ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
30 sonuç · “Mazhariyye”
01Mazhariyye
Mazhar Cân-ı Cânân’ın Delhi merkezli Müceddidî irşad kolu.
Ebû Saîd Şah el-Fârûkî
Ebû Saîd Muhammed b. Safiyyi’l-kadr el-Fârûkî el-Müceddidî (1196/1782–1250/1835), Râmpûr’da yetişip Şah Dergâhî ve Abdullah ed-Dihlevî’den hilâfet alan; Delhi Mazhariyye hankāhında dokuz yıl irşad makamında bulunan ve Hidâyetü’t-tâlibîn’i yazan Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Mazhar Cân-ı Cânân
Mirza Mazhar Cân-ı Cânân (1110/1699 – 1195/1781), Nakşibendiyye-Müceddidiyye'nin dört ana kolunu şahsında birleştiren Delhili mutasavvıf; tarikatın merkezini Sirhind'den Delhi'ye taşımış, Hinduizm hakkındaki alışılmadık değerlendirmeleriyle ve bir suikast sonucu vefatıyla tanınmıştır.
Şah Abdullah ed-Dihlevî
Şah Abdullah ed-Dihlevî, diğer adıyla Gulâm Ali (1156/1743–1240/1824), Mazhar Cân-ı Cânân’dan sonra Delhi’de Hânkāh-ı Mazhariyye’yi yöneten; hadis ve tefsir dersleriyle tasavvuf terbiyesini birleştiren ve Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî’yi yetiştiren Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Mazhariyye
l Nakşibendiyye-Müceddidiyye a tarikatının Mazhar Cân-ı Cânân te (öl. 1195 / 1781) a nispet edilen mkolu. ıu mazmaza a. Cu^^Aa) [Ar.] fık. îslâm n, inancma göre, abdest alırken ve i gusül yaparken ağza su alıp çaln- kalama işlemi. Hanefi mezhebin ne göre bu işlem, guslün farzları ve arasında sayılmaktadır. Ağza e alman suyu yutmak mekruhtur. le
Delhi (dergâhı ve türbesi)
Delhi · Hindistan · 1747'den sonra dergâhını kurduğu, Müceddidîliğin merkezini Sirhind'den buraya taşıdığı şehir. Halifesi Abdullah ed-Dihlevî türbesinin yanına dergâhı inşa etti; bugün Dergâh-ı Şâh Ebü'l-Hayr adıyla faaliyetini sürdürür.
Hânkāh-ı Mazhariyye
Delhi · Hindistan · Kadı Senâullah Pânîpetî'nin tavsiyesiyle 1225 (1810) başlarında geldiği, Abdullah ed-Dihlevî'ye intisap ettiği ve şeyhinin 1240 (1824) vefatından sonra vefatına kadar dokuz yıl irşad makamında bulunduğu merkezdir. Kaynak hankahın Delhi'de olduğunu söyler, semtini vermez.
Kâlâbâğ (doğum yeri)
— · Hindistan · Ailesi Dekken'den Ekberâbâd'a göç ederken 3 Mart 1699'da burada doğdu. Kasabanın bugünkü yeri kesin olarak tespit edilememektedir ; harita üzerindeki nokta, göç güzergâhının varış şehri olan Agra çevresini gösterir, kasabanın kendisini değil.
Ekberâbâd (Agra)
Agra · Hindistan · Ailesinin göç ettiği ve gençliğinin geçtiği şehir; babasının 1718'deki vefatından sonra buradan Delhi'ye gitti. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Sirhind
Sirhind · Hindistan · İmâm-ı Rabbânî'nin şehri ve Müceddidîliğin ilk merkezi; Pencap'taki istikrarsızlık sebebiyle merkez Mazhar'ın dergâhıyla Delhi'ye kaydı. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Medine
Medine · Suudi Arabistan · Mekke'de hastalığı biraz hafifleyince Medine'ye gitmeye karar verdi ve birkaç ay burada kaldı; ardından memleketine dönmek üzere yola çıktı. İlişkili kişi dosyası Ebû Saîd Şah el-Fârûkî : Ebû Saîd Muhammed b. Safiyyi’l-kadr el-Fârûkî el-Müceddidî (1196/1782–1250/1835), Râmpûr’da yetişip Şah Dergâhî ve Abdullah ed-Dihlevî’den hilâfet alan; Delhi Mazhariyye hankāhında dokuz yıl irşad makamında bulunan ve Hidâyetü’t-tâlibîn’i yazan Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Rohilhand (Bareilly çevresi)
Bareilly · Hindistan · 1769'da gittiği, Rohilla Afganlılarının geleneksel kalesi olan bölge; umduğu karşılamayı bulamayınca Delhi'ye döndü. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Pânîpet
Panipat · Hindistan · Halifesi Gāzî Senâullah Pânîpetî'nin şehri; Tefsîru Mazharî buradan doğdu. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Abdullah ed-Dihlevî'nin kabri yanı, Mazhariyye hankahı
Delhi · Hindistan · Tonk'ta kılınan büyük cenaze namazının ardından naaşı Delhi'ye götürülerek mürşidi Abdullah ed-Dihlevî'nin sağ tarafına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Ebû Saîd Şah el-Fârûkî : Ebû Saîd Muhammed b. Safiyyi’l-kadr el-Fârûkî el-Müceddidî (1196/1782–1250/1835), Râmpûr’da yetişip Şah Dergâhî ve Abdullah ed-Dihlevî’den hilâfet alan; Delhi Mazhariyye hankāhında dokuz yıl irşad makamında bulunan ve Hidâyetü’t-tâlibîn’i yazan Nakşibendî-Müceddidî şeyhidir.
