Ara
Menü

Ne arıyorsunuz?

24 sonuç · “Rabbi

01
Sözlük

Hitap i ar

خطا ب) Flestii bi-Rabbiküm hitabı; Allah'ın ezelde kullarına “Ben sizin | Rabb'iniz değil miyim?” diye seslenmesi. Bezm-i elest. Bkz. Hutbe-i kün, |

02
Sözlük

Likā

Karşılaşma, kavuşma ve yüz yüze gelme. Dinî metinlerde Allah’a kavuşmayı; tasavvuf dilinde ilâhî huzur ve yakınlık şuurunu ifade eder. Sûfîler likāyı bedensel bir görüşme olarak değil, kulun mârifet, huzur ve tecelli yoluyla Rabbine yönelişi şeklinde açıklar.

03
Sözlük

Mârifet

Bilmek, tanımak ve tecrübeyle edinilen bilgi. Tasavvufta sûfînin mânevî hâlleri yaşayarak ve hakikatleri tadarak elde ettiği irfanı ifade eder. Hakk’a ilişkin bu bilgiye mârifetullah , sahibine ârif veya ârif-i billâh denir. Sûfîler mârifeti yalnız kavramsal bilgi saymaz. Sâlik, ibadet, mücâhede ve nefis terbiyesiyle hazırlanır; ilâhî isim ve fiillerin tecellilerini idrak ettikçe bilgisi yaşanmış bir tanımaya dönüşür. Bu sebeple mârifet, öğrenilmiş bilginin inkârı değil, onun ahlâk ve hâl ile doğrulanmasıdır. Kuşeyrî’nin aktardığı çerçevede kul önce Hakk’ın isim, sıfat ve fiillerini tanır; ardından kulluk ve arınma yolunda ilerler. Mârifetin kaynağı nihayetinde kulun kendi gücü değil, Hakk’ın kendisini tanıtmasıdır. Zünnûn el-Mısrî’ye nispet edilen “Rabbimi Rabbimle tanıdım” sözü bu anlayışı özetler. Mârifetin ilerleyen derecesi hayretle ilişkilendirilir: İnsan ilâhî hakikatin bütünüyle kuşatılamayacağını idrak ettikçe kendi bilgisinin sınırını görür. Hz. Ebû Bekir’e nispet edilen “İdrakten âciz olduğunu idrak etmek idraktir” sözü bu sınır bilincini anlatır. Şeriat tarikat yoldur varana Hakikat mârifet andan içeru Mârifet-i nefs Sâlikin kendi nefsini, kabiliyetini ve sınırlarını tanıması. Mârifet-i şuhûdî Keşf ve müşâhedeyle elde edildiği kabul edilen mânevî bilgi. Mârifet-i istidlâlî Delil ve akıl yürütme yoluyla kazanılan bilgi.

04
Sözlük

da'vâlı

Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtma, Müslümanları dinî maçlarını k yerine getirmeye teşvik etme an, lamında olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektep dir ve türemiş biçimleriyle iki ı yüz beş yerde kullanılmıştır. Bu ayetlerde genellikle mealen “İslama ve İslâmî esasların uygus lanmasına çağrı” olarak ifade, edilen davet, hem gayrimüslimler için hem de Müslümanlar n için geçerli olan bir anlam zenn ginliği içermektedir. Yine e Kur’ân’da Hz. Peygamber’in die ne davette bir zorlama içinde t olmadığı, ilke olarak dinde zorlamaya baş vurulamayacağı, doğru ile yanlışın, gerçek ile ı gerçek olmayanm, iman edip, etmemenin insanların kendi iradesine bağlı olduğu anlatılmıştır. Yine Hz. Peygamber’in ı görevinin îslâma davet olduğu h en çarpıcı bir biçimde “Nahl suresi” inde mealen şöy le ifade edilmektedir: “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle - ve güzel öğütle da’vet et, onlarla tartışmanı en güzel bir şekilde yap. ” Nitekim İslâm’da “cihad’Tn gayesinin savaşmak, savaşarak inn san öldürmek, bu yolla onlann n üstünde hükümranlık sağlamak â olmadığı, tam aksine onları Hakka davet etmek olduğu vurgulanmıştır. Böyle olduğu için de bizzat Hz. Peygamber’in başlattığı, sonra da halifelerinin devam ettirdiği usule göre İslâm ordularmın ilk görevinin müşrikleri İslâm’a davet olduğu, eğer bu davet kabul görmezse savaşa baş vurulması tavsiye edilmiştir. Hz. Peygamber bir cihad için hazırlık yapan ordu kumandanlanna şöyle seslenmiştir: “Allah adına gaza ediniz. Allah’ı inkâr edenlerle savaşınız. Müşriklerle karşılaştığınızda önce onları İslâma davet ediniz. Eğer îslâmfyeti kabul ederlerse bunu yeterli bulunuz, kılıç çekmeyiniz. Müslüman olmazlarsa bir anlaşma esası olarak cizye vermelerini teklif ediniz. ”. İslâmiyetin yayılması ve inanç ilkelerinin uygulanması “da'vet” esasma ve fikrine bağlı olduğu için bu dine “da'vet dini” denilmiştir.

