ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “Rükn”
01Rükneddin Abdüsselâm b. Abdülvehhâb el-Geylânî
Rükneddin Abdüsselâm b. Abdülvehhâb el-Geylânî (ö. 611/1214), Abdülkādir-i Geylânî'nin torunu; Bağdat'taki aile medresesinde görev alan ve Zenbûriyye'nin Kādirî silsile yazmasında Abdülvehhâb ile Muhammed Ma‘sûm Müzenî arasında kaydedilen şahsiyettir.
Rükneddin Sincâsî
Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Evhadüddin-i Kirmânî
Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Rükn-İ Yemânî
Kâbe'nin Yemen tarafında olan köşesi. Rükn-i Yemânî'den geçerken, mutlaka Cebrâil'in, onun üzerinde durduğunu ve istilâmda (selâmda) bulunanlar için af dilediğini görürüm. (Hadîs-i şerîf-Ahbâru Mekke) Peygamber efendimiz, Rükn-i Yemânî'de istilâm yapar (bu rüknü selâmlar) ve yüzünü de onun üzerine sürerdi. (Mücâhid) Abdullah bin Ömer'e; "Rükn-i Hacer-ül-esved ile Rükn-i Yemânî karşısında istilâm yapmasında (bu rüknleri selâmlamasında) bu kadar gayret göstermesinin sebebi soruldukta; "Ben, Resûlullah efendimizin; "Bu iki rükün karşısında istilâm yapmak, hatâları siler" buyurduğunu duydum" dedi. (Ahbâru Mekke-Azrakî) Saîd bin Müseyyeb'den rivâyet edildiğine göre, Peygamber efendimiz, Rükn-i Yemânî'nin önünden geçerken, şu duâyı yapardı: "Ey Allah'ım! Küfürden, zilletten, fakirlikten, dünyâ ve âhirette îtibâr kaybettirecek yerlerde durmaktan sana sığınırım. Ey bizim Rabbimiz! Sen bize dünyâda da, âhirette de nîmet ver ve bizi Cehennem azâbından koru!" (Ahbâru Mekke-Azrâkî)
Rükn
1.Bir şeyin bir parçasını veya bütününü meydana getiren şey. İnanılacak şeyleri kalb ile tasdîk (kabûl) îmânın aslî (temel) rüknüdür. Kalb ile tasdîk olmazsa îmân olmaz. Tehdîd altında bulunanın dil ile îmânını söylememesi onun îmânına zarar vermez. Çünkü dil ile ikrâr (söyleme) îmânın aslî rüknü değildir. (Teftâzânî, Mâtürîdî) 2. Namazın içindeki farz. Namazın beş rüknünden birincisi kıyâm (ayakta durmak)dır. İkincisi kırâet (Fâtiha ve namaz sûrelerini okumak)tir. Üçüncüsü, rükû (sûreden sonra, Allahü ekber diyerek eğilmek)dur. Dördüncüsü secde (alnı ve ayak parmaklarını yere koymak)dir. Beşincisi, ka'de-i âhire (son rek'atte, ettehiyyâtüyü okuyacak kadar oturmak)dir. Her kim bu beş rüknden birini terk ederse, namazı bozulur. Namazın dışındaki farzlardan olan iftitah tekbîrini (başlama tekbîrini) namazın içindeki farzlardan yâni rükünlerinden sayan âlimler de vardır. Buna göre namazın rükünleri altı olmaktadır. (İbn-i Âbidîn) Birini vekil yapmanın rüknü; îcâb ve kabûldür yâni, taraflardan birinin "Seni vekil yaptım" diğerinin ise "Kabûl ettim" demesidir. (Mecelle) 3.Kâbe'nin dört köşesinden her birine verilen isim. Kâbe'nin, Şam'a karşı olan köşesine Rükn-i Şâmî, Bağdâd'a karşı olana Rükn-i Irâkî, Yemen tarafında olana Rükn-i Yemânî, dördüncü köşeye de Rükn-i Hacer-ül-esved adı verilir. (Eyyûb Sabri Paşa)
Bağdat (Merzübâniyye Hankahı)
Bağdat · Irak · Müderrislik yaptığı, müderrisliği bırakıp Rükneddîn-i Sücâsî'ye intisap ettiği şehir. 632'de (1234) halifenin daveti üzerine dönüp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh tayin edildi ve 21 Mart 1238'de burada vefat etti.
Sücâs (Sincâs)
Zencan · İran · Nisbesini aldığı, Zencan çevresindeki yerleşim. Silsilenâmede vefat yeri kaydedilmemiştir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Ebher
Zencan · İran · Şeyhi Kutbüddîn-i Ebherî'nin nisbe aldığı şehir. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Sücâs (Sincâs)
Zencan · İran · Şeyhi Rükneddîn-i Sincâsî'nin nisbe aldığı yerleşim. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Şihâbüddin Tebrîzî : Şihâbüddin Tebrîzî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Kirman
Kirman · İran · Yaklaşık 559'da (1164) doğduğu bölge; Oğuzların 575'te (1179-80) istilâsı sırasında on altı yaşındaydı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Tebriz
Doğu Azerbaycan · İran · Silsilede kendisinden sonraki iki halkanın (Şihâbüddin ve Cemâleddin) nisbe aldığı şehir; Şems-i Tebrîzî tartışmasının da merkezidir. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Kayseri
Kayseri · Türkiye · Anadolu'da genellikle ikamet ettiği şehir; burada evlendi ve Fâtıma adlı bir kızı oldu. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Lâhîcân
Gîlân · İran · Zincirin vardığı İbrâhim Zâhid-i Geylânî'nin bulunduğu nahiye. İlişkili kişi dosyası Rükneddin Sincâsî : Rükneddin Sincâsî, Halvetiyye–Cerrâhiyye ortak silsilesinin sühreverdî halkası halkalarındandır. Kişi dosyasında hayatı, irşad bağlantıları ve gelenek içinde kendisine nispet edilen anlatılar geniş biçimde aktarılır.
