ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
Adlar, künyeler, açıklamalar ve kamusal başlangıç metinleri aranır. Üye tam metinler kamusal arama dizinine alınmaz.
54 sonuç · toplam 54 · “harp” · 1/3
Arşivin bazı koleksiyonları şu anda güncellenemiyor. Sonuçlar eksik veya son başarılı okumaya ait olabilir.
01harp
cihât Hârût ve Mârût a. “Bakara suresi” nin 102. ayetinde geçen ve kimlikleri hakkında pek bilgi verilmeyen iki melek.
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi
Harputlu Hoca Abdüllatif Efendi (ö. 15 Eylül 1916), Şeyh Necib Efendi’ye mensup, Nevrekoplu Ahmed Efendi’nin yanında erbaîn çıkaran; Dârülfünun ve Medresetü’l-Vâizîn’de ders veren Halvetî-Şa‘bânî âlimidir.
Harput
Elazığ · Türkiye · Doğduğu şehir; Celâlî isyanları sebebiyle buradan Bursa'ya hicret etmek zorunda kalmıştır. İlişkili kişi dosyası Hasan Burhâneddin Cihângîrî : Hasan Burhâneddin Cihângîrî (yaklaşık 1592–Kasım 1663), Perçenç’ten Bursa’ya g…
Harput
Harput, Elazığ · Türkiye · Eyalet merkezi olan ve kaynağın anlatımına göre halkı tasavvuf ehline mesafeli duran şehir. İlk gidişinde bir hafta kalıp yerine bir vekil bıraktı; ikinci gidişinde halkın gösterdiği alâka üzerine bir halife bırak…
Yazılı Harp Gömleği
Eskiden, harp sırasında yaralanmaktan korunmak üzere, hazırlanmış bir tür gömlek. Bu ipek veya pamuktan olurdu. Üzerine de, kötülükten koruyacağına inanılan birtakım Kur’an-ı Kerim ayetleri yazılırdı. Sultan Yavuz Selim’e ait böyle bir göml…
Ali es-Sebtî
Ali es-Sebtî (ö. 1871), Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’nin halifesi olarak Palu’da medrese ve tekke düzenini birleştiren; Harput, Bingöl ve Doğu Anadolu’ya yayılan Hâlidî ağın başlıca kurucu şahsiyetidir.
Hacı Ömer Hüdâyî Baba
Elazığ-Harput çevresinde Hâlisiyye'nin yayılmasında etkili olan mürşid, şair ve Risâle-i Hüdâiyye müellifi.
Hasan Burhâneddin Cihângîrî
Hasan Burhâneddin Cihangîrî (Harput – Rebîülâhir 1074 / Kasım 1663, İstanbul); Halvetiyye-Ramazâniyye şeyhi, Cihangîriyye kolunun kurucusu . Cihangir Camii'ndeki tekkesinde elli iki yıl irşad etti; “Cihangir usulü tevhid” zikrini bir gemi t…
Veli
¢. Evliya Dost, yar, sevgili, eren, ermiş. tas, Hakk'ın dostu ve sevgili kulu. “Allah bir kulunu sevdimi onun gören gözü, işiten kulağı; tutan eli, yürüyen ayağı olur. Bu kul Allah'tan bir şey dilese dileği kabul edilir. Allah’a sıgındığınd…
Rûh-Ul-Kuds
1. Cebrâil aleyhisselâm. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Meryem oğlu Îsâ'ya da beyyineler (çok açık deliller ve mûcizeler) verdik ve onu Rûh-ül-kuds ile takviye ettik, kuvvetlendirdik. (Bekara sûresi: 87, 253 ) De ki; onu (…
Katolik
Hıristiyanlıktaki mezheblerden biri. Roma kilisesinin kendine verdiği ad. Katolik kilisesine mensup kimse. Merkezi Roma'da (Vatikan'da) olup, rûhânî lideri papadır. Roma imparatoru Konstantin, 310 senesinde hıristiyanlığın yayılmasına izin…
Mebde' Ve Meâd
Başlangıç ve sonuç, dünyâ ve âhiret; mahlûkların (yaratılmışların) nereden ve nasıl vücûda geldiği, onları kimin yarattığı, yaratılış hikmetleri, sonunda ne olacakları ve ölümden sonraki hâlleri. Kelâm; Allahü teâlânın zât ve sıfatlarından,…
Arâzi-İ Mîriyye
