ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
36 sonuç · “Kebîr”
01Kāsımiyye
Kāsım b. Muhammed el-Kebîr'e nispet edilen Mısır Kādirî kolu.
Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi
Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi (ö. 1722), İstanbul ve Edirne medreselerinden Halep, Edirne ve Mekke kadılıklarına uzanan bir ilmiye kariyeri sürdüren Osmanlı âlimidir.
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi
A‘mâ Kûsec Mehmed Efendi (ö. Zilkade 1082/1672), Kadızâde Şeyh Mehmed Efendi’den tahsil gören; Bayezid, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebîr kürsülerinde sırasıyla vaizlik yapan Osmanlı âlimidir.
Ahterî Mustafa Efendi
Muslihuddin Mustafa b. Şemseddin el-Karahisârî, Ahterî-i Kebîr adlı yaklaşık 40.000 maddelik Arapça-Türkçe sözlüğü; fıkıh, siyer, hadis ve âdâb eserleriyle tanınan XVI. yüzyıl Kütahya müderrisidir.
Hâfız Muhammed Cemâleddin er-Rifâî
Kasımpaşa Camii Kebîri imam-hatibi ve meşhur zâkirbaşı Muhammed Cemâleddin, Yeşil Tulumba Âsitânesi'nde postnişinlik yaparak İstanbul musiki ve Balkan hilâfet ağlarını birleştirdi.
Kāsım b. Muhammed el-Kebîr
XIX. yüzyıl Mısır'ında kurulan Kāsımiyye'nin pîri.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (6 Rebîülevvel 604 / 30 Eylül 1207, Belh – 5 Cemâziyelâhir 672 / 17 Aralık 1273, Konya); Mevleviyye'nin kurucusu sayılan mutasavvıf, âlim ve şair. Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr 'in müellifidir.
Selâmî Ali Efendi
Selâmi Ali Efendi (Kozkaya, Menteşe – Safer 1103 / Ekim-Kasım 1691, Üsküdar); Celvetiyye tarikatının Selâmiyye kolunun pîri , Aziz Mahmud Hüdâyî Âsitânesi'nin yedinci postnişini. Üsküdar'da üç tekke, bir hamam ve üç çeşme yaptırmış; Celvetî tâcını on üç terkten on yedi terke çıkarmıştır .
Seyyid Abdülkebîr Efendi
Seyyid Abdülkebîr Efendi (ö. 25 Receb 1131/1719), babası Seyyid Fazlullah'ın ardından Emir Buhârî Zâviyesi postuna geçen Nakşbendî şeyhidir.
Şeyh Abdülmüteâl (Abdül‘âl) el-Ensârî
Şeyh Abdülmüteâl, diğer adıyla Halife Abdül‘âl el-Ensârî (ö. 20 Zilhicce 733/4 Temmuz 1333), Ahmed el-Bedevî’nin tayin ettiği halefi; Tanta zâviyesini imar eden, dört büyük Ahmedî evi ve Mevlid-i Kebîr düzenini kurumsallaştıran Bedevî şeyhidir.
Şeyh Emîn b. Sırrî Eşrefî
Sırrî Efendi’nin dâmâdıdır. Otuzdokuz sene post-ı pîrâ-yı meşîhat oldular. Mübârek bir zât imiş. Cenâb-ı Hak rahmet eylesin. 1261/(1845)’de rahmet-i Rahmân’a kavuşup, cesed-i lâtîfi civâr-ı Hazret’de hıfz edilmiştir. Emîn Efendi’nin zamân-ı meşîhatinde, 1238/(1823) senesi, Tophâne harîk-ı kebîrinde, hânkâh muhterik oldu. Sultân
Şeyh Sîdiyâ el-Kebîr
Şeyh Sîdiyâ el-Kebîr (1775–1868), Künte şeyhlerinin Kādirî eğitimini güneybatı Moritanya’ya taşıyan; yazışmaları, hukukî faaliyeti ve öğretim çevresiyle etkili olmuş âlim-sûfîdir.
kebîre
Gj^) [< Ar. kiber] İslâm inancma göre “bifyük günah” anlamında terim, “sagîre” (bk. bu madde) karşıtı. “Kebîre” sözünün Kur’ân-ı Kerîm’de çokluk biçimiyle iki yerde (Nisâ suresi, 4 / 31; Şûrâ suresi, 42 / 36 - 37) “büyük günahlar” anlamında kullanıldığını görmekteyiz. Hadislerde ise büyük günahlar olarak “Allah’a şirk koşmak, adam öldürmek, anne ve babaya itaatsizlik etmek ve karşı gelmek, yetim malı yemek, faiz yemek, bifyü yapmak, savaştan kaçmak, yalancı şahitlikte bulunmak, yüklenemeyeceği kadar borca girip bu borcu ödeyemeden ölmek.” gibi davranışlar ve eylemler gösterilmiştir.
