Envârü’l-Kulûb III · kaynak sayfaları 270–276 ederken, katlolunmayı, sonra tekrar dirilmeği, tekrar katlolunmayı ve tekrar dirilmeyi diler ve defalarca şehit düşmeyi isterdim. Şehitlik rütbesini ihraz etmeğe bu derece arzu ve muhabbet ederdim.) buyurmuşlardır. Gerçekten, Resûl-ü zişânın bu arzusu yerine gelmiş ve zât-ı risaletpenahileri zehirlenerek şehitlik rütbesini ihraz buyurmuşlardır. Ashab-ı kirâmdan bir zat sordu: — Yâ Resûlallah!.. Allahu tealâ korusun ama, gazada zât-i risaletpenahilerine herhangi bir zarar erişebilir. Acaba, siz bizzat gazaya teşrif buyurmasanız ve bizleri gönderseniz olmaz mı? Iki cihan serveri saadetle şu cevabı verdiler: — Ey ashabım ve ümmetim!.. Bir kişinin üzerinde gaza alâmeti bulunmaksızın âhirete intikal etse, yarın rûz-i cezada ve mahkeme-i kübrâda huzur-u Rabbil-âlemiyne öylece varmak, o kul için büyük bir noksanlık olur. Üzerimde, gaza alâmeti bulunmaksızın huzur-u Kibriyâ'ya varmak istemediğim için bizzat cihada iştirak ediyorum. Muhbir-i sadık aleyhi ve âlihi salâvatullah-il Hâlık efendimiz buyurmuşlardır ki: — Ey benim ashabım! Bilmiş olunuz ki, Uhud gazasında şehit olan…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.