Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

22 sonuç · “adâlet

01
Şahsiyet

Bâbîzâde Mehmed Efendi

Bâbîzâde Mehmed Efendi (1065/1654-55–1136/1724), İstanbul medreselerinden yetişerek Medine, İzmir, Mısır ve Şam kadılıklarında bulunan; adaleti, ibadete bağlılığı ve Arapça şiirleriyle anılan Osmanlı ilmiye mensubudur.

02
Şahsiyet

Celâlzâde Sâlih Çelebi

Celâlzâde Sâlih Çelebi (yaklaşık 1494/95-1565), Kanûnî devrinde medrese, kadılık, tarih yazıcılığı, tercüme, şiir ve hat sahalarını birleştiren; Halep, Şam ve Mısır kadılıklarında adalet anlayışıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

03
Şahsiyet

Çalık Ya‘kūb bin Bayram Efendi

Çalık Ya‘kūb bin Bayram Efendi (ö. 975/1567-68), Ankara’dan yetişen; Hasköy, Filibe, Saraybosna, Çorlu, Edirne ve Sahn-ı Semân medreselerinde görev yapan, Saraybosna müftülüğünün ardından Bağdat kadılığına ulaşan Osmanlı âlimidir. Kaynaklar onu doğruluğu, adaleti ve gösterişten uzak yaşayışıyla anar.

04
Şahsiyet

Hz. Ali el-Mürtezâ

Hz. Ali el-Mürtezâ, ilk müslümanlardan, Hz. Peygamber’in amcazadesi ve damadı, Hz. Fâtıma’nın eşi, Hasan ile Hüseyin’in babası ve dördüncü râşid halifedir. İlim, adalet, cesaret, zühd ve Ehl-i beyt mirasıyla İslâm tarihinin; silsile, velâyet ve fütüvvet yorumlarıyla tasavvuf hafızasının merkez isimlerindendir.

05
Şahsiyet

Pârepârezâde Ahmed Efendi

Pârepârezâde Ahmed Efendi (ö. 968/1560-61), Bursa doğumlu; adalet ve kanaat anlayışıyla tanınan kadı, şair ve manzum Osmanlı tarihi müellifidir.

06
Sözlük

adâlet

hük. Kur’ân-ı Kerîm’de “düzen, denge, eşitlik, hakka uygun hüküm verme, doğru yolu gözleme, takvaya yönelme” gibi anlamlarla karşılanan bu söz, hak ve hukuku gözetme, doğruluk, türe olarak da tanımlanagelmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’de “Hucurât suresi” (49)nin dokuzuncu ayeti bu konuda çok bilinen ve zikredilenlerdendir: “Adâletle hükmediniz, Allah âdilleri sever” Öte yanda “Zilzâl suresi” (99) ”nin 7. ve 8. ayetlerinde, herkesin yaptığı ile sorgulanacağı, iyilik yapanlann iyilikle, kötülük yapanların kötülükle karşılık bulacakları; “Nisâ suresi” (4)inde insanların adaletle hükmetmeleri (58. ayet); “Mümtehine suresi” (60)nde ise müminlerin birbirlerine adil ve iyüikle davranmalan istenmiştir (8. ayet). 2. Adil yargı, kanunlara uygun olarak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm. 3. fik. Ahlâkî, hukukî ve sosyal eşitliği veya dengeyi kollama ve gözetme, herkese yaraşanı veya hakkı olanı verme. 5. Hadis biliminde, bir râvinin her türlü günahtan ve mürüvvete, yani İnsanî ve örfî meziyete aykırı davranmaktan kaçmması, akıllı ve dengeli olması. § tam. adâletü’l-bâtına a. (ükLfl cJU) 1. Elde bulunan deliller ve gerekçeler ışığmda söz konusu olan ve uygulanan adalet. 2. Bir kimsenin dinin hükümlerine uygun tarzda yaşaması. adâletü’r-râvî a. (^1 Jl Jljt) Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması. adâletü’s-sahâbe a. Q.u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri. adâletü’z-zâhire a. (^(hli Jljû) Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri. Adil yargı, kanunlara uygun olarak yapılan yargılama sonucu verilen hüküm. 3. fik. Ahlâkî, hukukî ve sosyal eşitliği veya dengeyi kollama ve gözetme, herkese yaraşanı veya hakkı olanı verme. 5. Hadis biliminde, bir râvinin her türlü günahtan ve mürüvvete, yani İnsanî ve örfî meziyete aykırı davranmaktan kaçmması, akıllı ve dengeli olması. § tam. adâletü’l-bâtına a. (ükLfl cJU) 1. Elde bulunan deliller ve gerekçeler ışığmda söz konusu olan ve uygulanan adalet. 2. Bir kimsenin dinin hükümlerine uygun tarzda yaşaması. adâletü’r-râvî a. (^1 Jl Jljt) Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması. adâletü’s-sahâbe a. Q.u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri. adâletü’z-zâhire a. (^(hli Jljû) Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri. Hadis biliminde, bir râvinin her türlü günahtan ve mürüvvete, yani İnsanî ve örfî meziyete aykırı davranmaktan kaçmması, akıllı ve dengeli olması. § tam. adâletü’l-bâtına a. (ükLfl cJU) 1. Elde bulunan deliller ve gerekçeler ışığmda söz konusu olan ve uygulanan adalet. 2. Bir kimsenin dinin hükümlerine uygun tarzda yaşaması. adâletü’r-râvî a. (^1 Jl Jljt) Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması. adâletü’s-sahâbe a. Q.u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri. adâletü’z-zâhire a. (^(hli Jljû) Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri. Elde bulunan deliller ve gerekçeler ışığmda söz konusu olan ve uygulanan adalet. 2. Bir kimsenin dinin hükümlerine uygun tarzda yaşaması. adâletü’r-râvî a. (^1 Jl Jljt) Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması. adâletü’s-sahâbe a. Q.u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri. adâletü’z-zâhire a. (^(hli Jljû) Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri. Bir kimsenin dinin hükümlerine uygun tarzda yaşaması. adâletü’r-râvî a. (^1 Jl Jljt) Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması. adâletü’s-sahâbe a. Q.u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri. adâletü’z-zâhire a. (^(hli Jljû) Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri.

