ARŞİVDE ARA
Ne arıyorsunuz?
36 sonuç · “Hâmid”
01Hamid Hamideddin Ateş
Hamid Hamidettin Ateş (d. 18 Ağustos 1960, Darende), Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu; 1987'den itibaren Darende Şeyh Hamîd-i Velî Camii'nde imam-hatiplik yaptı, Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın mütevelli başkanıdır.
Hâmid-i Kırımî
Hâmid-i Kırımî (ö. 1800), Etvâr-ı Seb‘a üzerine 1764 tarihli risalesi bulunan ve Tekirdağ Halvetî çevresiyle ilişkilendirilen mutasavvıftır.
Hamîdî Seyfullah Efendi
Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/1601), Hamid yöresinden yetişmiş; Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders vermiş, sade ve gösterişsiz yaşayışıyla tanınmış âlimdir.
Hâmidzâde Abdullah Efendi
Hâmidzâde Abdullah Efendi (1646-1720), Konya–Diyarbakır–Halep seyahatinin ardından Kudüs, Edirne, Selânik, Mekke ve İstanbul kadılıklarıyla Anadolu kazaskerliğine yükselen Osmanlı âlimidir.
Beyâzîzâde Hâmid Efendi
Beyâzîzâde Hâmid Efendi (ö. 1721), Üsküdar’daki Beyâzî ulemâ ailesinden yetişen; Beyâziyye medresesinin ilk müderrisliğinden Süleymaniye Dârülhadisi’ne, Yenişehir ve Mısır kadılıklarına yükselen Osmanlı âlimidir.
Ebü’l-Hüdâ es-Sayyâdî
Ebü’l-Hüdâ Muhammed b. Hasan Vâdî es-Sayyâdî (1850–1909), Rifâî-Sayyâdî şeyhi ve iki yüzü aşkın Arapça eserle anılan müelliftir. II. Abdülhamid devrinde İstanbul ile Arap vilâyetleri arasında dinî, toplumsal ve siyasî aracılık yapmış; nüfuzunun gerçek sınırları ise hem çağdaşları hem modern araştırmacılar arasında tartışılmıştır.
Hâfız İsmâil Hakkı Efendi
Hâfız İsmâil Hakkı Efendi (1852-1913), Zeyrek'te muallimlikten saray imamlığına yükselen; Ya‘kūb Han ve Şâbânî çevresiyle irtibatlı kāri ve sûfîdir.
Kara Ahmed Efendi
Kara Ahmed Efendi (ö. 1727), Hamid sancağından yetişip Diyarbakır kadılığında bulunan ve Hemedan kadılığına tayin edilen Osmanlı âlimidir.
Kethüdâzâde Mustafa Efendi
Kethüdâzâde Mustafa Efendi (ö. 1726), Medine ve Kudüs kadılıklarında bulunan; Şam görevine giderken Misis'te vefat eden Osmanlı âlimidir.
Küçük Tâceddin İbrahim el-Hamîdî
Küçük Tâceddin İbrahim (ö. Rebîülevvel 973/Eylül-Ekim 1565), Başçı İbrahim Medresesi'nden Sahn ve Ayasofya'ya uzanan bir medrese kariyerinin ardından Amasya'da müderrislik ve müftülük yapmıştır.
Mehmed Çelebi (Emir Şah'ın Biraderi)
Mehmed Çelebi (ö. 977/1569), Hamid yöresinden yetişmiş; Manastır, Edirne ve İstanbul medreselerinde ders vermiş, Arap dili ve güçlü muhakemesiyle anılmış Osmanlı âlimidir.
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ
MOLLA HAYÂLÎ HAZRETLERİ Ricâl-i Zeyniyye’den olup, ism-i şerîfleri Ahmed’dir. İzniklidir. 875/(1470) senesinde otuzüç yaşında iken irtihâl-ı dâr-ı bakâ eylediler. Bursa’da, Molla Hüsrev civârında, Zeynîler yakınındadır. Türbelerinin üstü açıktır; Sultân Abdülhamîd Hân-ı sânînin Baş Mâbeyncisi Hacı Ali Paşa merhûm ta’mîr ve tecdîd eylemişti. Ziyâret…
Hâmid
Allahü teâlâya hamdeden.
