1-TEVBE HAKKINDAKİ SÖZLERİ Ruveym demiştir ki: “Gerçek tevbe; kulun tevbesinden tevbe etmesidir.” Denilmiştir ki, bu sözün mânası, Râbiatü’l-Adeviyye’nin şu sözü ile aynı manadadır: ‘Estağfirullah’ deyince, bir istiğfar da bu sözümdeki gafletime çekerim.” Hasan el-Mağazilî’ye tevbenin ne olduğu sorulunca: “İnâbe tevbesinden mi soruyorsun yoksa isticâbet tevbesinden mi?” demiştir. Soran zat da: “İnâbet tevbesi nedir?” diye sorunca, Hasan el-Mağazilî: “Aziz ve Celil olan Allah’dan senin üzerindeki kudretinden dolayı korkmandır.” demiştir. Adam: “İsticâbet tevbesi nedir?” deyince de: “Allahu Teâlâ’nın sana olan yakınlığından dolayı ondan haya etmendir.” demiştir. Hasan el-Mağazîlî’nin zikretmiş olduğu isticâbet tevbesini kul gerçek mânada elde ettiğinde, çoğu zaman, namazında Allahu Teâlâ’dan gayri kalbe gelen düşüncelerden bile tevbe eder. Bu isticâbet tevbesi, kurbiyyet ehli kimselerin bâtınları için lazımdır. Nitekim bir sözde: “Kendinde bir varlık görmen öyle bir günahtır ki, hiçbir günah ona denk olmaz.” denmiştir... 446- Ebû Dâvud, Edeb, 101, Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, X, 181 (Hadisin son kısmı hariç). Son kısım için bkz:…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.