07
Sözlük

ashâbın adâleti

ashâbın adâleti a. Hadis biliminde, Hz. Peygamber ashabınm hepsinin hadis rivayet etme konusunda adalet vasıfnı taşımış olmaları.

08
Sözlük

adâletnâme

[< Ar. adalet + F. nâme} Haksızlığı ve zulmü ortadan kaldırmak; güçlünün güçsüzü ezmesine meydan vermemek; halkın can, mal, ırz, namus gibi aslî yaşama haklarını kollamak ve gözetmek gibi devletin halka karşı sorumluluğunu ve yükümlülüğünü içeren devlet anlayışı ve bu anlayışı belgeleyen ferman.

09
Sözlük

adâletü’z-zâhire

Hadis biliminde, ravinin ayrıntılara girmeden sadece “âdildir, sikadır.” biçiminde açıklamalar yaparak hadis rivayet etmeleri

10
Sözlük

adâletü’s-sahâbe

u.»ıı cJIjc) Sağlıklı deliller ışığmda, sahabenin Hz. Peygamber’den yalana baş vurmadan hadis rivayet etmeleri

11
Sözlük

adâletü’r-râvî

Hadis biliminde, hadis rivayet eden kimsenin sağlıklı bir yöntem izlemesi, hata ve kusurlardan uzak olması

12
Sözlük

Adalêt-İ İctimâiyye

Sosyal adâlet; Herkesin; çalışması, bilgi ve kâbiliyeti, gördüğü iş nisbetinde ve derecesinde hakkını alması; hiç kimsenin ezilip sömürülmemesi. (Bkz. Sosyal Adâlet)

13
Eser

TASAVVUFUN MÂHİYETİ

Avârifü’l-Maârif · 5. bölüm · Abdullah İbnu Ömer (r.a), Hz. Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her şeyin bir anahtarı vardır; Cennetin anahtarı da miskinleri ve fakirleri sevmektir. Çünkü sa

14
Eser

SÛFİLERE GÖRE EVLİLİK VE BEKARLIK

Avârifü’l-Maârif · 21. bölüm · Sûfi, Allah için bekarlığı tercih ettiği gibi; Allah için de evliliğe adım atar. Bekarlığın bir maksat ve dönemi olduğu gibi, evliliğin de bir gaye ve zamanı vardır. Sâdık bir müri

15
Eser

SÛFİLERİN AHLÂKI

Avârifü’l-Maârif · 30. bölüm · 1-TEVÂZU. Sûfilerin en güzel ahlâkı Tevâzudur. Kul, tevâzu elbisesinden daha güzel bir elbise giymemiştir. Tevâzu ve hikmet hâzinesine sahip olan bir kimse, herkes onu nasıl görüyo

16
Eser

MAKÂMLAR HAKKINDA SÛFİLERİN GÖRÜŞLERİ

Avârifü’l-Maârif · 60. bölüm · 1-TEVBE HAKKINDAKİ SÖZLERİ Ruveym demiştir ki: “Gerçek tevbe; kulun tevbesinden tevbe etmesidir.” Denilmiştir ki, bu sözün mânası, Râbiatü’l-Adeviyye’nin şu sözü ile aynı manadadır

17
Eser

Sayfalar 78–84

Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir nigehe talibem, baksa biraz yüzüme Ayağının tozunu çeksem sürme gozüme Mübarek kademini bassa bir kez yüzüme Türabım kapısında billâhi Muhammedin Nûr-u çeşmim Ahmedin. Aşki lay

18
Eser

Sayfalar 94–100

Muzaffer Ozak Külliyatı · cak mahkûma veya kesilecek kurbana ikrâm çoğalır, ama ansızın bıçak boğazına, ip de boynuna geçiverir. Bunların durumları bu misale benzer. Dikkatle oku tekrar tekrar oku. Allah si

19
Eser

Sayfalar 101–107

Muzaffer Ozak Külliyatı · tan taşa çarpacağız. Fakat yine söylüyoruz ki, faydası yok! Gelin kardeşlerim! Allah yoluna, îmana. Gelin yoldaşlarım! Allah Resûlü, Hak nebî, Hz. Muhammed sallallahü aleyhi ve sel

20
Eser

Sayfalar 182–190

Muzaffer Ozak Külliyatı · millet uğruna çalışanları iki cihanda âbâd eyle. Bizi kâfire esir etme. Istiklâlimizi kıyamete kadar pâyidâr eyle. Bizi, dini islâmdan kovma. Açlıkla terbiye etme. Evlâtlarımızla b

21
Eser

Sayfalar 273–280

Muzaffer Ozak Külliyatı · obale erel ete ne ar end ermal var: Her kemalin ardından bir zeval, her nâkısın ardından bir kemal ve her celâli takiben bir cemâl vardır. Bunlar, yekdiğerini velyeder yani birbiri

22
Eser

Sayfalar 623–630

Muzaffer Ozak Külliyatı · ENVÂR-ÜL-KULÜB (Kalblerin Nurları) DERS: 27 MÜNDERECAT: El-Hicr sûre-i celilesinin 1 - 2 - 3. cü âyet-i kerimelerinin tefsiri - Dünyaya, yalnız yiyip içmek, şehvet ve lezzetle geçi