ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “akide”
01Abalı Hâfız Muhammed Haydar Bergamavî
Muhammed Haydar Efendi; Bergama veya Kırkağaç nispetiyle anılan, Mehmed Emin Kırkağacî’den hilâfet alan, Aksaray Şekerci Sokağı’ndaki dergâhta irşad eden ve Yahyâ Âgâh İstanbulî’ye Zenbûrî mirası aktaran şeyhtir.
Filibeli Hâfız Şeyh İsmâil Efendi
Filibeli Hâfız Şeyh İsmâil Efendi (ö. 1316/1898), Seyyid Muhammed Cemâleddin-i Uşşâkī’den hilâfet alarak Fatih Keçeciler’deki Mahmud Bedreddin Dergâhı postuna geçen ve dergâh bahçesine defnedilen Uşşâkī şeyhidir.
Garîk Arabzâde Mehmed (Kudsî)
Garîk Arabzâde Mehmed Kudsî (ö. 12 Cemâziyelevvel 969/Ocak 1562), Sahn ve Süleymaniye müderrisliklerinden Mısır kadılığına yükselen; el-Hidâye hâşiyesi yazma nüshayla doğrulanan Osmanlı âlimi ve şairidir. Görev yerine giderken Rodos-İskenderiye hattındaki deniz kazasında vefat etti.
Helvâyi Ya'küb Efendi
Helvâyî Ya‘kūb Efendi (ö. 997/1589 veya 1000/1592), Pîr Ali Aksarâyî'nin damadı ve İsmâil-i Ma‘şûk'un eniştesi; Şehzadebaşı'ndaki dergâha adını veren Bayramî-Melâmî şeyhidir.
Kara Dâvudzâde Mustafa Efendi
Kara Dâvudzâde Mustafa Efendi (ö. 975/1567-68), Bursa kadısı Kara Dâvud'un oğlu; Sahn ve Sultan Selim medreselerinden sonra Medine kadılığına tayin edilmiş, Cennetü'l-Baki‘de defnedilmiş Osmanlı âlimidir.
Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî
Kutbüddin Bahtiyâr Kâkî (569/1174 veya 582/1186, Ûş – 14 Rebîülevvel 633 / 27 Kasım 1235, Delhi); Çiştiyye'yi Delhi'ye taşıyan şeyh . Peksimeti altına çevirdiği rivayetinden “Kâkî”, mektebe Hızır'ın götürdüğü menkıbesinden “Bahtiyâr” denmiştir. Kutub Minâr'ın adı ondan gelir.
Seyyid Ali Sultan (Kızıl Deli)
Seyyid Ali Sultan, Kızıl Deli adıyla tanınan; Dimetoka yakınındaki derbend, tekke ve vakıf çevresi belgelerle izlenebilen, sonraki Bektaşî geleneğinde Rumeli'nin başlıca pîrlerinden sayılan gazi-derviştir.
Şeyh Ahmed Hasbullah el-Madûrî
Ahmed Hasbullah el-Madûrî, Ahmed Hatîb Sambasî'nin başlıca halifelerinden; Mekke'de yaşayıp Kādiriyye-Nakşibendiyye irşadının Madura ve Doğu Cava'daki devam halkasına kaynaklık eden mürşiddir.
Şeyh Hacı Süleyman Efendi
Hacı Süleyman Efendi, Giresunlu; deniz zabıtalığından emekliye ayrıldıktan sonra Trabzon’daki dergâhında meşihat hizmeti yürüten ve Giresun’da vefat eden Halvetî şeyhidir.
Şeyh Kelâmî Mustafa Efendi
Şeyh Fethullah Efendi'nin halifesi Kelâmî Mustafa Efendi, Topkapı-Odabaşı'ndaki dergâhın kurucu şeyhi ve na‘t şairidir.
Şeyh Molla Ahmed Efendi
Molla Ahmed Efendi, önce Fahreddin Efendi çevresinde bulunmuş, daha sonra Mustafa Hilmi Sâfî Efendi’den hilâfet almış Uşşâkî dervişidir.
