Ara
Menü
ذ

da'vâlı

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: terms-1672
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
172
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtma, Müslümanları dinî maçlarını k yerine getirmeye teşvik etme an, lamında olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektep dir ve türemiş biçimleriyle iki ı yüz beş yerde kullanılmıştır.</p><p>Bu ayetlerde genellikle mealen “İslama ve İslâmî esasların uygus lanmasına çağrı” olarak ifade, edilen davet, hem gayrimüslimler için hem de Müslümanlar n için geçerli olan bir anlam zenn ginliği içermektedir. Yine e Kur’ân’da Hz. Peygamber’in die ne davette bir zorlama içinde t olmadığı, ilke olarak dinde zorlamaya baş vurulamayacağı, doğru ile yanlışın, gerçek ile ı gerçek olmayanm, iman edip, etmemenin insanların kendi iradesine bağlı olduğu anlatılmıştır.</p><p>Yine Hz. Peygamber’in ı görevinin îslâma davet olduğu h en çarpıcı bir biçimde “Nahl suresi” inde mealen şöy le ifade edilmektedir: “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle - ve güzel öğütle da’vet et, onlarla tartışmanı en güzel bir şekilde yap. ” Nitekim İslâm’da “cihad’Tn gayesinin savaşmak, savaşarak inn san öldürmek, bu yolla onlann n üstünde hükümranlık sağlamak â olmadığı, tam aksine onları Hakka davet etmek olduğu vurgulanmıştır.</p><p>Böyle olduğu için de bizzat Hz. Peygamber’in başlattığı, sonra da halifelerinin devam ettirdiği usule göre İslâm ordularmın ilk görevinin müşrikleri İslâm’a davet olduğu, eğer bu davet kabul görmezse savaşa baş vurulması tavsiye edilmiştir. Hz.</p><p>Peygamber bir cihad için hazırlık yapan ordu kumandanlanna şöyle seslenmiştir: “Allah adına gaza ediniz. Allah’ı inkâr edenlerle savaşınız. Müşriklerle karşılaştığınızda önce onları İslâma davet ediniz.</p><p>Eğer îslâmfyeti kabul ederlerse bunu yeterli bulunuz, kılıç çekmeyiniz. Müslüman olmazlarsa bir anlaşma esası olarak cizye vermelerini teklif ediniz. ”.</p><p>İslâmiyetin yayılması ve inanç ilkelerinin uygulanması “da'vet” esasma ve fikrine bağlı olduğu için bu dine “da'vet dini” denilmiştir.</p>

Metin ve neşir kaydı

Kalıcı okuma konumu: term_definitions-489
Müellif
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Çevirmen
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Hazırlayan
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Baskı / nüsha
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Bölüm / şiir
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Kaynak
Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü
Kaynak sayfası
172
Varak
Bilinmiyor / kayıt belirtilmemiş
Tamlık / kesilme
İncelenmedi; tamlık veya kesilme doğrulanmadı
Rivayet türü
Sınıflandırılmadı
Düzeltilmiş okuma

Ayrı bir düzeltilmiş okuma kaydı henüz yok. Gösterilen kaynak aktarımı onaylanmış düzeltme değildir.

Özgün dijital aktarım / ham OCR

CMS’deki metin burada değiştirilmeden saklanır; etiketler ve olası OCR hataları özgün aktarımın parçasıdır. Basılı nüsha ile karşılaştırma durumu yukarıdadır.