05
Sözlük

beş vakit namaz

beş vakit namaz a. Müminlere günde beş vakit olarak farz kılınan namaz. Bunlar, sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlandır. Kur’âtı-ı Kerîm’de bu ibadet, “Tâ hâ suresi” nin 130. ayetinde açıkça şöyle salık verümektedir: “ (Ey Muhammedi) Onların dediklerine sabret; güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbini ululayarak teşbih et. Gece saatleri ve gündüzün iki ucunda da teşbih et, böylece Rabbinin rızasına eresin.” Müfessirler bu vakitleri şöyle yorumlamışlardır: Güneş doğmadan önceki namaz, “sabah namazı”; güneş batmadan önceki namaz, “ikindi namazı”; gece saatleri, “yatsı namazı”; gündüzün iki ucu ise “öğle namazı” ve “akşam namazı”.

06
Sözlük

namazın şartları

namazın şartları a. Namaz ibadetini eda etmeden önce bir müminin sağlıklı bir ibadet için gerekli koşulları ya da durumları yerine getirmesi için kullanılan terim. Bu şartlar ikiye ayrılmaktadır. Birincisi, namazm dışındaki şartlar; İkincisi namazm içindeki şartlar. Namazm dışındaki şartlar altı olup şunlardır: “hadesten taharet, necâsetten taharet, setr-i avret, istikbâl-i kıble, vakit ve niyet” (bk. bu maddeler). Hadesten taharet, cünüp olan veya boy abdesti bulunmayan kimsenin boy abdesti ve namaz için şart olan abdesti alması işlemidir; necâsetten taharet, bedenen veya elbise üzerinde bulunabilecek maddî kirlerden armmak durumudur; setr-i avret, namaz sırasmda vücutta dinen örtülmesi gereken ve başkalarınm görmesi haram kılman yerlerin için kullanılan terim; istikbâl-i kıble, kıbleye yönelerek namaza durma işlemi; vakit, farz ve sünnet namazları ile vitir ve teravih ile bayram namazlarmm kılmabilmesi için vaktin gelmiş veya girmiş olmasını ifade eden terim; niyet ise “Yalnızca Allah rızası ve hangi namaza durulacağını belirtmek için namaz kılmayı ifade eden.” terimdir. Namazm içindeki şartlar da yine altı olup şunlardır: “İftitah tekbiri, kıyâm, kırâ'at, rüku, sücûd, tahiyyatıya oturmak” (bk. bu maddeler). îftitah tekbi namaza “Allahu ekber” diyer başlamak; kıyâm, ayakta du mak; kırâ'at, ayakta dururk “Fâtiha suresi” (bk. bu madd ni ve “zamm-ı sure” (bk. b madde) yi okumak; rükû eğilmek ve üç defa “sübhâ Rabbiyel aliyyü’l-azîm” sözün okumak; secdeye varmak ve defa “sübhâne Rabbiyel aliyyü a'lâ” sözünü okumak; her iki r kâtta bir oturar “ettahfyyatü” (bk. bu madd duasını okumak. namazın vacipleri a. Namaz larken “vâcip” (bk. bu madd olan konuları yerine getirm İlmihal kitaplarmda bu konu yirmiye yalan madde sayılma tadır. Bunlardan en önemlil şöyle sıralanabilir: Nama “Allahu ekber” diyerek başlam ve “Fâtiha suresi” (bk. bu ma de) ni okuma, farz namazlarm ilk