Konya
Konya · Türkiye · 1205 civarında İbnü'l-Arabî ile görüştüğü şehir; Selçuklu Sultanı Gıyâseddin Keyhusrev ile iyi ilişkiler kurdu, buna karşılık Mevlevî çevrelerin kendisine muhalif olduğu ileri sürülür. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Nahcıvan
Nahçıvan · Azerbaycan · Tebriz, Gence ve Şirvan yolculuklarından sonra uzun süre ikamet ettiği şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Erbil (Cüneyne Hankahı)
Erbil · Irak · Atabeg Muzafferüddin Kökböri'nin onun için Cüneyne adlı hankahı yaptırıp bir köyün vakıf geliriyle verdiği şehir; arası açılınca buradan ayrıldı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Halep
Halep · Suriye · Erbil'den ayrılıp gittiği ve muhtemelen 623'te (1226) Kübrevî şeyhi Sa'deddîn-i Hammûye ile tanıştığı şehir. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Halvetiyye'nin Zâhidiyye Kökü
Ebheriyye ve Zâhidiyye'den Safeviyye ile Halvetiyye'nin ayrıldığı tarihî kavşak. Reşat Öngören'in ders kitabı mevcut Halvetiyye monografileriyle karşılaştırılarak hazırlandı.
HALVET (ÇİLEHÂNE) ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 26. bölüm · Sûfiler, kırk gün çilehaneye girmekle, diğer zamanlarda peşine düşmedikleri özel bir şeyi arıyor değillerdir. Ancak, onlar, nefsin edebe muhalif tutumları ve içinde bulundukları ha
HALVETTE ZUHÛR EDEN MA’NEVÎ FETİHLER
Avârifü’l-Maârif · 27. bölüm · Bir grup insan, halvet ve çilehâneye girmenin usulünde hatâ ettiler. Kelime ve mânaları değiştirip bozdular; içlerine şeytan girdi ve kendilerine gurur kapısı açıldı. Çünkü onlar,
NAMAZIN FAZİLETİ VE YÜCELİĞİ
Avârifü’l-Maârif · 36. bölüm · Abdullah b. Abbas (r.a), Rasûlullah’ın (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Allahu Teâlâ, Adn cennetini yarattığı zaman, orada hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitme
Sayfalar 88–95
Muzaffer Ozak Külliyatı · şeylemiştir. Binaenaleyh, islâm dininin bu iki yüce şahsiyetine hürmet ve riayet etmek, ümmet-i Muhammed'den olan her kişi için vâciptir. HATENEYN, yani, Hz. Osman-ı Zin-nûreyn ve
Sayfalar 117–122
Muzaffer Ozak Külliyatı · cehenneme beraber girersiniz. Onlara doğru yolu göstermek, kötü yoldan çevirmek için elinden geleni yap! Başıma belâ açarım diye korkma! Bütün dünya kâfir olsa, sen dini Muhammedde
Sayfalar 137–144
Muzaffer Ozak Külliyatı · Üçüncü hicaba HICAB-ÜL-MİNNET adını verdi ve minnet hicabında da ruh-u Muhammediyye'yi on bin sene karar ettir. di. Ruh-u Muhammedi bu hicapta da: SÜBHANE MEN HÜVE DÂ'İMÜN zikriyle
Sayfalar 426–433
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mazhar-1 sırrı Hudâ, Mesher-i feyz-i atâ, Meş'ar-i pûş-i hata, Pir sultan Abdülkadir.. İns-ü cin oldu hayran, Melekler kıldı devran, Arsı eyledi seyran, Pir sultan Abdülkadir.. Ber
Sayfalar 515–522
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Ilme ve âlime hürmet eden, bana hürmet etmiş olur. Bu misalleri daha da çoğaltmak mümkündür. Fakat, anlayana bu kadarı da yeter sanıyoruz. Ilim, Allahu sübhanehu ve talâ'nın sıfa
Sayfalar 538–545
Muzaffer Ozak Külliyatı · ladı. O da, ibn-i Ömer gibi Ümmü-Halid'in nikâhına talib oldu. Ebâ-Hureyre onun da vekâletini kabul eyledi. Nihayet, Ebâ-Hureyre cennetin delikanlısı, ehl-i sünnetin gözü nuru, Res
Sayfalar 477–482
Muzaffer Ozak Külliyatı · Kıyamet günü, şu dört soruya cevap vermeden hiç kimsr yerlerinden kımıldayamaz ve bir adım dahi atamaz: I) Her kula ömrünün hesabı sorulacak ve ömrünü nerslerde ve nasıl tükettigi.
Sayfalar 518–523
Muzaffer Ozak Külliyatı · dat'tadır. Oraya gitmek nasip ve müyesser olursa, ziyaret etmegi sakın ihmal eyleme! Evet, Allah azze ve celle kulundan vazgeçmez. Asi dahi olsa kuluna mühlet verir, tarik-i müstak
Sayfalar 607–614
Muzaffer Ozak Külliyatı · lerden ve fuhşiyyâttan önlüyorsa, günah işlemekten Hakka âsi olmaktan koruyor ve kurtarıyorsa, kıldığın gerçekten namazdır. Eğer, namaz kıldığın halde kötülüklerden ve fuhşiyyâttan