Ara
Menü

Sayfalar 264–272

1.730 kelime · kısa başlangıç

Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 264–272 (Siz beni tâ'atle anın ki, ben de sizi sevapla anayım. Siz beni ni'met ve bolluk içinde anın ki, ben de sizi şiddet ve belâda anayım. Ve bana tâ'atle şükredin, mâ'siyyetle küfran etmeyin...) Yani, yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında bilinen ve bilinmeyen, görünen ve görünmeyen âlemlerin Rabbi ve mürebbisi: (Siz, beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bu büyük nimetimden dolayı bana şükredin. Zikr-i ilâhiyyemi terkederek bana küfran-ı ni'mette bulunmayın…..) buyurmaktadır. Anlayan ve kadrini bilenler için bu âyet-i kerimede de bir çok hikmetler ve sırlar gizlidir: Elleziyne yezkürunallahe kıyâmen ve ku'uden ve alâ cünubihim... Al-i-Imren: 191 (Onlar, o kâmil iyman ve akıl sahipleri ayakta iken, otururken ve yanları üzerine yatarken, hep Allahu tealâ'yı zikrederler.) Muhterem din kardeşim ve aziz hak yoldaşım!... Allahu tealâ'yı ayakta zikreyle ki, kıyamet günü insanlar kabirlerinden kalkarak divan-ı ilâhide el-pençe durdukları zaman Allahu tealâ da seni zikretsin.. Allahu tealâ'yı…

Okumaya kaldığınız yerden devam edin.

Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.

Giriş yapÜcretsiz üye ol
Sayfalar 264–272 · Envârü’l-Kulûb II — tarikat.org