Ara
Menü

Hamîdî Seyfullah Efendi

Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/1601), Hamid yöresinden yetişmiş; Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders vermiş, sade ve gösterişsiz yaşayışıyla tanınmış âlimdir.

Vefat
1601
Unvan
Ayasofya müderrisi ve münzevi âlim

Hamid yöresinden ilim yoluna

Hamid vilâyetinde doğdu. “Yorgun Toy” lakabıyla anıldı. Halep kadılığından emekli İmamzâde Efendi’den mülâzemet aldı.

Medrese hayatı

Şah-ı Hûbân Medresesi’nin ilk müderrisi oldu; Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders verdi. Manisa müftülüğünü kabul etmeyerek görevden ayrıldı; sonraki yıllarını Ayasofya çevresinde ders ve ibadetle geçirdi.

Vefatı ve türbesi

Safer 1010/1601’de vefat etti. Kaynak Karaman yakınlarında müstakil bir türbeye defnedildiğini bildirir; yer adı ve koordinat kesinleştirilmeden harita noktası üretilmemiştir.

Sonraki menkıbe üretimi

Oğlu Vıhvıhek Efendi’nin kendisine çok sayıda keramet nispet ettiği, çağdaş şairlere mersiyeler yazdırıp bunları cilt halinde saraya sunduğu aktarılır. Nev‘îzâde bu faaliyeti eleştirel dille kaydeder. Kerametler tarihî olay olarak değil, ölüm sonrası hâtıra inşasının örneği olarak ayrılmıştır.

Medrese basamakları

Halep kadılığından tekaüd olan İmâmzâde Efendi’nin himmetiyle mülâzemet şerefine erdi. Kırk akçelik bir medreseden mâzul iken 975 senesinde yeni tamamlanan Şâh-ı Hûbân Medresesi’ne ilk müderris olarak tayin edildi.

984 Rebîülâhirinde Hâce Pîrîsi’nin yerine Şah Sultan pâyesine, 988 Cemâziyelâhirinde yine aynı kişinin yerine Sahn rütbesine ulaştı. Aynı yılın Şâbânında Manisa fetvasına nakledilince kabul etmeyip azli seçti. 992 Şâbânında Ayasofya Medresesi kendisine verildi ve orada tekaüde çekildi.

Safer 1010 sonlarında vefat etti; Karaman yakınındaki müstakil türbesine defnedildi.

COĞRAFÎ HAFIZA5 coğrafî bağlantıMekân kayıtlarına git →
Koordinatlı mekânŞehir düzeyi5 nokta · 0 kesin koordinat. Kümeye tıklayarak yaklaşın; tek noktadan mekân dosyasını açın.

Ağ ve yol

Menkıbeler

İlk 3 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Karaman yakınındaki müstakil türbe

Safer 1010 sonlarında vefat etti ve Karaman yakınında kendisine ait müstakil bir türbeye defnedildi.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

Vefatını kaydeden cümlenin hemen ardından kaynak, medfeninin yerini verir: Karaman yakınında müstakil bir türbede yatmaktadır.

Bir medrese müderrisi için alışılmış olan, bir cami hazîresine ya da aile kabristanına defnedilmektir; müstakil türbe, kaynağın onu “sâlih ve âbid bir pîr, mescidlerin ve mâbedlerin güvercini” diye anlatan nitelemesiyle birlikte okunduğunda, çevresinde ona gösterilen hürmetin izi sayılabilir. Kaynak türbenin kim tarafından yaptırıldığını söylemez.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Manisa fetvasını reddedip azli seçmesi

988 Şâbânında Sahn’dan Manisa fetvasına nakledildiğinde görevi kabul etmeyip azledilmeyi tercih etti.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

988 Cemâziyelâhirinde Sahn rütbesine ulaşmıştı. Aynı yılın Şâbânında Vânkulu’nun yerine Manisa fetvasına nakledilince kabul etmedi ve azledilmeyi seçti.

Bu tercih, dört yıl sonra Ayasofya Medresesi’nde tekaüde çekilip yıllarca orada kalmasıyla aynı yönü gösterir: taşra görevlerinden ve mansıb kovalamacasından uzak durmayı seçen bir tutum.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.
TARİHÎ KAYIT

Ayasofya’da tekaüd ve “Yorgun Toy” lakabı

992 Şâbânında Ayasofya Medresesi’ne tayin edildi ve orada tekaüde çekilip yıllarca kaldı; kaynak bu kararı meşhur lakabının etkisine bağlar.

Tam anlatıyı okuAnlatıyı daralt
Menâkıbnâme’de tam metni aç →

992 Şâbânında Sipahizâde’nin yerine Ayasofya Medresesi kendisine verildi. Kaynağın ifadesiyle “meşhur lakabının tesiriyle” o medresede tekaüdü tercih etti ve yıllarca orada kaldı. Lakabı “Yorgun Toy”du.

