Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “destan

01
Şahsiyet

İbrâhim b. Edhem

İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 veya 162/779), Belh'te bütün servetini bırakıp zühd yoluna giren, ömrünü ırgatlık ve bostan bekçiliğiyle geçiren Horasanlı sûfî; hayatı daha kendi asrında destanlaşmış, Türk edebiyatında “Edhem” bir mazmun hâline gelmiştir.

02
Sözlük

ebû Müslim Destanı

ebû Müslim Destanı a. Dinîdestanî halk hikâyesi; Türk edebiyatında Kıssa-i Ebû Müslim ve Ebû Müslim-nâme olarak da bilinmektedir. Bu hikâyenin kahramanı Ebû Müslim-i Horasanî (öl. H. 137 / M. 755), yönetimin Emevî devletinden Abbasîlere geçmesinde önemli rol oynamış olan tarihî bir şahsiyettir. Halk arasmda da yaygın olan bu destan-hikâyenin özünde, daima hakkı ve halkı savunan, zulme ve zalimlere karşı çıkan bir kişilik olarak yaratılan Ebû Müslimi Horasanî, Asya’da İran’dan Özbekistan, Türkistan ve Dağıstan yöresine kadar uzanan bir coğrafyada tanmmış; fakat asıl şöhretini Anadolu’da hem yiğit bir kahraman hem de mübarek bir şahsiyet olarak kazanmıştır. Bu da destanın Türkler arasmda daha çok tanmdığını ve tutunduğunu başta yeniçeri teşkilâtı olmak üzere fütüvvet ocaklarmda, Şiî-Alevî toplumunda, Bektaşî ile ahî zümreleri yanında esnaf teşkilâtı içinde halk kahveleri ve köy odalannda da okunması ve anlatılması onun Hz. Ali, Hz. Hamza ve öteki din büyüklerinin adları etrafmda oluşan destansı hikâyelerin yanında önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir. Destanm konusu Hz. Ali taraftarları ile Muaviye’yi savunanlar arasında başlayıp Ebû Müslim-i Horasanî’nin olaylar zincirine katılması ile genişler. Sonunda zafer Abbasîlerin lehinde sonuçlanır. Ebû Müslim-i Horasanî’nin ölümünden sonra da halk arasında yayılmaya devam eden destan, halk anlatıcılarınm eklemeleriyle olay örgüsü zenginleştirilerek ve bir kahramanlık öyküsü olarak bir fetih ve İslâmî kahra manlık kimliğini kazanmış; yüz yıllar boyu hem halk arasmda dilden dile dolaşmış hem de Türk edebiyatma kaynaklık et miştir.

