Envârü’l-Kulûb II · kaynak sayfaları 214–220 li çetindir. Bu mütalâa ve gürüşün şahit ve delili, yine Kur'an-ı hakimdir. Allahu teâlâ, kitab-ı mübiynin neresinde iymanı zikretmişse, hemen arkasındar salih amelleri ve özellikle namazı ve zekâtı zikretmiştir: Et-ta iban-el abidun-el hâmidin-es sa'ihon... Et-Tovbe: 112 (Şirk, nifak ve mâ'siyyetlerden tövbe edenler, tam bir ihlâs ile Hak teâlâ'ya ibadet edenler, Allahu tâlâ'nın ni'metlerine gerek sevinçli ve gerek sıkıntılı her hallerinde hamdedenler, ilim tahsili ve cihad için seyahat edenler.…..) Görülüyor ki, tövbe zikredilir edilmez hemen arkasından ibadet hatırlatılmakta, Hakkın bahş ve ihsan buyurduğu ni' metlere her hal-ü kârda hamdetmek gerektiği beyan buyurulmaktadır. Günah işlemek küfrü gerektirmez ama, yukarıda bir daha tekrarladığımız gibi Allahu teâlâ'ya âsi olanların âkibetleri gayet vahimdir ve onların su-i hâtimelerinden korkulur. Ehl-i sünnet âlimleri, büyük günahlarda ihtilâfa düşmüşler ve günahları küçük veya büyük olarak ikiye ayırmışlardır. Bazı ehl-i sünnet âlimleri de daha kesin bir ictihatla Allahu teâlâ' ya karşı işlenen her isyanı…
ÜYE KÜTÜPHANESİ
Okumaya kaldığınız yerden devam edin.
Tam metin Meclis üyelerine açıktır. Üyelik ücretsizdir; okuduğunuz bölümü defterinize kaydedebilir ve özel notlarınızı aynı yerde tutabilirsiniz.