HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
İntisabı
Molla Ahmed Efendi önce Fahreddin Efendi’nin dervişleri arasında bulundu. Mustafa Hilmi Sâfî Efendi Fındıkzâde Dergâhı şeyhi iken ondan hilâfet aldı.
Keçeciler Dergâhı meşihatı meselesi
Keçeciler Dergâhı meşihatı boşalınca göreve talip oldu. Ancak vakfiye şartı, tayin edilecek şeyhin Uşşâkî Âsitânesi postnişininden hilâfet almış olmasını gerektiriyordu. Molla Ahmed bu özel şartı taşımadığı için göreve başka bir kişi seçildi.
Kaynak anlatısının sınırı
Vassâf, bu tayin sürecinin ardından Mustafa Sâfî Efendi aleyhindeki girişimleri tarafı olduğu bir ihtilafın diliyle aktarır. Bu polemik tarihî hüküm gibi tekrarlanmamış; yalnız görev şartı ve taraflar arasındaki anlaşmazlığın varlığı kaydedilmiştir. Molla Ahmed kısa süre sonra vefat etmiş, Mustafa Sâfî Efendi de ruhu için Fâtiha okunmasını istemiştir.
Keçeciler Dergâhı meşihati meselesi
Sefîne-i Evliyâ, Molla Ahmed Efendi'yi esasen "Fahrî aziz"den intikal eden dervişlerden sayar. Keçeciler Dergâhı'nın meşihati boşalınca bu göreve talip olmuş, ancak dergâha tayin edilecek şeyhin Âsitâne-i Uşşâkī'de postnişin olan zâttan hilâfet almış olması şartı aranmış ve o bu şartı taşımadığı için yerine bir başkası seçilmiştir.
Bu şart, Uşşâkiyye'de âsitâne ile bağlı tekkeler arasındaki idarî bağı gösterir: meşihat, ehliyetin yanında hilâfetin hangi kapıdan alındığına da bağlanmıştır.
Kaynak, tayinin ardından çıkan ihtilâfı da kaydeder. Şeyh Emin Efendi, Şeyh Mustafa Efendi ve Molla Ahmed'in, râvînin "azîzim" dediği zâtın aleyhinde hareket ettiği söylenir; cümle, bunun ardından "ateh" gelip vesâyete muhtaç kalındığını bildirerek biter. Metnin bu hâlinde âkıbetin üç kişiye mi yoksa birine mi ait olduğu ve aleyhinde hareket edilen zâtın kimliği kesinleşmemektedir. Anlatı, taraf olan bir râvînin ağzından nakledilen bir ibret kaydıdır.