehir. İlk gidişinde bir hafta kalıp yerine bir vekil bıraktı; ikinci gidişinde halkın gösterdiği alâka üzerine bir halife bırakarak yolun bölgede yayılmasını sağladı. Koordinat şehir ölçeğindedir.
Merkez Efendi Kabristanı
İstanbul · Türkiye · Kaynakta geçen mekân Merkez Efendi Kabristanı , Sefîne-i Evliyâ içinde 8 ayrı kişi veya olay bağlamında anılır. Bu kayıt, eserdeki defin, ziyaret ve çevresindeki kişi bağlantıları bir araya getirilerek oluşturulmuştur. Kişi ve gelenek bağlantıları Mekânla doğrudan ilişkilendirilen şahsiyetler: Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi, İtdin bize de keşf ü beyân Hazret-i Mısrî, Osmân-zâde Hüseyin Vassâf, Sadede rucû' edelim, Seyyid Velâyet Hazretleri, Hacı Ahmed Muhtâr Efendi, Kutub Hüseyin Efendi.
Hâlisiyye: Kerkük'ten Yukarı Fırat'a
Kadiriyye'nin bölgesel aktarım haritası. Tezin ilgili bölümlerinden hareketle hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
RIBAT VE TEKKELERDEKİ SÛFİLERİN ÖZELLİKLERİ
Avârifü’l-Maârif · 15. bölüm · Bil ki; rıbat ve tekkelerin (mânevi bir eğitim müessesesi olarak) te’sisi, hidayet üzerindeki İslâm ümmetinin bir süsü (iftihar tablosudur). Rıbat ve tekkelerde yaşayan sûfilerin,
Sayfalar 85–92
Muzaffer Ozak Külliyatı · inkâr ederse, kâfir olur. Zira, farzlar kesin delillerle sabit olmuştur. Vâcipler ise zanni delillerle sübut bulmuştur. Bundan dolayı vâcibi inkâr eden kâfir olmaz, fakat işlemeyen
Sayfalar 93–99
Muzaffer Ozak Külliyatı · öyle ise, ELLi DÖRT' FARZ'1 mutlaka öğrenelim, icabını yerine getirelim, Hakkın rizasına erelim, cennetine girelim ve cemalini görelim. ELLİ DÖRT FARZ şunlardır: bilmek, ria gire o
Sayfalar 100–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · 31) LOKMAN sûresini, yedi kerre okuyan kimsenin, maddî ve manevî hastalığı ve karın ağrısı ve benzeri illetlerine Allah şifa ihsan eder. 32) SECDE sûresini, yazarak bir şişeye koys
Sayfalar 135–140
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allah celle, bir nûr-u Muhammediyyeyi (aleyhisselâm) dört kısma taksim edip, birinci kısmından Levhi ve Kalemi hâlk etti; kalem, emr olunanı yazdı. Nûrun ikinci kısmından Arş ve Kü
Sayfalar 156–165
Muzaffer Ozak Külliyatı · gözleriyle görerek (El'aman yâ Rab!..) feryadına başlamış, ellerini ısıran, göğüslerini döven, şefaatten mahrum kalan, hüsran ve nedamet içinde bulunan (Vâ hasretâ... Vâ esefâ...)
Sayfalar 166–172
Muzaffer Ozak Külliyatı · Innallâh'ester& min-el-mü miniyne enfüsehüm ve emv&lehum bi-enne le hüm-ül-cenneh yukatilûne fi sebilillahi fe-yaktülüne ve yuktelûne vâ'den aleyhi hakkan fit-Tevrati vel-inciyli v
Sayfalar 161–167
Muzaffer Ozak Külliyatı · onun için yaratılmıştır. O insan ise, Allahu teâlâ'ya kulluk için halk olunmuştur. Kâfirlerin de gördükleri rü'yâların hak olduğuna siyer, tarih ve nice sadık kişiler şahittir. Bu
Sayfalar 204–210
Muzaffer Ozak Külliyatı · Buna mukabil, sıdk-u sadakatle döğüşen şehitler ve gaziler de, şan ve şefket içinde ve Allahu talâ'nın kendilerine bahş ve ihsan buyurduğu ni'metler ve dereceler bütün mahşer halkı
Sayfalar 182–190
Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b
Sayfalar 211–217
Muzaffer Ozak Külliyatı · mağa çalışalım. Anladıklarımızı da değerlendirıneğe alışalım. Birbirimizi aldatmayalım ve itirat edelim ki, düşmanlarımız bize nazaran çok ama pek çok çalışıyorlar. Bu çalışmaların
Sayfalar 191–196
Muzaffer Ozak Külliyatı · Alim olur isen, ilmini ihlâs ile işle! İlmin ile âmil ol, ihlâs ile yap. Büyük mükâfata erersin. Mukaddesatın için gözünü budaktan sakınma! Allahın, Peygamberin Muhammed, Kur'an, d