Behrâiç
Bahraich · Hindistan · Halifesi Naîmullah Behrâiçî'nin şehri; hakkındaki iki menâkıb kitabı burada yazıldı. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Dekken
Dekken yaylası · Hindistan · Ailesinin göç öncesi bulunduğu bölge; sonraları halifelerini gönderdiği başlıca sahalardan biri. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Gucerât
Gujarat · Hindistan · Halifelerini gönderdiği başlıca bölgelerden. İlişkili kişi dosyası Mazhar Cân-ı Cânân : Şair, âlim ve Müceddidî şeyh Mazhar Cân-ı Cânân, Delhi'de yetiştirdiği halifelerle Nakşibendiyye'nin XVIII. yüzyıldaki büyük aktarım düğümlerinden biri oldu.
Nakşibendiyye: Hâcegân'dan Hâlidiyye'ye Tarihsel Örgü
Nakşibendiyye'yi yalnız Hâlidiyye'ye indirgemeden Hâcegân, Ahrâriyye, Kâsâniyye, Müceddidiyye, Mazhariyye ve Hâlidiyye safhalarıyla anlatan ana rehber.
Sayfalar 3–12
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 42 5846 Sayılı Kanun gereğince te'lif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ARBEN Matbaası Ista
Sayfalar 4–13
Muzaffer Ozak Külliyatı · SALÂH BİLİCİ KİTABEVİ YAYINLARI - No: 43 5846 Sayılı Kan un gereğince telif hakları müessesemize aittir. Taklit edenler mes'uldür. Dizgi: ÖZAL Matbaası - Baskı: ÖZTÜRK Matbaası Ist
Sayfalar 33–40
Muzaffer Ozak Külliyatı · Cenabı erham-er-râhimiyn, cümlemize tevfikini ihsan buyursun, âf ve magfiretiyle sâd eylesin ve bizleri necata erdirsin. Kötü ve çirkin huylarımızı Kur'an ahlâkına ve ahlâk-ı Ahmed
Sayfalar 81–87
Muzaffer Ozak Külliyatı · içindedirler. Allahu sübhanebu ve tealâ hazretlerinin, Kitab-ı keriminde medh-ü senâ eylediği o zevât-ı âlişan ki, Allahu tealâ'nın kendilerinden ve kendilerinin de Allahu azim-üş-
Sayfalar 96–105
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve felâketlere ma'ruz kalır mı idik? Artık, ilelebet burada kalacak, bu korkunç azabı tadarak yanacağız. Bizi sen idlâl ettin, hak yolundan sen alıkoydun, ebedî saadetten mahrum et
Sayfalar 129–135
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bu ve bunun gibi bir çok sırlar ve hakikatler, mâ-verayı hicapta ve ilmullah'ın hudutları içindedir. Kulların bilmeleri, bulmaları ve almaları için, Resûl-ü zişâna âyet âyet nâzil
Sayfalar 152–159
Muzaffer Ozak Külliyatı · (O gün, biz müttekileri binecekleri bineklerle Rahmanin huzuruna foplayacağız.) Cehennemlik olanlardan kurban kesenlerin, kurbanlarını Allahu teâlâ kabul buyurmayacak ve onlar cehe
Sayfalar 264–272
Muzaffer Ozak Külliyatı · (Siz beni tâ'atle anın ki, ben de sizi sevapla anayım. Siz beni ni'met ve bolluk içinde anın ki, ben de sizi şiddet ve belâda anayım. Ve bana tâ'atle şükredin, mâ'siyyetle küfran e
Sayfalar 288–294
Muzaffer Ozak Külliyatı · Allahu tealâ'ya ve onun rızasına talip olan ehl-i aşkın kemâli ise; iymanda, islâmda ve Kur'andadır. Gözleri parada pulda değil, Allahu tealâ'ya kul olmaktadır. Sözleri, hak ve hak
Sayfalar 368–373
Muzaffer Ozak Külliyatı · .ret ve himmetinizi dünyaya sarfederek âhirete gerekeni unutmak akıl kârı değildir. Bunun sonu hasret ve nedamettir. Yakında, ölünce ve mezarınızda yaptığınız bu hatayı bileceksini
Sayfalar 469–476
Muzaffer Ozak Külliyatı · ALEM-ÜL-İYMANİ (Sallallahu aleyhi ve sellem) Resûl-ü müctebâ, iyman alâmeti olduklarından, kendilerine Alem-ül-iyman ism-i şerifi verilmiştir. ALEM-ÜL-YAKİN (Sallallahu aleyhi ve s
Sayfalar 484–492
Muzaffer Ozak Külliyatı · hisselâma lâyık Adem zade olurlar, Allahu tealâ'ya lâyık bir kul, Resûlullah'a lâyık bir ümmet olurlar ki, cennet-i âl'â onlar için hazırlanmıştır, Cemal-i bâ-kemal ile taltif olun