03
Sözlük

destan

(jM [F. ] Bir toplumu dinî, tarihî ve sosyal olaylar bakımmdan acı tatil yönleriyle derinden etkileyen uzun manzum hikâye. Batı düntasmm epope (epopöe) olarak karşıladığı bu terim, daha çok edebiyat dünyasında ön plana çıkmakla beraber kaynaklandığı konular itibariyle de dinî özellikler ve nitelikler taşıdığı da görülmektedir. Bir milletin veya bireyin kahramanlıkları, bir toplumun kamu vicdanmda derin iz bırakan savaşlar ve tabiî afetler, masallar ve kıssalar destan niteliğinde edebiyata kazandınlabiliyor. Her milletin ve halkm edebiyatında kendine özgü millî değerleri ölçüsünde değişik destanlara rastlanmaktadır. Türk milletinin tarihinde de kendi millî vicdanmda şekillenmiş ve günümüze kadar ulaşmış pek çok destan örneği bulunmaktadır. Söz gelişi İslâmiyet öncesinde Alp Er Tunga, Şu-Saka Destanı, Oğuz Kağan Destanı, Türeyiş ve Göç Destanı, Manas Destanı bu türün en tanınmış ve en eski destanları olarak edebiyat dünyamızda yerini almıştır. İslâmiyet sonrasmda ise milletlerin kendi edebiyatlarmda dinî ve millî nitelikte destan örneklerine rastlanmaktadır. Arap edebiyatında Batılı epos türünde veya tliada tarzında bir destan bulunmadığı araştırmacılar tarafından dile getirilmiştir. Bununla beraber sunî destan tarzında kahramanlığı konu edinen şiir ve nesir parçalarmm bulunduğu ifade edilmektedir. Arap edebiyatmdaki bu duruma karşın İran edebiyatı zengin bir destan örnekleriyle ortaya çıkar ve İslâmî edebiyata da kaynaklık eder. Onların en dikkate değer destanı Zaloğlu Restem ile Şehnâme’dir ve geç dönemlerde yazılan destanlara kaynaklık etmiştir. Dinî nitelikli İran destanlan ağırlıklı olarak Hz. Ali ve aüesi üe İslâmî din büyüklerinin hayatmı işler. Sâhibkıran-nâme, Hamle-i Haydârî, Ürd-i Bihişt, Cengnâme, Dâstân-ı Ali-yi Ekber bu türün en tanmmışlarmdandır. İslâmî-Türk destanları Karahanlıların Müslüman olmasmdan sonra karşımıza çıkmaya başhyor. Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Hanm’m İslâmiyetin yayüması yolunda gösterdiği başarılar Satuk Buğra Han Destanı ile belgelenir. Onu Battal Gazi Destanı izler. Battal Gazi’nin Anadolu Müslümanlığı yolunda verdiği mücadele bu destan ile dilden dile dolaşır. Sonra Dânişmend-nâme ile Saltuknâme gelir. Bunlann yanında halk arasmda oluşturulan ve yaygınlaşan Hz. Ali cenkleri, İslâmiyetin ilk yayılış dönemlerinde Hz. Peygamber’in savaşları, Hz. Ömer, Hz. Hamza’ya atfedilen dinî hikâyeleri de destan tümün halk arasındaki anonim örnekleri arasmda sayılmak gerekir.

04
Sözlük

aber abdestân

Abdest almaya yaraya dde) su kabı, ibrik. mü

05
Mekân

Belh

Belh · Afganistan · Horasan'daki doğum şehri; bütün servetini burada bırakıp yola çıktı. Riyâzetini bu şehirdeki Budizm'e bağlayan görüşün tutarsızlığı ortaya konmuştur. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

06
Mekân

Dımaşk (Şam)

Dımaşk · Suriye · Hayatının en az yirmi dört yılını geçirdiği şehir. Hemşerisi Şakīk-ı Belhî ile karşılaştığında memleketinde bulamadığı huzuru Şam beldelerinde bulduğunu söylemiştir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

07
Mekân

Mekke

Mekke · Suudi Arabistan · Belh'ten çıkışta yöneldiği hedef; Süfyân es-Sevrî ve Fudayl b. İyâz ile burada tanışıp dost oldu. Babasının vefat haberini de burada aldı. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

08
Mekân

Askalân

Aşkelon · İsrail · Dolaştığı sahil şehirlerinden ve kabri için zikredilen yerlerden biri. Kabrinin Şam bölgesinde sahile yakın bir yerde olduğu kabul edilir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

09
Mekân

Kudüs

Kudüs · Filistin · Şam bölgesindeki seyahatlerinde uğradığı şehirlerden. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

10
Mekân

İskenderiye

İskenderiye · Mısır · Eslem b. Yezîd el-Cühenî'yi ziyaret edip sohbetinde bulunduğu şehir. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

11
Mekân

Tarsus

Mersin · Türkiye · Bizans sınırındaki uç şehirlerinden; kara ve deniz seferlerine katıldığı dönemde dolaştığı yerler arasında. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

12
Mekân

Antakya

Hatay · Türkiye · Rum (Anadolu) bölgesi seyahatlerinde dolaştığı şehirlerden. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

13
Mekân

Basra

Basra · Irak · Irak seyahatlerinde uğradığı, dönemin başlıca zühd ve ilim merkezlerinden. İlişkili kişi dosyası İbrâhim b. Edhem : İbrâhim b. Edhem (ö. 161/778 [?]), Belh’ten ayrılarak Şam ve Hicaz çevresinde zühd, helâl kazanç ve halka hizmet esaslı bir hayat süren ilk dönem sûfîlerindendir.