Mîrî yâni devlete âit topraklar. Harp ile alınarak, gâziler arasında taksim edilmeyip, beytülmâle (devlet hazînesine) bırakılan veya uşr yâhut harac toprağı iken sâhibi ölüp, hiç mîrasçısı bulunmayan topraklar. Arâzi-i Memleket, Arâzi-i Emî…
Benî İsrâil (isrâiloğulları)
Ya'kûb aleyhisselâmın, on iki oğlundan gelen evladı ve torunları. Ya'kûb aleyhisselâmın diğer adı İsrâîl olduğu için, soyundan gelenler bu isimle anılmışlardır. Allahü teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Îsâ bin Meryem de bir zamanla…
Tâûn
Vebâ. Tâûn olan yere girmeyiniz ve Tâûn olan bir yerden başka bir yere gitmeyiniz, oradan kaçmayınız. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) Tâûn hastalığı bulunan yerden kaçmak, muhârebede kâfir karşısından kaçmak gibi büyük günâhtır. (Hadîs-i şerîf-İhyâ) T…
Tehiyyât (tahiyyât)
Namazın ka'delerinde yâni birinci ve ikinci oturuşlarında okunan Ettehiyyâtü duâsı. Son rek'atte otururken, tahiyyât okumak namazın vâciblerindendir. Üç ve dört rek'atli namazların ikinci rek'atinde otururken, tahiyyât okumak ise sünnettir.…
Tetavvu' (tetavvû)
Farz ve vâcib olmayıp, sırf Allah rızâsı için yapılan nâfile ibâdet. Tetavvu' namazlarının kendilerine mahsus sevâbları ve fazîletleri vardır. Tetavvu' namazlarından bâzıları şunlardır:Tahıyyet-ül-Mescîd:Mescide girildiğinde kılınan namaz.…
Zulm (zulüm)
Adâletsizlik, adâletin sınırını aşmak, başkasının hakkına tecâvüz etmek. Bir şeyi kendi yerinden başka bir yere koymak, haksızlık. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyurdu ki: Allahü teâlâ kullarına zulm etmez, haksızlık etmez. Onlar ke…
Fesâd
Bozukluk, karışıklık, fitne, anarşi. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyuruyor ki: Allah'a ve Peygamberine karşı harp edenlerin ve yeryüzünde fesâd çıkarmaya çalışanların cezâsı ancak öldürülmeleri veyâ asılmaları yâhut elleriyle ayakla…
Naklî İlimler
Tefsîr, hadîs, fıkıh gibi nakil yoluyla elde edilen ve değişmeyen dînî ilimler. Naklî ilimler, aklın, insan dimâğı gücünün dışında ve üstündedir. Bunlar hiçbir zaman kimse tarafından değiştirilemez. Dinde reform olmaz sözünün mânâsı budur.…
Neşr
1.Âhirette, ölülerin diriltilip, hesâbları görüldükten sonra, cennetliklerin Cennet'e ve cehennemliklerin Cehennem'e dağılmaları. (Bkz. Haşr) Resûlullah efendimizin; kabir ve kıyâmet hâllerinden, haşrdan (ölülerin kabirlerinden kalktıktan s…
Nesî
Yer değiştirmek, geri bırakmak; Eşhur-ül-hurum (haram aylar) denilen ayları değiştirmek, geri almak. Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki: Nesî, küfürde ziyâde olmaktır. Kâfirler bununla aldatılır. Bir ayı helâl sayarlar. Başka sene ise, bu…
Haham
Yahûdî din adamı. Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki: Ey îmân edenler! Muhakkak ki; hahamlardan ve râhiplerden bir çoğu, bâtıl sebeplerle, insanların mallarını yerler ve onları Allah'ın yolundan alıkorlar. Altını ve gümüşü yığıp…
Sıfat
Özellik, hâl, keyfiyyet. Varlıkta kendi kendine duramayıp başka bir şeye muhtaç olan şey. Varlıklar birbirlerinden sıfatlarıyla ayırt edilmektedir. (Teftâzânî) Allahü teâlânın insanlar içinden seçmiş olduğu peygamberler (aleyhimüsselâm) da…