Bolu
Bolu · Türkiye · Müridi Âşık Ahmed'in kaydına göre halkını irşada çalıştığı ve medfun bulunduğu şehir; kaynağın hükmü de son durağının Bolu olduğu yönündedir. İlişkili kişi dosyası Kemâl Ümmî : Kemâl Ümmî, Şeyh Hâmid-i Velî ve Hoca Ali Erdebîlî çevreleriyle ilişkili XV. yüzyıl mutasavvıf şairidir. Kaynakların çoğu onu Halvetî kabul eder; erken Erdebil-Safevî ocağıyla bağı ve Kemâllü adı verilen çevrenin niteliği ayrıca tartışmalıdır.
Sultan Bâhû Türbesi, Garh Maharaja
Şûrkût (Shorkot) · Pakistan · 2 Mart 1691'de vefat edip önce Çinâb nehri kenarındaki Kâhercenân köyüne defnedilmiş, nehrin taşmaları yüzünden mezarı birkaç defa nakledilmiştir. Türbesi bugün Şûrkût'un Garh Maharaja kasabasındadır. Konum yaklaşıktır.
Tekirdağ
Tekirdağ · Türkiye · Sefîne, silsilede adı geçen zâtlarla birlikte Tekirdağ'da medfun olduklarının kuvvetle tahmin edildiğini yazar; ancak Vassâf şehirde kabir, taş veya türbe izine rastlamadığını belirtir. Kesin bir defin yeri tespiti yoktur.
Bandırmalızâde Tekkesi
İstanbul · Türkiye · Babası Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin şeyhi olduğu tekkedir; büyük oğul Küçük Hâmid Efendi Selâmi Ali Efendi Tekkesi'nin meşihatını üstlendiğinden, babasının vefatından (1166/1752-53) sonra posta o geçti. Vefatından sonra tekke Hâşimiyye'nin âsitânesi ve pîr evi olarak faaliyet göstermiş, posta önce oğlu Şeyh Mehmed Galib Efendi, sonra onun neslinden gelen şeyhler oturmuştur. Tekkenin yerinde dedesi Hâmid Efendi'nin mütevazi bir evi bulunduğu ve dergâhın bu binanın genişletilip yeniden inşasıyla kurulduğu rivayet edilir. Çoğunluğu ahşap olan tekkenin fevkanî cami-tevhidhânesi sütunlara oturan bir çıkma ile genişletilmişti; harem ve selâmlığa ait odaları vardı. Türbenin bir dizi ahşap direkle ayrılmış kuzey kesiminde, etrafı demir parmaklıklarla kuşatılmış yüksek ahşap sandukası yer alıyordu; daha küçük sandukalar sonraki şeyhlere ve aile efradına aitti. Tekkenin yıkılmasından sonra Yûsuf Nizâmeddin Efendi'nin naaşı Üsküdar'da Çiçekçi Camii hazîresine, Hâşim Baba'nınki aynı arsanın güney ucuna nakledilmiştir. Avlusundaki kabri yol genişletilmesi sırasında kaldırılarak yerine parmaklıklı bir kabir yapılmış, üzerine yeni harflerle "Üsküdarlı Hâşim Baba" levhası asılmıştır. Şeyhi Hasan Baba'nın kabri de bu tekkenin avlusunda bulunmaktaydı.
Eyüp Sultan Türbesi civarı
İstanbul · Türkiye · 16 Ramazan 1006’da vefat edince Eyüp Sultan Türbesi yakınında, Şeyhülislâm Hâmid Efendi’nin yanına defnedildi. İlişkili kişi dosyası Martoloszâde Abdullah Efendi : Martoloszâde Abdullah Efendi (ö. 16 Ramazan 1006/1598), Bağdat, Âmid, Yenişehir, Kudüs ve Medine kadılıklarında bulunmuş Osmanlı âlimidir.