Bağlılığını bir beyitle dile getirdiği söylenir: “Cânlar virüp senüñ gibi cânâna yitmüşem / Rahm eyle kim yitünce saña câna yitmüşem.” O mübarek yerde ilim ve ibadetle meşgul olup köşesine çekildi; kaynak onu tarikat mensuplarının tekellüfünden yüz çevirmiş biri diye anar.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Hayatından kayıtlar

İlk 2 kayıt gösteriliyor

MENKIBE · GELENEK İÇİ

Oğlunun topladığı keramet rivayetleri hakkında kaynak notu

Hamîdî Seyfullah Efendi’nin oğlunun babasına nispet edilen kerametleri ve mersiyeleri bir mecmuada toplamasına Atâyî’nin yönelttiği eleştiri.

Metni gösterMetni daralt

Atâyî, Hamîdî Seyfullah Efendi’yi ilim ve ibadetle tanınan, gösterişten uzak duran sâlih bir kişi olarak anar. Ardından oğlunun babası adına oluşturduğu keramet hafızasına ayrıca değinir.

Kaynağın ifadesine göre Vıhvıhek Efendi, babasına birçok keramet nispet ediyor; Atâyî ise bunların Seyfullah Efendi’nin razı olmayacağı abartılı isnatlar olduğunu açıkça söylüyordu. Oğlu devrin şairlerine müracaat ederek babası için mersiyeler yazdırmış, bunları bir ciltte toplamış ve padişaha sunmuştu.

Atâyî, bu mecmuadaki Azmîzâde’ye ait meşhur taç beyti de aktarır:

Gam değildir intikal etse o pîr-i nâmdâr
Kaldı ondan âlem-i fânîde bir hoş yâdigâr

Bu kayıt bir keramet anlatısının kendisi değil, bir şeyhin vefatından sonra ailesi tarafından nasıl menkıbevî bir hafıza kurulduğunu gösteren eleştirel kaynak kaydıdır.

Bu anlatı gelenek hafızasına aittir; doğrulanabilir tarihî olayla aynı kesinlikte sunulmaz. Kaynak: Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1205-1217.
TARİHÎ KAYIT

Hoca, talebe ve irşad bağı

Seyfizade Ahmed Efendi (oğlu).

Metni gösterMetni daralt

Seyfizade Ahmed Efendi (oğlu).

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı. Kaynak: İSAM Ulema Veritabanı.

Kavram dünyası

İlk 1 kayıt gösteriliyor

TARİHÎ KAYIT

Şâh-ı Hûbân Medresesi’nin ilk müderrisi

975 yılında yeni tamamlanan Şâh-ı Hûbân Medresesi ilk defa ona verildi; ilk maaşının kırk mı elli akçe mi olduğu kaynak içinde tartışmalıdır.

Metni gösterMetni daralt

Kırk akçelik bir medreseden mâzul iken, 975 senesi içinde Şâh-ı Hûbân Medresesi tamamlandı ve ilk defa elli akçe ile ona ihsan edildi. Yeni kurulan bir medresenin ilk müderrisi olmak, ilmiye kariyerinde ayrıca kaydedilen bir konumdur.

Kaynağa düşülen bir derkenar bu rakamı tartışmaya açar: bazı kimselerden, önce kırk akçe ile müderris olduğu, sonra terakkî ile hâric derecesine geçtiği işitilmiştir. Nâşirin nüsha farkı olarak koruduğu bu kayıt, elli akçe bilgisiyle çelişir; ikisi de olduğu gibi bırakılmıştır.

Biyografik veya metinsel kaynak kaydı.

Tekke, türbe ve irşad coğrafyası

Karaman · TürkiyeKaraman’daki müstakil türbesiSafer 1010 sonlarında vefat edince defnedildiği, Karaman yakınındaki müstakil türbe. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.İstanbul · TürkiyeAyasofya Medresesi992 Şâbânında tayin edildiği, tekaüde çekildikten sonra da yıllarca ilim ve ibadetle meşgul olarak kaldığı medrese. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.Isparta · TürkiyeHamid vilâyetiKaynak onu “Hamid vilâyetinden yetişmiş” diye tanıtır; nisbesi buradan gelir. İlişkili kişi dosyası Hamîdî Seyfullah Efendi : Hamîdî Seyfullah Efendi (ö. Safer 1010/Ağustos 1601), Hamid vilâyetinden yetişerek Şah-ı Hûbân, Şah Sultan, Sahn ve Ayasofya medreselerinde ders veren; sade ve zâhidâne hayatıyla tanınan Osmanlı âlimidir.

Bu dosyada izlenebilen kaynaklar

Bu liste biyografi, ilişki, anlatı ve mekân kayıtlarında açıkça taşınan kaynak künyelerini bir araya getirir. Paragraf düzeyinde kaynağı belirlenmemiş iddialara sonradan dipnot uydurulmaz.

  1. [1]Nev‘îzâde Atâyî, Hadâ’iku’l-Hakā’ik fî Tekmileti’ş-Şakā’ik, c. II, s. 1205-1217
  2. [2]İSAM Ulema Veritabanı
  3. [3]Kişi kaynak denetimi — Hamîdî Seyfullah Efendi
Ortak kaynak kataloğunu aç →