14
Eser

Sayfalar 101–107

Muzaffer Ozak Külliyatı · tan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok! Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım! Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sel

15
Eser

Sayfalar 156–165

Muzaffer Ozak Külliyatı · gözleriyle görerek (El'aman yâ Rab!..) feryadına başlamış, ellerini ısıran, göğüslerini döven, şefaatten mahrum kalan, hüsran ve nedamet içinde bulunan (Vâ hasretâ... Vâ esefâ...)

16
Eser

Sayfalar 235–242

Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey âşık-ı sadık, ey hak ve hakikate talip!... Bilmiş ol ki, insanlar dört kısımdırlar: 1. Insan-1 hayvani (yani, insan suretindeki hayvan demektir.) Insan-1 şeytani (Yani, insan su

17
Eser

Sayfalar 256–263

Muzaffer Ozak Külliyatı · şahitlik eden dört mel'un, zenci köle, borcundan halâs ederek teşhir olunmak zillet ve mahcubiyetinden kurtardığı halde lasallût eden ve onu gemicilere satan sahtekâr, gözlerini ka

18
Eser

Sayfalar 270–276

Muzaffer Ozak Külliyatı · ederken, katlolunmayı, sonra tekrar dirilmeği, tekrar katlolunmayı ve tekrar dirilmeyi diler ve defalarca şehit düşmeyi isterdim. Şehitlik rütbesini ihraz etmeğe bu derece arzu ve

19
Eser

Sayfalar 245–250

Muzaffer Ozak Külliyatı · liyâ'ullah: (Taş atanlar bizden, taş attıranlar bizden degildir.) buyurmuşlardır. Herhangi bir kabın içi gerçekten pis ise, üzerine (Bu kap temizdir.) diye asılan yaftaya kim inanı

20
Eser

Sayfalar 288–294

Muzaffer Ozak Külliyatı · Allahu tealâ'ya ve onun rızasına talip olan ehl-i aşkın kemâli ise; iymanda, islâmda ve Kur'andadır. Gözleri parada pulda değil, Allahu tealâ'ya kul olmaktadır. Sözleri, hak ve hak

21
Eser

Sayfalar 385–391

Muzaffer Ozak Külliyatı · HİKÂYE Hasan-ül-Basri (Kuddise sırruh) hazretlerinin bir Yahudi komşusu vardı. Günlerden bir gün, bu komşusunun hastalandığını duyan Hazreti imam, kendisini ziyarete karar verdi ve

22
Eser

Sayfalar 402–408

Muzaffer Ozak Külliyatı · mecburiyetinde bırakacağından, böyle bir teklifin yapılması şiddetle nehyedilmiştir. Bir kimsenin bir diğerini zorla sevemeyeceği gerçeği karşısında, bir kulun da Allahu talâ'nın â

23
Eser

Sayfalar 483–489

Muzaffer Ozak Külliyatı · HİKAYE Ustad-1 muhteremim ve mürşid-i mükerremim olan zatın peder-i âlileri (Allahu teâlâ, onların ruhlarını takdis buyursun.) bir toplantıda sohbet ederlerken, o devrin saray heki

24
Eser

Sayfalar 496–504

Muzaffer Ozak Külliyatı · önce o kusurun kendisinde de bulunup bulunmadıgını araştırsa ve varsa tashih etse, daha hayırlı ve isabetli hareket etmiş olur. Tarihte gelip geçmiş bütün büyüklerimizi rahmet ve h