iki rekâtmda ve vitir nama ile nafile namazlarının her rek tmda “zamm-ı sure” (bk. madde) okuma, üç ve dört rek h namazların her iki rekâtın bir “tahiyyata oturma” (bk. madde) ve “ettehiyyatü” (bk. madde) okuma, “vitir nama (bk. bu madde) nda “kunut te biri” (bk. bu madde) ni alma “kunut duası” (bk. bu madde okuma, bayram namazlarm fazla tekbirleri alma, cemaa kılınan namazlarda imama u 525 namaz vakitleri iri, ma ve namazda susma (“Fâtiha rek suresi” ile “zamm-ı sure”yi ur okumama), namazın sonunda ken selâm verme ve yanılma olmuşde) sa “sehiv secdesi” (bk bu madbu de) yapma gibi. ûya namazsız s. Üzerine namaz farz âne olmayan (kimse). 2. Aybaşı dunü rumunda olan (kadm, kız). üç ü’l- namaz vakitleri a. Müminlere re farz kılınan namazın hangi saatrak lerde veya vakitlerde kılınacağıde) nı ifade eden terim. Bunlar şöyle, “sabah namazınm vakti” (Sabaha karşı tan yerinin ağarkımaya başlamasından itibaren de) güneşin doğuşuna kadar olan me. zaman dilimi), “öğle namazmm uda vakti” (Güneşin tam tepede olakduğu andan itibaren gölge Doğu leri tarafına uzamaya başladığı zaaza man dilimi), “ikindi namazmm ma vakti” (Öğle vaktinin sona ermeadsi ile güneşin kavuşmasına kadar mm uzanan zaman dilimi), “akşam azı namazmm vakti” (Güneş kavuşkâtuktan sonra oluşan kızıllık ile bu beyazlığın kayboluncaya kadar kâtuzanan zaman dilimi), “yatsı nda namazmm vakti” (akşam nabu mazı vaktinin sona ermesinden bu sabah namazının başladığı tan azı” yerinin ağarmasına kadar süren ekzaman dilimi), “vitir namazmm ve vakti” (yatsı namazının hemen e)nı arkasından kılınan namaz vakti), mda “Cuma namazmm vakti” (öğle atle namazı vaktinin ayni). uy Aybaşı dunü rumunda olan (kadm, kız). üç ü’l- namaz vakitleri a. Müminlere re farz kılınan namazın hangi saatrak lerde veya vakitlerde kılınacağıde) nı ifade eden terim. Bunlar şöyle, “sabah namazınm vakti” (Sabaha karşı tan yerinin ağarkımaya başlamasından itibaren de) güneşin doğuşuna kadar olan me. zaman dilimi), “öğle namazmm uda vakti” (Güneşin tam tepede olakduğu andan itibaren gölge Doğu leri tarafına uzamaya başladığı zaaza man dilimi), “ikindi namazmm ma vakti” (Öğle vaktinin sona ermeadsi ile güneşin kavuşmasına kadar mm uzanan zaman dilimi), “akşam azı namazmm vakti” (Güneş kavuşkâtuktan sonra oluşan kızıllık ile bu beyazlığın kayboluncaya kadar kâtuzanan zaman dilimi), “yatsı nda namazmm vakti” (akşam nabu mazı vaktinin sona ermesinden bu sabah namazının başladığı tan azı” yerinin ağarmasına kadar süren ekzaman dilimi), “vitir namazmm ve vakti” (yatsı namazının hemen e)nı arkasından kılınan namaz vakti), mda “Cuma namazmm vakti” (öğle atle namazı vaktinin ayni). uy