Şeyh Muhammed Emîn-i Tevfîkī Efendi
Tireli Muhammed Emîn-i Tevfîkī Efendi (1787–1912), Hüseyin Hakkı Efendi’nin halifesi; Samatya Uşşâkî Dergâhı şeyhi, Anadolu irşad halkalarının kurucusu ve geniş bir yazma eser kütüphanesinin sahibidir.
akide
fik. İmanın esasları; eşanlamlısı “îmân” (bk. bu madde), bk. akâ'id ve îmân.
TASAVVUF İLİMİNİN FAZİLETİ
Avârifü’l-Maârif · 3. bölüm · Bize, Şeyhimiz Şeyhülislâm Ebu’n-Necib es-Sühreverdî (rah.), el-Ahves b. Hakim in babasından naklen, onun şöyle söylediğini haber verdi. Bir adam Hz. Resûlullah’a (s.a.v) şerrin ne
BEY’AT-HIRKA VE İRŞÂD
Avârifü’l-Maârif · 12. bölüm · Hırka giymek; mürşid ile mürid arasında bir bağlantı ve müridin nefsi ile kendi arasında mürşidinin hakemliğini kabul etmesidir. Şeriatta dünyevî bir maslahat ve iş için bir başkas
SEMÂ ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 25. bölüm · Bu bölüm, semâ’ın edeblerini, sema yaparken düşen hırkayı parçalamanın hükmünü, bu hususta büyüklerin işâretlerini, bu konuda tavsiye edilen ve sakındırılan durumları içine almakta
SÛFİLERİN AHLÂKI
Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo
Sayfalar 25–30
Muzaffer Ozak Külliyatı · ner, bunlara sahip bulunanların mevki ve makamlarını, mal ve mülklerini yerinde, hak rizasına uygun ve kelimenin tam mânasıyla iyi kullanabilmeleridir. Bu bakımdan, gururluya karşı
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · o ll Sebilss Ve min-en-nâsi men yeşriy netseh-ubtiga e merdatillahi vallahu râ 'utun bil-ibâd... El-Bakara: 201 (Insanların öylesi vardır ki, Allahu tâlâ'nın rizası uğruna öz nefsi
Sayfalar 218–224
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ab-ı rûy-i Habib-i ekrem için, Kerbelâ'da dökülen dem için, Şeb-i firkatte ağlayan göz için, Râh-i aşkında sürülen yüz için, Eyle yâ Rab!.. lûtfunu hem-râh... Bakma yâ Rab!.. bizim
Sayfalar 347–352
Muzaffer Ozak Külliyatı · daha iyi duydukları bu Hadis-i şerif ile sabit iken, Diyanet İşleri Başkanlığının Allahın velilerine nasıl dili varıp ta ÖLÜ diyebildigi cidden şaşılacak ve acınacak bir haldir. Di
Sayfalar 346–351
Muzaffer Ozak Külliyatı · birleştigi Istanbul'u fethettigi zaman Hazret-i Fâtih henüz 22 yaşında bir gençti. Bu örnekleri, yüzlerce ve binlerce çoğaltmak mümkündür. Tarih, hristiyan ordularına karşı islâmın
Sayfalar 473–481
Muzaffer Ozak Külliyatı · İRŞÂD YİRMI DOKUZUNCU DERS MÜNDERECAT: Ihlâs sûresinin tefsir ve şerhi - Bu sûre-i celilenin sebeb-i nüzulü - Zikri cehri ve zikri hafi nedir - Resûl-ü zişânı katletmeğe giden Sura
Sayfalar 461–469
Muzaffer Ozak Külliyatı · meyi, bir san'at ve zenaat sahibi olmayı, yardımlaşmayı, kardeşligi, birligi ve beraberligi öneriyor. Bütün bunlara yüz çevirmişiz, birbirimize düşmüşüz, sen-.ben kavgasına tutuşmu
Sayfalar 529–535
Muzaffer Ozak Külliyatı · dirler. Evet, tuttukları yolun yol olmadığını, Hak dinin ancak ve yalnız müslümanlık olduğunu bile bile hırs, hased ve kibirlerinden bu gerçeği bir türlü kabule yanaşamamakta, Yahu