ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
25 sonuç · “Kemer”
01Kuşadaviyye
Kuşadalı İbrâhim Efendi'nin tekke merkezli biçimleri azaltıp sohbet, ilim, tefekkür ve iç eğitime ağırlık verdiği Şâbânî-Çerkeşî hattı.
Norşin Kolu
Abdurrahman Tâğî'nin Norşin'deki medrese-tekke merkezinden yayılan Hâlidî halka.
Yâfiiyye
Abdullah el-Yâfiî'nin Mekke merkezli, çoklu tasavvuf icazetli ve Kādirî menâkıb literatürüyle belirginleşen nispeti.
Geredeli Hacı Halil Efendi
Geredeli Hacı Halil Efendi (1786-1843), Çerkeşî Mustafa Efendi’den 1811’de hilâfet alan; Gerede Aşağı Tekke merkezli irşadı halifeleri vasıtasıyla İstanbul, Nevrekop, Bolu, Kütahya ve Uşak’a yayılan Halvetî-Şâbânî şeyhidir.
Kemer
Kadirî ve Rufaîlerin bellerine sardıkları kuşağa denir. Kemerin genişliği sekiz-on santim olup çuhadan yapılmıştır. Ön tarafında, parça parça dikilmiş meşin üzerine üç sıra halka takılırdı. Kemerin öteki ucuna çengel konur ve bu çengeller halkalara iliştirilirdi. Kemeri, şeyhten bey’at almış dervişler kuşanırdı. Şeyh bu kemeri tekbirlerle takardı. Kemer, evliya hizmetine bel bağlayış sembolüdür. Kemeri sıkmak, canla, başla tasavvuf! yolda çaba göstermek demektir. Gayret kuşağı, gayret kemeri ve bunu kuşanmak, hizmete bel bağlamak anlamına gelir. Medreselerde, talebelerin hizmetlerine bakmak üzere seçilmiş özel kişiye, kemer denirdi. Bu görevi üstlenen öğrenci, imaretten çorbayı alır, medreseye getirir, dağıtır, temizlik vs gibi diğer hizmetlere de bakardı. Bu talebe müderris ve öğrenciler arasında elçilik görevi yapardı.KEMER–
Şeyh Hulvânî
İstanbul · Türkiye · Ad ve yer eşleşmesi Risâle-i Rifâiyye merkez adını Şeyh Hulvânî, yerini Bozdoğan Kemeri olarak verir. İstanbul mukabele cetvelinde “Bozdoğan” Rifâîlerin Pazar günü toplandığı merkezlerden biridir. Doğrulanan bilgi İki kaynak birlikte tekkenin Rifâî kullanımını ve haftalık mukabele gününü doğrular. Şeyh Hulvânî'nin açık biyografisi ve post zinciri bulunmadığından yalnız addan kişi dosyası üretilmemiştir.
Helvâyî Ya‘kūb Dergâhı
İstanbul · Türkiye · Bozdoğan Kemeri çevresindeki Bayramî merkezi Helvâyî Ya‘kūb Efendi, Akka sürgününden İstanbul’a döndükten sonra Kanûnî Sultan Süleyman’ın Bozdoğan Kemeri yakınında kendisi için kurdurduğu tekkede irşad yürüttü. Kaynak metninde dergâhın sonraki şeyhlerinden Muhammed Tâhir Efendi de anılır. Kurucu şahsiyetle ilişki Pîr Ali Aksarâyî’nin halifesi ve damadı olan Helvâyî Ya‘kūb, Bayramî-Melâmî çevresinin XVI. yüzyıl İstanbul’undaki önemli temsilcilerindendir. Mekân kaydı, onun şehirdeki irşad faaliyetinin kurumsal odağını gösterir. Konum kaydının sınırı Kaynaklar Bozdoğan Kemeri çevresini açıkça gösterir; ancak tekkenin yapı parseli ve günümüze kalan izleri bu aşamada kesinleştirilememiştir. Bu nedenle kayıt semt düzeyinde tutulmuş, yapı koordinatı üretilmemiştir.
Helvâyî Ya‘kūb Efendi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “PİR-İ SANİ EŞ-ŞEYH HELVAİ YAKUB EFENDİ” adıyla, BAYRAMİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi BODZOĞAN KEMERİ CD. NO:59 İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 997 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Deruni Mehmed Efendi En-Nakşibendi Türbesi
İstanbul · Türkiye · Ziyaretgâh kaydı Kaynakta “EŞ-ŞEYH DERUNİ MEHMED EFENDİ EN-NAKŞİBENDİ” adıyla, NAKŞİBENDİYYE çevresinde, FATİH/İSTANBUL ziyaretgâh kaydı olarak yer alır. Adres tarifi BOZDOĞAN KEMERİ CD., İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FEN FAKÜLTESİ YANINDA. İrtihal kaydı Kaynak veri kümesinde hicrî irtihal tarihi 1136 olarak verilir. Bu tarih, şahsiyet dosyasındaki biyografik tarihle ayrıca karşılaştırılmalıdır.