Kebîr
Sözlük anlamı, “Bifyük ve cüsseli, ulu ve yüce olmak.” olan bu söz, Allah’a nipet edildiğinde “Zatının ve sıfatlarının niteliği keşfedilemeyecek kadar büyük ve ulu.” anlamında “esmâ'ü’l-hüsnâ” (Allah'ın güzel isimleri)dan olup Allah’ın doksan dokuz ismini veren İbn Mâce ve Tirmizî rivayetlerindeki üstede bulunmakta ve O’nun zatî isimler gurubunda yer almaktadır.
kitâb-ı kebîr
kitâb-ı kebîr a. (en büyük kitap) tas. Evren, kâinat. kitâb-ı levh-i mahfûz a. (ezel kitabı) tas. Kusursuz ve olgun insan, insân-ı kâmil.
Mîr Seyyid Ali Hemedânî Türbesi
Kûlab · Tacikistan · Cenazesi önce Huttalân'a nakledilmiş, daha sonra buraya defnedilmiştir; bugün Tacikistan'ın en büyük ziyaretgâhlarındandır. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ali Hemedânî : Seyyid Ali Hemedânî, Kübrevî öğretisini Horasan, Mâverâünnehir ve Keşmir arasında taşıyan seyahatleri, halifeleri ve eserleriyle Hemedâniyye çevresinin merkezidir.
Limni adası — Kebîrîzâde'nin sürgün yeri
Limni · Yunanistan · 1118'den sonra edebe aykırı davrandığı gerekçesiyle buraya sürüldü; bir süre sonra adadan kendiliğinden ayrılıp Sakız'a geçti. İlişkili kişi dosyası Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi : Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi (ö. 1722), İstanbul ve Edirne medreselerinden Halep, Edirne ve Mekke kadılıklarına uzanan bir ilmiye kariyeri sürdüren Osmanlı âlimidir.
Sinân-ı Erdebîlî Zâviyesi
İstanbul · Türkiye · Sefîne'ye göre Sinân-ı Erdebîlî'nin sülûkünü tamamladıktan sonra kendi kazancından artan varidatı biriktirerek Ayasofya civarında bina ettiği ve irşadla meşgul olduğu zâviye; kaynak dergâhın Ayasofya Câmi-i şerîfinin karşısında bulunduğunu belirtir. Vakfını da kendisi tayin etmiştir. Vassâf'ın devrinde yeniden inşa edilmiş ve meşîhatine Şeyh Sırrı Efendi tayin edilmiştir. Koordinat Ayasofya karşısı tarifine göre yaklaşık değerdir. 1910 Meşihat kayıtları Ayasofya-i Kebîr çevresindeki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı için 1910’da vekâlet, tahsisat ve meşihat cihetine dair ayrı Meclis-i Meşâyih kararları vardır. Bu olaylar, pîrin biyografisi değil dergâhın sonraki kurumsal işleyişi olarak okunur. 1890 Meşihat kaydı Büyük Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı Vakfının Çorlu’daki hâsılatından, dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi’nin hissesinin usule uygun bir şekilde verilmesi. Bu belge, kurumun 1890 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1892 Meşihat kaydı Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na meşruta olan Çorlu’da Kemahlı karyesi öşür hâsılatının; meşihat hissedarları olan dergâhın şeyhi Mustafa Safvet Efendi ile biraderi Rıza ve amcazâdesi Rifat efendilere pay edilmesinin Çorlu niyâbetine tebliği. Bu belge, kurumun 1892 tarihli idarî hafızasına aittir; manevî silsile veya kişi ilişkisi iddiası olarak kullanılmaz. 1893: vakıf geliri ve dergâh masrafları 1893 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu Kemahlar köyü âşâr gelirinin bir bölümünün dergâhın taamiye masrafına ayrıldığı; kalan hisselerin ise kayıtta adı geçen görevliler arasında paylaştırıldığı belirtilir. Bu kayıt, kurumun vakıf gelir düzenine dairdir. 1896: vakıf gelir paylaşımının yeniden düzenlenmesi 1896 tarihli kayıtta, Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı’na bağlı Çorlu gelirleriyle ilgili önceki paylaşımın masrafları karşılamadığı belirtilir; dergâh giderleri ve kayıtta geçen hissedarlar için yeni bir dağıtım kararı ele alınır. Bu, vakıf idaresine ilişkin kurum kaydıdır. 1909: vekâlet sırasında tayinatın sürdürülmesi 1909 tarihli kayıtta, Ayasofya’daki Sinân-ı Erdebîlî Dergâhı meşihatı hakkındaki dava sonuçlanıncaya kadar Sırrî Efendi’nin resmî vekil tayin edildiği ve dergâh açık olduğundan ekmek ile diğer tayinatın sürdürülmesinin istendiği görülür. Bu, geçici vekâlet ve kurum işleyişi kaydıdır.