Âzerî Çelebi Kabri
Hama · Suriye · Haremeyn kadılığı görevine giderken Cemâziyelâhir 1005'te (Ocak 1597) Hama'da vebadan ölünce buraya gömülmüştür. Taşköprizâdeler'in belirli bir aile mezarlığı yoktur; ailenin bazı fertleri İstanbul'da Âşık Paşa Camii hazîresine defnedilmişken o memleketinden uzakta, yol üstünde kalmıştır.
Bağdat (Merzübâniyye Hankahı)
Bağdat · Irak · Müderrislik yaptığı, müderrisliği bırakıp Rükneddîn-i Sücâsî'ye intisap ettiği şehir. 632'de (1234) halifenin daveti üzerine dönüp Merzübâniyye Hankahı'na şeyh tayin edildi ve 21 Mart 1238'de burada vefat etti.
Eyüp'teki medfeni
İstanbul · Türkiye · 3 Şâban 985'te (16 Ekim 1577) şeyhülislâmlık görevindeyken vefat eden Hâmid Efendi Eyüp'te, Mihrişah Vâlide Sultan Türbesi'nin karşısına defnedilmiştir. İlişkili kişi dosyası Şeyhülislâm Hâmid Efendi : Şeyhülislâm Hâmid Efendi (yaklaşık 1494-1577), Konya doğumlu; Rumeli kazaskerliği ve şeyhülislâmlık makamlarına yükselen, Fetâvâ-yı Hâmidiyye'yi derleyen bir Osmanlı hukukçusudur.
Aladağ ve Bozarmut (Bolu çevresi)
Bolu · Türkiye · Âşık Ahmed'e göre Anadolu'ya geldikten sonra yaşadığı yerler. Konum yaklaşıktır. İlişkili kişi dosyası Kemâl Ümmî : Kemâl Ümmî, Şeyh Hâmid-i Velî ve Hoca Ali Erdebîlî çevreleriyle ilişkili XV. yüzyıl mutasavvıf şairidir. Kaynakların çoğu onu Halvetî kabul eder; erken Erdebil-Safevî ocağıyla bağı ve Kemâllü adı verilen çevrenin niteliği ayrıca tartışmalıdır.
Pîrî Mehmed Paşa Medresesi
Silivri · Türkiye · İlk müderrislik görevi. 1564'te, Rumeli Kazaskeri Hâmid Efendi'nin itirazına rağmen padişahın kesin fermanıyla otuz akçe ile buraya tayin edilmiş, birkaç ay sonra ayrılmıştır. İlişkili kişi dosyası Bâkî (Mahmud Abdülbâkî Efendi) : Bâkî (933/1526-27–1008/1600), İstanbul’da medrese tahsiliyle yükselen; gazelleri, Kanûnî Mersiyesi, siyer ve tarih tercümeleri ile XVI. yüzyıl Osmanlı şiirinin söyleyişini yenileyen Sultânü’ş-şuarâ ve Rumeli kazaskeridir.
Kirman
Kirman · İran · Yaklaşık 559'da (1164) doğduğu bölge; Oğuzların 575'te (1179-80) istilâsı sırasında on altı yaşındaydı. İlişkili kişi dosyası Evhadüddin-i Kirmânî : Evhadüddin-i Kirmânî (1164–1238), Rükneddîn-i Sücâsî’den hilâfet alan; Bağdat, Azerbaycan, Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz arasında dolaşan; rubâîleri ve cemâl müşâhedesine dayalı meşrebiyle tanınan mutasavvıf-şairdir.
Şûrkût (Shorkot)
Shorkot · Pakistan · 1039'da (1630) doğduğu ve ilk eğitimine başladığı yer; babası Bâzîd Muhammed'e burada araziler iktâ edilmişti. İlişkili kişi dosyası Sultan Bâhû : Sultan Bâhû (1039/1630–1 Cemâziyelâhir 1102/2 Mart 1691), Şûrkût’ta doğmuş; Habîbullah Kādirî ve Pîr Abdurrahman Dihlevî eliyle yetişerek Kādiriyye irşadını Pencap’ta Farsça eserleri ve Pencapça şiirleriyle yaymış mutasavvıftır.