Tâc, Gül ve Derviş Eşyaları
Kıyafetin tarihî dili. Tezden hazırlanmış özgün editoryal inceleme.
1925 Öncesi İstanbul Rifâî Dergâhları
Risâlede semtleriyle kaydedilen 56 tekke ve zâviye. Risâleden hazırlanmış özgün ve ihtiyatlı editoryal inceleme.
Rifâiyye'nin Kıyafet, Sembol ve Cihaz Dünyası
Hırka, tâc, destâr, ridâ, kemer, gül mührü, alem ve merasim eşyaları
Tarikat Eşyalarını Okumak
Tâc, hırka, kemer, teslim taşı, keşkül, teber ve burhan aletlerini tek bir sembol sözlüğüne indirgemeden okumak için kaynaklı yöntem.
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
SEFERDEN DÖNME ÂDABI.
Avârifü’l-Maârif · 18. bölüm · Sûfi, seferden döndüğü zaman, seferin meşakkatlerinden Allah Teâlâ’ya sığındığı gibi, ikâmet hâlindeki âfetlerden de O’na sığınması gerekir. Bu hususta, hadis-i şerifte şöyle bir d
Sayfalar 9–16
Muzaffer Ozak Külliyatı · Okuduğum âyet-i celile, işte o günü yani ölüm gününü, başka bir tâ'birle zâlimin mazlûmun eline geçeceği kıyâmet gününü anlatmaktadır. Bu şiddetli ve dehşetli günün başlangıcı düny
Sayfalar 25–32
Muzaffer Ozak Külliyatı · nın belirli bir kaç uzvuna hizmet etmekten ibarettir. Bunlardan ırak olanlar da hakka yakın olurlar. Bununla beraber, bu güruhun yukarıda zikrolunan kal şeyhlerinden daha az zararl
Sayfalar 57–62
Muzaffer Ozak Külliyatı · yemeğe başlar, âşıkan da mürşidi takip ederler. Yemek esnasında, pilâva kadar konuşulmaz. Bazı tekkelerde, yemekten sonra su dahi içmezler. Yemekten sonra, şeyh evvelâ ellerini yık
Sayfalar 56–61
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ashab-ı kirâm rıdvanullahi teâlâ aleyhim ecma'lyn, tehalükle: — Aman yâ Resülallah! dediler. Lûtfedip kerem buyur, bu çok kazançlı yol nedir? Efendimiz saadetle buyurdular: — Zikru
Sayfalar 112–123
Muzaffer Ozak Külliyatı · yüzünü daima ilm-i Ledünni sahibi ve âşık-ı didâr-ı ilâhi olan kibar-ı Evliyâ'ullah'ın isrinden ve eşiği türabından ayırma yâ Rabbi.. Onların bastıkları toprağın tozu ile alınlarım
Sayfalar 149–155
Muzaffer Ozak Külliyatı · yet buyurmasaydın, kendiliğimizden Hak yolunu bulamazdık, bizleri huzurundan mahrum eyleme... Sana ve rizayı ilâhiyyene varan o dosdoğru yolda bizleri sâbit-kadem eyle... Sen, bizl
Sayfalar 173–179
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey mü'min ve muvahhid kardeşim!.. Ezan-ı Muhammediyye'yi duyduğun zaman bu duaları okursan mağfur olursun: Eşhedü en la ilâhe illallah vahdehu la şerike lehu Muhammeden abdühu ve R
Sayfalar 231–238
Muzaffer Ozak Külliyatı · rerken, Fahr-i Alemin haberi olmadan nâra sevkedilip, adalet yerini bulacaktır. HÛ! Semalar yarılıp açılıverir, Gök kubbe bir anda düşer derine, Yıldızlar savrulup saçılıverir, Sür
Sayfalar 255–263
Muzaffer Ozak Külliyatı · — Yâ Âdem (A.S.) bu üç zulmete sor... İsimleri nelerdir? Mekânları nelerdir? Vazifeleri nelerdir? Hazreti Adem (A.S.) birinci zulmete sordu: — Ne kadar çirkinsin. Ismin nedir? Mekâ
Sayfalar 273–280
Muzaffer Ozak Külliyatı · obale erel ete ne ar end ermal var: Her kemalin ardından bir zeval, her nâkısın ardından bir kemal ve her celâli takiben bir cemâl vardır. Bunlar, yekdiğerini velyeder yani birbiri