Mevlânâ Türbesi (Kubbe-i Hadrâ), Konya
Konya · Türkiye · 5 Cemâziyelâhir 672'de (17 Aralık 1273) vefat etti ve babası Bahâeddin Veled'in yanına defnedildi. Ölüm gecesi “şeb-i arûs” adıyla anılır ve yıl dönümleri bu adla ihya edilir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî : Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Belh'ten Konya'ya uzanan hayatında medrese ilmi, tasavvufî terbiye, sohbet, şiir ve semâı birleştiren; Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr, Fîhi Mâ Fîh, Mektûbât ve Mecâlis-i Seb'a ile İslâm irfan tarihinde kalıcı iz bırakan âlim, sûfî ve şairdir.
Hemedan
Hemedan · İran · 12 Receb 714'te (22 Ekim 1314) doğduğu şehir; babası Şehâbeddin buranın valisiydi. “Şâh-ı Hemedân” unvanı buradandır. Timur'un seyyidleri buradan çıkarması sebebiyle dönememiştir. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ali Hemedânî : Seyyid Ali Hemedânî, Kübrevî öğretisini Horasan, Mâverâünnehir ve Keşmir arasında taşıyan seyahatleri, halifeleri ve eserleriyle Hemedâniyye çevresinin merkezidir.
Mekke — Kebîrîzâde'nin son kadılığı ve vefat yeri
Mekke · Suudi Arabistan · 1133'te Mekke-i Muazzama kadılığına tayin edildi; şehre vardıktan sonra 1134 şevvalinde burada vefat etti. İlişkili kişi dosyası Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi : Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi (ö. 1722), İstanbul ve Edirne medreselerinden Halep, Edirne ve Mekke kadılıklarına uzanan bir ilmiye kariyeri sürdüren Osmanlı âlimidir.
Bursa Ulu Camii (Câmi-i Kebîr)
Bursa · Türkiye · İhtiyarlığında irşad meclisini bırakınca vaktinin çoğunu namazla geçirdiği cami. İlişkili kişi dosyası Şeyh Muhammed Sahâvetüddin Hacı Baba : Şeyh Muhammed Sahâvetüddin Hacı Baba (yaklaşık 1823–1913), askerlikten sonra Uşşâkî yoluna giren, Testereci Ahmed Hamdi Efendi’den hilâfet alan ve Bursa Elmalık’taki evinde irşad halkası kuran sûfîdir.
Ayasofya-i Kebîr Medresesi
İstanbul · Türkiye · 1122 Cemâziyelâhir'inin 26. günü es-Seyyid Mutahhar Efendi'den boşalan yere, hareket itibarıyla bu medreseye tayin edildi. İlişkili kişi dosyası Atâzâde Ahmed Efendi : Atâzâde Ahmed Efendi (ö. 13 Rebîülâhir 1136/Ocak 1724), Atâullah Efendi’nin oğlu; 1686’da mülâzemet alıp Kadızâde, Ayasofya, İbrâhim Paşa, Kürkçübaşı, Sahn-ı Semân ve Pîrî Paşa medreselerinde ders veren Osmanlı âlimidir.
Hankāh-ı Muallâ (Şâh-ı Hemedân)
Srinagar, Keşmir · Hindistan · Keşmir'de adına nisbet edilen ve şehrin simgesi sayılan hankah; iki ayrı gelişinde (774/1372 ve 785/1383) irşad faaliyeti yürüttüğü merkezdir. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ali Hemedânî : Seyyid Ali Hemedânî, Kübrevî öğretisini Horasan, Mâverâünnehir ve Keşmir arasında taşıyan seyahatleri, halifeleri ve eserleriyle Hemedâniyye çevresinin merkezidir.