07
Sözlük

kalp gözü

kalp gözü a. tas. Hikmet ve marifeti anlayabilecek veya kavrayabilecek derunî güç. Kalp gözü açık olanlarm manevî gerçekleri kolay anlayabileceği; bu mertebeye ermiş sûfînin ibadet, taat ve mücahedeye kolay ulaşabileceği inancı tasavvuf ehli arasında yaygmdır. kâlû belâ cüm. 6L jlü) [Ar.] “Evet, dediler.” anlamında Arapça söz; İslâm inancına göre, Allah evreni yaratırken insanlara “Ben Rabbiniz miyim?” diye sordu; onlar da, “kâlû belâ” (Evet, Rabbimizsin.) dediler, olgusunu ifade eden bir terim (bk. bezm-i elest). İslâm inancma göre, “mîsâk” (bk. bu madde) olarak da adlandırılan bu olay, Kur’ânıKerîm’de “A'râf suresi” nin 172. ayetinde açıkça anlatılmaktadır.

08
Sözlük

hâşâ lillah

hâşâ lillah a. (dJJ LiL) bk. hâşe lillah hâşe lillah a- [Ar.] “Aman ya Rabbi, Allah’ı tenzih ederim.” anlamında tasvip edilmeyen bir durum karşısmda söylenen söz.

09
Sözlük

kavâme

Namaz kılarken her rekâtta rükûdan kalkıp “sübhâne Rabbiyelazim” denilecek kadar ayakta durma.

10
Sözlük

sitteti eyyâmi

sitteti eyyâmi a. ÇU L,) [Ar. ] “Altı gün” anlamındaki bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de evrenin yaratılış süresi için geçmektedir: “A'râf suresi” nde, “İnne rabbikümu’llahu ellezi halaka’s-sevâvâti ve’l-arda fi s sitteti eyyâmi... ” (Sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan... ) ve “Furkân suresi” nde, “Ellezi halaka’ssevâvâti ve’l-arda ve mâ beynehümâ fi sitteti eyyâmi... ” (Gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri altı günde yaratan... ) biçimiyle açıkça ifade edilen bu söz, kesin bir zaman dilimi karşılığı olmasa gerek. Nitekim yüce Allah, bu zaman kavramını, “Hacc suresi” nin 47. ayetinde, “... Rabbin katında bir gün, sizin saymakta olduğunuzdan bin yıl gibidir. ” diyerek soyut bir anlamda ifade etmiştir. Öte yanda bazı müfessirlerin, bu altı gün kavrammı evreninin yaratılışının altı evresi olarak yorumlamış olduklarmı kaynaklar zikretmektedir.

11
Sözlük

en-terânî

“Sen beni göremezsin.” anlamında, Hz. Musa’nın Tur Dağında Allah ile görüşmesi sırasında, Allah’a “Rabbim, bana kendini göster, seni göreyim.” demesi üzerine Allah’ın söylediği söz.

12
Sözlük

hâcet namazı

hâcet namazı a. Bir ihtiyacm karşılanması ve ortadan kaldırılması veya çok arzu edilen bir konunun gerçekleşmesi için Allah’a dua etmek amacıyla kılınan namaz için kullanılan bir terim. Dört sünnî mezhep ve Caferîlerce “müstehab” (bk. bu madde) kabul edilen bu namazm delili için şu hadis gösterilmiştir: “Kimin Allah tarafindan giderilecek bir ihtiyacı varsa abdest alıp iki rekât namaz kılsın, Allah’a hamd edip peygambere salavat getirsin ve şu dauayı okusun: Allah’tan başka ilâh yoktur. Kâinatın yaratıcısı Allah’ı yüceltir ve O’na hamd ederim. Senden rahmetine ve affına ulaştıracak davranışlarda nulunmayı, her türlü iyiliğe nail olmayı, her türlü günahtan arınmayı diliyorum. Bende bağışlamadığın günah, gidermediğin keder, sıkıntı yaratacak bir ihtiyaç bırakma, ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım! ” Kaynaklar, buna benzer bazı hadislerin de bulunduğunu ifade etmişlerdir. Hacet namazı, dört veya on iki rekât olarak kılmmaktadır. Dört rekât kılındığında ilk rekâtta Fatiha’dan sonra üç “âyetü’lkürsî”, öteki üç rekâtta ise Fatiha’dan sonra birer kere “İhlâs suresi”, “Felâk suresi” ve “Nas suresi” okunur ve ardından şu dua edilir: “Lâ ilâhe illallahü’lhalîmü’l-kerîm, sübhanellahi Rabbiye’l-arşi’l-azîm, elhamdü lülahi Rabbi’l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâ'ime mağfiretike ve’l-ismete min külli zenbin ve’l-ganîmete min külli birrin ve’s-selâmete min külli ismin lâ tedâ lî zenben illâ gaferetehu ve lâ hemmen illâ ferectehu ve lâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâyâ erhamerrahimîn. ”