<p>Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtma, Müslümanları dinî maçlarını k yerine getirmeye teşvik etme an, lamında olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektep dir ve türemiş biçimleriyle iki ı yüz beş yerde kullanılmıştır.</p><p>Bu ayetlerde genellikle mealen “İslama ve İslâmî esasların uygus lanmasına çağrı” olarak ifade, edilen davet, hem gayrimüslimler için hem de Müslümanlar n için geçerli olan bir anlam zenn ginliği içermektedir. Yine e Kur’ân’da Hz. Peygamber’in die ne davette bir zorlama içinde t olmadığı, ilke olarak dinde zorlamaya baş vurulamayacağı, doğru ile yanlışın, gerçek ile ı gerçek olmayanm, iman edip, etmemenin insanların kendi iradesine bağlı olduğu anlatılmıştır.</p><p>Yine Hz. Peygamber’in ı görevinin îslâma davet olduğu h en çarpıcı bir biçimde “Nahl suresi” inde mealen şöy le ifade edilmektedir: “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle - ve güzel öğütle da’vet et, onlarla tartışmanı en güzel bir şekilde yap. ” Nitekim İslâm’da “cihad’Tn gayesinin savaşmak, savaşarak inn san öldürmek, bu yolla onlann n üstünde hükümranlık sağlamak â olmadığı, tam aksine onları Hakka davet etmek olduğu vurgulanmıştır.</p><p>Böyle olduğu için de bizzat Hz. Peygamber’in başlattığı, sonra da halifelerinin devam ettirdiği usule göre İslâm ordularmın ilk görevinin müşrikleri İslâm’a davet olduğu, eğer bu davet kabul görmezse savaşa baş vurulması tavsiye edilmiştir. Hz.</p><p>Peygamber bir cihad için hazırlık yapan ordu kumandanlanna şöyle seslenmiştir: “Allah adına gaza ediniz. Allah’ı inkâr edenlerle savaşınız. Müşriklerle karşılaştığınızda önce onları İslâma davet ediniz.</p><p>Eğer îslâmfyeti kabul ederlerse bunu yeterli bulunuz, kılıç çekmeyiniz. Müslüman olmazlarsa bir anlaşma esası olarak cizye vermelerini teklif ediniz. ”.</p><p>İslâmiyetin yayılması ve inanç ilkelerinin uygulanması “da'vet” esasma ve fikrine bağlı olduğu için bu dine “da'vet dini” denilmiştir.</p>

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü

Açıklamalı İslâmî Terimler Sözlüğü · Prof. Dr. İsmail Parlatır

Bir mahkemeye başvurularak biri hakkında dava açılan veya hakkında şikâyetçi olunan kimse; eşanlamlısı “müdde'â aleyh” n da'vet a. [Ar. ] İslâm dinini müşriklere anlatma, tanıtma ve a onları inanca çağırma, ayrıca İslâmiyeti yayma ve tanıtma, Müslümanları dinî maçlarını k yerine getirmeye teşvik etme an, lamında olan bu terim, Kur’ân-ı Kerîm’de altı ayette geçmektep dir ve türemiş biçimleriyle iki ı yüz beş yerde kullanılmıştır.

Bu ayetlerde genellikle mealen “İslama ve İslâmî esasların uygus lanmasına çağrı” olarak ifade, edilen davet, hem gayrimüslimler için hem de Müslümanlar n için geçerli olan bir anlam zenn ginliği içermektedir. Yine e Kur’ân’da Hz. Peygamber’in die ne davette bir zorlama içinde t olmadığı, ilke olarak dinde zorlamaya baş vurulamayacağı, doğru ile yanlışın, gerçek ile ı gerçek olmayanm, iman edip, etmemenin insanların kendi iradesine bağlı olduğu anlatılmıştır.

Yine Hz. Peygamber’in ı görevinin îslâma davet olduğu h en çarpıcı bir biçimde “Nahl suresi” inde mealen şöy le ifade edilmektedir: “İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle - ve güzel öğütle da’vet et, onlarla tartışmanı en güzel bir şekilde yap. ” Nitekim İslâm’da “cihad’Tn gayesinin savaşmak, savaşarak inn san öldürmek, bu yolla onlann n üstünde hükümranlık sağlamak â olmadığı, tam aksine onları Hakka davet etmek olduğu vurgulanmıştır.

Böyle olduğu için de bizzat Hz. Peygamber’in başlattığı, sonra da halifelerinin devam ettirdiği usule göre İslâm ordularmın ilk görevinin müşrikleri İslâm’a davet olduğu, eğer bu davet kabul görmezse savaşa baş vurulması tavsiye edilmiştir. Hz.

Peygamber bir cihad için hazırlık yapan ordu kumandanlanna şöyle seslenmiştir: “Allah adına gaza ediniz. Allah’ı inkâr edenlerle savaşınız. Müşriklerle karşılaştığınızda önce onları İslâma davet ediniz.

Eğer îslâmfyeti kabul ederlerse bunu yeterli bulunuz, kılıç çekmeyiniz. Müslüman olmazlarsa bir anlaşma esası olarak cizye vermelerini teklif ediniz. ”.

İslâmiyetin yayılması ve inanç ilkelerinin uygulanması “da'vet” esasma ve fikrine bağlı olduğu için bu dine “da'vet dini” denilmiştir.

Sözlüğe dön ←