Mezdekân
Kazvin bölgesi · İran · Şeyhi Mahmûd-ı Mezdekânî'nin tekkesinin bulunduğu ve intisap ettiği yer; Takıyyüddin Ali Dostî'nin vefatından sonra da buraya dönmüştür. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Seyyid Ali Hemedânî : Seyyid Ali Hemedânî, Kübrevî öğretisini Horasan, Mâverâünnehir ve Keşmir arasında taşıyan seyahatleri, halifeleri ve eserleriyle Hemedâniyye çevresinin merkezidir.
Halep (Hallâviyye Medresesi)
Halep · Suriye · 630 (1233) civarında tahsil için gittiği şehir; Hallâviyye Medresesi'nde, aynı zamanda şehrin yöneticisi olan Kemâleddin İbnü'l-Adîm'den ders aldı. Ne kadar kaldığı bilinmemektedir. İlişkili kişi dosyası Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî : Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (1207-1273), Belh'ten Konya'ya uzanan hayatında medrese ilmi, tasavvufî terbiye, sohbet, şiir ve semâı birleştiren; Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr, Fîhi Mâ Fîh, Mektûbât ve Mecâlis-i Seb'a ile İslâm irfan tarihinde kalıcı iz bırakan âlim, sûfî ve şairdir.
Küplüce Mezarlığı
İstanbul · Türkiye · Meclis-i Kebîr-i Maârif üyesi iken 16 Aralık 1913'te İstanbul'da vefat eden Mehmed Zihni Efendi, Küplüce Mezarlığı'ndaki aile kabristanına defnedildi. Sefîne'nin kaydettiği “Zihni Efendi buldu vahdet-sarâyı vuslatı” tarih mısraı da 1332 yılını verir.
Şâzeliyye’de hizb, evrâd ve Delâilü’l-Hayrât
Hizbü’l-Bahr’dan Cezûlî’nin salavat derlemesine uzanan dua ve zikir metinleri.
Mevlevî Âyin-i Şerifinin Mûsiki Mimarisi
Mevlevî mukabelesinin tam akışı; icracıları, mekân düzeni, makam ve usûl örgüsü, dört selâmı, terennümleri, sembolik yorumları ve sahne icrasından farklarıyla birlikte.
İstanbul'dan Balkanlar'a Rifâî-İzzeddînî Silsilesi
İstanbul Rifâî âsitânelerini, postnişin zincirlerini, zâkirbaşı-musiki çevresini ve Balkan dergâhlarını kişi–mekân ilişkileriyle izleyen ayrıntılı ağ dosyası.
MÜRŞİDLİK RÜTBESİ VE MÜRŞİDLERİN HİZMETİ
Avârifü’l-Maârif · 10. bölüm · Rasûlullah (sav) Efendimiz bir hadislerinde buyurmuştur ki: “Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun; eğer isterseniz bu hususta yemin de edebilirim. Hiç şüphesiz
RİBATTAKİLERİN SUFFA ASHABINA BENZEMESİ
Avârifü’l-Maârif · 14. bölüm · Allahu Teâlâ, bir âyet-i kerimede şöyle buyurmuştur: “Habibim, senin, tâ ilk günden takva üzere kurulmuş mecsidde durup namaz kılman daha uygundur. Orada, temizlenmeyi seven erkekl
SEFERİN (YOLCULUĞUN) FARZLARI VE FAZİLETLERİ
Avârifü’l-Maârif · 17. bölüm · Önce şunu belirtelim ki; seferin fıkhî durumu ve hükümleri fıkıh kitaplarında genişçe açıklanmıştır ve kitabımız aslen bu konular için yazılmamıştır. Fakat biz, teberrüken bu konud
KURBİYYET EHLİNİN NAMAZI
Avârifü’l-Maârif · 37. bölüm · Bu bölümde, namazın keyfiyetini, şeklini, şartlarını, zâhirî ve bâtıni edeblerini, ilmimizin ve anlayışımızın imkan verdiği ölçüde anlatmaya çalışacağız. Ancak, bu konuda söylenmiş
GECE NAMAZI VE UYKU ÂDABI
Avârifü’l-Maârif · 47. bölüm · Müezzin akşam ezanını bitirdiği zaman, ezanla ikâmet arasında iki rek’at namaz kılınır. Ülemâ, halk müekked bir sünnet zannedip de kendilerine uymaya kalkmasınlar diye, bu namazı,
Sayfalar 201–207
Muzaffer Ozak Külliyatı · Mustafa müctebaya gönül veren o hakkın sevgilisini, her şeyinden, malından, canından, anasından, babasından, evlâdından ziyade seven mü'minler, sâdıklar, âşıklar, Allahın Resûlünün