13
Eser

SÛFİLERİN İLİMLERİNİN KAYNAĞI

Avârifü’l-Maârif · 1. bölüm · Mürşidimiz, Şeyhu’l-İslâm Ebu’n-Necîb Abdulkâhir es-Sühreverdî, hicrî 560, milâdî 1165 senesinin Şevval ayında, bize, imlâ yoluyla (bizzat yazdırarak) şunu rivâyet etti: Ebû Mûsâ e

14
Eser

SÛFİLERİN HAK SÖZÜ GÜZELCE ANLAMALARI

Avârifü’l-Maârif · 2. bölüm · Şeyhimiz Şeyhülislam Ebu’n-Necîb es-Sühreverdî, bize, Zeyd b. Sâbit yoluyla gelen bir hadis-i şerifte, Rasûlullah (a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletti: “Bizden bir hadis iş

15
Eser

Sayfalar 1–8

Muzaffer Ozak Külliyatı · eSSz ELHAC MUZAFFER OZAK İR$ÂD 152 0 3.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALAH

16
Eser

Sayfalar 3–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista

17
Eser

Sayfalar 4–12

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALAH BILICI KITABEVI YAYINLARI - No: 41 5846 Sayılı Kanun gereğince Te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: GÜYRAY, Baskı: ÜÇLER Matbaası İSTANBUL — 1

18
Eser

Sayfalar 1–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · ELHAC MUZAFFER OZAK İRSAD 1.cilt Salâh Bilici Kitabevi Ali Bilici Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Iş Hanı Giriş KatNo: 24 Vezneciler /ISTANBUL Tel-Fax (0212) 512 87 44 SALÂH BİLİCİ KITA

19
Eser

Sayfalar 4–13

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist

20
Eser

Sayfalar 1–10

Muzaffer Ozak Külliyatı · Elhac Muzaffer OZAK colli ZİYNET-UL-KULÜB KALPLERİN ZİYNETİ] Aşık sohbetleri ve evradı şerifeler AYRICA ASKÎ DİVANI SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ Ali BİLİCİ Büyük Reşitpaşa Cad. Yümni Işha

21
Eser

Sayfalar 2–9

Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BILICI KITABEVİ YAYINLARI: 18 ONBİRINCİ DERS MUNDERECAT: Süre-i Kevserin tefsiri, Hazretl Fatime'nin ahlrete Intikali, Hz. Ibrahim'in Hz. Ismalll Allah yolunda kurban etmesi,

22
Eser

Sayfalar 9–16

Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny

23
Eser

Sayfalar 10–15

Muzaffer Ozak Külliyatı · katre, güneşlerden bir zerre olarak Allahın bize ihsanı kadar anlatabilecegiz. Zira, kelimatullahı; denizler mürekkep, agaçlar kalem, yerler ve gökler kâğıt ve defter, insan ve mel

24
Eser

Sayfalar 13–18

Muzaffer Ozak Külliyatı · kullar! Ey bu imanları sebebiyle ebedi saadete erenler, selâmet yoluna girenler Hakka varanlar, daha bu âlemde iken cennete girenler ve cennet güllerinden derenler, cemal-i Hakkı g