HAYATI VE TARİHTEKİ YERİ
Ailesi ve tahsili
Kebîrîzâde Mustafa Efendi'nin oğlu, Ahmed Efendi'nin küçük kardeşiydi. 1085/1674-75'te Esîrî Mustafa Efendi'den mülâzemet alarak ilmiye yoluna girdi.
Medrese ve kadılık güzergâhı
Başcı İbrahim, Siyavuş Paşa, Hacı Hasanzâde, Sahn-ı Semân, Hayreddin Paşa, Sinan Paşa, Haseki Sultan ve Süleymaniye çevresindeki medreselerde görev yaptı. Bir tayini kabul etmemesi ve edep dışı sayılan davranışı sebebiyle Limni'ye sürüldü; ardından Sakız'a geçti, affedilerek İstanbul'a döndü. Halep ve Edirne kadılıklarından sonra Mekke kadılığına getirildi.
Vefatı
Mekke'ye ulaştıktan sonra 1134 Şevvalinde/1722'de vefat etti. Kaynak onu ilim sahibi, yüksek himmetli ve güçlü tabiatlı biri olarak anar.
Medreseden Mekke kadılığına, arada bir sürgün
Kebîrîzâde Abdurrahman Efendi, IV. Mehmed devri sudûrundan Kebîrîzâde Mustafa Efendi'nin oğlu, Ahmed Efendi'nin küçük kardeşidir. 1085 recebinde Esîrî Birâderi Mustafa Efendi'nin Anadolu sadâreti teşrifinden mülâzemet aldı.
1097 zilkadesinde Başcı İbrâhim Medresesi'yle başlayan müderrislik zinciri Siyâvuş Paşa, Hacı Hasanzâde dârülifâdesi, Sahn-ı Semâniyye (1102), Hayreddin Paşa, Sinan Paşa, Hâseki Sultan, Hâkāniyye-i Vefâ ve Şeyhülislâm Feyzullah Efendi'nin yeni medresesiyle sürdü. 1118'de kendisine tevcih edilen Süleymaniye medreselerinden birini kabul etmemesi, kariyerinde sert bir kırılma yarattı: mazul kaldı, ardından Limni'ye sürüldü, oradan Sakız'a geçti ve affedilerek İstanbul'a döndü.
Dönüşünden sonra kadılık basamaklarında ilerledi: Halep (1120), Edirne (1126) ve nihayet Mekke-i Muazzama (1133). Mekke'ye vardıktan sonra 1134 şevvalinde vefat etti. "Kebîrîzâde Efendi" diye tanınırdı; kaynak onu ilmî maariften hissedar, âlî himmetli ve tabiat sahibi bir zat olarak anar.