Kemâl Ümmî: Halvetîlik, Erdebil Ocağı ve Kemâllü Çevresi
Kaynakların ortak noktası Şeyh Hâmid ve Hoca Ali Erdebîlî’ye bağlılık Dîvânın kendi şiirleriyle desteklenir. Osmanlı biyografi kaynakları Kemâl Ümmî’yi Halvetî sayar; erken Erdebil ocağı bağlantısı bu tasnifle bütünüyle çelişmez. Anakronizm tehlikesi Hoca Ali dönemindeki Erdebil yolu, Şeyh Cüneyd ve Şah İsmail sonrasın
Baba Yûsuf Hakîkî: Dîvân, Nüsha ve Kimlik Ayrımı
İç delil Dîvândaki “Yûsuf-ı ibn-i Şeyh Hâmid” ibaresi müellifi Somuncu Baba’nın oğlu olarak tanımlar. Bu kayıt, Hakîkî mahlasını taşıyan başka şairlerle karışmayı önleyen en güçlü işaretlerden biridir. İki farklı yazma Sâdi Somuncuoğlu özel kütüphanesindeki kapsamlı nüsha Baba Yûsuf Hakîkî’nin Dîvânıdır. Konya Mevlânâ
Sayfalar 29–36
Muzaffer Ozak Külliyatı · haremeyn, ceddüs-sıbteyn, imam-ül-Enbiyâ, imam-ül-etkiyâ, tâcül-asfiyâ, sahib-üs-seyf, sahib-ül-kitab, münzel-ül-Kur'an, sahibül-mi'râc, şefi-ul-müznibiyn, Resûlüllah, Habibullah,
Sayfalar 157–163
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bismillâhirrahmanirrabiym. Sallû alâ Soyyidinâ Muhammed, Sallû alâ Mürşidinâ Muhammed, Sallû af şemsiddüha Muhammed, Sallû alâ Bedriddüca Muhammed. Sallû alâ Nuril-Hüda Muhammed. E
Sayfalar 173–179
Muzaffer Ozak Külliyatı · Ey mü'min ve muvahhid kardeşim!.. Ezan-ı Muhammediyye'yi duyduğun zaman bu duaları okursan mağfur olursun: Eşhedü en la ilâhe illallah vahdehu la şerike lehu Muhammeden abdühu ve R
Sayfalar 214–220
Muzaffer Ozak Külliyatı · li çetindir. Bu mütalâa ve gürüşün şahit ve delili, yine Kur'an-ı hakimdir. Allahu teâlâ, kitab-ı mübiynin neresinde iymanı zikretmişse, hemen arkasındar salih amelleri ve özellikl
Sayfalar 263–271
Muzaffer Ozak Külliyatı · ve yerinde buldular ve o günden itibaren Istanbul'da bulunan bütün tekke ve zaviyelerde günde yetmiş bin tevhid getirilmesini ferman buyurdular. Işte, o günden itibaren tevhid eden
Sayfalar 394–401
Muzaffer Ozak Külliyatı · Bir kulun ki, meddâhı Allah ola; Kim kadir ki, ol ona meddâlı ola... Yerlerin ve göklerin ve yerlerle gökler arasında görünen ve görünmeyen, bilinen ve bilinmeyen âlemlerin yaratıc
Sayfalar 445–452
Muzaffer Ozak Külliyatı · isyan ve günahlarından ötürü taraf-ı ilâhiden derhal azap inmemesi veya yok edilmemeleri, yahut Israil oğulları gibi yüzlerinin ve şekillerinin değiştirilerek herhangi bir hayvan s
Sayfalar 516–522
Muzaffer Ozak Külliyatı · görüşü, bir çok Hadis-i şerifler ile ispatlamak mümkündür. Fakat, en önemlerinden birisini arzedeyim: Sahib-i şeri'at aleyhi ve âlihi ekmel-üt-tahiyyet efendimiz, birgün saadetle ş
Sayfalar 579–586
Muzaffer Ozak Külliyatı · huzur-u izzetime geleceklerine ve dünya hayatlarının hesabını vereceklerine bütün gönülleriyle inananlar.. Sizler, biz azim-üş-şâna hâlis bir tövbe ile tövbe ediniz, öyle ki, bir d